30 Nisan 2026 - 12 Zi'l-Ka'de 1447 - Perşembe

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 48. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Fekeżżebûhumâ fekânû mine-lmuhlekîn(e)

Dediler de ikisini de yalanladılar ve onlar, helak edilenlerdi zaten.

Böylece o ikisini de (elçilerimizi) yalanlamışlar ve yıkıma uğrayanlardan olup gitmişlerdi.

İşte böyle diyerek bu iki elçiyi yalanladılar da, böylece yok edilenlerden oldular.

Mûsâ ve Hârûn'u yalanladılar. Helâk edilenlerden oldular.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 28/43.

Böylece onları yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.

Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.

Böylece onları (Musâ ve Harûn'u) yalanladılar da helâk edilenlerden oldular, (denizde boğuldular).

Firavun ve kavmi, Musa ve Harun’u yalanladılar, helakete uğrayanlardan oldular.

Böylece onları yalanladılar ve bu sebeple helâk edilenlerden oldular.

Hemencek onları yalanladılar, ardınca da yok oldular

Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de yıkıma uğrayanlardan oldular.

Her ikisi içün yalancı didiler, kendileri de helâk oldılar.

47,48. Bu yüzden: "Milletleri bize kul iken, bizim gibi iki insana mı inanacağız?" deyip onları yalancı saydılar. Bu yüzden yok edildiler.

Böylece ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helâk edilenlerden oldular.

Böylece onları yalancılıkla itham ettiler, sonuçta helâk edilenler arasına onlar da katıldı.

Böylece onları yalanladılar ve bu sebeple helâk edilenlerden oldular.  

 47. âyet, inkârcıların umumiyetle içine düştükleri bir hatayı ortaya koymaktadır: Gerçekten onlar insana, yalnızca bu dünyadaki mevkiine, toplum için... Devamı..

İkisini yalanladılar ve sonuç olarak yok edilenlerden oldular.

Böylece onları yalanladılar, bu yüzden de helâk edilenlerden oldular.

Bu suretle onları tekzib ettiler de helâk edilenlerden oldular

(Böylece) onları, (Mûsâ ve Hârûn’u) yalanladılar da helâk edilenlerden oldular.

Onları yalanladılar. Ve helak edilenlerden oldular.

İşte onları tekzîb etdiler ve helak edilenlerden oldular.

Böylece onları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular.

Böylece o ikisini yalanladılar da helâk edilenlerden oldular.

Böylece (hakkı kabullenmeyip) ikisini de yalanladılar, bu yüzden de helâk edilenlerden oldular. *

(*) İsrâiloğulları, Hz. Mûsâ kendilerini Mısır’dan çıkarmadan önce dört asırdır Mısır’da yaşıyor, burada ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorlardı.... Devamı..

Musa ve Harun’u yalanladılar ve helak olanlardan oldular.

Böylece o ikisini yalancı saydılar. Onun için onlar da yokedildiler.

Artık o ikisini yalancı saydılar da helâk olanlardan oldular.

O ikisini yalanladılar ve helak olanlardan oldular.

Böylece onları yalanladılar ve yıkıma uğrayanlardan oldular.

Böylece, bu iki elçiyi yalanlamaya kalkıştılar fakat sonunda, helâk olup gittiler.

Bu sebeple o ikisini yalanladılar; Helâk Edilenler’den oldular.

İkisini de yalanladılar sonunda onlar da imha edildi.

Böylece Musa’yı Harun’u yalanladılar. İnkârları yüzünden hepsini yok ettik!

Böylece o ikisini yalanlamış ve helak edilenlerden olmuşlardı.

Böylece o ikisini yalanladılar ve helâk edilenlerden oldular.

İşte böyle [diyerek] bu iki (elçiyi) yalanladılar ve böylece helak edilenlerin arasındaki yerlerini aldılar: ²⁴

24 Lafzen, “helak edilenlerden oldular”.

Böylece onları yalanladılar ve sonunda helak olup gittiler. 10/90...92

Böylece onları yalanladılar; bu yüzden de helâke uğrayanlardan oldular.

Onları yalanladılar ve bu yüzden helâke uğradılar!

İkisini de (Musa ve Harun’u) yalanladılar ve helak olanlardan oldular.

Bu cihetle onları tekzîp ettiler de artık helâk olmuş olanlardan oldular.

Böyle deyip onları yalancı saydılar. Kendileri de helâk edilenler gürûhuna dahil oldular. [28, 43]

47. âyet, inkârcıların umumiyetle içine düştükleri bir hatayı ortaya koymaktadır: Gerçekten onlar, insana, yalnızca bu dünyadaki mevkiine, toplum için... Devamı..

Onları yalanladılar ve helak edilenlerden oldular.

Onları tekzîb itdiler çünki helâkleri mukarrerlerden idiler.

Böylece ikisini de yalancı saydılar ve ortadan kaldırılanlardan oldular.

Bu sebeple onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular.

Onları yalanladılar ve helâk olup gittiler.

İkisini de yalanladılar, böylece helâk edilenler arasına katıldılar.

Bas, Muso va Horun payg‘‎ambarni yolg‘‎onchiga chiqarib, halok qilinuvchilardan bo‘‎ldilar.

pes yalan duttılar ol ikiyi pes oldılar helāk olınmışlardan.

Yalanladılar ikisini, pes helāk olıcılardan oldılar.

Beləliklə, onları yalançı saydılar və nəticədə məhvə düçar edilənlərdən oldular.

So they denied them, and became of those who were destroyed.

So they accused them of falsehood, and they became of those who were destroyed.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.