18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mürselât Suresi 43. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kulû veşrabû henî-en bimâ kuntum ta’melûn(e)

Yiyin ve için, afiyetler olsun yaptıklarınıza karşılık.

(Dünyada iken) Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için (buyrulacaktır).

Ve onlara: “Hayatta iken yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin için” denilecek.

“Yeyin, için, işlediğiniz devamlı, bilinçli amellere karşılık afiyet olsun.”

"Yapmakta olduklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için."

Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.

(Bu cennetliklere şöyle denilir): İşlediğiniz amellere karşılık, âfiyetle yeyin, için...

(Onlara:) “Yaptıklarınızdan dolayı, afiyetle yiyin için!” (denilir.)

43,44. Kendilerine, “Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi âfiyetle yiyiniz, içiniz” denilecektir. İşte biz, güzel amel yapanları böyle ödüllendiririz.

Yaptığınız iş yüzünden, güzel güzel yiyin, için

(Onlara şöyle denir:) “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin için.”

Kendilerine "A’mal-i sâlihanızın mükâfâtı olarak yiyiniz içiniz âfiyet olsun" dinilecek.

Onlara denir ki: "İşlediklerinize karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz."

Yapmakta olduğunuz şeylere karşılık afiyetle yiyin için.”

“Yaptıklarınızın karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyin için.”

(Kendilerine:) «İşlediklerinizin karşılığı olarak şimdi âfiyetle yeyin için» (denir).

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyip için.

(Onlara): "Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için" (denir).

Yeyin, için âfiyet olsun işlediğiniz amellere mukabil

(Cennetliklere şöyle buyurulur: “Dünyada iken) yaptıklarınıza karşılık olmak üzere, afiyetle yiyin ve için.”

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.

(Şöyle denilir): «İşlemiş olduğunuz (iyi) amel (ve hareketlere mukaabil afiyetle yeyin, için».

Yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için.

(Onlara şöyle denilir:) “İşleyegeldiğiniz (sâlih) ameller sebebiyle (bir mükâfât olarak), âfiyetle yiyin, için!”

(Onlara) işlediklerinizin karşılığı olarak şimdi afiyetle yiyin için (denilecek).

Yaptıklarınızın karşılığı olarak, hesapsız olarak yiyin için.

Kanasıya yiyin, için, işlediklerinizin karşılığı olarak.

Onlara «— Dünyada yaptığınız işin mükâfatı olarak afiyetle yeyin, için» denecek.

(Onlara), “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyiniz, içiniz” (denilir).

Yapmakta olduklarınıza karşılık olmak üzere afiyetle yiyin ve için.

“Yaptığınız güzel davranışlara karşılık, bugün dilediğiniz yerde, dilediğiniz kadarafiyetle yiyin, için!”

İşliyor olduğunuz sebebiyle afiyetle yiyin, için!

41,42,43. Sağlamcılar ise pınar başlarında gölgelerde, // canlarının çektiği meyvelerle. // Yaptığınıza karşılık, buyurun afiyet olsun!!

Onlara; "Dünya hayatında kötülük etmediniz. Rabbinize isyan etmediniz. Tüm olumsuz şartlarda, üstelik her türlü zorluklara karşı çıkarak, Rabbinize inandınız, kurallarına uydunuz, yasalarına göre hayat yaşadınız. İnanmayanlar ve riyakârlar sizlerle alay ederken, sizler onları dinlemediniz. Bugün sizlere Rabbiniz cevap veriyor. Sizi mükâfatlandırıyor. Sizler Rabbinizin ebedi konuklarısınız. İçinizden nasıl geliyorsa bolca yiyin için! Burada Rabbinizin nimetlerinde sınır yoktur." denilir.

(Onlara) “Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyip için” (denecektir).

(Onlara): “(Dünyada) yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyin, için.” (denilir.)

[ve onlara:] “[Hayatta iken] yaptıklarınızın karşılığı olarak afiyetle yiyip için!” ¹³ denilecek.

13 Cennet zevklerinin bu sembolizmi için bkz. Ek I.

Dünyada yapıp ettiklerinize karşılık yiyin, için afiyet olsun. 2/177, 3/195

(onlara) “Yaptıklarınıza karşılık olarak yiyin, için, afiyet olsun!” (deriz).

(Onlara, bu nimetler) “Yaptığınız iyi amellerin mükâfâtıdır, afiyetle yeyin için" diye nida olunur.

Afiyetle yeyin ve için; o işlemiş olduklarınıza karşılık olarak.

Yeyiniz ve içiniz, afiyet olsun yapar olduğunuz şey sebebiyle.

Dünyada yaptıklarınızdan ötürü âfiyetle yiyin, için!

Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yeyin, için!

Onlara, "Dünyâda iken sâlih 'amelinizin mükâfâtı olarak 'âfiyetle yiyin ve için" denilür.

“Yaptıklarınıza karşılık, gönül rahatlığıyla yiyip için.” (denir)

-Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin, için.

Âfiyetle yiyin, yaptıklarınıza karşılık.

"Yapıp ürettiklerinize karşılık olarak afiyetle yiyip için."

Ularga: “Qilib o‘‎tgan yaxshi amallaringiz sababli jannat ne’matlarini yoqimli ishtaha bilan yeb-ichaveringlar”, – deyiladi.

“yiñ daħı içün sinici andan ötürü kim olduñuz işlersiz.”

Yiñüz ve içüñüz ṣaġlıġ‐ıla sizüñ ‘amelüñüz sebebi‐y‐ile.

(Onlara belə deyiləcəkdir: ) “(Dünyada) etdiyiniz (yaxşı) əməllərə görə nuşcanlıqla yeyin-için!

(Unto them it is said:) Eat, drink and welcome, O ye blessed, in return for what ye did.

"Eat ye and drink ye to your heart´s content: for that ye worked (Righteousness).(5885)

5885 The fruits of righteousness are contentment in this life and the supreme Bliss in the next.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.