19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Bakara Suresi 100. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Eve kullemâ ‘âhedû ‘ahden nebeżehu ferîkun minhum(c) bel ekśeruhum lâ yu/minûn(e)

Onlarla bir ahde girişildi mi içlerinden bir bölüğü o ahdi bozacak ha. Bir bölüğünün ahdini bozması şöyle dursun, zaten çokları inanmazlar.

(Yahudiler) Ne zaman bir ahitte bulundularsa (kiminle anlaşma yaptılarsa), içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Doğrusu, onların çoğu iman etmez (sapkınlardır).

Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir gurup onu bozmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu inanmıyor.

Fâsıklar ne zaman bir antlaşma, bir sözleşme yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir grup çıkıp, onu inkâr ederek, yırtıp atacak öyle mi? Zaten onların çoğu imân etmeyecekler.

Onlar her ne zaman bir ahidde bulundularsa içlerinden bir topluluk onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

100.Yine İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre Resulullah (a.s.) peygamber olarak gönderilince, yahudilerin verdikleri... Devamı..

Ne zaman bir ahidde bulundularsa, içlerinden bir bölümü onu bozmadı mı? Hayır, onların çoğu iman etmezler.

O Yahûdiler, her ne zaman bir ahd üzerine anlaşma yapmışlarsa, içlerinden bir topluluk o ahdi bozup atıvermedi mi? Hattâ az bir topluluk değil, onların çoğu ahd tanımaz îmansızlardır.

(Onlar bu yüce değerlere inanmadıkları gibi, insanî değerleri de yoktur.) Ne vakit bir sözleşme yaptılarsa, onlardan bir grup tarafından bu sözleşme bozulmuş değil mi? Aslında onlar, (Tevrat’a da) inanıyor değillerdir. (Yalnızca inanıyor görünüyorlar.)

Ne zaman, onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Her ne zaman bir ahit yapmışlarsa, onlardan bir bölük, onu bozmuştur, pek çoğu onların inanmamıştır

Onlar ne zaman söz verdilerse aralarından bir grup onu bozup sözünden dönmedi mi? Zaten onların çoğu güvenilir değildir.

Bu ayet, İsrailoğulları’nın tarihsel süreç içinde Allah’a verdikleri ahitlere karşı sergiledikleri süreklilik arz eden sadakatsizliği ortaya koymakla ... Devamı..

Her ne vakit bir ’ahid ’akd itseler içlerinden bir fırka çıkıyor, bu ’ahdi bir kenara bırakıyor. Ekserisi îmân itmiyorlar.

Onlar, her ne zaman bir ahidde bulunmuşlarsa içlerinden bir takımı onu bozmamış mıdır? Zaten onların çoğu inanmazlar.

Onlar ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden birtakımı o antlaşmayı bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Ne zaman onlar bir söz verdilerse yine kendilerinden bir grup onu bozup bir kenara atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.

Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.

Her ne zaman bir anlaşma yaptılarsa onlardan bir grup onu bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu inanmaz.

O fasıklar hem bunları tanımıyacaklar, hem de ne zaman bir ahd üzerine antlaşma yapsalar, her defasında mutlaka içlerinden bir güruh çıkıp onu bozacak ve atıverecek öyle mi? Hatta az bir güruh değil, onların çoğu ahit tanımaz imansızlardır.

ya o fasıklar hem bunları tanımıyacaklar hem de ne zaman bir ahd üzerine muahede yapsalar her def'asında mutlaka içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? hattâ az bir güruh değil ekserisahd tanımaz iymansızlar

Onlar (yahûdîler), ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden bir grup o antlaşmayı bozmadı mı? Gerçek şu ki, onların çoğu îmân etmezler.

Onlar, ne zaman bir söz verdilerse, içlerinden bir zümre onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmiyorlar.

Onlar ne zaman bir ahid ile bağlandılarsa içlerinden bir güruh onu bozub atıvermedi mi? Hayır, (bir güruh değil), onların çoğu (ahid tanımazlar), îman etmezler.

Ne zaman bir ahitte bulundularsa içlerinden bir fırka onu kulak ardı etmedi mi? Hayır, onların çoğu iman etmez.

[5/12-16; 8/56]

Nitekim ne zaman söz vererek bir andlaşma yapsalar, içlerinden bir kısmı onu bozmadı mı? Hayır! Onların çoğu îmân etmezler.

Ne zaman onlar (o yahudiler) bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir grup onu (antlaşmayı) bozup atmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu iman etmez (ahid tanımaz ve güven vermez)ler.

O yoldan çıkmış olanlar, ne zaman bir antlaşma yapsalar, onlardan bir gurup antlaşmayı bozarlar. Hayır, hayır, onların çoğu iman etmezler.

Onlar ne zaman bir antlaşma yapmışlarsa içlerinden birtakımı bu antlaşmayı bozmamışlar mıydı? Çünkü, onların pek çoğu inanmayan kimselerdir.

Ahitte [¹³] bulundularsa onlardan bir güruh o ahti bozmadı mı? Hayır onların pek çoğu Tevrat/a iman etmezler.

[13] Veya «Allah'a ahit verdilerse». Ahit: Her ne zaman bir peygamber zuhur ederse ona muavenet etmek, müşriklere muavenet etmemektir.

Her ne zaman onlar bir antlaşma yaptıklarında, onlardan bir grup onu fırlatıp atmadı mı? [nebeze]⁶⁹. Zaten bir çoğu inanmıyor ki..

69 “Nebeze” fiili; fırlatıp atmak, çekilmek, çiğnemek demektir.

Onlar ne zaman bir anlaşma yapmışlarsa, içlerinden bir takımı onu bir yana itmiştir. Zaten onların çoğu iman etmezler.

Ne zaman bir antlaşma yaptılarsa, içlerinden bir grup, her defasında onu bozup bir kenara atmadı mı? Aslında, onların çoğu zaten inanmıyor! Çünkü;

Ne zaman bir andlaşma yaptılarsa (söz verdilerse), onlardan bir gurup onu bozup attı, öyle mi?
Evet, onların çoğu inanmaz.

Nitekim sana sıkı sıkı söz verdikleri halde, içlerinden bazıları sözlerini çiğnemedi mi? Ne bazısı, aslında onların çoğu inanmıyor.

İnkâr edenler ne zaman bir antlaşma yapsa; içlerinden bir kısmı işine gelmediği anda antlaşmayı bozar. Zaten onların çoğu iman etmez.

Ne zaman onlar (Allah’a) bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup onu bozmadı mı? Gerçekte onların çoğu iman etmez.

O (Yahûdîler) ne zaman kuvvetli bir söz verdilerse, içlerinden bir grup onu hep bozmadı mı? Aslında onların çoğu, (bilerek) inanmayacaklar.

Ne zaman [Allah’a] söz verdilerse bazıları sözlerini (çiğneyip) bir kenara atmadı mı? Gerçek şu ki, aslında onların çoğu inanmıyor.

Onlar ne zaman Allah ile bir ahit yapmışlarsa, içlerinden bir grup bu ahdi/sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu kendi değerlerine bile inanmıyorlar. 2/27, 8/55-56, 13/1

Ne yani, her söz verişlerinde onlardan bir kısmı bu sözden dönmedi mi? Bilakis onların çoğu iman etmemekte direniyorlar.[¹⁸⁶]

[186] Firuzabadî, lâ yu’minûnun “iman etmez” yanında ahlâkî karşılığı olan “güvenmez/güven vermez” anlamına dikkat çeker (Besâir). Bu âyette Yahudiler... Devamı..

Onlar (İsrailoğulları) ne zaman bir antlaşma yaptılarsa; içlerinden bir gurup onu bozmadı mı? Hayır!. (sadece bir gurup değil) onların çoğu (antlaşma tanımazlar) iman etmezler. (Vaktiyle Tevrat'a ve kendi peygamberlerine karşı ahidlerini bozdukları gibi, şimdi de sana ve Kur'an'a karşı öyle yapıyorlar. Daha düne kadar işte geldi, geliyor, diye seninle iftihar ederlerken, bu gün sana vahyi getiren Cibril’e bile düşman kesiliyorlar)

Ne zaman bir ahidle ahitleştiler ise, onlardan bir kısmı o ahdi bozmadılar mı? Bilakis, onların ekserisi iman etmezler.

Ya her ne zaman bir ahd ile muâhede yapacak olsalar onlardan bir gürûh o ahdi bozup atacak mı? Belki onların ekserisi imân etmezler.

O fâsıklar hem bunları reddedecek, hem de ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden bir güruh onu bozup atıverecek öyle mi? (Hatta sadece az bir güruh da değil), onların ekserisi ahit tanımaz imansızlardır.

Ne zaman bir ahit (andlaşma) yaptılarsa, onlardan bir grup o ahdi bozup atmadı mı? Zaten çokları inanmazlar.

Onlar (Yahûdîler) her ne zamân bir 'ahid ve mîsâkda bulundılar ise onlardan bir fırka bu 'ahdi bozub arkalarına atdılar.

Bunlar ne zaman bir anlaşma yapsalar, içlerinden birtakımı yükümlülüklerini üstünden atar; değil mi? Aslında bunların çoğu güveni kötüye kullanır.[*]

[*] Burada if'âl babının hemzesine izale anlamı verilmiştir.

Onlar ne zaman bir söz vermişlerse, içlerinden bir grup bu sözü bozup atmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmezler.

Onların her söz verişinde, içlerinden bir topluluk o sözü bozup bir kenara atmadı mı? Doğrusu, onların çoğu iman etmiyor.

Bir ahitle söz verdikleri her seferinde, içlerinden bir fırka ahdi kaldırıp atmadı mı? Doğrusu şu ki, onların çokları iman etmezler.

Yahudiylar qachon biror bir ahdlashuv ustida kelishsalar, ulardan bir guruh chiqib u ahdni buzmadimi? Haqiqat shuki, ularning ko‘‎pchiligi iymonga kelmaydilar.

daħı nice kim ķavl eylediler, ķavl eylemek: bıraķdı anı bir bölük anlardan. belki eyregi anlaruñ inanmazlar ya'nį tevrįt’e.

Bunlar her kez and içseler, ol ‘ahdi ṣındururlar anlardan bir ṭāyife. Bel kiçoġı anlaruñ īmān getürmezler.

(Yəhudilər) hər dəfə əhd bağladıqları zaman onların bir qismi onu pozmadımı?! Onların, bəlkə də, çoxu (Tövrata) inanmır.

Is it ever so that when ye make a covenant a party of you set it aside? The truth is, most of them believe not.

Is it not (the case) that every time they make a covenant, some party among them throw it aside?- Nay, Most of them are faithless.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.