‘Alâ en nubeddile ḣayran minhum vemâ nahnu bimesbûkîn(e)
Onlardan daha hayırlısını, yerlerine geçirmeye ve kimse önümüze geçemez.
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını (mücahit ve müstakim kullarımı) getirip-değiştirmeye (Muktedir durumdayız). Üstelik Bizim önümüze geçilmesi (ve takdirimizin engellenmesi de imkânsızdır).
onları kendilerinden daha hayırlı bir toplum ile değiştirmeye. Çünkü bizim istediğimizi yapmaktan alıkoyan hiçbir şey yoktur. Bizim önümüze geçip bizi engelleyen de olamaz.
Allah'ın dinine düşmanlık edenleri bertaraf ederek, senin için, onlardan daha hayırlılarını, uğrumuzda mallarını harcayan, canlarını feda eden itaatkar yiğit insanları sana yol arkadaşı yapmaya elbette bizim gücümüz kudretimiz yeter. Biz, yaptığı icraatların önü kesilenler, acze düşürülenler değiliz.
Onların yerlerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeye. Ve bizim önümüze geçilemez.
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarına getirip-değiştirmeye. Üstelik Bizim önümüze geçilemez.
Onların (o kâfirlerin) yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye... Hem bizim önümüze geçilmez.
40, 41. İşte doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onlardan daha hayırlısını getirmeye (yaratmaya) gücümüz yeter. Ve bizi geçecek de değiller. (Bizden kurtulamazlar.)
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, elbette onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
40,41. Doğuların, batıların Tanrısına ant olsun, onlardan daha hayırlısını, yerlerine koymaya bizim gücümüz yeter, kimse bizi geçemez
Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye de (kadiriz). Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur.
40,41. Şarklar ve garblar rabbinne kasem iderim ki biz ânları daha hayırlı bir kavim ile tebdîle kâdiriz ve takdîrimizin icrâsında bize karşu sebkat idemezler.
40,41. Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe Bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.
40,41. Doğuların ve Batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter. Bizim önümüze geçilemez.
40-41. Doğuların ve batıların rabbine yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter, kimse bizim önümüze geçemez.
40, 41. Şu halde (işin gerçeği) öyle (umdukları gibi) değil! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve kimse bizim önümüze geçemez.
Onları, kendilerinden daha iyilerle değiştirmeye... Bizi kimse yenemez
Onları kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirebiliriz ve bizim önümüze geçilmez.
Onları kendilerinden hayırlısına tedbil edebiliriz ve bizim önümüze geçilmez
40-41 Doğuların ve batıların Rabbine kasem olsun ki, şüphesiz onların yerine, kendilerinden iyisini getirmeye (yaratmaya) gücümüz yeter. (Küfürde ısrar eden o müşrik kavmi yok edip, onların yerlerine Allah’a itaatkâr bir kavim getirmeye elbette kâdiriz) ve bizi (m hükmümüzü) geçecek (engelleyecek) de değiller.
Onların yerine, kendilerinden daha hayırlısını getirmeye kesinlikle güç yetirenleriz. Bunu yapmamıza hiçbir güç engel olamaz.
40,41. Yine hayır, (iş onların umdukları gibi değildir). Doğuların, batıların Rabbine andederim ki, şübhesiz biz onların yerine kendilerinden daha hayırlısını getirmiye de elbette kaadiriz ve biz, önümüze geçilebilecekler (den) de değiliz.
40, 41. Yine hayır (öyle umdukları gibi değil,) doğuların (bütün gündoğumu) ve batıların (bütün günbatımı) noktaların Rabbine (zatım üzerine) yemin ederim ki, onların yerine daha iyilerini getirmeğe bizim gücümüz yeter ve kimse de önümüze geçemez.(*)
Hatta onlardan daha hayırlılarını yaratıp, yeniden yarattıklarımızı onların yerine, değiştirmeye de gücümüz yeter. Bunu yapmamıza da hiçbir kimse engel olamaz.
onların yerine onlardan daha iyisini getirebiliriz. Biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
Onların yerine daha hayırlılarını getirmeye. Zaten Biz’im önümüze geçilemez.
Onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirip değiştirmeye (biz gerçekten güç yetirenleriz). Üstelik bizim önümüze geçilemez.
Bu zâlimleri yeryüzünden silip yok ederek, onların yerine kendilerinden daha iyi bir toplum yaratmaya! Ve hiç kimse Bizi engelleyecek güce sahip değildir!
Onlardan daha hayırlısını tebdîl etmeye / değiştirmeye! Biz önüne geçilecekler de değiliz.
Bu toplum yerine daha hayırlısını getirebiliriz, kimse de önümüze geçip bizi durduramaz.
İstersek büyüklük taslayanları hemen yok ederiz. Onların yerine daha iyilerini getiririz. Onları yok etmek istediğimiz zaman bizi kim engelleyebilir?
40,41. Hayır! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim [*] ki onların yerine daha iyilerini getirmeye bizim gücümüz yeter ve biz asla geçilebilenler değiliz.
40,41. Hayır! (Artık başka söze lüzum yok!) Doğuların ve bâtıların¹ Rabbine yemin ederim ki Bizim gücümüz, onların yerine kendilerinden daha hayırlılarını getirmeğe yeter ve (bu konuda da) Bizim önümüze, kimse geçemez.
onları kendilerinden daha hayırlı [bir toplum] ile değiştirmeye: çünkü Bizi [istediğimizi yapmaktan] alıkoyan hiçbir şey yoktur. ¹⁸
40-41. Güneşin farklı doğuş ve batış noktalarının her birinin Rabbine andolsun ki biz o kâfirleri yok edip onların yerine daha iyilerini getirmeye pek ala kadiriz, çünkü bizim gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. 2/155, 55/17, 22/5-6, 13/17
onları kendilerinden daha hayırlısıyla değiştirmeye… Zira Biz asla aşılıp (önüne) geçilenlerden biri değiliz.
Ki (onları helâk edip) onların yerine, kendilerinden daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter ve buna hiçbir güç engel olamaz.
Onları (kafirleri) kendilerinden daha hayırlılarla değiştirmeye muktediriz. Ve biz önüne geçilecekler değiliz.
Onlardan hayırlısına tebdîl etmeye. Ve biz önüne geçilmişler değiliz.
40, 41. Hayır, Allah'ın nizamı onların sandığı gibi değildir! Doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, Biz onların yerine kendilerinden daha hayırlı insanlar getirmeye kadiriz. Bizim elimizden kurtulan, gücümüzün yetmediği hiçbir şey yoktur. [40, 57; 75, 3-4; 56, 60-61]
Onları, kendilerinden daha hayırlı olanlarla değiştirmeğe. Bizim önümüze geçilmez (bize engel olunamaz).
40,41. Maşrıkların ve mağriblerin rabbine kasem iderim ki: Biz onları, kendilerinden hayırlı bir kavim ile tebdîl itmeğe kâdiriz. Aralarında bize galebe idecek kimse yokdur.
O kafirlerin yerine daha iyisini getirmenin ölçüsünü! Biz önüne geçilebileceklerden değiliz.
40,41. -Hayır, doğuların ve batıların Rabbine yemin ederim ki, şüphesiz bizim onların yerine daha iyilerini getirmeye gücümüz yeter. Bizim önümüze de geçilemez.
Onları kendilerinden daha üstün olanlarla değiştirmeye... Ve biz önüne geçilebilecekler değiliz.
Ulardan yaxshiroq insonlarga almashtirib qo‘yishga ham kuchimiz yetadi. Bizdan bu ishda o‘zib ketilmaydi.
40-41. pes and içerin gün ŧoġuları çalabı’sına daħı gün batuları çalabı’sıña bayıķ biz ķaadırlaruz aña kim degşürevüz yigrek anlardan daħı degülüz biz maġlūb olınmışlar.
anlar yirine özlerinden yigrek getürmege. Daḫı biz maġlūblar degülüz.
Onları özlərindən daha yaxşısı ilə əvəz etməyə (onları məhv edib yerlərinə Allaha müt’i olan başqa bir məxluq gətirməyə). Və (bu işdə) heç kəs Bizim qarşımıza keçə bilməz! (Bizə mane ola bilməz!)
To replace them by (others) better than them. And We are not to be outrun.
Substitute for them better (men) than they; And We are not to be defeated (in Our Plan).
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |