18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
A’râf Suresi 144. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâle yâ mûsâ innî-stafeytuke ‘alâ-nnâsi birisâlâtî vebikelâmî feḣuż mâ âteytuke vekun mine-şşâkirîn(e)

Tanrı, ya Musa dedi, ben sana peygamberlik vererek ve seninle konuşarak bütün insanlara üstün ettim seni, seçtim seni, sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

(Allah:) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmam sayesinde, seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol. (Gereksiz işlere ve isteklere kalkışma!”diye uyarıvermişti.)

Allah “Ey Musa!” dedi. “Sana ayetler vahyederek ve seninle konuşarak, sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım. Sana verdiklerime, sıkı sıkı sarıl ve şükredenlerden ol.”

Allah:
“Ey Mûsâ, sana verdiğim peygamberlikle, seninle yaptığım konuşmalarımla, kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin biri kıldım. Sana verdiğime sımsıkı sarıl, şükredenlerden ol." buyurdu.

(Rabbi): "Ey Musa! Ben ilahi tebliğlerimle ve seninle konuşmamla, seni insanlara karşı seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!" dedi.

(Allah:) 'Ey Musa' dedi. 'Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.'

(Allah şöyle) buyurdu: “- Ya Mûsa! Ben, (seni) peygamber göndermemle ve (seninle vasıtasız) kelâm etmemle seni asrının insanları üzerine seçtim. Şimdi şu sana verdiği emir ve yasakları al da şükredenlerden ol.”

Allah dedi ki: “Ey Musa! Ben mesajlarımla ve konuşmalarımla seni insanlar içinden seçtim. Sana verdiklerimi (güzelce) tut, şükredenlerden ol.”

Allah şöyle buyurdu: “Ey Mûsâ! Gönderdiğim âyetlerimle, konuşmamla seni insanların üstüne seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”

Allah buyurdu ki: «Musa! Seni elçiliklerimle, sözlerimle, insanlar içinden seçtim, verdiğimi alasın, şükreyleyen kimselerden olasın

(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle konuşmamla, seni insanların başına seçtim. (Şimdi) sana verdiğimi (şu levhaları) al ve şükredenlerden ol.” 

Bkz. 4/164, 40/78 Allah’ın Hz. Musa’ya hitabı ve onunla konuşması, beşerî anlamda iki insan arasındaki iletişimle kıyaslanmamalıdır. Zira insanî konu... Devamı..

Allâh didi ki: "Yâ Mûsâ ben seni sözümü ve emirlerimi tebliğ içün insânlar meyânından tercîhan intihâb iyledim müteşekkir ol."

"Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konuşmamla seni insanlar arasından seçtim; sana verdiğimi al ve şükret" dedi.

(Allah) “Ey Mûsâ! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.

Allah, “Ey Mûsâ!” dedi, “Ben, mesajlarımı iletmek ve sözüme muhatap kılmak için insanlar arasından seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”

(Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.

Dedi ki: "Musa, mesajlarımla ve seninle konuşmamla seni halkın üzerine seçtim. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol."

Allah buyurdu: Ey Musa! Sana verdiğim peygamberlikle ve kelâmımla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğime sıkı sarıl ve şükredenlerden ol!

Buyurdu ki: ya Musâ! Haberin olsun ben risaletlerimle ve kelâmımla seni o insanların üzerine intihab eyledim, şimdi şu sana verdiğimi al ve şükrünü bilenlerden ol

(Allah buyurdu ki:) “Ey Mûsâ, (dünyada iken zatımı göremeyişine üzülme) şüphesiz ki ben, sana verdiğim peygamberlik vazifesiyle ve (keyfiyetsiz olan kelâmımla) tekellüm etmekle (ihsan da bulunarak) seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiklerimle yetin ve şükredenlerden ol (maya devam et).”

Âyet-i kerîme, Hz. Mûsâ’yı [aleyhisselâm] tesellî mahiyetindedir.

“Ey Musa! Gönderdiklerimle ve Kelamımla seni insanlar arasında üstün kıldım¹ Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!” dedi.

1- Seni insanlar üzerine seçtim.

Buyurdu ki: «Ey Musa, ben seni risâletlerimle, kelâmımla (bütün) insanlardan mümtaz kıldım. Şimdi şu sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol».

(Allah): “Ey Musa! Sana verdiğim risaletlerimle ve seninle konuşmamla insanlar içinde seni seçtim. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.” dedi.

(Allah) buyurdu ki: “Ey Mûsâ! Şübhesiz ki ben gönderdiklerimle (sana vahyettiklerimle) ve (seninle) konuşmamla seni insanların üzerine seçtim. Artık (lütfumdan)sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!”

(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim risaletlerimle (mesajlarımı tebliğ etme göreviyle) hem de seninle konuşmamla, (seni döneminde yaşayan tüm) insanlar üzerine seçtim. O hâlde sana verdiğimi (şu levhalarda yazılı olan emirlerimi) al ve (Rabbine gönülden boyun eğerek) şükredenlerden ol!” *

(*) Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünya... Devamı..

Allah “Ey Musa! Sana verdiğim mesajlarla ve seninle konuşmamla insanlar arasından seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.

Allah buyurdu: "Ey Musa! Ben seni sana verdiğim elçilik ödevleriyle, sana söz söyliyerek herkesten üstün kıldım. Sen de bu verdiklerimi al da şükret."

Allah: «— Musa! Beni göremedinse sıkılma, ben seni risaletlerim, sözlerim ile halk üzerine mümtaz kıldım. Artık sana verdiğimi al. Şükredenlerden ol» dedi.

Allah buyurdu: “Ey Musa! Sana elçilik vermekle [risâletî] ve seninle konuşmakla [kelâmî] seni bütün insanların üzerine seçkin kıldım. O hâlde sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol!”

(Allah) “Ey Musa! Seni risaletim ve konuşmamla insanlar üzerinde seçkin kıldım. O halde sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol” dedi.

Bunun üzerine, Allah şöyle buyurdu: “Ey Mûsâ! Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle özel konuşmam sayesinde, seni insanlar arasından seçip yücelttim; o hâlde sana verdiğim şu levhalarda yazılı olan emirlere sımsıkı sarıl ve Rabb’ine gönülden boyun eğerek şükreden bir kul ol!”

-"Ey Musa! Ben, seni risaletlerimle ve kelamımla (konuşmamla / sözümle) İnsanlar’ın üzerine süzerek seçtim.
Sana verdiğim şeyleri al! Şükredenler’den ol!" dedi.

Allah: &1600; " Sevgili Musa! hem elçilik görevi hem de doğrudan konuşmak suretiyle sana herkesten çok değer verdim. Artık sana verdiklerimi al ve şükürcü ol."

O’na dedik ki: "Ey Musa! İnsanları ayetlerimle uyarman için sana Risalet görevi verdim! Seni inananların başına seçtim! Sana verdiklerimi al! Şükredenlerden ol! Fazla şey bekleme!"

(Allah) “Ey Musa! Ben mesajlarımla ve hitabım sayesinde seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al (onlara sımsıkı sarıl) [*] ve şükredenlerden ol!” demişti. [*]

Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:103, dipnot 1.,Rabbimizin bu ifadesi Hz. Musa’ya risalet öğretileri ve hitabı sayesinde onu peygam... Devamı..

Allah: “Ey Mûsa! Sana Peygamberlik vererek ve seninle konuşarak seni, insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.” buyurdu.

[Allah]: “Ey Musa” dedi, “[sana] ayetler vahyederek ¹⁰⁷ ve [seninle] konuşarak sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım; sana bahşettiklerime sıkı sıkı sarıl öyleyse; ve şükreden kimselerden ol!”

107 Lafzen, “mesajlarım eliyle”.

– Allah da Musa’ya şöyle buyurdu: Ey Musa, sana risalet (mesajımı iletme görevi) vererek ve seninle konuşarak insanlar arasından seni seçip onurlandırdım, öyleyse sen de sana vahyettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol! 5/67, 20/13- 41

(Allah) buyurdu ki: “Ey Musa, mesajlarım yoluyla ve hitabım sayesinde seni insanlar arasından seçip onurlandırdım; öyleyse sana bahşettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol!”

(Bunun üzerine Allah) "Ey Musa, ben seni, -peygamberlik görevi ve kelâmımla insanların üzerine mümtaz kıldım. Sana verdiğimi al ve (Rabbinin bu nimetlerine) şükredenlerden ol!" buyurdu.

(Allah) dedi ki: “Beni göremezsin; lâkin dağa bak. Eğer yerinde durursa, seni de beni göreceksin.” Ne zaman ki Rabbin dağa tecellî etti, onu parçaladı; Mûsâ dehşetinden bayılarak yere yığıldı. Kendine gelince dedi ki: “Sübhansın! Sana tövbe ettim; ben müminlerin ilkiyim.”

Buyurdu ki: «Ya Mûsa! Muhakkak Ben, seni risâletlerimle ve kelâmım ile nâs üzerine ihtiyar ettim. İmdi sana verdiğimi al ve şükredicilerden ol.»

Allah buyurdu ki: “Mûsâ! Ben seni risaletlerim, mesajlarımla ve hitabıma mazhar etmemle öbür insanlar arasından seçip mümtaz kıldım. Şimdi şu sana verdiğim nübüvveti al ve bu nimetime şükreden kullarımdan ol! ”

(Allah) buyurdu ki: "Ey Musa, Ben mesajlarımla ve konuşmamla seni insanların başına seçtim; sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"

Cenâb-ı Hak: "Yâ Mûsâ! Ben seni, peygamberlik virerek ve seninle tekellüm iderek nâs üzerine mümtâz kıldım, sana virdiğimi al ve şükür idicilerden ol" buyurdı. [¹]

[1] "Al" buyurulan şey levhada muharrer Tevrât'dır.

Allah dedi ki “Musa! İndirdiğim sözler ve seninle konuşmam sebebiyle seni insanlardan üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve görevini yerine getirenlerden ol.”

-Ey Musa, ben, gönderdiklerimi ve sözlerimi insanlara iletmen için seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol! dedi.

Allah buyurdu ki: “Ey Musa! Sana vahyettiklerimle ve kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.”

Allah buyurdu: "Ey Mûsa! Ben, gönderdiğim vahiylerle, konuşmamla seni seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"

Alloh taolo: “Ey Muso, albatta, Men senga bergan elchiligim va kalomim bilan odamlar uzra xos qilib seni tanlab oldim. Senga bergan bu hukmlarni qabul qilib ol hamda shukr qiluvchilardan bo‘‎lgin”, – dedi.

eyitti: [84a] “iy mūsā! bayıķ ben üyürdüm seni ādemįler üzere yalavaçlıķlarum-ıla daħı sözüm-ile pes al anı kim virdüm saña daħı ol şükr eyleyicilerden.”

Tañrı Ta‘ālā eyitdi: İy Mūsā, ben seni iḫtiyār eyledüm ḫalḳ üstine benümrisāletüm bile, kelāmum bile. Pes al, ben saña virgeni, daḫı şākirlerden ol.

(Allah) belə buyurdu: “Ya Musa! Mən Öz risalətlərimdə (Tövratın lövhələrini nazil etməklə) və (səninlə arada heç bir vasitə olmadan) danışmağımla (dövründəki bütün) insanlardan səni seçib üstün tutdum. İndi sən verdiyimi al və (bu ne’mətlərə görə) şükür edənlərdən ol!”

He said : O Moses ! I have preferred thee above mankind by My messages and by My speaking (unto thee). So hold that which I have given thee, and be among the thankful.

((Allah)) said: "O Moses! I have chosen thee above (other) men,(1105) by the mission I (have given thee) and the words I (have spoken to thee): take then the (revelation) which I give thee, and be of those who give thanks."(1106)

1105 "Above (other) men': i.e. among his contemporaries. He had a high mission, and he had the honour of speaking to Allah. 1106 Allah's revelation is... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.