Kul in kânet lekumu-ddâru-l-âḣiratu ‘inda(A)llâhi ḣâlisaten min dûni-nnâsi fetemennevu-lmevte in kuntum sâdikîn(e)
De ki: Âhiret yurdu, Allah katında başkalarının değil de bilhassa sizinse ve sözünüzde doğrucuysanız ölümü dilesenize.
(Ey Resulüm!) Onlara de ki: Eğer Allah katında ahiret yurdu, başka insanlara değil de, sadece size tahsis edilmiş ise, (ve bu iddianızda) sadık ve samimi iseniz, (o halde bunu ispatlamak üzere haydi) hemen ölümü temenni edin (ve ahirete gitmeyi özellikle isteyin)!
Ey Muhammed ve O'nun yolunda gidenler! Bu ve benzeri insanlara deyin ki: Allah katındaki ahiret yurdu, yani cennet hayatı başka hiç kimseye değil de, yalnız size mahsus ise ve bu kanaatinizde de samimi iseniz, o zaman ölümü arzulamanız gerekmez mi?
De ki: "Eğer Allah katında ahiret yurdu diğer insanlara değil de özellikle size verilecekse o zaman, doğru sözlü iseniz ölümü arzulayın."
De ki: 'Eğer Allah katında ahiret yurdu, başka insanların değil de, yalnızca sizin ise, (ve) doğru sözlüyseniz, öyleyse hemen ölümü dileyin.'
Ey Rasûlüm (Yahûdilere) Söyle: “Eğer Cennet (sizin iddianıza göre), diğer insanlara ait olmayıp Allah tarafından size has kılınmış ise, ve bunda sâdıklarsanız, ölümü temennî edin. (Çünkü Cennet, mutlaka kendisine âit olduğunu bilen kimse, ona kavuşmağa sebep olan ölümü, elbette ister ve arzular.).
Söyle: “Eğer Allah katındaki ahiret yurdu, insanlar dışında sadece size özelse ve bu iddianızda doğru iseniz, ölümü arzulayınız.”
Söyle onlara: “Şayet âhiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de sadece size ait ise ve bu iddianızda da doğru iseniz, haydi ölümü temenni ediniz.”
Onlara diyesin ki: «Öbür insanlara değil de, ahret yurdu yalnız size, Allahtan verilmişse, gerçekseniz, ölüm isteyiniz»
(O Yahudilere) de ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu (cennet), diğer insanlara değil de sadece size mahsus ise ve (bu iddianızın da) doğru olduğunuzu düşünüyorsanız, hemen ölümü isteyin (ki cennete kavuşup dünyanın sıkıntısından kurtulun)!”
Ânlara di ki: Âhiretde Allâh’ın nezdinde insânlardan mümtâz bir mevkî’iniz oldığı sahîh ise ölümü taleb itmeğe cesâret idiniz sâdık oldığınızı gösteriniz.
De ki, "Eğer ahiret yurdu Allah katında başkalarına değil de yalnız size mahsus ise ve eğer doğru sözlü iseniz, ölümü dilesenize!"
De ki: “Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katındaki ahiret yurdu (cennet) diğer insanlar için değil de, yalnız sizinse ve doğru söyleyenler iseniz haydi ölümü temenni edin!”
Onlara, “Şayet Allah katında, âhiret yurdu diğer insanlara değil de yalnız size ait ise ve bu iddianızda doğruysanız haydi ölümü isteyin bakalım!” de.
(Ey Muhammed, onlara:) Şayet (iddia ettiğiniz gibi) ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse ve bu iddianızda doğru iseniz haydi ölümü temenni edin (bakalım), de.
De ki; Allah yanında ahiret yurdu (cennet) başkalarının değil de yalnızca sizin ise, eğer iddianızda da sadık iseniz haydi hemen ölümü temenni ediniz, ölmeyi cana minnet biliniz.
De ki Allah yanında Ahıret evi (Cennet) başkalarının değil de hassaten sizin ise, eğer davanız da sadıksanız, haydi ölümü ümniye edinin, canınıza minnet bilin
(Resûlüm, o yahûdîlere) de ki: “Eğer (iddiâ ettiğiniz gibi) Allah tarafından âhiret yurdu (cennet), diğer insanlara değil de yalnız size verildiyse ve bu iddiânızın doğruluğundan emin iseniz, haydi ölümü temenni edin (ki cennete çabucak kavuşasınız)!”
De ki: “Eğer Allah katında; ahiret yurdunun, diğer insanların değil de yalnızca size ait olduğunu iddia eden sözünüzde samimi iseniz, o zaman ölümü istesenize!”
(Habîbim) söyle : «Allah yanında âhiret yurdu (cennet, diğer) insanların değil de yalınız sizinse (ve bu da'vânızda) doğruculardan iseniz haydi ölümü temenni edin. (Bunu canınıza minnet bilin)».
De ki: “Eğer âhiret yurdu (Cennet) Allah katında başka insanlara değil de, sâdece size âid ise, (ve bu iddiânızda) doğru kimseler iseniz, haydi ölümü temennî edin!”(1)
(Resulüm! O yahudilere) de ki: “Eğer Allah katında ahiret yurdu (cennet ve oradaki ödül), diğer insanlara değil de sadece size (yahudilere) mahsus ise ve (bu iddianızın da) doğru olduğunu düşünüyorsanız, hemen ölümü isteyin (ki cennete kavuşup dünyanın sıkıntısından kurtulasınız).”
Deki “Allah’ın katındaki ahiret yurdunun, diğer insanlardan daha ziyade, özellikle size ait olduğunu iddia ediyor ve doğru söylüyorsanız, o halde ölümü isteyin.”
De ki: « Eğer Allah’ın yanındaki öbür dünya evi başka insanlar için değil de yalnız sizin için ise durmayın, ölümü dileyin, eğer doğru sözlü kimselerseniz.»
Onlara de ki, «dâr-ı âhiret, Allah indinde başkaların olmayıp da sırf sizinse, siz de bu davada gerçekseniz haydi ölümü özleyin.
De ki: “Eğer ahiret yurdu Allah katında başka insanlara değil de sadece size mahsus ise (ve de) doğru sözlüler iseniz, o halde ölümü dilesenize!”
“Ayrıcalıklı millet” saplantısı içinde bulunan o Yahudilere de ki:
“Eğer Allah katında âhiret yurdu ve cennet nîmetleri, iddia ettiğiniz gibi hiç kimsenin değil de, sadece sizin olacaksa ve bunda gerçekten samîmî iseniz, o zaman ölümü arzu etsenize!Madem Allah katında ayrıcalıklı bir yere sahip olduğunuzu iddia ediyorsunuz, o hâlde neden ölüm denilince ödünüz kopuyor? Hâlbuki Allah katında bu kadar değerli olduklarını iddia eden insanlar ölümden bu derece ürkmemelidirler.”
De ki:
-"Allah katında Âhiret Yurdu İnsanlar’ın değil sadece sizin ise, hadi, Ölüm’ü temenni edin, eğer doğru söyleyenler iseniz!".
Resulüm! de ki: " Şayet, ahiret hayatı Allah tarafından başkalarına değil de sırf size tahsis edilmişse, siz de bu iddianızda samimi iseniz, hadi bakalım ölümü göze alın da görelim! "
"Eğer iddia ettiğiniz gibi Allah katındaki ahiret yurdu sadece sizinse, bu konuda doğru söyleyenler iseniz, haydi ölümü temenni edin! İnancınız uğruna ölüp cenneti hak edin!"
(Onlara) de ki: “Ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse (ve bu konuda) doğruysanız ölümü isteyin (bakalım)!”
Ve onlara: “(Ey Yahûdîler!) Eğer (iddia ettiğiniz gibi) Allah katında âhiret yurdu¹ başka insanların değil de sadece sizin ise² ve o iddianızda da samimi iseniz; haydi ölümü temenni edin (bakalım).” de.³
De ki: “Eğer gerçekten, Allah katında ahiret yurdu insanlardan yalnızca size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü temenni ediniz de görelim!” 5/18, 62/6
(Yine) onlara de ki: Allah katında, Âhiret yurdunun[¹⁷²] insanlar arasında yalnızca size ait olduğu inancında eğer samimiyseniz, haydi ölümü isteyin![¹⁷³]
(Ey Muhammed, onlara) De ki: Allah katında ahiret yurdu (cennet iddia ettiğiniz gibi) başkalarının değil de yalnız sizin ise ve siz bu iddianızda samimi kimseler iseniz, o halde ölümü temenni edin!.. (Böyle dünyada vatandan mahrum yaşamaktansa, sadece kendinize has kıldığınız ebedi mutluluğa bir an evvel kavuşmayı canınıza minnet bilin)
De ki: “Şayet ahiret yurdu, Allah indinde, insanların değil de özellikle sizin ise, o zaman ölümü temenni edin, eğer doğrulardan iseniz?”
De ki: «Eğer Allah Teâlâ'nın indinde ahiret yurdu başka insanların değil de hassaten sizin ise ölümünüzü temenni ediniz, eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz.»
De ki: Eğer Allah katında âhiret yurdu (cennet) bütün insanlar içinde yalnız size ait ise ve bu iddianızda samimi iseniz haydi ölümü istesenize! [62, 6-8; 19, 75; 3, 61]
De ki: "Eğer (dilediğiniz gibi) gerçekten Allah katında ahiret yurdu kimsenin değil, yalnız sizin ise, sözünüzde doğru iseniz, haydi ölümü temenni edin!"
Yâ Muhammed onlara söyle ki: Eğer dâr-ı âhiret (cennet) bütün insânlardan gayrı olarak 'ind-i ilâhîde size mahsûs ve münhasır ise ve bu sözinizde sâdık iseniz ölümi temennî idiniz.
De ki “O son yurt (Cennet) Allah katında başka kimselere değil de yalnız size tahsis edilmişse ölümünüzü isteyin, İddianızda haklıysanız istersiniz!”
De ki: -Eğer gerçekten, Allah katında ahiret yurdu kimsenin değil yalnız sizin ise; sözünüzde doğru iseniz, haydi ölümü temenni ediniz!
De ki: Âhiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de sadece size ait ise, haydi, ölümü isteyin—eğer iddianızda doğru iseniz.
De ki: "Allah katındaki âhiret yurdu diğer insanların değil de yalnız ve yalnız sizin ise, eğer doğru sözlü iseniz, hadi isteyin ölümü!"
Ey Rasulim, ularga: “Agar Alloh huzurida oxirat diyori bo‘lgan jannat boshqa odamlarga emas, xolis siz uchun xos bo‘lsa, hamda so‘zingizda rostgo‘ylardan bo‘lsangiz, qani, unda o‘zingizga o‘limni bir orzu qilib ko‘ringlar-chi!” – deb ayting.
eyit: “eger olur-ise sizüñ śoñraġı sarāy, Tañrı ķatında; ħas ādemįlerden ayruķ; arzulañ ölümi; eger olursañuz girçekler.”
Eyit yā Muḥammed: Eger sizüñ olsa āḫiret evi Tañrı Ta‘ālā ḳatında, ya‐luñuz sizüñ‐çün ḫalḳdan özge. Pes temennā eyleñüz, isteñüz ölmegi, egersiz girçekler‐iseñüz.
(Ya Rəsulum!) Sən onlara (yəhudilərə) de. ”Əgər (sizin iddianıza görə) Allah yanında axirət evi (Cənnət) başqa insanlara deyil, yalnız sizə məxsusdursa və əgər siz (bunu) doğru deyirsinizsə, onda (Allahdan) ölüm istəyin!” (Çünki Cənnətin yalnız özünə aid olduğunu iddia edən kimsə ona qovuşmaga səbəb olan ölümü mütləq arzulayar).
Say (unto them): If the abode of the Hereafter in the providence of Allah is indeed for you alone and not for others of mankind (as ye pretend), then long for death (for ye must long for death) if ye are truthful.
Say: "If the last Home, with Allah, be for you specially, and not for anyone else, then seek ye for death, if ye are sincere."
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |