Sevâun ‘aleyhim estaġferte lehum em lem testaġfir lehum len yaġfira(A)llâhu lehum(c) inna(A)llâhe lâ yehdî-lkavme-lfâsikîn(e)
Birdir onlara, yarlıganmalarını dilesen de, yahut dilemesen de; Allah kesin olarak yarlıgamaz onları; şüphe yok ki Allah, buyruktan çıkmış topluluğu doğru yola sevketmez.
Artık mağfiret dilesen de dilemesen de onlar için aynıdır. (Çünkü vicdanları bozulduğundan, boş bir gurura kapıldıklarından ve geri dönüşü giderek imkânsızlaşan karanlık bir yola daldıklarından; artık davet ve nasihat onlara fayda sağlamayacaktır.) Bu nedenle Allah da (CC) onlara asla mağfiret buyurmayacaktır. Doğrusu Allah (CC) böylesine fasık (ve münafık) bir topluluğu hidayete ulaştırmayacaktır.
Onlar için bağışlanma dilesen de, dilemesen de aynıdır. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah kendi yolundan çıkmış topluluğa rehberliğini ulaştırmaz.
Onlar için, Allah'tan af, koruma kalkanına alınma dilesen de, dilemesen de farketmez. Allah onları asla bağışlamayacak, koruma kalkanına almayacak. Allah doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsık, âsi, bozguncu bir toplumu doğru yola sevketme lütfunda bulunmaz, başarıya ulaştırmaz.
Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de, onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah fasıklar topluluğunu doğru yola eriştirmez.
Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık bir kavme hidayet vermez.
Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de haklarında müsavidir; Allah o münafıkları asla bağışlamaz ve Allah (böyle) fâsıklar topluluğunu hidayete erdirmez.
Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, (İlahî) yasaları çiğneyen bir toplumu doğru yola iletmez.
Onlar için af dilesen de dilemesen de birdir. Çünkü Allah, onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah, böylesi yoldan çıkmış toplumu doğruya iletmez.
Sen onlar için, yarlıganmak istesen de, istemesen de hepsi birdir, Allah hiç yarlıgamaz onları, buyrumdan dışarı çıkmış olanlara Allah doğru yolu göstermez
Senin ânlar içün Allâh’dan mağfiret taleb itmen veyâ itmemen ânlarca müsâvîdir. Allâh ânları ’afv itmeyecekdir. Allâh fâsık kavme hidâyet itmez.
Onlar için, bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; Allah onları bağışlamayacaktır. Doğrusu Allah, yoldan çıkmış milleti doğru yola eriştirmez.
Onlara bağışlama dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, fasıklar topluluğunu doğru yola iletmez.
Bağışlanmaları için Allah’a dua etmişsin veya etmemişsin onlar için birdir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah günaha saplananları doğruya eriştirmez.
Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de birdir. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.
Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir; ALLAH onları bağışlamıyacaktır. ALLAH yoldan çıkmış topluluğu doğruya ulaştırmaz.
Onlara mağfiret dilesen de, dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkmış bir toplumu yola iletmez.
Onlar için istiğfar etsen de etmesen de aleyhlerinde müsavidir, Allah onlara aslâ mağfiret etmez ve Allah fâsıklar gürühunu doğru yola çıkarmaz
5-6. Onlara (munâfıklara), “Gelin, (kalben îmân edin ve günahlarınıza tövbe edin de) Allah’ın Resûlü sizin için (Allah’tan) bağışlanma dilesin” denildiği zaman, sen onların (inatla) başlarını çevirdiklerini ve büyüklük taslayarak uzaklaştıklarını görürsün. (Resûlüm! O munâfıklar, kalben îmân edip, günahlarına tövbe ederek senin yanına gelmedikleri müddetçe) onlar hakkında bağışlanma dilesen de dilemesen de onlar için birdir. (Kalben îmân etmedikleri için) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah, fâsıklar (kâfirler) topluluğunu (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri müddetçe) doğru yola iletmez.
Onlar için ha istiğfar etmişsin, ha onlara istiğfar etmemişsin, haklarında birdir. Allah onları kat'iyyen yarlığamaz. Şübhe yok ki Allah faasıklar güruhuna hidâyet etmez.
Kendileri için mağfiret dilesen de, onlara mağfiret dilemesen de onlar için birdir. Allah onları aslâ bağışlamayacaktır. Şübhesiz ki Allah, o fâsıklar topluluğunu (küfürlerindeki ısrarları sebebiyle) hidâyete erdirmez.
Onlar (o münafıklar) için bağışlanma dilesen de (şefaatte bulunsan da), bağışlanma dilemesen de (şefaatte bulunmasan da) kendilerine için birdir. (Onlar münafık olup gönülden iman etmedikleri sürece) Allah onları asla bağışlamayacaktır. Şüphesiz Allah fasıklar topluluğunu (doğru yoldan sapmış olanları o hâl üzere bulundukları sürece) doğru yola iletmez. *
İstersen, onlar için Allah’dan bağışlama dile, istersen bağışlanma dileme fark etmez. Çünkü Allah, onları asla bağışlayıp affetmeyecek. Şüphe yok ki Allah, yoldan çıkmış bir topluluğu kesinlikle bağışlamaz.
Onlar için yarlıganma dilesen de biridir, dilemesen de. Ne de olsa Allah onları yarlıgamıyacaktır. Çünkü Allah karıştırıcılar takımını doğru yola iletmez.
Onlar için yarlıganmak istesek de, istemesek de onlar hakkında birdir. Allah onları asla yarlıgamayacak. Allah zalim kişilere hidayet etmez.
Senin onlar adına mağfiret dilemen ile mağfiret dilememen onlar için birdir. Allah, onlara kesin olarak mağfiret etmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasık olan bir kavme hidayet vermez.
Ey Peygamber! Sen onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir.Çünkü kendileri tövbe etmedikleri sürece, Allah onları asla bağışlamayacaktır! Hiç kuşkusuz Allah, bilerek ve isteyerek yoldan çıkan bir topluluğu doğru yola iletmez.
Onlar için bağışlanma diledin veya dilemedin, onlara göre eşit düzeydedir. Allah onları asla bağışlamayacaktır. Allah, Yoldan Çıkıp Sapmış (Fâsık) Kavm’i hidayete eriştirmez.
Resulüm! Artık onlar için af dilesen de dilemesen de farketmez. Çünkü Allah onları, asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, başına buyruk toplumlara yol vermez.
Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah gerçeklere karşı bozgunculuk yapan topluluğu doğru yola iletmez.
Sen, onların bağışlanmasını istesen de istemesen de onlar için birdir. Çünkü Allah, onları kesinlikle affetmeyecektir. Şüphesiz Allah, fasıklar toplumunu, asla hak yola ulaştırmaz.
Sen onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez zira Allah onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü Allah yoldan çıkmış fasık toplumu umduklarına kavuşturmaz. 9/24, 9/80, 32/18...20
Onlar için mağfiret dilesen de mağfiret dilemesen de, hiçbir şey değişmez: Allah onları asla bağışlamayacaktır; çünkü Allah yoldan çıkmış bir topluluğa rehberliğini bahşetmez.
(Ey Muhammed) Sen onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de fark etmez. Allah, onları asla bağışlamayacaktır. Çünkü, Allah yoldan çıkmış bir topluluğu doğru yola iletmez.
Onlar için ister bağışlanma dile, ister dileme; fark etmez. Allah onları kesinlikle bağışlamayacaktır. Şüphe yok ki Allah, fasık olan bir toplumu doğru yola eriştirmez.
Onlar için istiğfarda bulunsan da veya onlar için istiğfarda bulunmasan da onlara karşı müsavîdir. Elbette Allah, onlar için mağfiret buyurmayacaktır. Şüphe yok ki Allah fâsıklar olan kavmi hidâyete erdirmez.
Ha mağfiret diledin, ha dilemedin, onlara göre birdir. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, fâsıklığı tabiat haline getirenleri hidâyet etmez, emellerine ulaştırmaz. [9, 80]
Onlar için mağfiret dilesen de, mağfiret dilemesen de onlar için birdir. Allah onları bağışlamayacaktır. Çünkü Allah, yoldan çıkan topluluğu yola iletmez.
Onlar içün istiğfâr itsen ve istiğfâr itmesen müsâvîdir. Allâh onları mağfiret itmez. Tahkîk Allâh fâsık olan kavmi hidâyet itmez.
İster bağışlanmalarını dile ister dileme, fark etmez; Allah onları bağışlayacak değildir. Allah, yoldan çıkmış durumda olanları yola getirmez.
Onlar için bağışlanma dilesen de dilemesen de birdir. Allah, onları bağışlamayacaktır. Allah fasıklar topluluğuna yol göstermez.
Onlar için af dilesen de birdir, dilemesen de. Allah onları bağışlayacak değildir. Çünkü Allah o yoldan çıkmışlar güruhunu emellerine ulaştırmaz.
Sen onlar için ha af dilemişsin ha dilememişsin. Aleyhlerindeki sonuç aynı kalacaktır. Allah onları asla affetmeyecektir. Çünkü Allah, sapıklar topluluğunu doğruya ve güzele iletmez.
Ey Muhammad, siz ular uchun mag‘firat so‘radingizmi yoki mag‘firat so‘ramadingizmi ularga baribir. Alloh ularni aslo mag‘firat qilmaydi. Albatta, Alloh fosiqlar qavmini hidoyat qilmaydi.
berāberdür anlaruñ üzere yarlıġamaķ diledüñ-ise anlaruñ içün yā [295a] yarlıġamaķ dilemedüñ ise anlaruñ içün hergiz yarlıġamaya Tañrı anları. bayıķ Tañrı ŧoġru yol göstermez ķavma fāsıķlar.
Berāberdür anlar üstine, anlar[a] istiġfār eyleseñ, istiġfār eylemeseñ daḫı.Anlara Tañrı Ta‘ālā ‘afv eylemez. Tañrı Ta‘ālā hidāyet virmez fāsıḳ ḳavm‐lere.
Sən onların bağışlanmasını diləsən də, diləməsən də, fərqi yoxdur. Onsuz da Allah onları bağışlamayacaqdır. Şübhəsiz ki, Allah fasiq qövmü doğru yola yönəltməz!
Whether thou ask forgiveness for them or ask not forgiveness for them, Allah will not forgive them. Lo! Allah guideth not the evil living folk.
It is equal to them whether thou pray for their forgiveness or not.(5473) Allah will not forgive them. Truly Allah guides not rebellious transgressors.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |