19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hâkka Suresi 20. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İnnî zanentu ennî mulâkin hisâbiyeh

Zaten ben biliyordum ki kıyamet günü kavuşacağım hesabıma.

"Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağıma (zaten inanmış ve) kesin kanaatle (hazırlanmıştım" diye ferahlanacaktır.)

Ben zaten hesabımın bir gün önüme konulacağını bilip inanıyordum.”

“Ben kesinlikle hesabımla karşılaşacağımı, sorguya çekileceğimi anlamış ve hazırlanmıştım.”

Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı sanmıştım (anlamıştım)."

'Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı sanmış (anlamış)tım.'

Çünkü ben, hesabıma kavuşacağımı sezmiştim.”

Ben hesabımla karşılaşacağımı sanıyordum.” diyecek.

19,20. Kitabı sağ tarafından verilenler, “Alın kitabımı okuyun, doğrusu ben hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum” diyecek.

Hesabıma kavuşacağımı ben biliyordum!»

19-20. Amel defteri (Sabit Diski) sağ tarafından verilen kimse, (iftiharla) haykıracak: “İşte defterim, okuyun (işte hayat filmim seyredin)! Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı (yaşadıklarımla yüzleşeceğimi) zaten biliyordum” diyecek.

19,20. Sağ eline defter-i a’mâli virilecek olan (mesrûran) "Bu kitâbı okuyunuz, ben dâimâ bir gün hesâb virmek lâzım geleceğini düşünür idim." diyecek.

19,20. Kitabı sağından verilen; "Alın, kitabımı okuyun, doğrusu bir hesaplaşma ile karşılaşacağımı umuyordum" der.

“Çünkü ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum.”

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten bekliyordum.”

19, 20. Kitabı sağ tarafından verilen: Alın, kitabımı okuyun; doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı zaten biliyordum, der.

"Hesabımla karşılaşacağıma inanıyordum."

"Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der.

Çünkü ben sezmiştim ki ben kavuşacağım hisabıma

19-20. (O gün) kitabı, (amel defteri) sağ tarafından verilen kimse der ki: “Alın kitabımı okuyun. Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağıma (dünyadayken) kesinlikle inanıyordum.”

Doğrusu ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

«Çünkü ben hakıykaten hisâbıma kavuşacağımı (kuvvetle) zannetmişdim».

Çünkü ben hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.”

19,20. İşte kitâbı sağ eline verilen kimseye gelince, (sevinerek) der ki: “Alın, kitâbımı okuyun; doğrusu ben, hesâbımla karşılaşacak kimse olduğumu gerçekten sezmiştim(bilmiştim)!” der.

Şüphesiz ben (bu ahiret günü) hesabımla karşılaşacağımı, (yaşadıklarımla yüzleşeceğimi) zaten biliyordum”diyecek.

“Zaten ben yaptıklarımın hesabıyla karşılaşacağımı (dünyada iken) biliyordum” der.

çünkü ne de olsa hesabımla karşılaşacağımı çok iyi biliyordum."

Ben zaten hesabımın görüleceğini bilirdim.» diyecek.

“Muhakkak ki ben hesabımla karşılaşacağımı zannetmekteydim.”

“Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağımı biliyordum.”

“Ben zaten, böyle güzel bir hesapla karşılaşacağımı anlamıştım!”

Ben, hesabımla karşılaşacağımı biliyordum.

" zaten hesabımın böyle olacağını biliyordum " diyecek.

"Çünkü ben, öldükten sonra dünya hayatımın hesabını vereceğimi zaten biliyordum! Ona göre yaşayarak geldim!"

Doğrusu ben hesabımla karşılaşacağıma inanmıştım.”

19,2. (O gün) kitabı¹ sağ eline verilen kişi: “Gelin, şu kitabımı bir okuyun. Doğrusu ben, bu hesaplaşma ile karsılaşacağıma (ta dünyadayken) kesinlikle inanıyordum.” der.²

1 Altı tanesi (مَالِيهْ ،سُلْطَانِيهْ ،حِسَابِيهْ ،كِتَابِيهْ) bu sûrede bir tanesi de Kâria Suresinde (مَا هِيَهْ) olan bu yedi kelimenin sonundaki “... Devamı..

Zaten [bir gün] hesabımın önüme konulacağını bilmiştim!” ¹³

13 Yani, sicili sağ eline tutuşturulanın, her zaman yeniden dirilme ve hesap gününün bilincinde olduğuna ve ona göre davranmaya çalıştığına işaret.... Devamı..

Evet ben bir gün yaptıklarımın hesabıyla karşılaşacağımı biliyordum. 37/40...61, 39/74

Kesinlikle ben, hesabımla yüzleşeceğime gönülden inanmıştım!”[⁵²⁸⁴]

[5284] Zanne, genellikle enne ile birlikte doğru tahmin, en ile birlikte kuşku ifade eder (Krş: 48:12). Yine zan Kur’an’da mü’mine nisbet edildiğinde ... Devamı..

“Çünkü ben böyle bir hesaplaşma ile karşılaşacağımdan emindim, (kötülüklerden sakınmaya, sâlih ameller işlemeye gayret ettim)" der.

Hesabımla karşılaşacağımı gerçekten sanmıştım (zaten).

«Şüphe yok, ben zannetmiştim ki, ben muhakkak hesabıma uğrayacağım.»

“Zaten ben hesabımla karşılaşacağımı biliyordum! ” der.

Ben hesabımla karşılaşacağımı sezmiştim zaten.

"Ben kıyâmet gününde hesâbıma mülâkî olacağım zan idiyorum." dir.

Ben hesabımla yüzleşeceğimi biliyordum.”

19,20. -Kimin kitabı sağından verilirse,-Alın, kitabımı okuyun, ben zaten bu hesabıma ulaşacağımı tahmin etmiştim, der.

“Ben zaten hesaba çekileceğimi biliyordum.”

"Kendi hesabıma kavuşacağımı sezmiştim zaten."

Darhaqiqat, men hisobotimga duch kelishimni bilar edim.

“bayıķ ben bildüm gümānsuz kim bayıķ ben göriciven ḥisābumı.

Ben yaḳīn bildüm ki ḥisābumı görecek‐men.

Mən (dünyada ikən qiyamət günü) öz hesabıma yetişəcəyimə (möhkəm) inanmışdım!”

Surely I knew that I should have to meet my reckoning.

"I did really understand(5653) that my Account would (One Day) reach me!"

5653 The righteous one rejoices that the faith he had during this world's life was fully justified, and is now actually realised before him. He quite ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.