21 Nisan 2026 - 3 Zi'l-Ka'de 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hicr Suresi 84. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Femâ aġnâ ‘anhum mâ kânû yeksibûn(e)

Kazandıkları mal ve servet, azabı defedemedi onlardan.

Buna rağmen kazandıkları şeyler, (ve barındıkları kaya oyması evler uğrayacakları acı sondan kurtulmak için) onlara yetmemiş (ve belayı defedememiş)ti.

Kazandıkları mal ve servet, başlarına gelen azaptan onları kurtaramadı.

Kayalardan oyarak elde ettikleri evler, dağlardaki kaleler, kazanmaya devam ettikleri servetler, itibarları, onların başına gelenleri engelleyemedi.

Kazandıkları kendilerinden bir şeyi savamadı.

Buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.

Böylece elde ettikleri muhkem evlerin, mal ve evlâdların kendilerine hiç faydası olmadı.

Kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.

Kazandıkları kendilerine hiçbir yarar sağlamadı.

Yaptıkları hiçbir fayda vermedi !

Yaptıkları şeylerin (oydukları köşklerin) onlara hiçbir faydası olmadı.

Yapdıkları inşâat hiç bir işe yaramadı.

Yaptıkları kendilerine bir fayda sağlamadı.

Kazanmakta oldukları şeyler kendilerine bir fayda vermedi.

Aldıkları tedbirin kendilerine hiçbir faydası olmadı.

Kazanmakta oldukları şeyler onlardan hiçbir zararı savmadı.

Kazandıklarının hiç biri onları kurtaramadı.

Kazanmakta oldukları şeyler, onlardan hiçbir zararı savmadı.

De o kesb ede geldikleri şeylerin kendilerine hiç faidesi olmadı

(Dağlardan sağlam evler yapmak ve çokça mal yığmak gibi) kazanmakta oldukları şeyler kendilerinden hiçbir zararı (azabı) savamadı.

Sahip oldukları şeylerin, kendilerine hiçbir yararı olmadı.

Binâen'aleyh kazanageldikleri (irtikâb etdikleri) o şeyler kendilerinden (hiç bir azabı) defi edemedi.

Kazandıkları şeyler onlara yarar sağlamadı.

Artık kazanmakta oldukları şeylerin, onlara hiçbir faydası olmadı.

Böylece elde ettikleri (muhkem evlerin, mal ve evlatların) kendilerine hiç faydası olmadı.

Ama yaptıkları o güvenli evlerin onlara hiçbir faydası olmadı.

Böylece bütün o elde ettikleri nesneler kendilerini kurtaramadı.

Kazandıkları evler, mallar kendilerini kurtaramadı.

Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.

Böylece kazandıkları şeyler, onları (Allah'tan) müstağni kılmadı.

Ve âhireti kaybetme uğruna kazandıkları ne varsa, hiçbiri onları Allah’ın azâbından kurtaramadı. Çünkü zâlimler, —zaman zaman geçici bir üstünlük elde etmiş görünseler de— eninde sonunda yok olmaya mahkûmdurlar. Öyle ya:

Kazanıyor oldukları şeyler onlara yarar sağlamadı.

Yaptıkları sağlam yapıları da kâr etmedi...

İşledikleri günahlardan dolayı cezalandırıldılar. Kazandıkları mallar, mülkler, mevkiler, makamlar, çocuklar, ordular onları cezamızdan kurtaramadı.

Kazandıkları şeyler onlardan hiçbir şeyi savmamıştı.

(Buna rağmen) kazandıkları şeyler, onlara hiçbir fayda vermedi.

ellerine geçirdikleri [güç] kendilerine bir yarar sağlamadı.

Yaptıkları sağlam evler onlara bir fayda sağlamadı. 91/11...15

ve elde ettiklerinden hiçbir şey onların başından belâyı savamadı.

Kazandıkları şeyler (güvenli sandıkları kayalarda oydukları mağaralar) de, kendilerine bir yarar sağlamadı. (Onları helakten kurtaramadı)

O kazandıkları onlardan hiçbir şeyi savamadı.

Artık o kazanageldikleri şeyleri kendilerini kurtaramadı.

Kazanıp ele geçirdikleri mal ve imkânlar hiçbir fayda vermedi kendilerine.

Bu âyet Hz. Peygamberi ve müminleri teselli etmektedir. Hakikatin mutlaka zuhur edeceğini, batılın savletinin devamlı olmadığını bildirmektedir.... Devamı..

Kazandıkları, kendilerinden hiçbir şeyi savamadı.

Malları kendilerini 'azâbdan kurtaramadı.

Kazandıkları şeyler hiçbir işlerine yaramamıştı.

Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.

Kazandıkları şeylerin onlara hiçbir yararı olmadı.

Kazanıp durdukları şeylerin kendilerine hiçbir yararı olmadı.

Kasb qilgan narsalari ularga hech qanday foyda bermadi.

pes aśśı eylemedi anlara ol kim oldılar ķazanurlar.

Pes aṣṣı itmedi anlara ḳazduḳları evler.

Gördükləri tədbirlər (möhkəm evlər, qalalar tikmək; var-dövlət yığmaq) onlara heç bir fayda vermədi (Allahın əzabını onlardan dəf edə bilmədi).

And that which they were wont to count as gain availed them not.

And of no avail to them was all that they did (with such art and care)!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.