18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Enfâl Suresi 14. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Żâlikum feżûkûhu veenne lilkâfirîne ‘ażâbe-nnâr(i)

İşte tadın şimdi bunu ve şüphe yok ki kafirler için bir de ateşle azap var.

(Ey müşrikler!) İşte bu sizin (hak ettiğiniz beladır, dünyada iken) şimdilik bunu tadınız... Elbette inkâra sapanlara (ayrıca ahirette) bir de ateş azabı vardır.

Ey Allah'ın düşmanları! Bu sizin içindir. Haydi öyleyse tadın onu; ve bilin ki, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenleri ateşli bir azap beklemektedir.

İşte siz inanmayanların bu yenilgisi, size Allah'ın azâbıdır. Şimdilik onu tadın. Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirlere bir de cehennem ateşinin azâbı vardır.

İşte böyle. Tadın şimdi onu. İnkar edenlere bir de cehennem azabı vardır.

İşte bu sizin; tadın bunu. İnkâra sapanlara bir de ateş azabı vardır.

Ey kâfirler! Bu, şimdiki azâbınızdır, tadın bunu! Kâfirlere âhirette bir de cehennem azâbı vardır.

İşte ey kâfirler! Bu azabı tadın. Ve sizin için ayrıca ateş azabı vardır.

İşte bu yenilgi, size Allah'ın azabıdır. İşte siz o azabı tadınız! İnkârcılara bir de cehennem ateşinin azabı vardır.

İşte, tadın siz onu, kâfirlere vardır ateş azabı

İşte (Ey zalimler! Bu yenilgi size Allah’ın dünyadaki azabı), onu tadın! (Fakat asıl cezayı ahirette çekeceksiniz. Zira zalimler ve) inkârcılar için (orada) ateş azabı vardır.

Ey kâfirler sizin hisseniz budur âhiretde ateş ’azâbı size hâzırdır.

İşte bunu tadın, inkar edenlere cehennem azabı da vardır.

İşte şimdi siz tadın onu! Kâfirlere bir de cehennem azabı vardır.

İşte cezanız; tadın onu! İnkâr edenler için kuşkusuz cehennem azabı da vardır.

İşte bu yenilgi size Allah'ın azabı! Şimdilik onu tadın! Kâfirlere bir de cehennem ateşinin azabı vardır.

İşte bunu tadın. Kafirler için bir de ateş azabı var.

İşte gördünüz ya, şimdilik siz bunu tadın, şu da kesindir ki, ahirette kâfirlere cehennem azabı vardır.

İşte bunu gördünüza, şimdi onu tadın, kâfirlere bir de Cehennem azâbı var

İşte (ey kâfirler! Bu yenilgi size Allah’ın dünyadaki cezasıdır), şimdi tadın onu. Ve şüphesiz kâfirler için (âhirette) bir de cehennem ateşinin azabı vardır.

Şimdi onu tadın. Gerçeği yalanlayan nankörler için yalnızca ateşin azabı vardır.

İşte bunu gördünüz ya: Şimdi tadın onu! Kâfirlere bir de (cehennem) ateş (in) in azabı vardır.

İşte şimdi bunu tadın. Kâfirlere bir de ateş azabı vardır.

[9/68; 13/34]

İşte bu size (Allah'ın azâbı)dır. Haydi bunu tadın! Muhakkak kâfirler için bir de Cehennem azâbı vardır.

İşte (ey zalim ve saldırgan müşrikler! Bu yenilgi size Allah’ın dünyadaki azabı), onu tadın! Ve şüphesiz (bu saldırgan) inkârcılar için (ahirette) ateş azabı da vardır.

İşte bundan dolayı o cezayı tattılar. Muhakkak ki (dünyadaki azaptan başka) inkâr edenler için (ahirette) ateşin azabı da var.

İşte bu sizin içindir. Şimdi tadın onu bakalım. Çünkü, tanımazlar için yalnız ateşin azabı vardır.

Kâfirler! Şimdiki azabınızı tatın, kâfirler için âhirette ateş azabı vardır.

İşte şimdi siz tadın onu! Elbette kâfirler için bir de ateşin azabı vardır.

İşte bunu (dünya azabını) tadın, kâfirlere cehennem azabı da vardır.

İşte, zâlimlerin dünyadaki cezası budur! Ey zâlimler, şimdilik onu tadın bakalım! Fakat asıl cezayı cehennemde çekeceksiniz: Hakikati inkâr edenler için, ateş azâbı var!

İşte böyle, artık onu tadın! Ateş’in azâbı, İnkârcılar içindir.

Şimdilik acının tadına bakın, ama inkarcılara ilerde acıların beteri var.

İşte şimdi tadın cezayı, Kâfirlere bir de cehennem azabı vardır.

İşte (ey kâfirler, cezanız) bu; şimdi onu tadın! Şüphesiz ki kâfirler için ateş azabı vardır.

(Ey Kâfirler!) Şimdilik siz bunu tadın. (Sizin gibi) kâfirlere bir de (âhirette cehennem) ateşinin azabı vardır.

Bu [sizin için, ey Allah’ın düşmanları]! Haydi, öyleyse tadın onu; ve [bilin ki] hakkı inkar edenleri ateşli bir azap beklemektedir!

İşte bu sizin için, onu tadın bakalım! Ve kâfirlere ahirette de ateşin azabı vardır. 2/167, 3/131, 5/10, 32/20

Bu sizin için (ey inkârcılar)! Haydi, tadın onu! Bir de ayrıca, inkârda (sonuna kadar) direnenler için (âhirette) ateş azabı var!

(Ey kafirler) İşte gördünüz. Şimdi (bu dünyadaki) azabı tadın. Muhakkak ki, kafirlere (ahirette) bir de cehennem azabı vardır.

Bu (azap) sizinledir; tadın onu; muhakkak ki kâfirler için ateş azabı vardır.

İşte gördünüz ya! Şimdi bunu tadınız. Ve şüphesiz ki, kâfirler için ateş azabı da vardır.

İşte ey kâfirler! Bunu gördünüz ya, şimdi tadın bakalım onu! Kâfirlere ayrıca bir de cehennem azabı var!

İşte siz şimdi tadın onu; (ayrıca) kafirler için ateş azabı da vardır!

Bu (cezâ-yı inhizâm ve katl) Ey Müşrikler sizin içündir. Onı şimdi tadınız ve kâfirlere (âhiretde de) cehennem 'azâbı vardır.

Haydi tadın onu bakalım. Kafirler için bir de ateş azabı vardır.

İşte size (azap) tadın onu! ve kafirlere bir de ateşin azabı vardır.

Cezanız işte budur; tadın onu. Kafirlere bir de ateş azabı vardır.

İşte gördünüz! Hadi tadın onu! Küfre sapanlar için ateş azabı da var.

Mana shu siz kofirlarning bu dunyodagi jazongizdir, bas, uni totib ko‘‎ringlar. Qiyomatda esa, albatta, kofirlar uchun do‘‎zax azobi bordir.

şol ŧadun anı daħı bayıķ kāfirlerüñdür od 'aźābı.

Anlara daduñuz ‘aẕābı, dirüz. Daḫı kāfirlere vardur cehennem odı‐nuñ ‘aẕābı.

Hələ ki, bunu (dünyadakı bu əzabı) dadın. Kafirləri üstəlik cəhənnəm əzabı da gozləyir.

That (is the award), so taste it, and (know) that for disbelievers is the torment of the Fire.

Thus (will it be said): "Taste ye then of the (punishment): for those who resist Allah, is the penalty of the Fire."


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.