18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 105. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vekuli-’melû feseyera(A)llâhu ‘amelekum verasûluhu velmu/minûn(e)(s) veseturaddûne ilâ ‘âlimi-lġaybi ve-şşehâdeti feyunebbi-ukum bimâ kuntum ta’melûn(e)

Ve de ki: Yapın yapacağınızı, muhakkak yaptıklarınızı Allah da görür, Peygamberi de, inananlar da ve gizliyi de, açığı da bilenin tapısına gideceksiniz ve mutlaka yaptıklarınızı haber verecek size.

(Hakk’tan kopanlara ve dünyaya tapanlara) Onlara de ki: “(Dilediğinizi ve elinizden geleni) Yapın (bakalım… Nefsinizin ve şeytani güçlerin emrinde debelenin!) Yakında Allah, Resulü ve (Hakk davada sebat eden sadık) mü’minler; sizin (her türlü kötü) amelinizi (hıyanet ve hakaretlerinizin sizi hangi akıbet ve rezaletlere sürükleyeceğini, henüz dünyada iken) görecekler (ve herkese gösterecekler)dir. Daha sonra da (zaten) gaybı (gizli bulunanı) da hazır (açıkta) olanı da bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O da size yapmış olduklarınızı (tümüyle) haber verecek (ve hesaba çekecek)tir.”

De ki ey peygamber: “Ey münafıklar! Yapın, yapmak istediğinizi. Çünkü tüm hareket ve çabalarınızı Allah da, Rasûlü de, mü'minler de görüp gerekeni yapacaklardır. Sonra da gizli açık herşeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O da size yapageldiğiniz şeyleri bir bir haber verecektir.”

“Hayırlı ameller işleyin, amellerinizde samimi olun. Allah, Rasulü ve mü'minler amellerinizi görecektir. Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilenin huzuruna varacaksınız. İşlemekte olduğunuz amelleri birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir” de.

De ki: "Yapacağınızı yapın. Allah da, Peygamberi de, mü'minler de yaptıklarınızı görecek ve gizli olanı da açık olanı da bilene döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı bildirecek."

De ki: 'Yapıp-edin. Allah sizin yapıp-ettiklerinizi (amellerinizi) görecektir. O'nun elçisi ve mü'minler de. Yakında gaybı ve müşahede edilebileni Bilen'e döndürüleceksiniz ve O, size yaptıklarınızı haber verecektir.'

De ki: “- Ey tevbekârlar, çalışın (İstediğinizi yapın)! Çünkü yaptıklarınızı Allah da, Rasûlü de, müminler de görecektir. Hepiniz mutlaka gaybı ve hazırı bilenin (Allah'ın) huzuruna çevrileceksiniz ve o zaman, ne yapmış olduğunuzu, O, size haber verecektir.

De ki: “Çalışın! Allah çalışmanızı görecektir. Allah’ın elçisi de, Müminler de görecektir. Sonra görünen ile görünmeyen her şeyi bilen Allah’ın huzuruna vardırılacaksınız. O size, yapmakta olduklarınızın (mahiyetini) haber verecektir.

De ki: “Yapacağınızı yapınız! Amelinizi Allah da, Peygamberi de, müminler de görecektir. Sonra, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”

Diyesin ki : «Çalışınız, hem Allah, hem peygamber, hem dahi İnananlar görecek işinizi, belirliyi, belirsizi bilenin katına götürüleceksiniz, O da size bildirir yaptığınız bir işi»

Onlara de ki: “İstediğiniz gibi davranınız, yaptığınız işleri Allah da Resulü de mü’minler de görecektir. Sonra görünür, görünmez her şeyi bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O size neler yaptığınızı haber verecektir.”

Ânlara di ki: Ey tevbe idenler istediğinizi yapınuız. Allâh ve rasûli ve mü’minler a’mâlinizi görir bir gün zâhir ve gâib, her şeyi bilen Allâh’ın huzûruna çıkacaksınız o vakit ne yapdığınızı o size söyliyecekdir.

De ki: "İstediğinizi işleyin; Allah, Peygamberi ve müminler işlediklerinizi görecektir. Hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O size, işlediklerinizi bildirecektir."

De ki: “Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resûlü de, mü’minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.”

De ki: “Durmadan bir şeyler yapın; yaptıklarınızı Allah da, peygamberi de müminler de görecektir. Sonunda, gizliyi de açığı da bilenin huzuruna çıkarılacaksınız ve O size yapmış olduklarınızı haber verecektir.”

De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Resûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.

"Çalışın; ALLAH, elçisi ve inananlar yaptığınızı görecektir. Gizliyi ve açığı Bilene döndürüleceksiniz ve O da yapmış olduklarınızı size bildirecektir," de.

Ve de ki; "Çalışın! Yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de müminler görecektir. Sonra da gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna iletileceksiniz. İşte o zaman, neler yaptığınızı size O bildirecektir.

Ve de ki: çalışın çünkü amelinizi hem Allah görecek hem Resulü hem mü'minler ve hepiniz mutlaka o, gayb-ü şehadeti bilen hakkın huzuruna götürülüceksiniz o vakit o size haber verecek: Neler yapıyordunuz

(Resûlüm!) De ki: “(İster iyi amel, isterseniz kötü amel) yapın. Allah (ezelî ilmi ile zaten ne yapacağınızı biliyor), Peygamber’i ve mü’minler (de âhirette, Allah’ın bildirmesi ile) yaptıklarınızı görecekler. Sonra sizler gaybı da görülen âlemi de hakkıyla bilen Allah’ (ın manevi huzurun) a döndürüleceksiniz. Artık (O da) size, yapmakta olduklarınızı hakkıyla haber verecektir.”

De ki: “Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun resûlü ve Mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.

De ki: «(Dilediğinizi) yapın. Çünkü hareketinizi Allah da, Resulü de, mü'minler de görecekdir. (Bir gün de olub) gizli ve aşikârı bilene döndürüleceksiniz de. O, size ne yapar idiğinizi haber verecekdir».

De ki: “Çalışın. Allah, yaptıklarınızı görecektir. Resulü ve mü’minler de… Gayb ve şehadeti bilene yakında döndürüleceksiniz ve O size yaptıklarınızı haber verecektir.”

[14/42; 24/64; 49/18; 62/8; 58/6]

Ve de ki: “(Dilediğinizi) yapın! Artık yaptığınızı Allah görecek, Resûlü ve mü'minler de! Sonra yakında, gizli olanı ve görüneni hakkıyla bilen (Allah')a döndürüleceksiniz; artık (O da) size, yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”

Ve de ki: Çalışın (dilediğinizi yapın); yaptıklarınızı Allah da görecek, O’nun Resulü de mü’minler de. Neticede, gaybı da şehadeti de (duyu ötesini de duyuların algı sahasına gireni de) bilenin (Allah’ın) huzuruna iade edileceksiniz. O da (size karşılığını tam vermek üzere) bütün yaptıklarınızı tek tek size bildirecektir. *

(*) Bu ifade, yukarıda 103. ayette geçen “onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et... ve onlar için dua et” yönergesiyle bağlantılı ... Devamı..

Deki “(istediğiniz) şeyleri yapın. Sonra yaptığınız her şeyi Allah görecek, elçisi ve inananlar da görecek. Daha sonra da gizli ve açık olan her şeyi bilen Allah’a döndürüleceksiniz. Yaptığınız her şey size haber verilecek.

De ki: "Elinizden geleni yapın. Ancak, işlediklerinizi Allah da, peygamber de, inananlar da görecektir. Görünmiyeni, görüneni bilene döndürüleceksiniz. İşte O size bütün işlediklerinizi bildirecektir."

De ki Ey nâs! dilediğinizi işleyin. Allah, peygamberi, ve mü/minler amelinizi göreceklerdir. Gizli ve aşikâr herşeyi bilen Zat/a görüleceksiniz.. O da size işlediklerinizi haber verecektir,

(Ey peygamber!) De ki: “Yapın bakalım! Yaptığınız işleri Allah da elçisi de ve mü’minler de görecektir. Sonunda aşikârı [şehâde] da gizliyi [ğayb] de bilene döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı haber verir.”

De ki: “İstediğinizi yapın; Allah, peygamberi ve müminler yaptıklarınızı mutlaka görecektir. Sonra hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size, yaptıklarınızı bildirecektir.”

Ey Peygamber! İşledikleri günahtan tövbe edip Rablerine yönelen müminlere de ki: “Bundan böyle, hatânızı telâfî edip samîmiyetinizi ispatlamak için çok çalışın! Allah, ortaya koyacağınız davranışlara bakacak ve buna göre sizi değerlendirecektir, Elçisi ve diğer müminler de… Unutmayın ki, bu dünyanın ötesi de var: Eninde sonunda hepiniz, evrendeki gizli açık her şeyi bilen yüce Rabb’inizin huzuruna çıkarılacaksınız ve işte o zaman O, tüm yaptıklarınızı size bir bir bildirecek ve hak ettiğiniz ceza veya mükâfâtı, tam olarak verecektir.
İyi birer Müslüman oldukları hâlde, kendilerinden hiç beklenmeyecek bir gaflet göstererek seferden geri kalan üç kişinin durumuna gelince:

De ki: -"İşleyin bakalım! İşlediklerinizi Allah da görecektir, O’nun rasûlü de, Müminler de!
Şehadet’in ve Gayb’ın bilenine döndürüleceksiniz. Size işliyor olduğunuz şeyleri bildirir.

Sevgili resulüm! onlara şunu söyle: " Artık kendinizi ispatlamak zorundasınız, çünkü yaptıklarınızı yalnız Allah değil, resulü ve diğer müminler de görecek. Sonra toptan her şeyin içini dışını gören Tanrı huzuruna çıkarılacaksınız. O da size yaptıklarınızı bir bir gösterecek. "

De ki: "Çalışın yapın! Yaptıklarınızı Allah da Resulü de Müminler de görecektir. Sonra bilineni bilinmeyeni bilen, görüneni görünmeyeni gören Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. Hesap günü Allah size yaptığınız her şeyi haber verecektir."

De ki: “(Yapacağınızı) yapın! İş(ler)inizi Allah da görecektir, Elçisi de müminler de. (Sonra) görünmeyeni de görüneni de bilen (Allah)’a döndürüleceksiniz [*] de O size yapmış olduklarınızı bildirecektir.” [*]

Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü’minûn 23:92; Secde 32:6; Sebe’ 34:3; Fâtır 35:38; Zümer 39:46; Haşr 59:22; Cum‘a 62:8; Teğ... Devamı..

(Ey Muhammed!) Onlara: “(Yapacağınızı) yapın! Yaptıklarınızı Allah da Rasûlü de mü’minler de görecektir. Sonra hepiniz, o görülmeyeni de görüleni de bilen (Allah)’a döndürüleceksiniz. O da yaptıklarınızı size, tek tek haber verecektir.” de.

Ve [ey Peygamber, onlara] de ki: “Yapın (yapmak istediğinizi)! ¹³⁹ Allah yapıp-ettiklerinizi görüyor; O’nun Elçisi de (görüyor), inananlar da: (nasıl olsa) sonunda, insanın hem görüş ve kavrayış alanı dışında kalan âlemi, hem de duyuları ve tasavvurlarıyla tanıklık edebileceği âlemi bütün gerçeğiyle bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. ¹⁴⁰ Ve o zaman O, sizin yapageldiğiniz şeyleri (bütün gerçeğiyle) görüp anlamanızı sağlayacak”.

139 Bu ifade, yukarıda 103. ayette geçen “onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et... ve onlar için dua et” yönergesiyle bağlantılı ... Devamı..

De ki: – Bundan böyle ne yaparsanız yapın Allah yaptıklarınızı görüp değerlendirecek. Elçisi ve müminler de, sonra gizli ve aşikâr her şeyi bilenin huzuruna çıkarılacaksınız O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecek. 18/49, 21/94, 24/64, 45/29, 58/6

Tekrar[¹⁵³¹] de ki: “(Durmayın, elinizden geleni) yapın![¹⁵³²] Nasıl olsa yaptıklarınızı Allah görecek, Rasulü ve mü’minler de... En sonunda görülemeyeni ve görüneni ayrıntılarıyla Bilen’in huzuruna çıkartılacaksınız: nihayet O size yapıp-ettiklerinizi bir bir haber verecektir.”

[1531] Buradaki ve bağlacına verilebilecek tek doğru karşılıktır. Çünkü bu âyet, ilk iki kelimesi dışında 94. âyetin bir bölümünün aynen tekrarıdır. ... Devamı..

(Ey Muhammed) De ki; (Ey tevbe etmekte direnen münafıklar) Dilediğiniz şekilde hareket edin, (isterseniz gizli gizli iki yüzlü hareket etmekte devam edin) Allah yaptığınız o kötü davranışların hepsini gördüğü gibi, kuşkusuz (vahiy yoluyla) Resulüne de gösterecek ve (zamanla) müminler de onlardan haberdar olacaktır! (Böylece İslam toplumu içinde itibarınızı yitirmiş olacaksınız) Ve sonunda gaybı ve âşikârı bilen zâta (Rabbinize) döndürüleceksiniz ve O size, neler yapmış olduğunuzu haber verecektir.

Ve de ki: “İşleyeceğinizi işleyin; Allah, resulü ve müminler işlediklerinizi görecek. Ve görüleni ve görülmeyeni bilene (Allah’a) döndürüleceksiniz ve ne yaptığınızı size haber verecektir.”

Ve de ki: «(Dilediğinizi) Yapınız. Elbette ki, Allah Teâlâ ve O'nun Peygamberi ve mü'minler sizin yaptıklarınızı göreceklerdir. Ve siz gaybı da, meşhut olanı da bilen zâta elbette döndürüleceksinizdir. Artık o da neler yapar olduğunuzu size haber verecektir.»

Ve de ki: “Çalışın: Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, müminler de görecekler. Sonra gizli ve açık her şeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptığınız her şeyi bir bir sizin önünüze çıkaracak, karşılığını verecektir.

De ki: "Yapın (yapacağınızı); yaptığınız işleri Allah da görecek Elçisi de, mü'minler de. Sonra görülmeyeni ve görüleni bilen(Allah)a döndürüleceksiniz. O size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.

Onlara di ki: "Her ne ister iseniz işleyiniz. Allâh ve Rasûl'i ve mü'minler ne işlediğinizi görirler. Sonra bütün gizli ve âşikâr şeyleri bilene (Cenâb-ı Hakk'a) red olunursunuz ve size işlediğiniz şeylerden haber virir."

De ki “Çalışın; çalışmanızı hem Allah, hem Elçisi[*] hem de inanıp güvenenler görecektir. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilenin huzuruna çıkarılacaksınız. O zaman size bütün çalışmanızı bildirecektir.”

[*] Buradaki elçi, her insanın yaptığını yazan melektir. Allah Teala görevlendirdiği meleklerle ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Yaptığı her şeyi güz... Devamı..

De ki: -İstediğinizi yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Resulü ve müminler de yaptığınızı görecektir. Görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz.

De ki: Çalışın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü ile mü'minler de görecekler. Sonra da görünen ve görünmeyen herşeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız; yapmakta olduklarınızı O size haber verecek.

De ki: "İş yapıp değer üretin; yapıp ürettiğinizi Allah da resulü de müminler de görecektir. Ve siz, görülmeyen âlemi de görülen âlemi de bilenin huzuruna döndürüleceksiniz, O size, yapıp ettiklerinizi bir bir haber verecektir."

Ey Muhammad, ularga: “Amallaringizni qilaveringlar! Bas, yaqinda Alloh va Uning Rasuli hamda mo‘‎minlar ishlaringizni ko‘‎radilar. Tez orada yashirin va oshkora ishlarni biluvchi Zot huzuriga qaytarilasizlar. Keyin sizlarga qilgan ishlaringizning xabarini beradi”, – deb ayting.

daħı eyit “işleñ göre Tañrı işunüzi daħı yalavacı daħı mü’minler daħı döndürinilesiz ġayb bilicidin yaña daħı ḥāżır olmaġa pes ħaber vire size anı kim olduñuz işlersiz.”

Eyit: ‘Amel eyleñüz, Tañrı Ta‘ālā görecekdür sizüñ ‘amelüñüzi peyġambe‐ri daḫı, mü’minler daḫı.

De: “(Ey insanlar, ey tövbəkarlar! İstədiyinizi) edin. Allah, Onun Peyğəmbəri və mö’minlər əməllərinizi görəcəklər. Siz qeybi və aşkarı bilən Allahın hüzuruna qaytarılacaqsınız, O da sizə nə etdiklərinizi xəbər verəcəkdir!”

And say (unto them): Act! Allah will behold your actions, and (so will) His messenger and the believers, and ye will be brought back to the Knower of the invisible and the visible, and He will tell you what ye used to do.

And say: "Work (righteousness)(1353): Soon will Allah observe your work, and His Messenger, and the Believers: Soon will ye be brought back to the knower of what is hidden and what is open: then will He show you the truth of all that ye did."

1353 The repentant should be encouraged, after their repentance, to amend their conduct. The kindly interest of their brethren in them will strengthen... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.