Velyevmi-lmev’ûd(i)
Ve vaadedilen güne.
O va’ad edilen (kutlu) güne,
vadedilen kıyamet gününe.
Va'd olunan ve tehdit edilen, hesaba çekileceğiniz güne yemin ederim.
O vaadedilen güne,
O vadedilen güne,
O vaad edilen güne (kıyamete),
O vaadedilen kıyamet gününe,
1,2,3. Burçlar sahibi göğe; vaad edilen o güne; tanık olan ve tanık olunana yemin olsun ki, [740][741]
Söz verilen güne ant
O vaad olunan (kıyamet) gün(ün)e,
1,2,3. Burcı hâvî semâ, mev’ûd olan gün şâhid ve meşhûd hakkı içün yemîn iderim.
Söz verilen kıyamet gününe and olsun;
Va’dedilmiş güne (kıyamete) andolsun,
Vaad edilmiş güne,
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Burçlara sahip gökyüzüne, geleceği bildirilmiş olan güne, (o günde) tanıklık edene ve edilene andolsun ki, ateşle dolu hendeğe atılanlar (yakılarak) öldürüldü. Onlar (yakanlar) da başlarına oturmuşlar, müminlere yapmakta oldukları işkenceyi seyrediyorlardı.
Söz verilen güne,
Vaad olunan o güne,
Ve o yevmi mev'uda
1-2-3. Burçlarla dolu göğe, vadedilen (kıyamet) gü (nü) ne, şahitlik edene ve şahitlik edilene kasem olsun ki,
Söz verilen güne ant olsun,
o va'd olunan güne,
(Geleceği) va'd edilen güne (kıyâmete)!
1,2,3,4, 5. Burçlar (galaksiler, takımyıldızlar) sahibi semaya, o (geleceği) vaad edilen güne (hesap gününe), şahit olana (zatımın varlığına, kudretine, eşsiz ve ortaksız oluşuna tanıklık eden bütün varlık âlemine) ve şahit olunana (bütün varlık âlemi tarafından varlık delilleriyle birliğine, kudretine, eşsiz ve ortaksız oluşuna tanıklık edilen zatıma) kasem ederim ki, (iman edenleri yakmak için) hendek kazıp (içinde) alevli ateş yakanlar (rahmetten) dışlanmıştır. (*)
Vaat edilen kıyamet gününe,
O adanan gün hakkı için,
Vaat edilen güne,
Ve o vaat edilen güne.
O vaadedilen Hesap Gününe,
Vaad Edilmiş Gün’e!
1,2. Burçlu göklere, // söz verilen güne,
Size söz verilen kıyamet günü şahittir ki; seyrettiğiniz gökyüzü ve burçların gerçekliği gibi, kıyamet günü gerçektir. O gün mutlaka gelecektir.
Vadedilen o güne,
O söz verilen, (kıyamet) gününe,
Vaat edilen güne. 22/1-2, 39/68
vaad edilen gün şahit olsun,
Va'ad olunan o güne. (Kıyâmet gününe)
Ve vaad edilen gün.
Ve mev'ud olan güne.
Geleceği vâd olunan kıyamet gününe!
Va'dedilen güne andolsun,
Va'd olunan günle (kıyâmetle)
Söz verilen güne,
Ve vaad edilen güne..
Ve vaad olunan güne,
O vaat olunan güne,
Va’da qilingan qiyomat kuniga qasam bo‘lsin.
daħı gün ḥaķķı-çun va'de olınmış.
daḫı va‘de olunan gün ḥaḳḳı‐çun,
And olsun və’d olunmuş günə (qiyamət gününə);
And by the Promised Day.
By the promised Day (of Judgment);(6053)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |