17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’min Suresi 37. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Esbâbe-ssemâvâti fe-ettali’a ilâ ilâhi mûsâ ve-innî le-ezunnuhu kâżibâ(en)(c) ve keżâlike zuyyine lifir’avne sû-u ‘amelihi ve sudde ‘ani-ssebîl(i)(c) vemâ keydu fir’avne illâ fî tebâb(in)

Göklerin kapılarına ve derken Musa'nın mabudunu anlamış olurum ve gerçekten de sanıyorum ki o, yalancı ve Firavun'a, kötü işi, böyle bezendi de böyle çıkarıldı yoldan ve Firavun'un düzeni, ancak ziyana uğradı, boşa çıktı.

"Göklerin (sebep ve yükseliş) yollarına ki, böylelikle (olur ki) Musa’nın İlahına muttali olup (O’nunla ilgili bilgi ve bulguya rastlarım.) Ama doğrusu ben, onun yalancı olduğunu sanmaktayım." İşte Firavun’a, kötü ameli (ve hilesi) böyle çekici kılındı ve (Hakk) yoldan geri bırakıldı. Firavun’un bu hileli düzeni, yıkım ve kayba uğramaktan başka işe yaramadı.

Göklere ulaşmanın araçlarına ve belki bu yolla, Musa'nın tanrısına yükselip çıkarım. Zaten O'nun bir yalancı olduğuna kesinlikle eminim.” İşte böylece yaptığı kötülükler, Firavun'a güzel göründü ve bu nedenle doğru yoldan alıkondu. Firavun'un düzeni ve tuzağı tamamen boşa çıktı.

“Göklere götüren yollara, imkânlara ulaşabilirim de, Mûsâ'nın tanrısını görürüm, ne olduğunu anlarım. Doğrusu ben onu yalancı sanıyorum.” dedi. Böylece Firavun'a, bilinçli olarak yaptığı kötü işi süslenerek güzel gösterildi. Doğru yoldan alıkonuldu. Firavun'un iler-tutar yanı olmayan planı tamamen boşa çıktı.

Göklerin yollarına. Böylece Musa'nın ilâhına çıkarım. Çünkü ben onu yalancı sanıyorum." İşte bu şekilde Firavun'a kötü işi süslü gösterildi ve yoldan alıkonuldu. Firavun'un tuzağı muhakkak boşa çıkacaktı.

'Göklerin yollarına. Böylelikle Musa'nın ilahına çıkabilirim. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum.' İşte Firavun'a, kötü ameli böyle çekici kılındı ve yoldan alıkonuldu. Firavun'un hileli-düzeni, 'yıkım ve kayıpta' olmaktan başka (bir şey) olmadı.

Göklerin yollarına (ulaşırım) da Mûsa'nın İlâh'ına bakarım. Muhakkak ben, onu, yalancı sanıyorum.” İşte bu şekilde Firavun'a kötü ameli süslü gösterildi de, doğru yoldan çıkarıldı. Firavun'un hilesi ancak helâk olmağa mahkûmdur.

36, 37. Ve Firavun dedi ki: “Ey Haman! Bana bir kule yap. Belki sebeplere (imkânlara,) göklerin imkânlarına ulaşırım da Musa’nın ilahının yanına çıkarım. Ve gerçekten ben onu yalancılardan sanıyorum. İşte Firavunun yaptığı kötülükler, ona böylece güzel gösterildi. Ve (doğru) yoldan saptırıldı. Firavunun yaptığı tuzak, zarar ve helaketten başka bir işe yaramadı.

“Göklerin yollarını. Böylece Mûsâ'nın tanrısını görürüm! Ben, Mûsâ'nın kesinlikle yalancı olduğunu sanıyorum” dedi. İşte Firavun'a, yaptığı kötülük süslü gösterildi ve doğru yoldan alıkonuldu. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.

36,37. Firavun dedi ki: «Ey Hâman ! Bana bir köşk yap, ola ki, kolayca göklerin yolunu bularak, Musa'nın Tanrısına bakayım; sanırım O yalancıdır!» İşte böyle, Firavun'a kötü işi hoş göründü, doğru yoldan ayrıldı, Firavun'un tuzağı boşa çıkmıştır

36-37.Firavun (alayla) dedi ki: “Ey Hâmân! Bana görkemli bir kule yap! Belki böylece (amacımı gerçekleştirecek) araçlara ulaşırım da Musa’nın ilahını görebilirim. Çünkü ben onun (elçilik davasında) yalancı olduğunu düşünüyorum. İşte böyle, yaptığı kötülükler Firavun’a güzel göründü ve bu nedenle (doğru) yoldan alıkondu. Firavun’un tuzağı hüsrandan başka bir şeye yaramadı.

36,37. Fir’avn; Hâmân’a "Bana bir saray inşâ it ki oralara (semâya) kadar çıkayım Mûsâ’nın Allâh’ının nezdine gideyim zîrâ bu âdem yalancıdır zan idiyorum" didi. Böylece Fir’avn’ın a’mâl-i kabîhası kendi nazarında güzel göründi. Doğrı yoldan ayrıldı lâkin Fir’avn’ın hîleleri boş idi.

36,37. Firavun: "Ey Haman! Bana bir kule yap; belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın Tanrısını görürüm. Doğrusu ben, onu yalancı sanıyorum" dedi. Firavun'a, kötü işi böylece güzel gösterildi ve doğru yoldan alıkondu. Firavun'un hilesi elbette boşa gidecekti.*

36,37. Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap, belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm(!) Çünkü ben, onun yalancı olduğuna inanıyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve doğru yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı, tamamen sonuçsuz kaldı.

36-37. Firavun, “Ey Hâmân!” dedi, “Bana yüksek bir kule inşa et; belki bazı yollara, göklerin yollarına ulaşırım da bu sayede Mûsâ’nın ilâhını görebilirim! Doğrusu onun bir yalancı olduğunu düşünüyorum.” İşte böylece, yaptığı çirkin iş Firavun’a güzel göründü ve doğru yolu bulması engellendi. Firavun’un tuzağı hüsrandan başka bir sonuç doğurmadı.

36, 37. Firavun: Ey Hâmân, bana yüksek bir kule yap; belki yollara, göklerin yollarına erişirim de Musa'nın Tanrısı'nı görürüm! Doğrusu ben onu, yalancı sanıyorum, dedi. Böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı tamamen boşa çıktı.

"Göklerin yollarına... Böylece Musa'nın tanrısına bir bakayım. Onun bir yalancı olduğuna inanıyorum." Firavun'un kötü tavrı kendisine böyle süslenmişti ve böylece yoldan çıkarıldı. Firavun'un planı elbette boşa çıkacaktı.

"Göklerin yollarına ulaşabilirim de, Musa'nın ilâhının ne olduğunu anlarım. Ben onu mutlaka yalancı sanıyorum." İşte böylece Firavun'a kötü ameli süslü gösterildi de yoldan çıkarıldı. Çünkü Firavun düzeni hep boşa çıkar.

Semaların esbabına da Musânın tanrısına muttali' olurum ve her halde ben onu yalancı sanıyorum» İşte bu suretle Fir'avne kötü ameli süslendirildi de yoldan çıkarıldı, Fir'avn düzeni hep husrandadır

36-37. Ve Firavun dedi ki: “Ey Hâmân! Bana (yüksek) bir kule yap, belki bu sebeple göklerin yollarına erişirim de Mûsâ’nın ilâhını görürüm. Çünkü ben onun (peygamberlik davasında) yalancı olduğunu düşünüyorum.” İşte böylece Firavun’un yaptığı kötülükler, kendisine (şeytan ve nefsi tarafından) güzel gösterildi ve (böylece yine şeytan ve nefsi tarafından hak) yoldan alıkonuldu. Firavun’un tuzağı (inatla hakkı inkâr edişi, kendisini ve halkını) felâket (e sürüklemek) ten başka hiçbir işe yaramadı!

Mûsâ [aleyhisselâm], Firavun ve adamlarına, Allah’tan başka hiçbir ilâhın olmadığını tebliğ etti, onlara Allah Teâlâ’nın hükümlerini bildirdi. Ancak h... Devamı..

“Göklerin sebeplerine. Böylece Mûsâ'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum.” dedi. Ve işte böylece Firavun'a, yaptığı kötü iş iyi gösterildi ve doğru yoldan çıkarıldı. Firavunun planı, hüsrandan başka bir şeye yaramadı.

36,37. Fir'avn (şöyle) dedi: «Ey Hâmân, benim için yüksek bir kule yap. Olur ki ben o yollara, göklerin yollarına ulaşırım da Musânın Tanrısına yükselib çıkarım! Ben onu mutlak bir yalancı sanıyorum a». İşte bu suretle Fir'avnın kötü amel (ve hareket) i süslendirildi. O, yoldan sapdırıldı. Fir'avnın düzeni, başka değil ancak hüsranda idi.

Göklerin yollarına... Bu sayede Musa’nın ilahını görebilirim. Çünkü ben onun yalancı olduğunu düşünüyorum.” Böylece Firavun’a kötü ameli süslü gösterildi ve yoldan alıkonuldu. Firavun’un tuzağı tamamen sonuçsuz kaldı.

36,37. Fir'avun: “Ey Hâmân! Bana yüksek bir kule yap;(1) belki sebeblere, göklerin sebeblerine (yollarına) erişirim de, Mûsâ'nın İlâhına muttali' olurum (hakikaten var mıdır diye bakarım); doğrusu ben onu, gerçekten yalancı sanıyorum” dedi. Böylece Fir'avun'a, kötü ameli süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Zâten Fir'avun'un tuzağı ancak hüsrândadır.

(1)“Kur’ân’da çok tekrâr edilen kıssa-i Mûsâ Aleyhisselâm’ın cümleleri ve cüz’leridir (parçalarıdır) ki, her bir cümlesi, hattâ her bir cüz’ü, bir düs... Devamı..

36 , 37. Ve Firavun dedi ki: “Ey Haman! Bana (yüksek) bir kule inşa et. Belki sebeplere (imkânlara,) göklerin imkânlarına ulaşırım da Musa’nın ilahının yanına çıkarım. Ve gerçekten ben onu (Musa’yı) yalancılardan sanıyorum. İşte böylece yaptığı kötülükler, Firavun’a güzel göründü ve bu böylece (inkâr ve sapkınlığı terch etmesinden dolayı) doğru yoldan alıkondu. Oysa Firavun’un hileli düzeni, ’yıkım ve kayıpta’ olmaktan başka (bir şey) olmadı. *

(*) Firavun, bu sözleriyle Hz. Mûsa’yı hafife almak istiyordu. Bir de kendi saçmalıklarını ispat etmek için, güya bilimselliğe, yani deneye sığınmaya ... Devamı..

“Göğün derinliklerine ulaşır da, belki Musa’nın ilahını tanımış olurum. Ben Musa’nın bir yalancı olduğunu zannediyorum” dedi. Böylece Firavun’a yapmış olduğu kötü davranışlar süslü gösterildi. Doğru yoldan yüz çevirdi. Firavunun hilesi yalnızca boş bir hile idi,

Göklerin yollarını! Böylelikle Musa’nın tanrısına ulaşırım. Çünkü ne de olsa ben onu yalancı sanıyorum. "İşte böylece Firavun’un yaptığı kötü iş onun gözüne güzel gösterildi. Böylelikle o, doğru yoldan çıkarıldı. Firavun’un düzeni de ancak boşa çıktı.

Göklere çıkılacak yollara varır [³], Musa/nın mâbudunu görürüm. Çünkü ben onu yalancı sanıyorum». İşte böylece Firavun/a kötü ameli hoş göründü. O, doğru yoldan çıkarıldı, Firavun/un mekr ve hilesi yok olmadan başka bir tesir yapmadı, Musa/ya bir şey olmadı.

[3] Galiba bir Rasathane bina edecek, ahval-i kevkebi tarassut edecek, bununla yer yüzünde Musa'nın nübüvvetine dair bir hâdise olup olmadığını öğrene... Devamı..

“Göklerin yollarına. Böylece Musa’nın Rabbine ulaşırım.²⁰ Muhakkak ki ben onun yalan söylediğini zannediyorum.” Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi ve yoldan saptırıldı. Firavun’un tuzağı/planı boşa çıkmaktan başka bir şeye yaramadı.

20 Krş. Kasas, 28/38

“Göklerin sebeplerine (yollarına erişirim). Böylelikle de Musa'nın ilahına vakıf olurum. Çünkü ben, onun yalancı olduğunu sanıyorum.” İşte Firavun'a, kötü ameli böyle süslü gösterildi ve de apaçık yoldan alıkonuldu. Firavun'un hileli düzeni hep hüsrandadır.

“Ulaşayım ki, Mûsâ’nın tanrısını kendi gözlerimle göreyim! Böylece, yukarılarda böyle bir kimse bulunmadığını hepiniz de göreceksiniz; çünkü ben, bu adamın şan şöhret peşinde koşan yalancılardan biri olduğunu zannediyorum!”
İşte böylece, yaptığı çirkin davranışlar zamanla Firavunun gözünde güzel görünmeye başladı ve ilâhî yasalar gereğince, bunun doğal sonucu olarak doğru yoldan iyice uzaklaştırıldı! Yaptığı kötülüklere gelince; Firavunun tuzağı, kendisini ve halkını felâkete sürüklemekten başka hiçbir işe yaramadı!

Gökler’in sebeplerine de (ulaşırım), Musa’nın ilahına muttali’ olurum / görürüm!
Ben, elbette onu bir yalancı olarak biliyorum.
Firavun’a kötü ameli böyle süslendi; Yol’dan saptırıldı.
Firavun’un düzeneği ancak yok oluş içindedir. ***

göklerin bir yerinde, Musa’nın Tanrı'sına rastlayabilirim. Her ne kadar onun yalancı olduğunu düşünsem de. " Aslında Fıravun hep kendini beğenmişin biri idi zaten bu yüzden şaşırmış, ince hesapları da hiç tutmamıştı...

"Belki göklerin yoluna erişirim! Musa’nın Tanrı’sını görürüm! Doğrusu ben onu yalancı sanıyorum!" Böylece Firavun’a yaptığı kötü iş süslü gösterildi. O süslü gördüğü yolda saptıkça saptı. Ayetlerimize ve ayetlerimize inananlara karşı tuzak üstüne tuzak kurdu. Biz de Firavun’un tuzaklarının hepsini boşa çıkardık.

Yani göklerin sebeplerine (yollarına ulaşırım). (Böylece belki) Musa’nın ilahına ulaşırım; şüphesiz ki ben onu (Musa’yı) yalancı sanıyorum!” demişti. [*] Böylece Firavun’a, yaptığı kötü iş süslü gösterilmiş ve yoldan saptırılmıştı. (Zaten) Firavun’un tuzağı elbette yıkımdadır (kayıptadır). [*]

Bu ayet Kasas 28:38 ile birlikte okunmalıdır.,Âyette geçen [tebâb] kelimesi Tebbet suresinde geçen [tebbe] fiili ve Hûd 11:101’de geçen [tetbîb] kelim... Devamı..

36,37. (Bunun üzerine) Firavun: “Ey Hâmân,¹ bana yüksek bir kule yap, yollara, göklerin yollarına ulaşırım da belki Mûsa’nın ilâhının ne olduğunu anlarım. Çünkü ben, onun yalancı olduğu kanaatindeyim”² dedi. Böylece Firavun’a yaptığı kötü işi, güzel göründü ve (bu yüzden) hak yoldan alıkonuldu. Firavun’un tuzağı hüsrandan başka (bir işe de) yaramadı.

1 Hâmân ile ilgili olarak Bk: (Şuara: 6 ve dipnotu.)2 Aslında Firavun, bu sözleriyle Hz. Mûsa’yı hafife almak istiyordu. Bir de kendi saçmalıklarını i... Devamı..

göklere yaklaşmanın araçlarına ve belki [bu yolla] Musa’nın tanrısını görebilirim: ²⁷ zaten o’nun bir yalancı olduğuna kesinlikle eminim!” İşte böyle, yaptığı kötülükler Firavun’a güzel göründü ve bu nedenle [doğru] yoldan alıkondu: Firavun’un tuzağı hüsrandan başka bir şeye yaramadı.

27 Bkz. sure 28, not 6 ve 37.

Göklere ulaşmanın yollarını. Gerçi ben onun kesinlikle bir yalancı olduğunu biliyorum ama belli mi olur belki de Musa’nın İlah’ına erişirim. İşte böylece yaptığı kötü işler Firavun’a cazip görünmüş ve onu doğru yoldan alıkoymuştu. Neticede Firavun’un kurmuş olduğu tuzak boşa çıkmış oldu. 47/14

gökleri aşacağım araçlara… Böylece Musa’nın ilâhına erişebilirim (!).[⁴¹⁹⁷] Hoş, ben onun bir yalancı olduğunu sanıyorum ya!” İşte kötü davranışı Firavun’a böylesine güzel göründü ve doğru[⁴¹⁹⁸] yoldan alıkonuldu:[⁴¹⁹⁹] neticede Firavun’un düzeni, çöküşü (hızlandırmaktan) başka hiçbir işe yaramadı.

[4197] Ünlem, Firavun’un alayına dikkat çekmek içindir. [4198] es-Sebîldeki belirlilik çeviriye “doğru” kelimesiyle yansımıştır. [4199] Ya da sa... Devamı..

"Göklerin yollarına ulaşırım da, Musa'nın ilahını görürüm, doğrusu ben onun, yalancı olduğunu sanıyorum" dedi. Böylece yapmayı tasarladığı kötü iş -şeytan tarafından- Firavuna güzel gösterildi de o doğru yoldan saptırıldı.

36-37. Firavun dedi ki: "Ya Haman, bana yüksek bir yer/kule inşa et de belki sebeplerle erişirim." De, göklere çıkma sebepleriyle (yükselmek suretiyle) Musa’nın ilahına muttali olurum. Şüphesiz ki ben onun (Musa’nın) bir yalancı olduğu zannındayım ve böylece Firavun’a kötü amelini kendisine süslü gösterdik ve doğru yoldan engellendi; Firavun’un tuzağı ancak boşa çıktı.

«Göklerin yollarına (eğerim) de Mûsa'nın Allah'ına muttalî olurum ve şüphe yok ki, ben O'nu bir yalancı sanıyorum.» Ve işte Fir'avun için kötü ameli öylece süslendirilmiş oldu ve yoldan saptırıldı ve Fir'avun'un hilesi, başka değil, bir hüsrânda bulunmaktan ibaretti.

36-Firavun: “Haman! benim için bir kule inşa et, dedi, Umarım ki böylece yükselebillir, göklere yol bulur da Mûsâ'nın Tanrısına ulaşırım. Gerçi ben onun yalancı olduğunu zannediyorum ya, (neyse! )”İşte böylece, Firavun'un kötü gidişatı kendisine cazip göründü ve yoldan çıkarıldı. Sonuç itibariyle Firavunun hilesi ve düzeni de tamamen boşa çıktı [28, 38]

Firavun bir gözetleme kulesi yaptırarak teknik bir teşebbüste bulunmak ve bu şekilde Hz. Mûsâ’yı güya yalancı çıkarmak için bir şarlatanlık yapmak ist... Devamı..

(Yani) Göklerin yollarına (erişeyim) de çıkıp Musa'nın tanrısına bakayım. Çünkü ben Musa'yı, yalancı sanıyorum. Böylece yaptığı kötü iş, Fir'avn'a süslü gösterildi ve (o), yoldan çıkarıldı. Fir'avn'ın tuzağı, tamamen boşa çıktı.

36,37. Fir'avn: "Ey Hâmân! Benim içün bir kule binâ it ki göklerin yolundan bir yol bulub çıkayım ve Mûsâ'nın ilâhına mülâkî olayım. Ben onı yalancı zan idiyorum" didi. İşte böylece Fir'avn'a 'ameli tezyîn kılındı ve doğrı yoldan men' idildi. Fir'avn'ın hîlesi ancak dâimî ziyândır.

Göklerin yollarına ulaşır da Musa'nın ilahını (tanrısını) görürüm. Ben onun, gerçekten yalancı olduğunu düşünüyorum" dedi. Bu kötü tavrı, Firavun’a güzel göründü ve asıl yoldan engellendi. Firavun'un oyunu elbette boşa çıkacaktı.

Göklerin sebeplerine... ve Musa'nın ilahını görürüm. Çünkü ben onun yalancı olduğunu sanıyorum. Firavuna kötü işleri işte böyle süslendi ve yoldan saptırıldı. Firavunun tuzağı hüsrandan başka bir şey değildir.

“Göklere giden yollara çıkayım da Musa'nın tanrısına ulaşayım. Çünkü onun yalancı olduğunu düşünüyorum.” Firavun'a yaptığı kötü iş böylece hoş gösterildi ve yoldan çıkarılmış oldu. Fakat Firavun'un tuzağı hüsrandan başka bir sonuç vermeyecekti.

"Göklerin sebeplerine ulaşırsam, Mûsa'nın tanrısına, da ulaşırım. Ben onun yalancı biri olduğunu düşünüyorum." Firavun'a, yaptığı işin kötülüğü bu şekilde süslü gösterildi de yoldan saptırıldı. Firavun'un tuzağı hep kayıptadır.

Osmonlarning yo‘‎llariga yetib borayki, zora Musoning ilohini ko‘‎rsam, chunki men uni yolg‘‎onchi deb gumon qilyapman. Fir’avnga o‘‎zining yomon amali mana shunday chiroyli qilib ko‘‎rsatildi va to‘‎g‘‎ri yo‘‎ldan to‘‎sildi. Fir’avnning barcha hiylasi, faqatgina halokatdadir.

36-37. daħı eyitti fir'avn “iy hāman! yap benüm içün köşk ola ki ben irem yollara yollarına göklerüñ pes baķam mūsā Tañrı’sındın yaña daħı bayıķ ben śanurvan anı yalancı.” daħı ancılayın bezenildi fir'avn’a yavuz işi daħı döndürinildi yoldan. daħı degül fir'avn yavuz śanduġı illā ziyān içinde.

Gökler yollarına, didi. Ḥattā Mūsā tañrısını göre‐men, didi. Daḫı Mūsāyıyalancı ṣanur‐men, didi. Anuñ gibi bezendi Fir‘avn yaman ‘ameli. Daḫıazdurdı ḫalḳı doġru yoldan. Daḫı Fir‘avn mekri degüldür, illā ziyān içinde.

Göylərin yollarına (yetişim) və Musanın Allahını görüm (Ona vaqif olum). Doğrusu, mən onu yalançı sayıram!” Fir’ona pis əməli beləcə yaxşı göstərildi. O, (haqq) yoldan çıxarıldı. Fir’onun hiyləsi ancaq boşa çıxdı. (Fir’on xeyli xərc çəkib uca bir bina tikdirdi. Musanı təkzib etmək üçün cürbəcür vasitələrə əl atdı, lakin bunların hamısı hədər getdi. O, Musaya heç bir şey edə bilmədi).

The roads of the heavens, and may look upon the God of Moses, though verily I think him a liar. Thus was the evil that he did made fair seeming unto Pharaoh, and he was debarred from the (right) way. The plot of Pharaoh ended but in ruin.

"The ways and means of (reaching) the heavens, and that I may mount up to the Allah of Moses: But as far as I am concerned, I think (Moses) is a liar!" Thus was made alluring,(4409) in Pharaoh´s eyes, the evil of his deeds, and he was hindered from the Path; and the plot(4410) of Pharaoh led to nothing but perdition (for him).

4409 Pharaoh's speech shows how his own egotism and haughty arrogance brought him to this pass, that even the evil which he did seemed alluring in his... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.