Fe-iżâ nufiḣa fî-ssûri felâ ensâbe beynehum yevme-iżin velâ yetesâelûn(e)
Sura üfürülünce aralarında ne soysop var, ne de birbirlerinin halini soruştuRabilirler o gün.
Böylece Sur’a üfürüldüğü zaman artık o gün (insanların) aralarında soylar-boylar (ırk ve nesep farklılıkları ve akrabalık bağları) kalmayacaktır ve birbirlerinin durumlarını soruşturamayacaklardır.
Ve kıyamet günü sûra üfürüldüğü zaman, ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır, ne de birbirlerine olup biten hakkında soru sorabileceklerdir.
Sûra üfürüldüğü zaman, artık aralarındaki akrabalık bağları bitmiştir. Birbirlerinden bir talepte bulunamazlar, olup bitenleri de artık birbirlerine soramazlar.
Sur'a üflendiğinde artık aralarında soylar yoktur ve birbirlerine (bir şey) sormazlar.
Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (veya soybağları) yoktur ve (üstünlük unsuru olarak soyluluğu veya birbirlerine durumlarını) soruşturmazlar da.
O vakit, Sûr'a üfürüldü mü, artık aralarında bugün ne neseb yardımlaşması vardır, ne de birbirinin halinden sorabilirler.
Sur’a (İsrafil’in borazanına) üfürüldüğü zaman, artık o gün, aralarında aşiretçilik ve akrabalık olmayacaktır ve birbirlerini de soramayacaklardır.
Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmayacaktır; birbirlerini de arayıp sormazlar.
Sûr üfrülünce, o gün soy sop yoktur aralarında, sorulmazlar da
Ve sonra, (kıyamet için) sura üflendiği zaman, o gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır ne de birbirlerine soru sorabileceklerdir.
Sûr nefh olundığı (borı çalındığı) zamân insânlar beyninde akrabâlık kalmıyacakdır. Kimse biri birinden bir şey soramıyacakdır.
Sura üflendiği zaman, o gün, aralarındaki soy yakınlığı fayda vermez ve birbirlerine de birşey soramazlar.
Sûr’a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy-sop yakınlığı kalacak, ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.
Sûra üflendiğinde artık ne aralarında akrabalık bağları kalacak ne de birbirlerine soru sorabilecekler!
Sûra üflendiği zaman artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; birbirlerini de arayıp sormazlar.
Boruya üfürüldüğünde o gün artık aralarında akrabalık yoktur ve birbirleriyle de ilgilenemezler.
Sûr'a üflendiği zaman aralarında artık ne soysop (çekişmesi) vardır, ne de birbirlerini soruşturacaklardır.
O vakıt Sûr üfürüldü mü artık beynlerinde o gün ne ensab vardır ne de soruşurlar
(İsrâfîl tarafından) Sûr’a üfürüldüğü zaman, (işte) o gün ne aralarında soy-sop yakınlığı kalacak ne de birbirlerini arayıp soracaklardır.
Sura üfürüldüğü gün, artık ailenin, akrabanın bir yararı yoktur. Birbirlerinden soramazlar!
Suur'a üfürüldüğü zaman da artık aralarında o gün (böbürlenecekleri) soyları soplar (ı) olmadığı gibi (birbirinin haalini) de soruşmazlar onlar.
Sûr'a üflendiği zaman, artık o gün aralarında ne soy sop kalır, ne de birbirlerine bir şey sorarlar.
Sûr’a üfürüldüğünde, (diriliş için süreç başladığında), artık aralarında kendilerine fayda verecek nesep bağı da olmaz; (herkes kendi derdine düşer de), birbirlerini de soramazlar.
Sura üfürüldüğü gün, aralarında hiçbir nesep bağı kalmayacak ve karşılıklı bir istekleşme (yardımlaşma, konuşmada) olamayacak.
O gün boruya üfürülünce artık aralarında soy sop bağı kalmıyacak, kimse kimse ile ilgilenmiyecektir.
Sur üfürülünce artık o gün aralarında hısımlar kalmaz. Birbirlerinin hallerinden sorulmaz [⁵].
Böylece Sur'a üfürüldüğü zaman artık o gün aralarında soylar (akrabalık bağları) yoktur ve (soy soplarını artık) soruşturmazlar.
Ve nihâyet, yeniden diriliş için Sura üflenince, mezarlarından fırlayıp huzurumuza gelecekler; işte o zaman, aralarındaki bütün soy sop bağlantıları kesilecek ve herkes kendi derdiyle meşgul olduğundan, hiçbiri diğerine bir şey soramayacak, kimsenin kimseye zerre kadar yardımı dokunmayacaktır. Böylece, büyük mahkeme kurulacak ve bütün iyilikler, kötülükler bir bir ortaya dökülecektir:
Sûr’a üflendiği zaman, işte o gün aralarında artık soy-sop yoktur. Birbirinden sorup isteyemezler.
Sûra üflendi mi artık aralarındaki akrabalığın hiçbir bir anlamı kalmaz. Birbirilerine soru bile soramazlar.
Sur’a üflendiği zaman artık aralarında soylar yoktur. O gün birbirlerini soramazlar.
Sûr’a üflendiği zaman [*] artık aralarında akrabalık bağları kalmamıştır; [*]birbirlerini de soramazlar. [*]
Sur’a¹ üfürülünce, artık o gün onların aralarında akrabalık bağları da kalmaz, birbirlerini de arayıp soramazlar.
Ve sonra, [kıyamet] sûru üflendiği zaman, o Gün artık ne aralarındaki kan bağları işe yarayacaktır ne de birbirlerine (olup biten hakkında) soru sorabileceklerdir.
Ve kalk borusu sur çaldığı zaman onların aralarında ne bir akrabalık bağı kalır ne de birbirlerini arayıp sorabilirler. 6/94, 36/49...66
Ve kalk borusu çaldığı zaman, artık o gün aralarında soy yakınlığı diye bir şey yoktur;[²⁹⁵⁷] üstelik birbirlerine (olan biteni) soramayacaklar da...
(Evet kıyamete kadar kabirlerinde kalırlar) Sûr'a üflendiği zaman (kabirlerinden kalkınca dünyaya değil, mahşere sevk edilirler; dehşet içinde kalırlar) Artık onlar kendi dertlerine düşerler aralarında dostluk ve akrabalık bağı kalmamıştır, birbirlerinin halini sormazlar, tir-tir titrerler (hesap vakti gelince)
Ve ’Sûr’a üfürüldüğü zaman, o gün ne soylar/akrabalıklar ve ne de birbirlerinden bir şey isteme vardır.
Sûra üfürüleceği zaman artık aralarında ne ensab vardır ve ne de soruşurlar.
Sûra üflendiği zaman, o gün artık ne aralarındaki akraba tutkunluğu bir fayda verir, ne de kişi bir başkasının halini sormayı hatırından geçirir.
Sûr'a nefh olundığı günde aralarında neseb ve karâbet kalmaz ve biri birinin hallerini de suâl itmezler.
Sura üfürüldüğünde (kalk borusu çaldığında), aralarında ne bir akrabalık bağı kalır ne de birbirlerini arayıp sorarlar.
Sûr'a üflendiği zaman, işte o gün, aralarında soy bağı kalmaz, birbirlerinden birşey de isteyemezler.
Sûra üfürüldüğü gün, artık ne aralarında bir soy bağı kalmıştır, ne de birbirlerini soruşturacak halleri vardır.
Sûra üfürüldüğünde, aralarında artık soy-sop/şuna-buna mensup olmalar söz konusu edilemez. Birbirlerini soruşturamazlar da.
Bas, qachonki, qiyomat boshlanib, surga puflangan o‘sha kunda ularning o‘rtalarida hech qanday nasab aloqalari qolmaydi va ular o‘zaro savol-javob ham qila olmaydilar.
pes ķaçan kim ürile śūr içine nesebler yoķdur aralarında ol gün daħı biribirini śorışmayalar.
Pes ḳaçan ki ṣūr ürilse, neseb ḳalmaz anlar arasında, ol gün ne daḫı biribiri‐y‐le ṣorışalar.
Sur çalınacağı gün artıq aralarında nə qohumluq (əlaqəsi) olar, nə də onlar bir-birindən soruşub hal-əhval tutarlar. (Qiyamət günü heç bir qohumluq fayda verməz, qohumlar bir-birini tanımaz; hərə öz hayında olar).
And when the trumpet is blown there will be no kinship among them that day, nor will they ask of one another.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |