9 Mayıs 2026 - 21 Zi'l-Ka'de 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Rûm Suresi 33. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve-iżâ messe-nnâse durrun de’av rabbehum munîbîne ileyhi śümme iżâ eżâkahum minhu rahmeten iżâ ferîkun minhum birabbihim yuşrikûn(e)

Ve insanlara bir zarar erişti mi dönüp Rablerini çağırırlar, sonra onlara, kendi katından bir rahmet tattırınca da onların bir bölüğü, Rablerine şirk koşarlar.

İnsanlara bir zarar ve sıkıntı dokunduğu zaman, “gönülden samimi bağlılar” olarak, Rablerine dua edip (yalvarmaktadırlar); sonra (Allah) Kendinden onlara bir rahmet (nimet ve rahatlık) tattırınca (bakarsın ki) onlardan bir fırka hemen (yine sapıtıp) Rablerine şirk koşmaktadırlar.

İnsanlar sıkıntıya uğradıklarında, Rablerine dönerek yardım için, O'na yalvarıp yakarırlar, fakat onlara bir nimet ve bolluk tattırılacak olursa, bir kısmı hemencecik başka güçleri, Rablerinin ilahlığına ortak koşmaya başlarlar.

İnsanların başlarına bir felâket, bir sıkıntı gelince, ekonomik darboğaza düştükleri zaman, Rablerine yönelerek ibadet ederler, yalvarırlar. Sonra, Allah, katından onlara bir rahmet, nimet ve bolluk tattırınca, bakarsınız ki, onlardan bir grup Allah'ı unutarak, kurtuluşlarına başka vesileler icat edip, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Rablerine ortak koşarlar.

İnsanlara bir darlık dokunduğunda gönülden boyun eğerek Rablerine dua ederler. Sonra kendinden onlara bir rahmet tattırdığında hemen içlerinden bir grup Rablerine ortak koşarlar.

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, 'gönülden katıksız bağlılar' olarak, Rablerine dua ederler; sonra kendinden onlara bir rahmet taddırınca hemencecik bir grup Rablerine şirk koşarlar.

İnsanlara bir zarar değdiği vakit, (her şeyden geçerek yalnız) Rablerine dönüb yalvarırlar, dua ederler. Sonra (Allah), katından onlara bir nimet taddırınca, bakarsın ki, içlerinden bir kısmı Rablerine ortak koşuyorlar (putlara taparak, küfür yollarına saparak Allah'a eş ediniyorlar);

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rableri olan Allah’a yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Allah onlara bir rahmet tattırdığında, onlardan bir grup hemen Rablerine eş ve ortak koşmaya başlarlar.

İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, Rabblerine yönelerek yalnız O'na yalvarırlar. Fakat katından onlara bir rahmet/çözüm tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir grup yine Rabblerine ortak koşuyorlar.

İnsanlar darlığa düştüklerinde —Tanrıya dönerek— dua ederler, sonra bir rahmet gördüklerinde, bir nicesi ayrılıp, hemen eş koşarlar Tanrılarına

33-34.İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra Rableri, onlara kendinden bir rahmet tattırınca, içlerinden bir grup kendilerine verdiğimiz nimetlere nankörlük ederek, başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak ederler. Haydi! Bir süre eğlenin bakalım, yakında (Allah’a ortak koşmanın ne olduğunu) göreceksiniz.

Bir zarara dûçâr oldukları vakit rablerine tevcîh iderek tazallüm iylerler ve rahmetine nâil oldukdan sonra bir çokları Allâh’a şirk koşarlar.

33,34. İnsanlar bir darlığa uğrayınca Rablerine dönerek O'na yalvarırlar, sonra Allah katından onlara bir rahmet tattırınca içlerinden bir takımı kendilerine verdiklerimize nankörlük ederek Rablerine eş koşarlar. Safa sürün bakalım, yakında göreceksiniz.

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O’na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine ortak koşuyorlar.

İnsanların başına bir sıkıntı gelince yalnız rablerine sığınarak O’na yalvarırlar; sonra onlara kendi katından bir nimet tattırdığında bakarsın ki bir kısmı kalkıp rablerine ortak koşar.

İnsanların başına bir sıkıntı gelince, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra Allah, katından onlara bir rahmet (nimet ve bolluk) tattırınca, bakarsınız ki onlardan bir gurup yine Rablerine ortak koşuyorlar.

Halka bir zarar dokunduğu gün tümüyle Rab'lerine yönelerek dua ederler. Fakat sonra, kendilerine bir rahmet tattırınca bazıları Rab'lerine ortak koşar.

Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu zaman her şeyden geçerek Rablerine yalvarır, dua ederler; sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği zaman da bakarsın onlardan bir kısmı tutar, O Rablerine ortak koşarlar.

Bununla beraber insanlara bir keder dokunduğu vakıt her şeyden geçerek rablarına yalvarır, duâ ederler, sonra tarafından bir rahmet tattırıverdiği vakıt da bakarsın onlardan bir kısmı tutar o rablarına şirk koşarlar

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, (tevhid üzere, kalben) Rablerine yönelerek, (sıkıntılarının giderilmesi için) O’na dua ederler. Sonra Allah, (lütfu ile) onlara bir rahmet tattırınca (sıkıntılarını giderince), bir de bakarsın ki içlerinden bir grup, Rablerine (şükretmeleri gerekirken, O’na) şirk koşmaktadırlar.

İnsanların başlarına bir sıkıntı gelince, Rabb'lerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra, onlara kendinden bir rahmet tattırınca¹, onlardan bir kısmı Rabb'lerine şirk koşarlar.

1- Sıkıntıları giderilince.

İnsanlara bir zarar isaabet etdi mi Rablerine, (yalınız) Ona, dönerek, düâ ederler. Sonra onlara kendi (cânib) inden bir rahmet tatdırdığı vakit da, bakarsınız ki, onlardan bir güruh Rablerine şirk koşub durmakdadırlar,

İnsanlara bir zarar dokunduğunda, içten yönelerek Rablerine yakarırlar. Sonra kendinden onlara bir rahmet tattırınca da bakarsın ki onlardan bir fırka Rablerine ortak koşarlar;

[29/65; 31/32]

Hâlbuki insanlara bir zarar dokunduğu zaman, O'na yönelen kimseler olarak Rablerine yalvarırlar; sonra (Rableri) onlara katından bir rahmet tattırınca, bir de bakarsın ki, onlardan bir tâife Rablerine ortak koşuyorlar!

Ve insanlara bir sıkıntı (bela, musibet ve felaket) dokunduğunda, (fıtratıyla) Rablerine yönelerek yalnız ona yalvarırlar (kimseden medet beklemezler, yalnız ona kulluk ve kölelik ederler). Ama katından onlara bir rahmet tattırınca (onları, sıkınıtı, bela ve felaketten kurtarınca), bir de bakarsın ki onlardan bir grup yine (Allah’tan başkasına dua edip yalvarmak, kulluk ve kölelik yapmak suretiyle) Rablerine ortak koşuyorlar.

İnsana bir zarar dokunduğunda Rabblerine samimi, içinden gelerek dua ederler. Sonra Rabbi onlara kendinden bir rahmet tattırdığında, onlardan bir gurup hemen Rablerine ortaklar koşmaya başlarlar.

İnsanlar başlarına bir sıkıntı geldi mi, çalaplarına dönüp yalvarırlar. Sonra Allah onlara kendiliğinden esirgeyicilik tattırdı mı, onlardan bir takımı hemen çalaplarına eş koşmıya başlarlar,

İnsanın başına bir sıkıntı gelse onlar Rablerine dönerek niyaz ederler, sonra öz rahmetinden onlara tattırıp sıkıntıyı kaldırsa onlardan birtakımları hemen Rablerine şerik koşarlar.

İnsanlara bir sıkıntı/zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek yalvarırlar. Sonra onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki içlerinden belli bir grup [ferîk], Rablerine ortak koşuyorlar.

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, hemen O'na dönücüler olarak Rablerine dua ederler, sonra kendinden onlara bir rahmet tattırınca hemencecik onlardan bir grup rablerine şirk koşarlar.

İnsanlar bir sıkıntıyla karşılaştıklarında, tüm içtenlikleriyle Rab’lerine yönelerek O’na el açıp yalvarır. FakatAllah onlara kendi katından bir rahmet tattırınca, içlerinden bazılarıAllah’a şükredip O’na kulluk edecekleri yerde, “Kurtuluşumuz şunun sayesinde, bunun sayesinde gerçekleşti!” diyerek, Allah’ın lütfunu başkalarına isnat edip Rab’lerine ortak koşarlar.

İnsanlar’a bir zorluk / sıkıntı / zor durum dokunduğu zaman O’na yönelenler olarak rabb’lerine yalvardılar.
Sonra O’ndan bir rahmet tattırdığı zaman onlardan bir kısmı o anda rabb’lerine yine şirk koşuyorlar.

İnsanların başlarına bir iş geldi mi, hemen gözünü Allah'a dikip yalvarır da yalvarır. Ama Allah, kendilerine azıcık ilgi gösterdi mi bir bakmışsın bir kısmı hemen tanrı ile aralarına birilerini oturtuvermiş.

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman Rabbine yönelerek dua eder. Sonra Rabbin onları uğradıkları zarardan kurtarınca hemen yol değiştirirler. Rabbinin yasalarını terk ederek insanların yasalarına uyarlar. Böylece yasa koyan insanları ilahlaştırarak müşrik olurlar. Hâlbuki Allah’tan başka yasa koyan, yasalarıyla yöneten yoktur demişler, yasalarımıza göre yaşayacaklarına söz vermişlerdi.

33,34. İnsanların başına bir sıkıntı gelince Rablerine yönelerek O’na yalvarırlar. Sonra (Allah) katından onlara bir rahmet (bolluk) tattırınca bakarsınız ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için onlardan bir grup, Rablerine yine ortak koşuyorlar. [*] Bir süre (daha) yararlanın! İleride bileceksiniz! [*]

Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; ‘Ankebût 29:65; Lokmân 31:32; Zümer 39:8, 49; Şûrâ 42:48.,Benzer mesajlar: Nahl 16:55; ‘Ankebût ... Devamı..

İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine gönülden bağlanarak duâ ederler, sonra da (Allah) onlara kendisinden bir rahmet tattırınca hemen onlardan bir grup Rablerine şirk koşarlar.¹

1 Şükredecek yerde, tutarlar da bu, şundan oldu, bundan oldu, benden oldu, senden oldu diyerek Allah’ın lütfunu başkalarına yamamaya kalkarlar.... Devamı..

ŞİMDİ [vaki olduğu üzere:] insanlar sıkıntıya uğradıklarında Rablerine dönerek [yardım için] O’na yalvarıp yakarırlar; fakat rahmetine nail olunca da bir kısmı, başka güçleri Rablerinin ilahlığına ortak koş[maya başl]arlar, ³⁰

30 Bkz. 16:54, not 61.

İnsanların başına ne zaman bir sıkıntı gelse, hemen Rabblerine dönerek yalvarıp yakarırlar, sonra Allah onlara rahmetinden bir nebze tattırınca da, onlardan bir kısmı hemen başlarlar Rabblerine ortak koşmaya. 6/63- 64, 10/12, 16/51...56

NE ZAMAN insanlara bir zarar ilişse, (hemen) Rablerine yönelerek O’na yalvarıp yakarırlar; fakat ardından O, katından kendilerine bir rahmet tattırınca, hiç değilse bir kısmı başlarlar Rablerine şirk koşmaya;[³⁵⁹⁹]

[3599] Tattırılan rahmetin kaynağının Allah olduğunu unutup başkalarına yönelerek.

(İnsanlar genelde nankördür, nitekim) Onlara bir zarar dokunacak olsa; Rablerine yönelerek, O'na yalvarırlar, (zararı giderip) katından bir rahmet tattırdığında ise, bir de bakarsınız ki, içlerinden bir gurup -yine- Rablerine ortak koşup durmaktadır.

İnsana bir zarar dokunduğu zaman, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra O, ona kendinden bir rahmet tattırınca, onlardan bir kısmı (bunun ardından) Rabbine şirk koşarlar.

Ve insanlara bir ziyan dokunduğu vakit Rablerine dönerek O'na duada bulunurlar. Sonra onlara ondan bir rahmet tattırıverince o vakit onlardan bir gürûh Rablerine şerik koşarlar.

33, 34. İnsanlar bir derde düşünce, başka her şeyi unutarak yalnız Rab'lerine gönülden yalvarırlar;Sonra Allah onlara nezdinden bir rahmet ve bolluk tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir kısmı Rab'lerine eş, ortak koşuyor ve böylece Allah'ın nimetlerine nankörlük ediyorlar. De ki: “Bir süre eğlenin bakalım, yakında öğrenirsiniz! ”

İnsanlara bir zarar dokundu mu, Rablerine yönelerek O'na yalvarırlar. Sonra (Rableri), onlara kendinden bir rahmet taddırınca, hemen onlardan bir grup, Rablerine ortak koşarlar.

Nâsa bir zarar ve belâ isâbet itse rablerine mutî' ve münkâd olarak du'â iderler. Sonra Allâh onlara tarafından bir rahmet tatdırsa onlardan bir fırka heman rablerine şirk iderler.

Bu insanlara bir zarar gelse dönüp rablerine yalvarırlar. Sonra onlara iyiliğinden tattırsa bakarsın ki, bir kısmı Rablerine ortak koşarlar[*].

[*] Yardımın bağlandıkları kişiden geldiğini söylerler.

İnsanların başına bir sıkıntı gelse, Rab'lerine dönüp yalvarırlar, sonra onlara rahmetinden tattırınca, onlardan bır kısmı hemen Rab'lerine şirk koşarlar.

İnsanlar sıkıntıya uğrayınca Rablerine yönelerek Ona yakarırlar. Sonra Rableri onlara kendi tarafından bir rahmet tattırdığında, bir de bakarsın, onlardan bir topluluk, Rablerine ortak koşmaya başlamıştır.

İnsanlara bir zorluk dokunduğunda, Rablerine yönelerek O'na yakarırlar. Sonra onlara bir rahmet tattırınca bakarsın ki, içlerinden bir grup Rablerine ortak koşuyor.

Qachonki, odamlarga biror ziyon yetsa, darhol Robbilariga qaytib, Unga iltijo qiladilar, so‘‎ngra qachonki, Alloh ularga O‘‎z tomonidan bo‘‎lgan marhamatni tottirib qo‘‎ysa, birdan ulardan bir guruhi Robbilariga shirk keltira boshlaydilar.

daħı ķaçan kim duta ādemįleri ziyān ya'nį ķaht oķıyalar çalabı’larını dönicilerken andın yaña. andan ķaçan kim ŧadura anlara andan ya'nį gendü ķatından raḥmet bir bölük anlardan çalabı’larına ortaķ eylerler.

Daḫı ḳaçan yitişse ādemīlere bir ziyān du‘ā iderler Tañrıya dönüp. Pesḳaçan ki anlara raḥmet daddursa, bir ṭāyife anlardan Tañrılarına şirkgetürürler.

İnsanlara bir ziyan toxunduğu zaman Rəbbinə tərəf dönüb Ona tövbə edərlər. Sonra (Allah) Öz mərhəmətindən onlara daddıran (onları möhnətdən qurtaran) kimi içərilərindən bir qismi Rəbbinə şərik qoşar.

And when harm toucheth men they cry unto their, Lord, turning to Him in repentance; then, when they have tasted of His mercy, behold! some of them attribute partners to their Lord.

When trouble touches men, they cry to their Lord,(3545) turning back to Him in repentance: but when He gives them a taste of Mercy as from Himself, behold, some of them pay part-worship to other god´s besides their Lord,-

3545 Cf. 10:12- It is trouble, distress, or adversity that makes men realise their helplessness and turns their attention back to the true Source of a... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.