2 Nisan 2026 - 13 Şevval 1447 - Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Münâfikûn Suresi 6. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Sevâun ‘aleyhim estaġferte lehum em lem testaġfir lehum len yaġfira(A)llâhu lehum(c) inna(A)llâhe lâ yehdî-lkavme-lfâsikîn(e)

Birdir onlara, yarlıganmalarını dilesen de, yahut dilemesen de; Allah kesin olarak yarlıgamaz onları; şüphe yok ki Allah, buyruktan çıkmış topluluğu doğru yola sevketmez.

Artık mağfiret dilesen de dilemesen de onlar için aynıdır. (Çünkü vicdanları bozulduğundan, boş bir gurura kapıldıklarından ve geri dönüşü giderek imkânsızlaşan karanlık bir yola daldıklarından; artık davet ve nasihat onlara fayda sağlamayacaktır.) Bu nedenle Allah da (CC) onlara asla mağfiret buyurmayacaktır. Doğrusu Allah (CC) böylesine fasık (ve münafık) bir topluluğu hidayete ulaştırmayacaktır.

Onlar için bağışlanma dilesen de, dilemesen de aynıdır. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah kendi yolundan çıkmış topluluğa rehberliğini ulaştırmaz.

Onlar için, Allah'tan af, koruma kalkanına alınma dilesen de, dilemesen de farketmez. Allah onları asla bağışlamayacak, koruma kalkanına almayacak. Allah doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsık, âsi, bozguncu bir toplumu doğru yola sevketme lütfunda bulunmaz, başarıya ulaştırmaz.

Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de, onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah fasıklar topluluğunu doğru yola eriştirmez.

6.Yine İbnu Cerir`in Urve`den rivayet ettiğine göre: "Onlar için ister mağfiret dile ister dileme. Sen onlar için yetmiş kere mağfiret dilesen de Alla... Devamı..

Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık bir kavme hidayet vermez.

Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de haklarında müsavidir; Allah o münafıkları asla bağışlamaz ve Allah (böyle) fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.

Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, (İlahî) yasaları çiğneyen bir toplumu doğru yola iletmez.

Onlar için af dilesen de dilemesen de birdir. Çünkü Allah, onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah, böylesi yoldan çıkmış toplumu doğruya iletmez.

Sen onlar için, yarlıganmak istesen de, istemesen de hepsi birdir, Allah hiç yarlıgamaz onları, buyrumdan dışarı çıkmış olanlara Allah doğru yolu göstermez

Onlar için bağışlanma dilesen de bağışlanma dilemesen de fark etmez. (İman etmedikçe) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz ki Allah, ilâhî sınırı aşan sapıkları (kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) doğru yola eriştirmez.

Bkz. 9/80

Senin ânlar içün Allâh’dan mağfiret taleb itmen veyâ itmemen ânlarca müsâvîdir. Allâh ânları ’afv itmeyecekdir. Allâh fâsık kavme hidâyet itmez.

Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez.

Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.

Bağışlanmaları için Allah’a dua etmişsin veya etmemişsin onlar için birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah günaha saplananları doğruya eriştirmez.

Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.  

 Hz. Peygamber, Benî Mustalik seferinde iken Müreysi suyu başında Cehcâh b. Saîd (r.a.) ile Sinan-ı Cühenî arasında kavga çıkmış, fakir muhacirlerden ... Devamı..

Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; ALLAH onları bağışlamıyacaktır. ALLAH yoldan çıkmış topluluğu doğruya ulaştırmaz.

Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış bir toplumu yola iletmez.

Onlar için istiğfar etsen de etmesen de aleyhlerinde müsavidir, Allah onlara aslâ mağfiret etmez ve Allah fâsıklar gürühunu doğru yola çıkarmaz

5-6. Onlara (munâfıklara), “Gelin, (kalben îmân edin ve günahlarınıza tövbe edin de) Allah’ın Resûlü sizin için (Allah’tan) bağışlanma dilesin” denildiği zaman, sen onların (inatla) başlarını çevirdiklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. (Resûlüm! O munâfıklar, kalben îmân edip, günahlarına tövbe ederek senin yanına gelmedikleri müddetçe) onlar hakkında bağışlanma dilesen de dilemesen de onlar için birdir. (Kalben îmân etmedikleri için) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah, fâsıklar (kâfirler) topluluğunu (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez.

Zaten onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, böyle fasık¹ halkı asla doğru yola iletmez.

1- Resul\ün çağrısına karşı büyüklük taslayarak, çekip giden, günah işlemeyi kanıksamış olan.

Onlar için ha istiğfar etmişsin, ha onlara istiğfar etmemişsin, haklarında birdir. Allah onları kat'iyyen yarlığamaz. Şübhe yok ki Allah faasıklar güruhuna hidâyet etmez.

Bağışlanma dilesen de dilemesen de onlar için birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Allah, fâsık toplumu hidayete ulaştırmaz.

[9/80]

Kendileri için mağfiret dilesen de, onlara mağfiret dilemesen de onlar için birdir. Allah onları aslâ bağışlamayacaktır. Şübhesiz ki Allah, o fâsıklar topluluğunu (küfürlerindeki ısrarları sebebiyle) hidâyete erdirmez.

Onlar (o münafıklar) için bağışlanma dilesen de (şefaatte bulunsan da), bağışlanma dilemesen de (şefaatte bulunmasan da) kendilerine için birdir. (Onlar münafık olup gönülden iman etmedikleri sürece) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah fasıklar topluluğunu (doğru yoldan sapmış olanları o hâl üzere bulundukları sürece) doğru yola iletmez. *

(*) İşte burada Allah Resulûnün istiğfarı/şefaati münafık olanlara (gerçekten inanmamış olanlara) hiçbir faydası olmamıştır. Yine bundan anlaşılıyor k... Devamı..

İstersen, onlar için Allah’dan bağışlama dile, istersen bağışlanma dileme fark etmez. Çünkü Allah, onları asla bağışlayıp affetmeyecek. Şüphe yok ki Allah, yoldan çıkmış bir topluluğu kesinlikle bağışlamaz.

Onlar için yarlıganma dilesen de biridir, dilemesen de. Ne de olsa Allah onları yarlıgamıyacaktır. Çünkü Allah karıştırıcılar takımını doğru yola iletmez.

Onlar için yarlıganmak istesek de, istemesek de onlar hakkında birdir. Allah onları asla yarlıgamayacak. Allah zalim kişilere hidayet etmez.

Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de onlara göre birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Muhakkak ki Allah yoldan çıkmış kavmi doğru yola eriştirmez.³

3 Krş. Mâide, 5/108; Tevbe, 9/24, 80; Saf, 61/5

Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık olan bir kavme hidayet vermez.

Ey Peygamber! Sen onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir.Çünkü kendileri tövbe etmedikleri sürece, Allah onları asla bağışlamayacaktır! Hiç kuşkusuz Allah, bilerek ve isteyerek yoldan çıkan bir topluluğu doğru yola iletmez.

Onlar için bağışlanma diledin veya dilemedin, onlara göre eşit düzeydedir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Allah, Yoldan Çıkıp Sapmış (Fâsık) Kavm’i hidayete eriştirmez.

Resulüm! Artık onlar için af dilesen de dilemesen de farketmez. Çünkü Allah onları, asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, başına buyruk toplumlara yol vermez.

Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah gerçeklere karşı bozgunculuk yapan topluluğu doğru yola iletmez.

Onlara (onlar için) bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir. Allah onları elbette bağışlamayacaktır. Şüphesiz ki Allah yoldan çıkanlar topluluğunu doğru yola ulaştırmaz. [*]

Benzer mesaj: Tevbe 9:80.

Sen, onların bağışlanmasını istesen de istemesen de onlar için birdir. Çünkü Allah, onları kesinlikle affetmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasıklar toplumunu, asla hak yola ulaştırmaz.

Onlar için bağışlanma dilemen ile dilememen aynıdır: Allah onları bağışlamayacaktır, çünkü Allah, böyle sapkın bir halka rehberliğini bahşetmez. ⁷

7 Karş. 9:80 ve ilgili not 111.

Sen onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez zira Allah onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah yoldan çıkmış fasık toplumu umduklarına kavuşturmaz. 9/24, 9/80, 32/18...20

Onlar için mağfiret dilesen de mağfiret dilemesen de, hiçbir şey değişmez: Allah onları asla bağışlamayacaktır; çünkü Allah yoldan çıkmış bir topluluğa rehberliğini bahşetmez.

(Ey Muhammed) Sen onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü, Allah yoldan çıkmış bir topluluğu doğru yola iletmez.

Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme; fark etmez. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Şüphe yok ki Allah, fasık olan bir toplumu doğru yola eriştirmez.

Onlar için istiğfarda bulunsan da veya onlar için istiğfarda bulunmasan da onlara karşı müsavîdir. Elbette Allah, onlar için mağfiret buyurmayacaktır. Şüphe yok ki Allah fâsıklar olan kavmi hidâyete erdirmez.

Ha mağfiret diledin, ha dilemedin, onlara göre birdir. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, fâsıklığı tabiat haline getirenleri hidâyet etmez, emellerine ulaştırmaz. [9, 80]

Hidâyet istemeyen, doğru yola dâvet edildiğinde kibirlenerek reddeden kimseyi zorla hidâyete getirmek Allah’ın âdeti değildir.

Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkan topluluğu yola iletmez.

Onlar içün istiğfâr itsen ve istiğfâr itmesen müsâvîdir. Allâh onları mağfiret itmez. Tahkîk Allâh fâsık olan kavmi hidâyet itmez.

İster bağışlanmalarını dile ister dileme, fark etmez; Allah onları bağışlayacak değildir. Allah, yoldan çıkmış durumda olanları yola getirmez.

Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir. Allah, onları bağışlamayacaktır. Allah fasıklar topluluğuna yol göstermez.

Onlar için af dilesen de birdir, dilemesen de. Allah onları bağışlayacak değildir. Çünkü Allah o yoldan çıkmışlar güruhunu emellerine ulaştırmaz.

Sen onlar için ha af dilemişsin ha dilememişsin. Aleyhlerindeki sonuç aynı kalacaktır. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.

Ey Muhammad, siz ular uchun mag‘‎firat so‘‎radingizmi yoki mag‘‎firat so‘‎ramadingizmi ularga baribir. Alloh ularni aslo mag‘‎firat qilmaydi. Albatta, Alloh fosiqlar qavmini hidoyat qilmaydi.

berāberdür anlaruñ üzere yarlıġamaķ diledüñ-ise anlaruñ içün yā [295a] yarlıġamaķ dilemedüñ ise anlaruñ içün hergiz yarlıġamaya Tañrı anları. bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermez ķavma fāsıķlar.

Berāberdür anlar üstine, anlar[a] istiġfār eyleseñ, istiġfār eylemeseñ daḫı.Anlara Tañrı Ta‘ālā ‘afv eylemez. Tañrı Ta‘ālā hidāyet virmez fāsıḳ ḳavm‐lere.

Sən onların bağışlanmasını diləsən də, diləməsən də, fərqi yoxdur. Onsuz da Allah onları bağışlamayacaqdır. Şübhəsiz ki, Allah fasiq qövmü doğru yola yönəltməz!

Whether thou ask forgiveness for them or ask not forgiveness for them, Allah will not forgive them. Lo! Allah guideth not the evil living folk.

It is equal to them whether thou pray for their forgiveness or not.(5473) Allah will not forgive them. Truly Allah guides not rebellious transgressors.

5473 The stiff-necked rejecters of Allah's Truth have made a wide gulf between themselves and Allah's Grace. No prayer for them will help them. In the... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.