25 Mayıs 2026 - 7 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûsuf Suresi 85. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâlû ta(A)llâhi tefteu teżkuru yûsufe hattâ tekûne haradan ev tekûne mine-lhâlikîn(e)

Allah'a andolsun dediler, hala Yusuf'u anıp durmadasın, sonunda hastalanıp eriyecek, yahut da helak olup gideceksin.

(Evlatları ise ona:) "Allah adına, hayret ki (sen) hâlâ Yusuf’u anıp durmaktasın. Sonunda (ya kahrından çok ağır şekilde) hastalanacaksın, ya da helake uğrayanlardan olacaksın" diyerek (çıkışmışlardı.)

Oğulları; “Allah şahittir ki, sen Yûsuf'u anmaktan hasta olacaksın veya yok olup gideceksin!” dediler.

Oğulları:
“Allah'a andolsun ki, sen hâlâ Yûsuf'u sayıklayıp duruyorsun. Sonunda ya üzüntüden yatağa düşeceksin, yahut da eriyip tükeneceksin.” dediler.

(Oğulları): "Vallahi, hayret! Hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya iyice eriyecek ya da helake düşenlerden olacaksın" dediler.

'Allah adına, hayret' dediler. 'Hâlâ Yusuf'u anıp duruyorsun. Sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helake uğrayanlardan olacaksın.'

Babalarına dediler ki: “Hâlâ Yûsuf'u anıp duruyorsun. Allah'a yemin ederiz ki, sonunda kederinden eriyeceksin veya helâke düşenlerden olacaksın.”

Oğulları: “Allah’a andolsun ki; sen Yusuf’u anmaktan kendini alamıyorsun. Sonunda ya eriyeceksin veya yok olup gideceksin” dediler.

Oğulları, “Allah'a andolsun ki sen hâlâ Yûsuf'u anıyorsun. Sonunda hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın” dediler.

Oğulları dediler: «Allaha ant ederiz, sen Yusuf'u andıkça, ya hasta olacaksın, ya da yoğalacaksın!»

(Babalarının içler acısı durumunu gören oğulları) dediler ki: “Vallahi, sen hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun. Sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek ve kendini telef edip gideceksin.”

Oğulları didiler ki: "Allâh ’aşkına sen ölünceye kadar, keder seni helâk idinceye kadar Yûsuf’dan bahs itmekden vaz geçmiyecek misin?"

"Allah'a yemin ederiz ki, Yusuf'u anıp durman seni bitkin düşürecek veya helak olacaksın" dediler.

Oğulları, “Allah’a yemin ederiz ki, sen hâlâ Yusuf’u anıp duruyorsun. Sonunda üzüntüden eriyip gideceksin veya helâk olacaksın” dediler.

Oğulları, “Allah’a andolsun ki, sen ‘Yûsufum!’ diye diye sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın!” dediler.

(Oğulları:)  «Allah'a andolsun ki sen hâla Yusuf'u anıyorsun. Sonunda ya hasta olacaksın ya da büsbütün helâk olacaksın!» dediler.

Dediler ki: "ALLAH'a andolsun, Yusuf'u anmaya devam edersen ya hasta düşeceksin veya öleceksin."

Dediler ki: "Hâlâ Yusuf'u sayıklayıp duruyorsun. Allah'a yemin ederiz ki, sonunda eriyip gideceksin, tükenip helak olacaksın. Hayret doğrusu!"

Tellahi dediler, halâ Yusüfün anıb duruyorsun, nihayet gamdan eriyeceksin veya helâk olanlara karışacaksın

(Ya‘kûb’un evlatları) dediler ki: “(Ey babamız!) Sen hâlâ Yûsuf’u anıp duruyorsun. Allah’a yemin olsun ki, (bu üzüntünle) sonunda (ya kahrından) hastalanacaksın ya da helâke uğrayanlardan olacaksın!”

“Yusuf'u anmaya devam edersen, vallahi sonunda üzüntünden ya hasta olacaksın veya öleceksin.” dediler.

Dediler ki: «Haalâ Yuusufu anıb duruyorsun. Andolsun ki sonunda ya kederinden hastalanıb eriyeceksin, yahud helake uğrayanlardan olacaksın».

“Hayret vallahi!” dediler. “Hâlâ Yusuf’u anıp durmaktasın. Sonunda hasta olacak ya da yok olup gideceksin.”

(Evlâdları:) “Allah'a yemîn olsun ki (sen) dermansız bir hastalığa tutuluncaya veya helâke uğrayan kimselerden oluncaya kadar Yûsuf'u anıp durmaktan geri kalmayacaksın!” dediler.

Bunun üzerine, ona) dediler ki: “Hayret vallahı! Sen hâlâ Yusuf’u anarak, sonunda hasta olacaksın ya da helâke uğrayanlardan olacaksın!”*

Oğulları babalarına “Yusuf’u sürekli anman, ya seni hasta yatağına düşürecek, ya da helak olup gideceksin” dediler.

Dediler: "Allah’a ant olsun ki sen Yusuf diye diye sonunda ya üzüntüden yıpranacaksın, ya da ölüp gideceksin."

Oğulları «— Tanrıya ant olsun ki sen Yusuf diye diye hasta veya helâk olacaksın» dediler.

(Oğulları) dediler ki: “Allah’a yemin olsun ki hâlâ Yûsuf’u anıp duruyorsun. Öyle ki ya eriyip gideceksin ya da helak olanlardan olacaksın!”

“Allah'a yemin olsun ki sen yıkıma yüz tutuncaya kadar veya yıkıma uğramışlardan oluncaya değin Yusuf'u anıp durmaktan geri kalmayacaksın” dediler.

Onun bu içler acısı hâlini gören oğulları, “Allah aşkına!” diyorlardı, “Yûsuf’u o kadar anıyorsun ki, bu gidişle tamamen çökeceksin, hattâ bu keder yüzünden, korkarız kahrından ölüp gideceksin! Böyle ağlayıp sızlanmakla neyi değiştirebilirsin ki?

Dediler ki: -"Tallâhi / Allah’a yemin olsun! Yûsuf’u hâlâ anıp duruyorsun;
Tâ ki eriyip gidersin veya Helâk olursun!".

Çocukları: " Vallahi baba! Yusuf diye diye yataklara düşüp canından olacaksın. "

Oğulları babalarına dediler ki: "Vallahi sen Yusuf’un yasıyla hasta olacaksın! Yahut öleceksin!"

(Oğulları:) “Allah’a yemin olsun: [*] Sen hâlâ Yusuf’u anıyorsun. Sonunda ya perişan olacak ya da helak olanlardan olacaksın!” demişlerdi.

Yûsuf suresinde dört kez yer alan [tellâhi] ifadesi, Kur’an’da dokuz ayette geçen yeminlerden birisidir (Bkz. Yûsuf 12:73, 85, 91, 95; Nahl 16:56, 63;... Devamı..

(Onu bu halde görenler): “Hayret vallahi! Sen, sürekli Yûsuf’u anıp durmaktan, sonunda ya çok kötü hastalanacaksın ya da öleceksin.” dediler.¹

1 Hz. Yâkûb (a.s) gibi sabrı çok iyi bilen bir Peygambere; “böyle boşu boşuna kendine yazık ediyorsun” gibi nasîhate kalkıştılar. Gerçi bu sözler, köt... Devamı..

“Allah şahittir ki” dediler, “(bu) Yusuf’un anısı seni iyice çökertmeden ya da öldürmeden peşini bırakmayacak!”

Oğulları: “Baba! Vallahi Yusuf’um diye diye kendini mahvediyorsun. Bu kederinden bir gün yataklara düşeceksin, hatta ölüp gideceksin!” dediler.

“Hayret vallahi!” dediler, “Hâlâ Yusuf’tan söz etmeyi sürdürüyorsun; sonunda (bu hasret) seni yiyip bitirecek; ya da kendini telef edip gideceksin.”

Bunun üzerine oğulları: "Sen hala Yusuf'u anıyorsun (oysa o çoktan öldü) Andolsun ki sonunda kederinden bitkin düşüp helâke uğrayanlardan olacaksın" dediler.

Dediler ki: “Allah’a yemin olsun ki Yusuf’u anışın, ta ki seni hasta, bitkin düşürene kadar ya da helâk edene kadar bu devam edecek.”

Dediler ki: «Vallahi sen helâke yüz tutuncaya kadar veya helâk olmuşlardan oluncaya değin Yusuf'u anıp durmaktan geri kalmayacaksın.»

Oğulları şöyle dediler: “Ömrün geçti gitti, hâlâ Yusuf'u dilinden düşürmüyorsun. Vallahi “Yusuf! ” diye diye kederden eriyeceksin veya büsbütün ölüp gideceksin”

Dediler ki: "Vallahi sen, Yusuf'u ana ana hasta olacaksın, yahut öleceksin!"

Oğulları: "Yemîn ideriz ki sen Yûsuf'ı böyle düşüne düşüne, onun içün ağlaya ağlaya yâ aklını gayb idecek veyâ helâk olacaksın" didiler.

Dediler ki “vallahi Yusuf diye diye elden ayaktan düşecek ya da ölüp gideceksin.”

-Allah'a yemin ederiz ki, Yusuf'u anıp durman seni bitkin düşürecek veya helak olacaksın, dediler.

“Vallahi,” dediler, “hâlâ Yusuf'u anmaktan vazgeçmiyorsun. Böyle giderse yataklara düşecek veya helâk olup gideceksin.”

Dediler ki: "Hâlâ Yûsuf'u anıp duruyorsun. Sonunda ya kederinden eriyeceksin yahut da helâk olup gideceksin."

Otasining ayanchli ahvolini ko‘‎rgan o‘‎g‘‎illari: “Allohga qasamki, toki holdan toyib kasal bo‘‎lguningcha yoki bir yo‘‎la halok bo‘‎lguningcha Yusufni esga olaverasanmi?” – dedilar.

eyittiler “ta'llāhi! hemįşe olursın añarsın yūsuf’ı tā olasın helāke yaķın olmış yā olasın helāk olıcılardan.”

Oġlanları eyitdiler: Vallāhi sen unutmazsın Yūsufı, ḥattā ḳayġudan çökme‐yince, yā helāk olmayınca, didiler.

(Oğlanları Yə’quba) dedilər: “Allaha and olsun ki, sən Yusif deyə-deyə xəstələnib əldən düşəcək, ya da öləcəksən!”

They said: By Allah, thou wilt never cease remembering Joseph till thy health is ruined or thou art of those who perish!

They said: "By Allah. (never) wilt thou cease to remember Joseph until thou reach the last extremity of illness, or until thou die!"(1759)

1759 A speech full of jealousy, taunting malice, and lack of understanding—one that would have driven mad anyone less endowed with patience and wisdom... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.