27 Temmuz 2026 - 10 Safer 1448 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûnus Suresi 101. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kuli-nzurû mâżâ fî-ssemâvâti vel-ard(i)(c) vemâ tuġnî-l-âyâtu ve-nnużuru ‘an kavmin lâ yu/minûn(e)

De ki: Bir bakın da görün, neler var göklerde ve yeryüzünde. Fakat bunca deliller, bunca korkutan peygamberler, inanmayan topluluğa ne fayda eder?

De ki: "Göklerde ve yerde ne(lerin) var (olduğuna ve bu muazzam ve muhteşem İlahi nizama ibretle) bir bakıverin." (Ancak yine de) İman etmeyen bir topluluğa bu apaçık ayetler ve uyarmalar (yararlı) bir şey sağlayacak değildir.

De ki: “Göklerde ve yerde var olanlara bakın da düşünün.” Ne var ki, inanmayacak olan bir topluma ne ayetlerin, ne de uyarıların bir yararı dokunabilir.

Onlara:
“Bakın, düşünün, inceleyin göklerde ve yerde Allah'ın birliğine ve kudretine delâlet eden neler var?” de. İman etmeyecek bir topluma âyetler, mûcizeler, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarılar ve kâinatta, Allah'ın varlığını, birliğini, kudretini gösteren deliller de fayda sağlamaz.

De ki: "Göklerde ve yerde neler olduğuna bir bakın." İman etmeyen bir topluluğa ayetler ve uyarılar bir şey kazandırmaz.

De ki: 'Göklerde ve yerde ne var? Bir bakıverin.' İman etmeyen bir topluluğa apaçık ayetler ve uyarmalar bir şey sağlamaz.

De ki: “- Bakın, göklerde ve yerde neler var! “ Fakat, bunca âyetler (alâmetler) ve azabla korkutmalar, iman etmiyecek bir kavme fayda vermez.

De ki: “Göklerde ve yerde neler bulunduğuna bakın! Fakat ayetler ve uyarıcılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda vermez.

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bakın da ders alın!” Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.

De ki: «Bakın göklerde de, yerde de olanlar nedir?» inanmayan bir ulusa, ne belgeler fayda verir, ne kocundurmak

(Ey Peygamber! Senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerde neler var (neler) bir bakın (da ibret alın)! Ama iman etmek istemeyen bir topluluğa o ayetler ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!

Ânlara di ki: "Semâvâta ve arza nazar it, bunlardan ’ibret alub da îmân itmeyen kavim içün mu’cizeler fâidesizdir."

"Göklerde ve yerde neler var, bir bakın" de. İnanmayacak bir millete ayetler ve uyarmalar fayda vermez.

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza.” Fakat âyetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.

De ki: “Bir bakın da görün, göklerde ve yerde neler var?” Fakat iman etmeyecek topluma ne o kanıtların ne de uyarıların yararı olabilir.

De ki: «Göklerde ve yerde neler var, bakın (da ibret alın!)» Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.

De ki: "Göklerde ve yerde olup bitenlere dikkatle bakın!" Fakat o uyarmalar ve o âyetler, iman etmeyen bir kavme fayda vermez ki!

De ki: bakın, Göklerde Yerde neler var, fakat o âyetler, o inzarlar iyman etmiyecek bir kavme ne fâide verir

De ki: “Göklerde ve yerde neler olduğuna (ibret nazarıyla) bir bakın. (Allah’ın vahdaniyetine ve kudretine delâlet eden nice deliller göreceksiniz.) Fakat (ısrarla hakkı inkâr ettiğinden dolayı) îmân etmeyecek bir topluluğa, deliller ve uyarılar bir fayda sağlamaz.

96, 97 ve 101. âyet-i kerîmelerde kastedilen kâfirler, dünyada kâfir olarak yaşayıp sonunda âhirete de kâfir olarak intikal edeceği ezelî ve ebedî ilm... Devamı..

De ki: “Göklerde ve yerde olanlara ibretle bir bakın!” Ancak o apaçık âyetler¹ ve uyarılar iman etmeyecek bir halka yarar sağlamaz.

1- Göstergeler, işaretler, kanıtlar.

De ki: «Göklerde ve yerde neler var, bakın». (Fakat) bunca âyetler (ibretler) ve inzârlar îman etmeyecekler gürûhüne fâide vermez.

De ki: “Göklerde ve yerde ne var? Bir bakın!” İman etmeyen bir topluluğa ayetler ve uyarılar bir yarar sağlamaz.

[12/103-106]

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bakın!” Fakat o deliller ve korkutmalar, îmân etmeyecek bir kavme fayda vermez.

(Ey Resulüm, senden mucize isteyenlere) de ki: “Göklerde ve yerkürede (evrende) neler var, bir bakın (da ibret alın)! Ama inanmak istemeyen bir topluluğa o ayetler (deliller) ve o uyarılar bir fayda sağlamaz!

Deki “Göklerde ve yerde neler var bir bakın.” Göklerdeki ve yerdeki ibret alınması gereken ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma fayda vermez.

Onlara de ki: "Yerlerde, göklerde neler var, baksanıza! Ancak bunca belgeler, bunca uyarıcılar inanmıyanlar takımı için neye yarar!"

Onlara de ki: Göklerde ve yerde neler vardır, bir kere baksanıza. Âyetler ve Allah azabıyle korkutan peygamberler iman etmeyen kavme [³] fayda vermez.

[3] Yani ilm-i ezelîde küfürü sabit olanlara.

(Ey Peygamber!) Onlara, “Göklerde ve yerde neler var bir baksanıza!..” de. Fakat o ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluluğa [kavm] yarar sağlamaz.

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bir bakıverin!” İman etmeyen bir topluluğa apaçık ayetler ve uyarıp-korkutmalar bir şey sağlamaz.

O hâlde, ey Peygamber! Senden mûcize isteyenlere de ki: “Göklerde ve yerde ne muhteşem mûcizeler var, bakın da ibret alın!” Fakat inanmaya gönlü olmayan bir topluma, bunca deliller ve uyarılar bile fayda sağlamaz!

De ki:
-"Bir bakın, Yer ve Gökler’de neler var?".
Âyetler ve Uyarılar, inanmaz bir kavme yarar sağlamıyor.

Sen istediğin kadar: " göklerde ve yeryüzünde neler olduğuna bakın " de, hiçbir uyarı, hiçbir olağan üstü olay, inançsız toplumlar için bir anlam ifade etmez.

İnkâr edenlere de ki: "Göklerde ve yerde olanlara bakın! Rabbim görüp görmediğiniz, duyup duymadığınız, bütün deliller ile insanların inanmaları için uyarılarda bulunur." İyi bilin ki uyarılarımız inanmayacak bir topluma yarar sağlamaz. Zira onlar akıl edip düşünmezler.

De ki: “Göklerde ve yerde neler var, bakın!” İnanmayacak bir topluma deliller ve uyarılar yarar sağlamaz.

(Ey Muhammed insanlara) “Bakınız! Göklerde ve yerde olanlara... (onlar size bir şeyler söylemiyor mu?)” de. Fakat inanmayan bir topluma, mûcizeler ve uyarıcılar (asla) fayda vermez.

De ki: “Göklerde ve yerde var olanlara bakın da düşünün!” Ne var ki, inanmayacak olan bir topluma ne ayetlerin, ne de uyarmaların bir yararı dokunabilir!

De ki: “Göklerde ve yerde neler var ibret nazarıyla bir bakın!” ama iman etmeye yanaşmayan topluma ayetler ve uyarılar fayda vermez. 12/105, 45/3, 51/20- 21

De ki: “Göklerde ve yerde nelerin bulunduğuna bir bakınız!” Ne ki, iman etmemekte direnen bir topluma, ne âyetlerin ne de uyarıların hiçbir yararı olmaz.

De ki: "Göklerde ve yerde (Rabbinizin birliğini gözler önüne seren) nice deliller var, basiret ile bakın da ibret alın" Fakat bunca ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir yarar sağlamaz.

De ki: “Göklerde ve yerdekilere bir bakın, nedir bunlar? Ancak kanıtlar ve uyarmalar, iman etmeyen bir topluluğa yarar sağlamaz.”

De ki: «Bakınız! Göklerde ve yerde olanlar nelerdir?» Fakat imân etmez bir kavim için âyetler ve korkutucular bir faide vermez.

De ki: “Göklerde ve yerde neler ve neler var, bir baksanıza! ” Fakat bunca işaretler ve uyarılar iman etmeyecek kimselere ne fayda verir ki?

Göklerde ve yerde olanlara bakın! de; ama o ayetler ve uyarılar, inanmayacak bir kavme yarar sağlamaz.

Onlara (müşriklere) di ki: "Göklerde ve yerde olan şeylere nazar idin. Îmân itmeyecek kavme mu'cizât ve rasûllerin vurûdı fâide virmez."

Onlara de ki “Göklerde ve yerde neler olduğunu gözlemleyin. Ama oralardaki göstergeler(ayetler) ve yapılan uyarılar, inanıp güvenmeyen bir topluluğun işine yaramaz.”

“Göklerde ve yerde neler var bir bakın!” de inanmayacak bir topluma ayetler ve uyarmalar fayda vermez.

De ki: Göklerde ve yerde ne var, bir bakın. Fakat ne âyetler, ne de uyarılar, iman etmeyen bir topluluğa fayda vermez.

De ki: "Göklerde ve yerde neler var/neler oluyor, bir bakın!" O ayetler ve uyarılar iman etmeyen bir toplumun hiçbir işine yaramaz.

Ey Rasulim, ularga: “Osmonlar va Yerdagi yaratilgan narsalarga ibrat bilan nazar solinglar”, – deb ayting. Lekin iymon keltirmaydigan qavmlar uchun mo‘jizalar ham, ogohlantirishlar ham foyda bermaydi.

eyit: “baķuñ ne nesneedür göklerde daħı yirde” daħı aśśı eylemez āyetler daħı ķorķıdıcı ħaber viriciler bir ķavma kim inanmazlar.

Eyit yā Muḥammed: Fikr eyleyüp naẓar eyleñüz ol ‘acāyiblere ki göklerde veyirlerdedür ki kemāl‐i ḳudretine ve birligine delālet ider. Daḫı ne aṣṣı iderāyetler ve ḳorḳutmaḳlar bir ḳavme ki īmān getürmezler.

De: “Bir gör göylərdə və yerdə (Allahın birliyini və qüdrətini sübut edən) nələr var. Lakin iman gətirməyən bir tayfaya ayələr və (Allahın əzabı ilə qorxudan) peyğəmbərlər heç bir fayda verməz!

Say: Behold what is in the heavens and the earth! But revelations and warnings avail not folk who will not believe.

Say: "Behold all that is in the heavens and on earth"; but neither Signs nor Warners profit those who believe not.(1483)

1483 If Faith results from an active exertion of our spiritual faculties or understanding, it follows that if we let those die, Allah's Signs in His C... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.