Femâ aġnâ ‘anhum mâ kânû yeksibûn(e)
Kazandıkları mal ve servet, azabı defedemedi onlardan.
Buna rağmen kazandıkları şeyler, (ve barındıkları kaya oyması evler uğrayacakları acı sondan kurtulmak için) onlara yetmemiş (ve belayı defedememiş)ti.
Kazandıkları mal ve servet, başlarına gelen azaptan onları kurtaramadı.
Kayalardan oyarak elde ettikleri evler, dağlardaki kaleler, kazanmaya devam ettikleri servetler, itibarları, onların başına gelenleri engelleyemedi.
Kazandıkları kendilerinden bir şeyi savamadı.
Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.
Böylece elde ettikleri muhkem evlerin, mal ve evlâdların kendilerine hiç faydası olmadı.
Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.
Kazandıkları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.
Yaptıkları hiçbir fayda vermedi !
Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.
Yapdıkları inşâat hiç bir işe yaramadı.
Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.
Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.
Aldıkları tedbirin kendilerine hiçbir faydası olmadı.
Kazanmakta oldukları şeyler onlardan hiçbir zararı savmadı.
Kazandıklarının hiç biri onları kurtaramadı.
Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.
De o kesb ede geldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı
(Dağlardan sağlam evler yapmak ve çokça mal yığmak gibi) kazanmakta oldukları şeyler kendilerinden hiçbir zararı (azabı) savamadı.
Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.
Binâen'aleyh kazanageldikleri (irtikâb etdikleri) o şeyler kendilerinden (hiç bir azabı) defi edemedi.
Kazandıkları şeyler onlara yarar sağlamadı.
Artık kazanmakta oldukları şeylerin, onlara hiçbir faydası olmadı.
Böylece elde ettikleri (muhkem evlerin, mal ve evlatların) kendilerine hiç faydası olmadı.
Ama yaptıkları o güvenli evlerin onlara hiçbir faydası olmadı.
Böylece bütün o elde ettikleri nesneler kendilerini kurtaramadı.
Kazandıkları evler, mallar kendilerini kurtaramadı.
Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.
Böylece kazandıkları şeyler, onları (Allah'tan) müstağni kılmadı.
Ve âhireti kaybetme uğruna kazandıkları ne varsa, hiçbiri onları Allah’ın azâbından kurtaramadı. Çünkü zâlimler, —zaman zaman geçici bir üstünlük elde etmiş görünseler de— eninde sonunda yok olmaya mahkûmdurlar. Öyle ya:
Kazanıyor oldukları şeyler onlara yarar sağlamadı.
Yaptıkları sağlam yapıları da kâr etmedi...
İşledikleri günahlardan dolayı cezalandırıldılar. Kazandıkları mallar, mülkler, mevkiler, makamlar, çocuklar, ordular onları cezamızdan kurtaramadı.
Kazandıkları şeyler onlardan hiçbir şeyi savmamıştı.
(Buna rağmen) kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.
ellerine geçirdikleri [güç] kendilerine bir yarar sağlamadı.
Yaptıkları sağlam evler onlara bir fayda sağlamadı. 91/11...15
ve elde ettiklerinden hiçbir şey onların başından belâyı savamadı.
Kazandıkları şeyler (güvenli sandıkları kayalarda oydukları mağaralar) de, kendilerine bir yarar sağlamadı. (Onları helakten kurtaramadı)
O kazandıkları onlardan hiçbir şeyi savamadı.
Artık o kazanageldikleri şeyleri kendilerini kurtaramadı.
Kazanıp ele geçirdikleri mal ve imkânlar hiçbir fayda vermedi kendilerine.
Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.
Malları kendilerini 'azâbdan kurtaramadı.
Kazandıkları şeyler hiçbir işlerine yaramamıştı.
Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.
Kazandıkları şeylerin onlara hiçbir yararı olmadı.
Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.
Kasb qilgan narsalari ularga hech qanday foyda bermadi.
pes aśśı eylemedi anlara ol kim oldılar ķazanurlar.
Pes aṣṣı itmedi anlara ḳazduḳları evler.
Gördükləri tədbirlər (möhkəm evlər, qalalar tikmək; var-dövlət yığmaq) onlara heç bir fayda vermədi (Allahın əzabını onlardan dəf edə bilmədi).
And that which they were wont to count as gain availed them not.
And of no avail to them was all that they did (with such art and care)!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |