Ve eżinet lirabbihâ ve hukkat
Ve Rabbini dinleyip itaat ederek sözünü haklayınca.
Ve (hak ettiği biçimde, kendine layık şekilde) Rabbine boyun eğip, O’nun emrini uyguladığı zaman (ki hakikaten böyle olması yaraşır)...
Rabbinin emrine kulak verip boyun eğdiğinde, zaten ona yakışan da bu idi,
Rabbine kulak verir duruma geldiği, gerekçeli olarak haddi bildirildiği zaman, insan yaptıklarıyla karşı karşıya gelir.
Rabbine boyun eğip de (kendine layık olan) gerçekleştirildiği zaman,
Ve 'kendi yaratılışına uygun' Rabbine boyun eğdiği zaman;
Ve Rabbinin emrine boyun eğib de (O'na itaat) gerçekleştirildiği zaman,
Ve Rabbinin emrini dinlediği zaman ki göğe yakışan odur.
1,2. Gökyüzü parçalara ayrıldığında, tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde, [737][738]
1,2. Tanrının buyrumuna, hakkıyla kulak verip, gökyüzü yarılanda
O’na yaraşır şekilde Rabbinin emrine boyun eğdiğinde,
1-6. Âsumân rabbin emirlerini îfâ itmek içün yarıldığı ve arz tesviye olunub da o da rabbin emirlerini îfâ itmek üzere içinde ne var ise atarak tahliye olundığı zamân (ey insân) a’mâlinin mukâbilini görirsin.
1,2. Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.
1,2. Gök yarıldığı ve Rabbine boyun eğdiği zaman -ki ona yaraşan budur-,
1-2. Gök yarıldığında ve rabbine boyun eğip gerekeni yaptığında;
1, 2. Gök yarıldığı, Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,
Ve doğal yapısı gereğince Rabbine kulak verdiği zaman.
Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği vakit,
Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt
1-2. Gök yarılıp da (yaratılışına uygun, lisân-ı hâl ile) Rabbine (itaat edip) boyun eğdiği,
Rabb'inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,
1,2. Gök yarıldığı, (yarılmakda da) Rabbini dinleyib boyun eğdiği zaman, ki gök zâten buna lâyık olarak yaratılmışdır.
Rabbinin (çağrısını) dinleyip boyun eğdiğinde,
1,2. Gök inşikak ettiği (yarıldığı) ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (bu itâate)lâyık kılındığı zaman!
1,2. Sema (bütün gök cisimleri) bölünüp parçalandığı (gök cisimlerini yörüngelerinde tutan denge ve düzen bozulduğu) ve (kendi yaratılış gereğine uygun biçimde) Rabbine boyun eğip emrini uyguladığı zaman.*
Gök, Rabbinin çağrısına kulak vermiş ve parçalanma gerçekleşecektir.
çalabını dinleyip boyun eğince,
Rabbine yarılmak hususunda kulak verdiği zaman ki —gök buna lâyıktır—
Rabbine kulak verip de buyruğuna uyduğu zaman,
Ve Rabbini dinleyip kendisine yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman.
Ve tabîatına yaraşır bir şekilde, Rabb’inin kudret ve irâdesine boyun eğdiği zaman!
Rabbine kulak verdi ve hak yerini buldu.
1,2. Gök yarılacak // Tanrı'nın verdiği yıkım emri harfiyyen uygulanacak.
Rabbini kendine yaraşır şekilde dinlediği zaman,
Rabbin(in emrin)e kulak verip (hüküm) gerçekleştirildiği(nde),
tabiatı gereği Rabbine boyun eğdiğinde;
Böylece Rabbinin emrine boyun eğmiş olacak. 14/48, 21/104
1,2. Gök; Rabbinin emrini dinleyip, -hakk'ın tecellisi için gönüllü olarak- yarıldığı zaman; (ki ilk yaratılışda da yer ile birlikte "isteyerek geldik" -Fussilet/11- diyerek Rabbinin emrine boyun eğmiştir..)
Rabbine boyun eğdi ve bu uygun olandı.
Ve Rabbini dinlediği ve layık kılındığı zaman.
Ve hep yapageldiği gibi, Rabbinin buyruğunu dinlediği zaman. . .
Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!
1,2. Gök, rabbinin emrini işidüb lâyık ve hak oldığı vecihle inkıyâd iderek yarıldıkda
Rabbine boyun eğdiği zaman.. Ki ona yaraşan da budur.
Ve Rabbinin emrini dinlediğinde—zaten ona bu yaraşır.
Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!
Bu bilan osmon o‘z Robbisining amriga quloq tutdi va shu amrga loyiq topildi.
daħı ķulaķ duta çalabı’sına daħı lāyıķ olına.
daḫı Tañrısından işidüp muṭī‘ olsa
Və Rəbbinin buyuruğunu haqq olaraq eşidib (Ona) itaət edəcəyi zaman;
And attentive to her Lord in fear,
And hearkens(6032) to (the Command of) its Lord, and it must needs (do so);-
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |