İnnehu ya’lemu-lcehra mine-lkavli veya’lemu mâ tektumûn(e)
Şüphe yok ki o, açık konuşulan sözü de bilir, gizlediğiniz sözü de.
"Şüphesiz O (Allah), sözün açıkça konuşulanını da bilmekte, (gizleyip) saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."
Doğrusu O Allah, açık konuşulan sözü de bilir, gizlediğiniz sözü de.
“Allah açığa vurduğunuz sözlerinizi ve fiillerinizi bilir, gizlediklerinizi de bilir.”
Şüphesiz O, sözün açıktan söylenenini de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
'Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir.'
Şüphe yok ki Allah, söylenen sözden açığa vurulanı da bilir, gizliliklerinizi de bilir.
Şüphesiz Allah, sizin açıkladığınız sözleri de gizlediğinizi de bilir.
Şüphesiz O, sözün açığını da bilir; gizlediklerinizi de bilir.
«O bilir açıktan konuşulanı, saklamış olduğunuz sözü de bilir!»
“Şüphesiz O (Allah), sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.”
Allâh yüksek sesle veyâ gizlice söylediklerinizi bilür.
"Doğrusu O, açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir."
“Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.”
Şüphesiz Allah sözün açıkça söylenenini de bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.
Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.
"O, açıklanan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir."
Şüphesiz Allah açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
Şübhe yok ki o, söylenenden, açığa vurulanı da bilir gizlediğinizi de bilir
Şüphesiz O (Allah), sözün açıktan söylenenini de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir.
«Hiç şübhesiz ki sözün açığını da O biliyor, gizlemekde olduğunuzu da O biliyor».
“Muhakkak ki O, sözün açık olanını da bilir, gizlemekte olduğunuz şeyleri de bilir.”
Muhakkak o (Allah), sözün açık olanını da bilir, gizlemekte olduğunuz şeyleri de bilir.
“O Allah, sizin açıktan söylediklerinizi de bilir, içinizde sakladıklarınızı da bilir.”
Gerçekten sözün açık olanını da bilen Odur, gizli tuttuğunuzu da bilen Odur.
O, sözün aşikâr olanını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.
“Muhakkak ki O, sözün açıkça söylenenini bilir ve gizlice söylediklerinizi de bilir.”
“Doğrusu O, açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.”
“Hiç kuşkusuz O, açıktan söylenen sözleri de bilir, içinizde gizlediğinizgizli niyet ve düşüncelerinizi de bilir.”
O, Söz’den Açığa Vuran’ı biliyor, saklayacağınız şeyleri de biliyor.
Allah ise, ortaya söyleneni de gizlediklerinizi de bilir.
"Şüphesiz Allah sözü açığa vursanız da bilir gizleseniz de bilir."
Şüphesiz ki (Allah) sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.” [*]
(Onlara ayrıca): “Şüphesiz O (Allah) sözün açığa vurulanını da içinizde saklamakta olduklarınızı da bilir,”
“Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, örtüp gizlediklerinizi de bilir.
Şüphesiz Allah, sözün açığa vurulanını nasıl bilirse gizleneni de öyle bilir. 2/76- 77, 3/167, 5/61, 13/9- 10, 14/38
Fakat (Allah) açıktan söyleneni nasıl bilirse, gizlediklerinizi de öylece bilir.
(Gaybı ancak Allah bilir) Şüphe yok ki O, sözün açığa vurulanı da bilir. (Sizin İslam'a karşı sarf ettiğiniz çirkin sözlerinizi de bilir) Sizin kalblerinizde gizlediğiniz (şirk ve küfür tohumları gibi) sırlarınızı da bilir!
Muhakkak ki O (Allah), sözün açığını da sakladıklarınızı da bilir.
«Şüphe yok ki, sözden açığa vurulanı da, gizlediklerinizi de bilir.»
Şüphesiz ki Allah sözün açık olanını da, gizli olanını da bilir. Hem sizin gizlediğiniz, şeyleri de bilir.
Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.
"Allâh âşikâr sözlerinizi ve gizlediğiniz fikirlerinizi bilir."
Allah açık olan sözü bildiği gibi gizlediğinizi de bilir.
Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de gizlediğiniz sözü de bilir.
Açığa vurulan sözü de O bilir, sizin sakladıklarınızı da.
Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarımızı da bilir.
Albatta, U so‘zning oshkorasini ham biladi. Shuningdek, sizlar ichingizda nimani berkitayotgan bo‘lsangiz ham bilib turadi.
“bayıķ ol bilür eşkereyi sözden daħı bilür anı kim gizlersiz.”
Allāh bilür ḳatı söylenen sözleri, siz yaşurġan nesneleri daḫı bilür.
Şübhəsiz ki, (Allah) aşkar (ucadan) deyilən sözü də, sizin gizlətdiklərinizi də bilir!
Lo! He knoweth that which is said openly, and that which ye conceal.
"It is He Who knows what is open in speech and what ye hide (in your hearts).(2765)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |