18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zâriyât Suresi 55. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Veżekkir fe-inne-żżikrâ tenfe’u-lmu/minîn(e)

Ve öğüt ver, gerçekten de öğüt, inananlara fayda verir.

(Ey Resulüm!) Sen (yine de) öğüt verip-hatırlat; çünkü gerçekten öğütle-hatırlatma, mü’minlere yarar sağlayacaktır.

Ama yine sen kulak veren herkese, öğüt vermeye devam et. Çünkü bu hatırlatmalar mü'minlere fayda sağlar.

Sen yine de, Kur'ân ile öğüt vermeye, tebliğe devam et. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

Sen öğüt ver. Doğrusu öğüt mü'minlere yarar verir.

Sen öğüt verip-hatırlat; çünkü gerçekten öğütle-hatırlatma, mü'minlere yarar sağlar.

Sen, (Kur'an ile) öğüd ver çünkü öğüd ve nasihat müminlere fayda verir.

Ve (Kur’an ile) uyar. Çünkü zikir, müminlere fayda verir.

Öğüt ver, çünkü öğüt müminlere fayda verir.

Yine sen öğüt ver, öğüt inananlara fayda getirir

Bununla beraber sen yine de öğüt vermeye devam et! Çünkü bu öğüt ve hatırlatmalar inananlara fayda sağlar!

Bütün peygamberlerin temel görevi, ilahî hakikati insanlara zorlama, baskı ve dayatma yoluna başvurmaksızın; hikmet ve güzel öğütle ulaştırmaktır. Teb... Devamı..

Lâkin va’az itmekden ferâgat itme. Va’az mü’minlere fâidelidir.

Öğüt ver; doğrusu öğüt inananlara fayda verir.

Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü’minlere fayda verir.

Ama (alanlar için) öğüt vermeye devam et, zira öğüt inananlara fayda verir.

Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt müminlere fayda verir.

Hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yarar sağlar.

Sen öğüt verip hatırlat. Çünkü, hatırlatmak müminlere fayda verir.

Onunla beraber va'z-u nasıhate devam et, çünkü va'z, mü'minlere fayda verir

Sen öğüt verip (hakkı) hatırlat (maya devam et). Zira öğüt, mü’minlere fayda sağlar.

Öğüt ver; kuşkusuz ki öğüt Mü'minlere fayda verir.

Sen (sâde Kur'an ile) va'z et. Çünkü şübhesiz öğüt mü'minlere fâide verir.

Hatırlat çünkü hatırlatma mü’minlere fayda verir.

[32/15; 87/9-10]

Yine de (Kur'ân ile) nasîhat et; çünki doğrusu nasîhat, mü'minlere fayda verir.

Ve yine de (herkese, bütün insanlara) öğüt vermeye (onları uyarmaya) devam et! Şüphesiz bu öğütler (uyarılar) inananlara (inanmak isteyenlere, yaratılış sebebini düşünüp ona uygun yaşamayı arzu edenlere, öğüt ve uyarıya kulak verenlere) fayda sağlar! *

(*) Bütün peygamberlerin vazifesi baskı yapmadan, dayatmada bulunmadan usulünce öğüt vermektir. İnsanlar öğüt almıyor ya da bazıları inanmamakta diren... Devamı..

Sen yalnızca Kur’an ile hatırlat/öğüt ver. Senin hatırlatman/öğüt vermen inananlara fayda verir.

Sen yalnız öğüt ver. Çünkü öğüt inananlar için yararlı olur.

Yine öğüt ver, çünkü öğüt mü/minlere fayda verir [³].

[3] İmanlarını artırır.

Sen sadece öğüt ver, muhakkak ki öğüt inananlara fayda verir.¹⁹

19 Krş. A’lâ, 87/9. Bu ayete göre Kur’anî öğütlerin inananlara/mü’minlere mutlaka fayda vereceği belirtilmektedir. Eğer bu ayet gereği gibi anlaşılıp ... Devamı..

Sen uyarıp hatırlat; çünkü gerçekten uyarıp hatırlatma, müminlere yarar sağlar.

Bununla birlikte, bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşmak için sürekli olarak uyarmaya devam et! Çünkü uyarı, inatçı kâfirlere olmasa bile, inanmaya gönlü olanlara mutlaka fayda verecektir.İşte, yaratılışınızın sebebi olan temel vazifeniz:

Öğüt ver! Öğütler, Müminler’e yarar sağlar.

Sen hatırlatmaya devam et. Çünkü sık uyarı, müminlere mutlaka fayda verecektir.

Yine de hatırlat! Çünkü hatırlatmak inananlara yararlıdır.

Sen (gerçeği) hatırlat! [*] Şüphesiz ki hatırlatmak müminlere yarar sağlar.

Benzer mesajlar: Bakara 2:6; Mâide 5:63, 79; En‘âm 6:69; A‘râf 7:164; Hûd 11:116; Yâsîn 36:10; Zâriyât 51:55; Tûr 52:29; Mürselât 77:5-6; A‘lâ 87:9; Ğ... Devamı..

Sen öğüt vermeye devam et. Çünkü öğüt, ancak îman edenlere fayda verir.¹

1 Öğüt vermenin, görev ve sorumlulukları hatırlatmanın ancak mü’minlere faydası olur. Yani, senin verdiğin öğütler; îman edenlerin unutmamasına, gafle... Devamı..

ama yine de [kulak veren herkese] hatırlatmaya devam et: çünkü bu hatırlatmalar müminlere fayda sağlar.

– Ama sen yine de öğüt vermeye devam et! Zira öğüt; müminlere fayda verir. 6/70, 10/57

Sen öğüt vermeyi sürdür; bu öğüdün en azından mü’minlere yararı olur!

Bununla beraber sen yine de (halka) öğüt ver, çünkü öğüt müminlere yarar sağlar.

Ve hatırlat; şüphesiz ki zikr (Kur’an) müminlere fayda verir.

Ve sen öğüt ver. Çünkü şüphe yok, öğüt mü'minlere faide verir.

Bununla beraber yine de hatırlatıp öğüt ver! Zira gerçeği hatırlatıp nasihatte bulunma, inananlara ve inanacaklara fayda verir.

Ama yine de hatırlat, çünkü hatırlatmak inananlara yararlıdır.

Onlara va'az ve nasîhatde dâim ol. Zîrâ bu va'az nasîhatin mü'minlere menfa'at ider.

Yalnızca (Kuran’dan) bilgi ver. Çünkü o bilgi inananlar için yararlı olur.

Öğüt ver, çünkü öğüt inananlara fayda verir.

Öğüt vermeye devam et; çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.

Hatırlat/öğüt ver; çünkü hatırlatıp öğüt vermek müminlere yarar sağlar.

Qur’on bilan eslating, zero, eslatma mo‘‎minlarga manfaat keltiradi.

daħı ögütle bayıķ ögütlemeñ aśśı ider mü’minlere.

Daḫı ögütle. Taḥḳīḳ ögüt yarar mü’minlere.

Sən (onlara Qur’anla) öyüd-nəsihət ver. Çünki öyüd-nəsihət mö’minlərə fayda verir.

And warn, for warning profiteth believers.

But teach (thy Message) for teaching benefits the Believers.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.