Elleżîne taġav fî-lbilâd(i)
Öylesine ki azdılar şehirlerde.
Ki onlar, (o) ülkelerde azgınlaşmışlardı.
Öylesine ki, onlar şehirlerde azdılar.
Onlar, ülkelerinde azgınlık, taşkınlık ve eşkiyalık ederlerdi.
Ki onlar ülkelerde azgınlık etmişlerdi.
Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.
Bunlar o kimselerdi ki, memleketlerde azgınlık etmişlerdi.
Onlar ki memleketlerde azmışlardı.
11,12,13,14. O ülkelerde haddi aşanları, oralarda bozgunculuğu arttıranları nasıl yok ettiğini bilmez misin? Rabbin onların üzerine azap kırbacını indirmiştir. Rabbin kesinlikle gözetmektedir.
Onlar kentlerde azıtmışlardı
Onların hepsi de memleketlerinde azgınlık eden kimselerdi.
11,12. Bunlar hepsi beldelerinde ta’addiyâtda bulunuyorlar ve fesâd neşr idiyorlar idi.
9,10,11,12. Vadide kayaları kesip yontan Semud milletine, memleketlerde aşırı giden, oralarda bozgunculuğu artıran, sarsılmaz bir saltanat sahibi Firavun'a Rabbinin ne ettiğini görmedin mi?
11,12. Bunlar şehirlerde azgınlık eden ve oralarda pek çok bozgunculuk çıkaran kimselerdi.
İşte bunların hepsi ülkelerinde azgınlık etmişlerdi.
6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14. Görmedin mi, Rabbin ne yaptı Âd kavmine; direkleri (yüksek binaları) olan, ülkelerde benzeri yaratılmamış İrem şehrine, o vadide kayaları yontan Semûd kavmine, kazıklar (çadırlar, ordular) sahibi Firavun'a! Ki onların hepsi ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Çünkü Rabbin (her an) gözetlemededir.
Tüm bunlar ülkelerinde azmışlardı.
Bunlar ülkelerde azmışlardı.
Onlar ki memleketlerde tuğyan etmişlerdi de
Onlar (nimetler içerisinde bulundukları) memleketlerinde, (peygamberleri ile alay edip, kendilerine tebliğ edilen hükümleri yalanlayan ve her türlü zorbalığı yaparak) azgınlık eden kimselerdi.
Onlar ki, ülkelerde tağutlaşmışlardı¹,
Ki (bütün) bunlar memleketler (in) de azgınlık edenlerdi.
Onlar şehirlerde azgınlaşmışlar,
Onlar ki memleketler(in)de azgınlık etmişlerdi.
11,12,13,14. Ki onların hepsi, ülkelerinde azgınlık ettiler. Oralarda kötülüğü çoğalttılar. Bu yüzden Rabbin onların üstüne azap kamçısı yağdırdı. Şüphesiz Rabbin, (kullarının bütün yaptıklarını görüp) gözetleyendir.
O Firavun ki, şehirlerde azgınlaşmışlar.
Bütün bunlar ülkelerinde azgınlık edenlerdi.
Bunlar yeryüzünde taşmışlar,
Onlar (adı geçen kavimler), şehirlerde azgınlaşmışlardı.
İşte Allah, bunların hepsini cezalandırıp yok etti! Çünkü onlar, egemenlik kurdukları ülkelerde hak ve adâlet sınırlarını çiğneyerek olabildiğince azgınlaşmış,
Onlar ki Beldeler’de azgınlık-taşkınlık ettiler.
baskıyla payidar olabileceğine inanan,
Onlar güçlerini, kuvvetlerini ülkelerinde azgınlık yaparak göstermişlerdi.
Onlar şehirlerde azgınlık etmişlerdi.
Ki onlar, o memleketlerde azıtmışlardı.
[Onlar] toprakları üzerinde hak ve adalet sınırlarını aştılar;
Onların hepsi de ülkelerinde alabildiğine azdılar. 11/117, 28/58-59
Onların hepsi de kendi ülkelerinde haddi aşmış kimselerdi;
11,12. Ki; onlar o beldelerde (hak ve adalet sınırını aşmış) taşkınlık etmişlerdi. Fesadı artırmışlardı. (Düzeni, ahlakı ve fikirleri bozmuşlardı)
Ve onlar o beldelerde azmışlardı.
İşte onlar ki beldelerde azgınlıkta bulunmuşlardı.
Bütün bunlar, bulundukları ülkelerde azdıkça azdılar.
Bunlar ülkelerde azmışlardı.
Onlar dünyâda tuğyân itdiler.
Bunlar ülkelerinde azgınlık etmiş kimselerdi.
Onlar, ülkelerde azmışlardı.
Onlar ülkelerinde azmışlardı.
Bunlar, ülkelerde azıp zulmetmişlerdi.
Ular yurtlarida hadlaridan oshdilar.
anlar kim ḥaddāh geçdiler illerde.
Anlar ki azdılar‐ıdı iḳlīmlerde.
O kəslər ki, məmləkətlərdə tüğyan edir,
Who (all) were rebellious (to Allah) these lands,
(All) these transgressed beyond bounds in the lands,
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |