17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Vâkı’a Suresi 50. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Lemecmû’ûne ilâ mîkâti yevmin ma’lûm(in)

Elbette bilinen günün muayyen ve mukadder vaktinde toplanacaksınız.

"Bilinen (ve belirlenen) bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

Allah'ın belirlediği muayyen bir zamanda, hesap günü için toplanacaklardır.

“Belli bir günün belli vaktine mutlaka toplanıp getirilecekler.”

bk. Kur’ân-ı Kerim, 11/103-105.

Bilinen bir günün buluşma vaktinde mutlaka toplanacaklardır.

'Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.'

Belirli bir günün muayyen vaktinde çaresiz toplanacaklardır.”

Belli bir günde buluşmak üzere toplatılacaklar.”

47,48,49,50. Şöyle diyorlardı: “Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?” De ki: “Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de, belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir.”

Belli bir günün atanan vaktinde, toplanacaklar!»

Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.

49,50. Ânlara di ki: "Evvel gelenler sonra gelenler ma’lûm olan günde sûret-i kat’iyede ictimâ’ ideceklerdir."

49,50. De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün belirli bir vaktinde toplanacaklardır."

49,50. De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır.”

Bilinen bir günün belirlenmiş bir vaktinde mutlaka bir araya getirilecekler!”

Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!

"Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır."

"Belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."

Lâbüd cem' olunacaklar mikatına ma'lûm bir günün

49-50. (Resûlüm! O kâfirlere) de ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, (Allah tarafından takdir edilmiş) belli bir günün, belli bir vaktinde mutlaka (hesap vermek üzere, mahşerde) toplanacaklardır.”

Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar.

ma'lûm bir günün muayyen vaktında behemehal toplanacaklardır».

Bilinen gün ve vakitte mutlaka toplanacaklardır.

[50/44]

49,50. De ki: “Şübhe yok ki öncekiler de, sonrakiler de, bilinen bir günün belli bir vaktinde elbette toplanacak olanlardır.”

49,50. (Resulüm! Onlara) De ki: “Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka (diriltilip hesap vermek üzere) malum günün, belirlenmiş vaktinde mutlaka toplanacaklar. *

(*) Allah, yargılama gününü kimsenin atlatamayacağını net olarak ifade etmektedir. Nasıl ki hakkıyla buna inanan suç ve günaha karşı kendini sakındırı... Devamı..

Allah’ın bilgisinde olan, belirlenmiş bir vakitte bir araya getirilmiş olacaklar.

belli bir günün belli bir vaktinde kesenkes toplanacaklardır.»

Malûm bir günün muayyen bir vaktinde herhalde toplanacaklar.

“Elbette belli bir günün belirlenmiş bir vaktinde toplanırlar.”

“Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır.”

Hepsi, Allah tarafından bilinen bir Günün buluşma vaktinde bir araya getirilecekler.”

Elbette, bilinen bir günün belirlenmiş vaktine toplanmışlardır.

o malum günün zaman ayarlı buluşgasında kesinlikle buluşacaklardır. "

"Günü gelince yeryüzündeki yaşamınızın hesabını vermek için diriltileceksiniz. Allah’ın huzurunda toplanacaksınız. İşte o gün inkâr ettiğiniz gündür. Artık kaçışınız yoktur. Dünyada sizi şımartan, sizi alkışlayan, size yağ çeken hiç kimse yanınızda yoktur. Tek başınıza, yapayalnız hesap vereceksiniz. Güvendiğiniz malınız, mülkünüz, paranız, pulunuz, adamlarınız, mevkileriniz, makamlarınız yok olup gitmiştir."

Bilinen bir günün belirlenen vaktinde mutlaka toplanacaksınız.” [*]

Benzer mesajlar: Yâsîn 36:32; Sâffât 37:17-18.

(Onların tümü) belirli bir günün, belirli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.

[yalnızca Allah tarafından] bilinen bir Gün’ün belirlenmiş olan bir vaktinde bir araya getirilecekler:

Ve hepsi belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya toplanacaklar. 78/17

elbet (sadece Allah tarafından) bilinen bir günün belirli vaktinde bir araya toplanacaklar.

Elbette ki onlar belli bir günün (kıyâmet gününün) belirlenmiş bir vaktinde (huzurumuzda) toplanacaklardır.

Malum günün belirlenmiş vaktinde elbette bir araya gelecekler.

«Elbette malum bir günün muayyen bir vaktinde toplanılmış (olacaklardır).»

49, 50. De ki: “Öncekiler de, sonrakiler de belli bir günün, belli vaktinde mutlaka toplanacaksınız. ” [11, 103-105]

Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır.

"Ma'lûm günün (kıyâmetin) mîkâtına elbette toplanacaklardır."

Hepsi belli günün belli vaktinde bir araya toplanacaklardır.”

Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.

Belirlenmiş olan o malûm günde hepiniz toplanacaksınız.

Bilinen bir günün buluşma vakti/buluşma yerinde mutlaka bir araya getirileceklerdir.

Ma’lum kundagi belgilangan vaqtda, albatta, barchalari to‘‎planuvchidirlar.

49-50. eyit “bayıķ öñdüngiler daħı śoñraġılar dirilmişlerdür vaķtindin yaña bilinmiş günüñ.”

dirileceklerdür bir bilinmiş gün vaḳtına.

Mə’lum bir günün (qiyamət gününün) müəyyən bir vaxtında mütləq (məhşərə) cəm ediləcəklər.

Will all be brought together to the tryst of an appointed day.

"All will certainly be gathered together for the meeting appointed for a Day well-known.(5246)

5246 In 26:38 (see n. 3159) the phrase a day well-known is used for a solemn day of festival, when the multitude of people gather together. The Day of... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.