19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 58. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vekunûzin vemekâmin kerîm(in)

Ve definelerden ve güzelim yerlerden ettik.

Ayrıca hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da (mahrum bıraktık).

hazine ve yüce makamlarından, seferberlik için çıkarıp yollara düşürdük.

Hazinelerden, şerefli, yüksek makamlardan ayırdık.

Hazinelerden ve üstün makamdan da.

Hazinelerden ve soylu makam(lar)dan da.

Hazinelerden ve şerefli makamlardan...

Zenginlikler ve güzel makamdan (iktidardan) çıkardık.

57,58,59,60. Bunun üzerine Firavun'un adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece onlara İsrâiloğulları'nı mirasçı kıldık. Ancak Firavun'un adamları, güneş doğarken İsrâiloğulları'nın ardına düştüler.

Haznelerden, güzel güzel yerlerden çıkarıp da

Ve hazinelerden ve güzelim yerlerden ettik.

57, 58, 59. Bu vechile Mısırlıları bağçelerinden, çeşmelerinden, hazînelerinden ve güzel kâşânelerinden ayırdık. Ve Benî İsrâîl’i ânlara vâris yapdık.

57,58,59. Ama biz Firavun ve adamlarını bahçelerden, pınar başlarından, hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık. Böylece oralara İsrailoğullarını mirasçı kıldık.

57,58. Biz de Firavun’un kavmini bahçelerden, pınar başlarından, servetlerden ve iyi bir konumdan çıkardık.

57-58. Daha sonra onları (Firavun ve topluluğunu) bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir konumdan mahrum ettik.

57, 58. Ama (sonunda) biz onları (Firavun ve kavmini), bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve değerli bir yerden çıkardık.

Hazinelerden, yüksek makamlardan...

Hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık.

Hazinelerden, ve dilrubâ makamlardan çıkardık

57-58. Böylelikle (Firavun ve avenelerini, İsrâiloğullarının peşine düşürerek) onları bahçelerden, pınarlardan, hazinelerden ve güzel yerlerden çıkardık.

Ve hazinelerden ve kerim¹ makamlardan.

1- Saygın, ikram edilmiş, şerefli, bolluklu.

57,58. Bu suretle onları bostanlardan, akar sulardan, hazînelerden ve şerefli makam (lar) dan çıkardık.

Hazinelerden ve değerli makamdan da.

57,58. Böylelikle (İsrâiloğullarının peşine düşürerek) onları bahçelerden, pınarlardan, hazînelerden ve güzel yerlerden çıkardık.

Hazinelerden (servetlerden), değerli (o yüksek makam ve) mevkilerden de.

“Zenginliklerden ve çok önemli makamlardan etmiştik” dedi.

hazinelerinden, yüksek katlarından ayırdık,

57, 58. Biz de Firavuncuları bahçelerinden, pınarlarından, altın gümüş hâzinelerinden, âlâ yerlerden [³] çıkardık.

[3] Büyüklerin meclislerinden veya minberlerden veya âlâ kâşânelerden.

Hazinelerinden ve yüce/onurlu [kerîm] makamlarından (ettik).

Hazinelerden ve yüce makamdan da.

Yani, o göz alıcı zenginliklerden, o saygınlık ve onur makâmından...

Kerîm / Cömert makamlardan, hazinelerden!

57,58. Sonunda onları bağlarından bahçelerinden; onca değerli mal ve mülklerinden ettik.

Hepsi yollara düşmüş, hazinelerini, şerefli makamlarını geride bırakmışlardı.

57,58. Onları (Firavun ve halkını) bahçeler(in)den, (su) kaynaklarından, hazinelerden ve değerli makamlardan çıkarmıştık.

(Onları) hazinelerden ve yüksek makamlardan (uzaklaştırdık).

zenginlikler[in]den, nüfûz ve statülerinden [yoksun bıraktık]!” ³¹ diyerek [onları İsrailoğulları’na karşı harekete geçirdi].

31 Bu ifade, açıktır ki, İsrailoğulları’nın Hz. Yusuf’tan sonraki bir kaç nesil boyunca Mısır’da ulaştıkları itibar ve zenginliği îma etmektedir -ki b... Devamı..

Hazinelerinden makam ve mevkilerinden. 10/44- 45

servetlerinden, bereketli bir yurttan…[³²⁰⁷]

[3207] İlk üçü somut olduğu için, bu dördüncüsü de soyut bir “yüksek konum” olmaktan daha çok somut bir nesne olmalıdır. Bu bağlamda makâmun kerîm, tı... Devamı..

57,58. Fakat Biz, (Firavun ile ordusunu suya gark ettik) onları güzelim bahçelerden, pınar başlarından hazînelerden ve yüksek makamlardan yoksun bıraktık.

Ve (yerin) hazinelerinden ve bereketli yerlerinden de.

«Ve hazinelerden ve pürnîmet bir makamdan (mahrum bıraktık).»

57, 58. Ama neticede Biz onları bahçelerinden ve pınarlarından, hazinelerinden, servetlerinden ve kendilerince çok değerli makam ve mevkilerinden çıkardık.

Hazineler(in)den ve o güzel yer(lerin)den.

57,58. Biz Fir'avn ve kavmini bağçelerinden ve su başlarından, hazînelerinden ve güzel ve mutantan makâmlarından çıkardık.

Hazinelerden ve değerli ikametgâhlardan da.

Hazinelerden ve şerefli makamlardan...

Hazinelerinden ve şerefli mevkilerinden.

Hazinelerinden, mutlu-kutlu yerlerinden ettik.

Xazinalar va go‘‎zal maskandan ham ayirdik.

57-58. pes çıķarduķ anları bostanlardan daħı biñarlardan daħı gençlerden daħı ŧuraķ yirden görklü.

ve genclerden ve güzel yirlerden.

Xəzinələrdən və (Nil ətrafındakı) gözəl (bərəkət dolu) yerdən kənar etdik.

And treasures and a fair estate.

Treasures, and every kind of honourable position;


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.