17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Neml Suresi 89. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Men câe bilhaseneti felehu ḣayrun minhâ vehum min feze’in yevme-iżin âminûn(e)

Kim, bir iyilikle gelirse yaptığı iyilikten de hayırlı bir mükafat var ona ve onlar, o günün şiddetli korkusundan emindirler.

(Böylece) Kim (ahirette Allah’ın huzuruna) iyilikle (iman ve salih amellerle) gelirse, artık kendisine daha hayırlısı vardır (iyilik ve ibadetlerinin karşılığı fazlasıyla verilecektir). Ve onlar, o günün dehşetli korkusuna karşı güvenlik içindedirler.

Her kim, O'nun huzuruna iyiliklerle çıkarsa, buna karşılık daha hayırlısını elde edecektir ve böyle olanlar, o günün dehşetli korkusundan da emin olacaklardır.

Kimler işlediği iyi amellerle Allah'ın huzuruna gelirse, onlara daha iyisi verilir. Onlar, o gün, korkudan emin olurlar.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/160; 21/103; 41/40.

Kim iyilik getirirse ona ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün, korkudan güvendedirler.

Kim bir iyilikle gelirse, artık kendisine daha hayırlısı vardır ve onlar, o günün korkusuna karşı güvenlik içindedirler.

Kim (kıyamet gününde ihlâslı bir tevhidle= Lâ ilâhe illAllah sözü olan) hasene ile gelirse, bundan dolayı ona bir hayır (cennet) vardır. Onlar, o kıyamet azabının korkusundan emniyet içindedirler.

Kimler iyilik ile gelirse, onlara o yaptıklarından daha yararlı bir mükâfat vardır. Ve onlar, o günün dehşetinden güven içinde olurlar.

Kim bir iyilik yaparsa, ona daha iyisi verilir; o günün korkusundan güvende olurlar.

Kim iylikle gelirse, ona bundan hayırlısı verilir, emniyettedir onlar günün ürküntüsünden

Kim (Allah’ın huzuruna, ahiret yurduna) iyilikle gelirse karşılığında daha iyisini alır. Böyleleri o günün dehşetine karşı emniyet içindedirler. 

Bkz. 4/40, 6/160, 28/84

Hasenât ile gelecekler hayır görecekler ve ânlar her dürlü havf ve haşyetden âzâde olacaklardır.

Kim bir iyilik getirirse, ona daha iyisi verilir. Onlar o günün korkusundan güvendedirler.

Her kim iyi amel getirirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan emindirler.

Kim (ilâhî huzura) iyilikle gelirse ona daha iyisi verilir; o gün onlar kıyamet dehşetinden de etkilenmezler.

Kim iyilikle (ilâhî huzura) gelirse, ona daha iyisi verilir. Ve onlar o gün korkudan emin kalırlar.

Kim iyilik getirirse, ona ondan daha iyisi verilir ve onlar o günün korkusundan güvenlikte olurlar.

Kim iyilikle gelirse, ona daha iyisi verilir ve onlar o gün korkudan da emin kalırlar.

Her kim hasene ile gelirse o vakıt ona ondan daha hayırlısı var ve onlar o günkü feza'dan emîn kalırlar

Her kim (âhirete) iyilikle (îmânlı olarak güzel amelle) gelirse, karşılığında ona daha hayırlısı verilir. Onlar o gün (her) korkudan emindirler.

Kim iyi şeylerle geldiyse, onun için getirdiğinden daha iyisi vardır. Onlar, İzin Günü dehşetten güvende olanlardır.

Kim iyi (bir haalet) le gelirse ona bu sayede bir hayır vardır. Onlar o gün (azâb) korku (sun) dan emniyyet içindedirler.

İyilik getirene, getirdiğinden daha hayırlısı vardır. Onlar o gün telaştan güvene kavuşmuşlardır.

[6/82, 160; 28/84]

Kim iyilikle gelirse, artık ona ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün korkudan emîn olan kimselerdir.

Kim iyilikle (ahiret yurduna) gelirse, işte o zaman onun için ondan daha hayırlısı (cennet) vardır. Ve onlar, o günün dehşetine karşı güven içindedirler.

Kim güzel bir amel ile gelirse, onun için yaptıklarından daha hayırlı olanı var. Güzel işler yapanlar, kıyamet gününde de kokudan güven içinde olur.

Herkim iyilik işleyip gelecek olursa onun için iyilik vardır. O gün onlar için korku yoktur.

89, 90. Her kim Huzur-u Bâri/ye iyilik getirirse daha değerli mükâfata nâil olur, o günün dehşetli korkusundan emin olur. Bilâkis her kim kötülük getirirse yüzüstü ateşe atılır, onlara işlediklerinizden başka mı ceza görecektiniz [¹] denir.

[1] Veya ancak işlediklerinizin cezasını göreceksiniz.

Kim iyilikle gelirse, ona ondan daha hayırlısı vardır. O, o günün dehşetinden emin olur.

Kim bir iyilikle gelirse, artık kendisine ondan daha hayırlısı vardır ve onlar, o günün korkusuna karşı güvenlik içindedirler.

Her kim O’nun huzuruna bir iyilikle gelirse, ona bundan daha iyi bir karşılık vardır; üstelik onlar, O dehşetli Günün korkusundan uzak, güven içinde olacaklardır.

Kim İyilik ile geldiyse, ona ondan daha hayırlısı vardır. Onlar o zaman şiddetli korkudan güvende olacaklardır.

İyilik getirenler, daha iyisine sahip olacaklar. Sorgulanma heyecanı çekmeyeceklerdir.

Hesap günü kim iyilikle huzurumuza gelirse ona daha iyisi verilir. Hesap günü onlar korkudan uzaktırlar.

Kim bir iyilikle gelirse onun için çok daha hayırlısı olacaktır. Onlar o gün korkudan güvende olacaklardır. [*]

Benzer mesaj: Enbiyâ 21:103.

Kim (âhirete) bir iyilik getirirse ona ondan daha hayırlısı verilir ve onlar o günün dehşetli korkusundan da emin olurlar.

Her kim ki [O’nun huzuruna] iyi eylemlerle çıkarsa, buna karşılık [daha] hayırlısını elde edecektir; ⁷⁹ ve böyleleri o Gün’ün korkusundan emin olacaklardır.

79 Lafzen, “bundan iyilik/hayır bulacaktır”; yani, dünya hayatında yaptığı iyi eylemlerin bir sonucu olarak (Taberî’nin kaydettiğine göre, İbni ‘Abbâs... Devamı..

Kim ilahi huzura iyilikle gelirse, orada onun hak ettiğinden daha fazlası vardır ve onlar o günün dehşet ve korkusundan güvende olacaklar. 39/73-74, 43/67...73

Kim güzel eylemlerle (huzura) gelirse, daha hayırlısıyla karşılığını bulacaktır; üstelik onlar o günün dehşetinden emin olacaklardır.[³³⁶²]

[3362] Krş: 87. âyet.

(Rabbinin huzuruna) Kim iyi bir hal ile gelirse, o gibi kimselere bir hayır vardır, onlar o gün, korkudan da emin olurlar.

Her kim iyilikle gelirse, ona ondan bir hayır vardır ve onlar o günün dehşetinden güvenlik içindedirler.

Her kim hasene ile gelirse onun için bundan dolayı bir hayır vardır ve onlar o günde korkudan emin kimselerdir.

Kim O'nun huzuruna bir iyilikle gelirse, ona daha hayırlı bir mükâfat vardır. Üstelik onlar o kıyamet gününün dehşetinden emin olacaklardır. [6, 160; 21, 103; 41, 40]

Kim iyilik getirirse ona, ondan daha hayırlısı vardır. Ve onlar o gün korkudan uzak, güven içindedirler.

Kim ki huzûr-u hazret-i hâlika hasene ile gele ona ondan daha hayırlı mükâfât vardır ve yevm-i kıyâmetin korkusundan emîndirler.

Kim güzel iş yapmış olarak gelirse, daha güzelini bulur. Onlar o gün, korkudan emin olurlar.

Kim iyilikle gelirse, orada onun için daha hayırlısı vardır. Onlar orada her türlü korkudan güvende olacaklardır.

Kim huzurumuza bir iyilikle gelirse, ondan daha hayırlısıyla karşılık bulur. Onlar, o günkü dehşetten de güvendedirler.

İyilik ve güzellik getirene, getirdiğinden daha hayırlısı vardır. Onlar o gün korkudan güvene çıkmışlardır.

Kim Allohning huzuriga yaxshi amallar bilan kelsa, bas, uning uchun undan ham yaxshiroq mukofot bo‘‎ladi. Shuningdek, ular qiyomat kunining dahshatidan omonda bo‘‎ladilar.

her kim eyler ise eyü iş anuñdur ħayr andan daħı anlar ķorķudan ol gün iminlerdür.

Kim yaḫşılıḳ bile gelse andan yaḫşıraḳ vardur aña. Daḫı anlar ol günḳorḳusından iminlerdür.

Hər kəs (Rəbbinin hüzuruna) yaxşı əməllə (tövhid kəlməsi ilə, səmimi-qəlbdən imanla) gəlsə, onu (bu əməlin) müqabilində daha yaxşı bir mükafat (Cənnət) gözləyir. Belələri o gün (qiyamət günü) dəhşətli qorxudan da əmin olarlar.

Whoso bringeth a good deed will have better than its worth; and such are safe from fear that Day.

If any do good, good will (accrue) to them therefrom; and they will be secure from terror that Day.


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.