18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mü’minûn Suresi 96. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İdfa’ billetî hiye ahsenu-sseyyi-e(te)(c) nahnu a’lemu bimâ yasifûn(e)

Kötülüğü, en güzel bir huyla defet, biz, onların neler dediğini, bizi ne çeşit tavsif ettiklerini daha iyi biliriz.

(Şimdilik Sen) Kötülüğü en güzel olan (bir tarzla defedip) uzaklaştır; (saldırgan inkârcıların ve marazlı münafıkların acı ve alçaltıcı akıbetlerini seyret!) Biz, onların (Seni) nitelendiregeldikleri (asılsız ve uygunsuz şeyleri) en iyi bileniz.

Fakat onlar ne söylerlerse ve ne yaparlarsa yapsınlar, sen onların istediği kötülüğü, en iyi yol hangisi ise onunla karşılık ver. Çünkü onların bize yakıştırageldikleri şeyleri en iyi bilen biziz.

Sen, kötülüğü en güzel metodu kullanarak, anarşiyi, kargaşayı, devlet teşkilâtıyla önleyerek gider. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri iyi biliyoruz?”

Kötülüğü en güzel olanla sav. Onların nitelendiregeldiklerini biz daha iyi biliriz.

Kötülüğü en güzel olanla uzaklaştır; biz, onların nitelendiregeldiklerini en iyi bileniz.

Sen, kötülüğü en güzel hasletle (sabır ve iyilikle) bertaraf et. Biz onların ne yalan ve küfür uydurduklarını daha iyi biliriz.

Sen, en güzel bir yol ile kötülüğe karşı koy. Biz onların ne yaptıklarını, ne dediklerini çok iyi biliyoruz.

Kötülüğü, en iyi olan ile sav! Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.

Kötülüğü iyilikle karşıla, iyi biliriz dediklerini

(Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar, sen yine de onların işlediği) kötülüğü, en iyi yol hangisi ise, onunla sav! Biz onların asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz. 

“Kötülüğün en iyi yolla savulması” ifadesi, pasif bir katlanmayı değil; bilinçli, ahlaki ve aktif bir tutumu ifade eder. Bu yaklaşım, kötülüğe aynı dü... Devamı..

Ânların fenâlığına iyilik ile mukâbele it. Ne didiklerini herkesden iyi bilüriz.

Kötülüğü en iyi ile sav. Onların vasıflandırmalarını Biz daha iyi biliriz.

Kötülüğü, en güzel olan şeyle uzaklaştır. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyleri daha iyi biliriz.

Sen kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Onların yakıştırdıkları şeyleri biz çok iyi biliyoruz.

Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav. Biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.

Kötülüğe iyilikle karşılık ver. Biz onların iddialarını iyi biliriz.

Sen, kötülüğü en güzel bir tutumla sav, çünkü biz onların yakıştırmakta oldukları şeyi çok iyi bilmekteyiz.

Sen o kötülüğü en güzel olan hasletle def'et, biz, onların ne halt edeceklerini daha iyi biliriz

Sen, kötülüğü en güzel şekilde sav. Biz onların (bizim ve senin hakkında) yakıştırmakta oldukları şeyleri iyi biliyoruz? (Haddi aşmalarından dolayı cezalarını da biz vereceğiz.)

Kötülüğü en iyi şekilde sav. Biz, yakıştırmakta oldukları şeyleri çok iyi biliyoruz.

Sen kötülüğü en güzel (haslet) le defet. Biz onların neler vasf etmekde olduklarını çok iyi bileniz.

Kötülüğü en güzel şekilde uzaklaştır. Biz, onların yakıştırmalarını çok iyi bileniz.

[39/23; 43/88-89; 73/10; 41/34]

Kötülüğü, daha güzel olan bir şey ile def' et; biz, onların isnâd etmekte oldukları vasıfları en iyi bileniz.

(Ey Resulüm!) Sen, (sana yapılan) kötülüğü (daima) en iyi davranışla karşıla. (Zira) Biz onların (o zalim putperestlerin) asılsız yakıştırmalarını herkesten iyi biliyoruz. *

(*) Bu âyet insanların günlük hayattaki ilişkileri ile ilgili genel bir düzenlemeye gitmekte, kalıcı ve sürekli bir ahlâk kuralı koymakta; kötülüğün b... Devamı..

Sen yine de kötülüğü en güzel bir şekilde uzaklaştır. Biz onların vasıflandırdıklarını en iyi bileniz.

Sen kötülüğü güzellikle savmıya bak. Biz onların neler takıp takıştırdıklarını herkesden iyi biliriz.

Onların kötülüklerini en güzel bir tarzla karşıla [¹] biz, onların seni nasıl vasfettiklerini daha iyi biliriz.

[1] Bağışla, kötülüklerinden vazgeç.

Sen kötülüğü en güzel olan şeyle uzaklaştır.¹³ Biz onların yakıştırdıkları vasıfları daha iyi biliyoruz.

13 Krş. Fussilet, 41/34

Kötülüğü, en güzel olanla uzaklaştır; biz onların nitelendirdiği şeyleri en iyi bileniz.

Sen kötülüğü kötülükle değil, ortaya koyduğun iyiliklerle, en güzel şekilde gider. Hiç merak etme, Biz onların müminleri incitmek için neler söylediklerini çok iyi biliyoruz ve cezasını da Biz vereceğiz.

Kötülüğü en güzel olan ile sav!
Biz, vasfettikleri (niteledikleri) şeyleri çok iyi biliriz.

Ancak sen, kötülüğü şimdilik en güzel şekilde savmaya devam et. Çünkü, söylediklerini en iyi bilen biziz.

Rabbin her türlü kötülüğü en güzel şekilde uzaklaştırır. İnkârcıların Rabbin için tasarladığı kötülükler bize ulaşmaz. Onlar gizliden Rabbine karşı tuzak mı kuruyorlar? Bilsinler ki Rabbinden hiçbir şey gizli kalmaz.

Sen kötülüğü en güzel şekilde sav! [*] Biz onların yakıştırmalarını çok iyi bileniz.

Benzer mesajlar: Ra‘d 13:22; Kasas 28:54; Fussilet 41:34.

(Ama sen) o kötülüğü en güzel bir davranışla sav. Çünkü Biz onların asılsız yakıştırmalarını çok iyi biliriz.

[Fakat, onlar ne söylerlerse, ya da ne yaparlarsa yapsınlar, sen yine de onların işlediği] kötülüğü, en iyi yol hangisi ise, onunla sav: ⁵⁷ (çünkü) onların [Bize] yakıştırageldikleri şeyleri en iyi bilen Biziz.

57 Bkz. 13. sure, 44. not. Bu anlam örgüsü içinde, kötü olarak nitelendirilen şey -sonraki cümlenin de gösterdiği gibi- Allah’ı kullara ya da yaratılm... Devamı..

Sen, kötülüğe en güzel şekilde karşılık ver, zira biz onların neler saçmaladıklarını çok iyi bilmekteyiz. 7/199, 41/34

Her çirkin saldırıya karşı öyle bir savunma yap ki, en güzeli, en uygunu o olsun;[²⁹⁵²] Biz onların yakıp yakıştırdıklarını elbette biliriz.

[2952] Güzeli savunmak yetmez, güzelce savunmak gerekir; iyiyi kötü savunmak iyiye kötülüktür (Krş: 41:34).

Sen, o kötülüğü (söyledikleri o yakışıksız sözleri) en güzel haslet ile (onlara aldırış etmemekle) karşıla. Biz onların daha neler isnad ettiklerini elbette iyi biliriz. (Buna rağmen onlara cezalarını derhal vermiyoruz. Artık sen de sabret.)

Sen kötülüğü, en güzel ne ise onunla def et. Biz onların nitelendirmelerini biliyoruz.

Sen o kötülüğü en güzel olan şey ile defet. Biz onların neler ile vasfeder olduklarını daha iyi biliriz.

Fakat onlar ne yaparlarsa yapsınlar, sen yine de kötülüğü en iyi tarzda sav. Biz onların, senin hakkındaki asılsız iddialarını pek iyi biliriz.

Kötülüğü en güzel şeyle sav. Biz onların (seni) nasıl vasıflandıracaklarını biliyoruz.

Seyyieyi (fenâlığı) en eyi ile def' it. (Fenâlıklarına hüsn-ü mu'âmele ile mukâbele it) Biz onların seni vasıf iyledikleri şeyi biliriz.

Sen (sana yapılan) kötülüğü en güzel biçimde sav. Onların bize neler yakıştırdıklarını iyi biliriz.

Sen, kötülüğü en güzel ile sav. Onların nitelemekte olduklarını biz, çok daha iyi biliriz.

Sen kötülüğü en güzel olan şeyle sav. Onların yakıştırdıklarını Biz biliyoruz.

En güzel olan neyse onunla sav kötülüğü. Onların nasıl nitelendirme yaptıklarını biz daha iyi biliriz.

Siz ular qilayotgan yomonlikni eng chiroyli so‘‎zlar bilan daf qilib turing. Biz ular sifatlayotgan narsani yaxshi biluvchimiz.

def' eyle anuñ-ile kim ol görklürekdür ya'nį kelime-i şehādet yavuzı biz bilüregüz śıfat eyledüklerini ya'nį şirki.

Def‘ eyle yaḫşılıḳ bile yamanlıġı. Biz bilür‐biz anlar söylegeni.

Sən pisliyi yaxşılıqla dəf et! (Gözəl xislət sahibi olub sənə pislik edəni, əziyyət verəni əfv et!) Biz (müşriklərin Bizə) aid etdikləri sifətləri (və sənin haqqında dedikləri nalayiq sözləri) daha yaxşı bilirik!

Repel evil with that which is better. We are best Aware of that which they allege.

Repel evil with that(2934) which is best: We are well acquainted with the things they say.

2934 Whether people speak evil of you, in your presence or behind your back, or they do evil to you in either of those ways, all is known to Allah. It... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.