3 Mart 2024 - 22 Şaban 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zâriyât Suresi 54. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Fetevelle ‘anhum femâ ente bimelûm(in)

Artık yüz çevir onlardan, bundan dolayı da kınanmazsın sen.

(Ey Nebim!) Öyleyse Sen, onlardan (bile bile inkâr ve itiraza kalkışanlardan) yüz çevir (çünkü davetini yaptın, görevini tamamladın); artık kınanacak değilsin.

O halde onlardan yüz çevir, bundan dolayı kınanacak değilsin.

Artık onlardan uzak dur. Onların takındıkları tavırlardan dolayı sen kınanacak değilsin.

Sen onlardan yüz çevir. Artık sen kınanacak değilsin.

Öyleyse sen, onlardan yüz çevir; artık kınanacak değilsin.

Onun için, onlardan yüz çevir; artık (tebliğ vazifeni yaptın ve bizim katımızda) kınanacak değilsin.

Artık sen onlardan yüz çevir. Ve kınanacak da değilsin.

Artık onlardan yüz çevir! Bundan sonra sen hiç kınanmazsın.

Onlardan yüz çevir, artık sen kınanmazsın

Onun için (ey Resul), onlarla tartışmaya girme! Böyle yapmakla kınanıp suçlanacak değilsin.

Ânları hallerine terk it bunun içün ’itâba dûçâr olmazsın.

Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.

Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

Artık onlarla ilgilenme. Bundan dolayı (çağrına uymadılar diye) sen kınanacak değilsin.

Artık onlara aldırma. (Davete uymamalarından dolayı) sen kınanacak değilsin.  

 Çünkü Hz. Peygamber sürekli olarak hakka davet etmiş ve bu yolda her çabayı göstermiştir.

Onlardan yüz çevir; sen kınanacak değilsin.

Yunus peygamber görevini tamamlamadan halkından yüz çevirdiği için kınanmıştı (37:142).

Ey Muhammed! Sen onlardan yüz çevir. Artık sen kınanacak değilsin.

Onun için onlardan yüz çevir, artık sen levm olunacak değilsin

(Habibim!) Artık onlardan (ısrarla hakkı inkâr edenlerden) yüz çevir, sen kınanacak değilsin (zira sen, davet ve uyarı vazifeni hakkıyla yerine getirdin).

O halde onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.

O halde (Habîbim) onlardan yüz çevir. Artık sen, kınanacak (mes'ûl olacak) değilsin.

Artık onlardan yüz çevir; bu yüzden kınanacak bir kimse değilsin!

Sen bu sözleri söyleyenlerden yüz çevir. Zira sen, (onların azgınlıklarından dolayı) kınanacak değilsin.

Artık sen onlardan elini çek. Bundan dolayı kınanacak değilsin.

Artık onlardan çekil, sen bundan dolayı kınanacak değilsin [²].

[2] Çünkü vazifeni elinden geldiği kadar yaptın.

O hâlde sen onlardan yüz çevir. Sen kınanacak değilsin.

Öyleyse sen onlardan yüz çevir; artık sen kınanacak değilsin.

Öyleyse, sen hakîkati bütün delilleriyle ortaya koyduğun hâlde yanlış düşüncelerinde ısrar eden bu gibi insanlardan yüz çevir! Korkma, onlara yüz vermediğin için sorumlu tutulmayacak, bundan dolayı kınanmayacaksın!

Onlardan yüz çevir; artık sen kınanacak değilsin!

Resulüm! Bu gibilere yüz verme. Bu yüzden kınanmayacaksın.

Onun için sen inkâr edenlerden yüz çevir. İnkâr edenlere karşı mücadele vereceğim diye kendini yıpratma! Sen üzerine düşeni yaptın! İnkâr edenlerin inkârlarında inatçı olmalarından dolayı sen kınanmaz, sorumlu tutulmazsın.

Onlardan yüz çevir! Sen asla kınanacak değilsin.

Öyleyse (Ey Muhammed!) Sen onlarla mücadele etmeyi bırak. (Bu durumda) suçlu olan artık sen değilsin.

O halde, onlardan yüz çevir, (bu durumda) senin bir suçun olmaz;

– Artık onlardan yüz çevir, böyle yaptığın için kınanacak değilsin. 4/140, 6/68

Artık onları kendi hallerine bırak, (sen kendi işine bak);[⁴⁷³⁷] böyle yaptığın takdirde kınanacak değilsin.

[4737] Zımnen: Gündemini düşmanın belirlemesin, kendi gündemini takip et! Çevirimizin gerekçesi bir sonraki âyettir (Krş: 53:29, not 21).

(Ey Muhammed) artık sen onlardan yüzünü çevir! (Onları kendi hallerine terk et uğraşma, davetine uymadıklarından dolayı) Sen kınanacak değilsin.

Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.

Şimdi onlardan yüz çevir, artık sen kınanılacak değilsin.

Sen de onlardan yüz çevir, yeterince onlara hakkı anlatmaya çalıştığından artık bundan ötürü seni kimse ayıplayamaz.

Onlardan yüz çevir, sen kınanacak değilsin.

Sen onlarla mubâhase ve mücâdeleden i'râz it. Sen artık levm olunmazsın.

Artık onlarla ilgilenme; sen bundan dolayı kınanacak değilsin.

-Onlardan yüz çevir, bundan dolayı kınanacak değilsin.

Sen onlardan yüz çevir; artık kınanmazsın.(9)

(9) Üzerine düşeni yaptın; senden günah gitti.

Artık onlardan yüz çevir. Sen bu yüzden kınanmayacaksın.

pes yüz döndür anlardan degülsin sen melāmet olınmış.

İ‘rāż eyle anlardan saña melāmet olmaz i‘rāż‐ıçun.

(Ya Rəsulum!) Artıq onlardan üz döndər! Sən buna görə qınanası deyilsən (çünki sənə həvalə olunmuş risaləti layiqincə təbliğ etdin).

So withdraw from them (O Muhammad), for thou art in no wise blameworthy,

So turn away(5031) from them: not thine is the blame.

5031 When the Prophet freely proclaims his Message, it is not his fault if obstinate wickedness refuses to listen. He can leave them alone, but he sho... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.