18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Me’âric Suresi 39. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kellâ innâ ḣalaknâhum mimmâ ya’lemûn(e)

Fakat imkanı yok; şüphe yok ki biz, onları, onların da bildikleri şeyden yarattık.

Hayır öyle değil! Doğrusu Biz onları bildikleri şeyden (basit bir meniden) yarattık (bir ömür boyu nice imkân ve fırsatlar tanıdık, ama imana ve itaate yanaşmamışlardır).

Asla biz o inkârcıları da inananları da bildikleri basit bir çamurdan veya bir damla sudan yarattık ama yaratılışta birlik cennete girmeyi sağlamıyor. İman ve Allah'a teslimiyet gerekiyor.

Yok öyle yağma! Biz onları, iyi bildikleri şeylerden yarattık, boşuna kibirlenmesinler.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 77/20; 86/5-10.

Hayır. Biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Hayır; doğrusu Biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Hayır, öyle şey yok. Biz; onları bildikleri şeyden (nutfeden) yarattık; (insanın aslı olan bu maddenin, iman olmaksızın ne değeri olabilir? Bununla yoğrulup da iman nuru ile aydınlığa çıkmıyan kimse, cennete girmeyi nasıl isteyebilir?)

Hayır, asla! Biz onları, onların bildiği meniden yarattık. (Onların Cennet layık olmadıklarını biliyoruz.)

38,39. Onlardan her biri nimet cennetine girmeyi mi umuyor? Hayır, öyle değil; biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Öyle değil, biz onları bildikleri şeyden yaratmışızdır

Hayır (aldatıcı akıbetten kurtulamazlar onlar)! Biz onları (da diğer insanlar gibi) çok iyi bildikleri şeyden (meniden) yarattık.

Hayır biz ânları neden halk itdiğimizi bilürler.

Hayır; doğrusu onları kendilerinin de bildikleri şeyden yaratmışızdır.

Hayır (ne mümkün)! Şüphesiz biz onları kendilerinin de bildikleri şeyden (meniden) yarattık.

Asla! Biz onları, şu bildikleri şeyden yaratmışızdır.

Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden yarattık (fakat ibret almadılar, imana gelmediler).

Asla; biz onları yarattık, bildikleri şeyden...

Hayır, biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Yağma yok, biz onları o bildikleri nesneden yarattık

Hayır! (Kâfirlerin cennete girmesi mümkün değildir!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden (nutfeden) yarattık.

Allah Teâlâ tarafından kendilerine verilen mal-mülk ile şımaran kâfirler, müslümanların fakirlerine karşı kibirli davranıyor ve onlarla alay ediyorlar... Devamı..

Hayır, boşuna ummasınlar! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık.

Hayır (ne gezer)! Hakıykat biz onları (da) o bilib durdukları şeyden yaratdık.

Hayır! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Aslâ! Şübhesiz ki biz, onları bilmekte oldukları şeyden (bir damla hakir sudan)yarattık.

Hayır (hiç ummasınlar!) Şüphesiz biz onları, kendilerinin de bildikleri şeyden (döllenmiş yumurtadan) yaratmışızdır.

Hayır, biz onları bildikleri toprakdan yarattık.

Olamaz ki! Çünkü Biz onları da o bildikleri nesneden yarattık.

Yok yok, ummasınlar! Biz, onları bildikleri şeyden yarattık [³].

[3] Yâni onları dökülmüş bir sudan yarattık. Bu iş Cennetle münasebettar değildir.

Hayır, asla! Muhakkak ki Biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Hayır, doğrusu biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Hayır, asla! DoğrusuBiz onları, gâyet iyi bildikleri bir şeyden, bir damlacık sudan yarattık. Sahip olduğu güç ve servetle şımarıp kibirlenerek Rabb’ine başkaldırma cüretini gösteren insan, kendisinin bir zamanlar bir damla su olduğunu ve ancak Rabb’inin yardım ve inâyeti sayesinde bunca nîmetlere kavuştuğunu hiç düşünmez mi?

Hayır asla! Biz, onları bilecekleri şeyden yarattık.

Boşuna. Çünkü biz, onları da, o malum çamurdan yarattık...

Hayır! Elbette biz, onları bildikleri şeyden yarattık.

Hayır! Şüphesiz ki biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Hayır, (kesinlikle ummasınlar!) Doğrusu Biz, onları çok iyi bildikleri bir şeyden yarattık.

Asla! Çünkü, Biz onları [çok iyi] bildikleri bir şeyden ¹⁶ yarattık!

16 Yani, “toz-toprak”tan -yerin, altında ve üstünde bulunan aynı temel organik ve inorganik maddelerden: bundan çıkarılacak sonuç, yalnızca ruhî bilin... Devamı..

Hayır asla! Biz onları diğer insanlar gibi o bildikleri şeyden yarattık. 80/17...23

Kesinlikle hayır. Şu bir gerçek ki, onları iyi bildikleri bir şeyden[⁵³¹⁷] Biz yarattık.

[5317] Krş: “bir damlacık hayat suyundan” (16:4).

Hayır!.. (Onlar cennete girmeye layık değildirler.. kendilerini yoksul müminlerden üstün görerek böbürlenmesinler.. kalıp ve kıyafetle cennete girilmez, cennete girmek için şart ancak, iman ve takva sahibi olmaktır. Unutmasınlar ki, herkes gibi) Biz onları adi bir sudan yarattık. (Kalıplarına değil kalblerine baksınlar, hardal tanesi kadar bir imanları yoksa bilsinler ki cehennemde sonsuza dek kalacaklardır)

Hayır, hayır… Şüphesiz ki biz onları o bildikleri (diğerleri gibi aynı) şeyden yarattık.

Hayır, asla. Şüphe yok ki Biz onları bilir oldukları şeyden yarattık.

(Hiç heveslenmesin, hiç kimsenin öteki insanlar üzerinde böbürlenmeye hakkı olamaz). Çünkü Biz onları da, öbür insanlar gibi, o bildikleri nesneden, meniden yarattık. [77, 20; 86, 5-10]

Hayır! Öyle şey yok! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Fakat kendilerini bir damla sudan ne hale getirdiğimizi düşünüp ibret almıyorlar.

Hayır! (Kat'iyyen cennete girmezler.) Biz onları bildikleri şeyden halk itdik. (Meniden yaratdık)

Boşuna beklerler. Biz, onları da bildikleri şeyden yarattık.

-Asla! Biz onları bildikleri şeyden yarattık.

Asla! Biz onları da o bildikleri şeyden yarattık.

Hayır, ummasınlar! Gerçek şu ki biz onları, bildikleri şeyden yarattık.

Yo‘‎q, axir, Biz ularni o‘‎zlari biladigan narsadan yaratganmiz!

degül eyle bayıķ biz yarat(t)uķ anları andan kim bilürler.

Biz yaratduḳ anları, özleri bildügi nesneden.

Xeyr! (Bu ola bilməz). Biz onları özlərinin bildiyi şeydən yaratdıq! (İnsan bir qətrə natəmiz nütfədən xəlq edilmişdir. İnsanın e’tiqadı, imanı olmasa, bu vecsiz maddənin nə dəyərini, nə də qiyməti ola bilər?! Bu və ya digər şəxsin Cənnətə daxil olması üçün başlıca şərt onun Allaha iman gətirib Ona səmimi-qəlbdən itaət etməsidir. Nicat yolu yalnız budur!)

Nay, verily. Lo! We created them from what they know.

By no means! For We have created them out of the (base matter) they know!(5699)

5699 The animal part of man is nothing to be proud of, and they know it. It is by spiritual effort, and long preparation through a good life that a ma... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.