21 Nisan 2026 - 3 Zi'l-Ka'de 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Tevbe Suresi 77. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Fea’kabehum nifâkan fî kulûbihim ilâ yevmi yelkavnehu bimâ aḣlefû(A)llâhe mâ ve’adûhu vebimâ kânû yekżibûn(e)

Böylece de Allah'a ettikleri vaadi tutmadıklarından ve yalan söylediklerinden dolayı kendisine kavuşacakları güne dek yüreklerine münafıklığı ilka etti.

İşte, Allah’a verdikleri sözden döndükleri (dünyalık makam ve menfaat hatırına, Hakk davadan yüz çevirdikleri) ve (kendilerini mazur ve makul göstermek üzere de hâlâ) yalan söyledikleri içindir ki, O (Allah) da Kendisiyle karşılaşacakları (hesap) gününe kadar onların kalbine nifak (döneklik ve tedirginlik hastalığı) sokuverdi. (Bu nedenle hep kararsız, tutarsız ve huzursuz kimselerdir.)

Bunun üzerine Allah da, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, içlerinde taşıyacakları bir ikiyüzlülük sokar onların kalplerine. Bu onların Allah'a verdikleri sözü, yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir.

Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylemeye devam ettiklerinden dolayı, Allah, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar onların kafalarına, kalplerine nifâk, ikiyüzlülük soktu.

O da, Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleri sebebiyle kendisine kavuşacakları güne kadar kalplerine bir nifak koydu.

Böylece O da, Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar, kalplerinde nifakı (sonuçta köklü bir duygu olarak) yerleşik kıldı.

Nihayet Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söylemeği âdet edindikleri için, Allah da bu işlerinin sonunu, kalblerinde kıyamet gününe kadar devam edecek bir nifaka çeviriverdi.

Allah’a söz verdiklerinin hilafını (tersini) yaptıkları ve yalan söyledikleri için, Allah da, O’nunla karşılaşacakları güne kadar devam edecek bir münafıklığı ceza olarak kalplerine soktu.

Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine iki yüzlülük sokmuştur.

Onlar, Allaha karşı, verdikleri sözden dönmüş olduklarıyçin, yalan söyledikleriyçin, ona kavuşana dek, onların yüreğinde kaypaklık yerleştirdik

Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, Allah da kendisine kavuşacakları güne kadar onların kalplerinde münafıklığı yerleştirdi.

Bu ayet, münafıkların iç dünyasını ve Allah katında düştükleri manevî durumu açık biçimde tasvir etmektedir. Zor zamanlarda Allah’a verdikleri sözleri... Devamı..

Allâh ânların kalblerindeki nifâkı, Allâh’ın huzûruna çıkub da itdikleri va’adlerin ve başkalarını tekzîb itdiklerinin hesâblarını virinceye kadar idâme itdirecekdir.

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah kalblerine nifak soktu.

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için O da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

Bunun üzerine Allah da kendisine verdikleri sözden caydıkları ve hep yalan söyledikleri için, kendi huzuruna çıkacakları güne kadar yüreklerine münafıklığı yerleştirdi.

Nihayet, Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine nifak (iki yüzlülük) soktu.

ALLAH'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için kendisiyle karşılacakları güne kadar kalplerine iki yüzlülük soktu.

Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için, O da bu yaptıklarının sonucunu kıyamet gününe kadar yüreklerinde sürüp gidecek bir münafıklığa çevirdi.

Allaha verdikleri va'di tutmadıkları ve yalan söylemeği âdet edindikleri için o da bu fi'llerinin akıbetini kalblerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir nifaka kalb ediverdi

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve (devamlı) yalan söyledikleri için, (Allah da) onların kalplerine kendisinin (manevi) huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.

Allah'a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle, Kendisi ile karşılaşacakları güne kadar onların kalplerine nifak¹ soktu.

1- Birden çok inanca sahip olmak, inanmadığı halde çıkarı için ve çeşitli nedenlerle inanıyor gibi görünmek, ikircikli davranmak.

Nihayet, Allaha va'd etdiklerini tutmadıkları, yalan söyledikleri için O da (bu fiillerinin) akıbetini kalblerinde, kendisinin huzuruna çıkacakları güne kadar (sürecek), bir nifak yapdı.

Allah da verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri nedeniyle kendisiyle karşılaşacakları güne kadar zihinlerine nifakı yerleştirdi.

[9/93; 18/57; 45/23]

İşte Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyegelmeleri sebebiyle,(Allah da) âkıbetlerini, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar kalblerinde (devâm edecek) bir nifak yaptı.

Allah’a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için O’nunla karşılaşacakları güne kadar (bu davranışları) akıllarında sürekli bir nifak oluşturdu. *

(*) Ayette geçen (فَأَعْقَبَهُمْ) fiilindeki zamir Allah’a değil, o cimrilikle ilgili davranışlarına gider. Zira insan ne kadar münafık veya inkârcı d... Devamı..

Antlaşmalarına aykırı davranmaları, yalan söylemeleri sebebiyle, Allah da onların kalplerine, o’na (ölüm gelinceye) kavuşuncaya kadar ikilik (nifak) soktu.

Bunu sonunda Allah onların yüreklerine, kendilerine kavuşacakları güne kadar sürecek olan iki yüzlülüğü yerleştirdi. Allah’a verdikleri sözden döndükleri , yalan söyledikleri için.

Artık Allah, kendisine karşı vaadettikleri şeyden caydıklarından, yalancı olmalarından dolayı kavuşacakları kıyamet gününe kadar kalplerinde nifaka yer verdi.

Kendisine verdikleri sözden döndükleri ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşılacağı güne kadar onların kalplerine bir nifâk sokmuştur²⁰.

20 Krş. Bakara, 2/10

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalan söyledikleri için O'nunla karşılaşacakları güne kadar (bu davranışları) kalplerinde sürekli bir nifak oluşturdu.

Bunun üzerine Allah, kendisine verdikleri sözden döndükleri ve sürekli yalan söyledikleri için, huzuruna çıkacakları o büyük Gün gelinceye kadar, kalplerine inkâr ve ikiyüzlülük hastalığını soktu.
Hâl böyleyken, ne cesaretle Allah’ın elçisi ve müminler aleyhinde plânlar kuruyorlar?

Onları, Allah’a verdikleri sözden döndükleri için, yalanlıyor oldukları için, O’nunla karşılaşacakları güne kadar kalblerinde nifak bırakarak cezalandırdı.

Sonunda Allah onların kalbine ölünceye kadar sürecek bir huzursuzluk yerleştirdi. Neden mi? Çünkü Allah'a verdikleri sözü tutmadılar. Çünkü hep yalan söylediler.

Allah’a verdikleri sözü tutmadıkları ve söyledikleri yalanlar yüzünden Allah da kalplerinde var olan nifakı, ikiliği, bozgunculuğu, küfrü ölecekleri güne kadar devam ettirmelerine karışmadı. Küfürleri ve nifaklarıyla huzurdaki hesaba gelmelerini kabul etti. Zaten onlar istemedikçe Allah onların kalbini değiştirecek değildi. Allah yeryüzünde imtihan edilen hiçbir insanın kalbine kişinin isteği dışında hükmedip değiştirmez. Allah imtihan yasası gereği inkâr edenleri inkârlarında bırakır. İnananlara daha iyi olmaları için yardım eder.

Sonunda, Allah’a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, (Allah) kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalbine [nifak]ı (ikiyüzlülüğü) yerleştirmiştir. [*]

Bu ayette verilmek istenen mesaj, kalplerine nifak yerleştirilenlerin bunu hak ettiklerini, kendilerine haksızlık edilmediğini bildirmektir.

Allah’a verdikleri sözü tutmamaları ve yalan söylemeleri sebebiyle Allah, kendisiyle karşılaşacakları (kıyamet) gününe kadar, onların kalplerine münâfıklık soktu.

Bunun üzerine Allah da, Kendisiyle karşılaşacakları Gün’e kadar içlerinde taşıyacakları bir nifakı sokar onların yüreklerine. ¹⁰⁵ Bu, onların, Allah’a verdikleri sözü yerine getirmekten geri durmaları ve yalan söylemeyi alışkanlık haline getirmeleri yüzündendir. ¹⁰⁶

105 Lafzen, “Allah da onlara, O’nunla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifak ile karşılık verir” (a‘kabehum). (Burada, “O’n... Devamı..

Gerek Allah’a verdikleri vaatten dönmeleri ve gerekse yalan söylemeleri nedeniyle kalplerindeki nifak ölüp gidecekleri zamana kadar sürecektir. 2/27- 84, 5/13- 75, 7/169

Bunun üzerine O da, Zâtıyla karşılaşacakları güne kadar kalplerinde (taşıyacakları) bir nifakı başlarına sarar. Bu, onların Allah’a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi alışkanlık hâline getirmeleri yüzündendir.

Sonunda da Allah (onlara ceza olmak üzere) Allah'a verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı, kalplerindeki nifakı, huzuruna varacakları güne kadar sabit kıldı! (Artık o münafıklar kıyamete dek iki yüzlülükten kurtulamayacak ve hak ettikleri cezalarına kavuşacaklardır)

Allah’a verdikleri sözde durmamaları ve yalancı olmaları sebebiyle, Allah onların kalplerine, O’nunla (Allah’la) karşılaşacakları güne kadar sürecek bir nifak yerleştirdi.

Artık Allah Teâlâ'ya vaadettikleri şeyde O'na muhalefet ettikleri için ve yalan söyler oldukları için O da onların bu hareketlerinin akibetini ona mülâki olacakları güne kadar onların kalplerinde bir nifaka döndürdü.

Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeyi âdet edinmeleri sebebiyle, Allah da bu işlerinin neticesini, kalplerinde kıyamet gününe kadar sürecek bir münafıklık kıldı.

Kendisine verdikleri sözden döndüklerinden ve yalan söylediklerinden dolayı Allah, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar onların kalblerine iki yüzlülük sokmuştur.

Allâh'a ve 'ahidlerine halef itdikleri ve yalan söyledikleri cihetle Allâh Te'âlâ bu fi'illerinin 'âkıbetini kıyâmete kadar kalblerinde nifâk kıldı.

Allah da onları, kendine kavuşacakları güne kadar içlerinde kalacak bir münafıklıkla cezalandırdı. Bunun sebebi ona verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söylemeleridir.

Allah'a verdikleri sözden caydıkları ve yalancı oldukları için, O'nunla karşılaşacakları güne kadar Allah onların kalplerinde bir nifak ile cezalandırdı.

Allah'a verdikleri sözden dönmeleri ve yalan söyleyip durmaları yüzünden, Allah da onların bu yaptıklarının sonucunu, kendisine kavuşuncaya kadar kalplerinde kalacak bir münafıklığa çevirdi.

Nihayet, Allah, kendisine verdikleri söze ters düştüklerinden, yalana sapıp durduklarından, huzuruna çıkacakları güne kadar onların kalplerine ikiyüzlülük yerleştirdi.

Shunday qilib, Allohga bergan va’dalariga xilof qilganlari va yolg‘‎onchilik qilganlari sababli, ularga to Uni uchratadigan qiyomat kunigacha qalblariga nifoq illatini solib qo‘‎ydi.

pes eyledi āķįbetin anlaruñ münāfıķlıķ göñülleri içinde ol güne degin kim göreler anı andan ötürü kim ħilāf eylediler Tañrı’ya anı kim va'de eylediler aña daħı andan ötürü kim oldılar yalan söylerler.

Anuñ ‘aḳabince münāfıḳlıḳ geldi yüreklerine ḳıyāmet günine deginmuḫālefet itdüklerinden ötürü Tañrıya va‘de eyledüklerini, daḫı yalan söyle‐dükleri sebebi‐y‐ile.

(Allaha) verdikləri və’də xilaf çıxdıqlarına, yalan danışdıqlarına görə Allah da onların ürəyinə qarşılaşacaqları günə (qiyamət gününə) qədər (davam edəcək) nifaq saldı.

So He hath made the consequence (to be) hypocrisy in their hearts until the day when they shall meet Him, because they broke their word to Allah that they promised Him, and because they lied.

So He hath put as a consequence(1332) hypocrisy into their hearts, (to last) till the Day, whereon they shall meet Him: because they broke their covenant with Allah, and because they lied (again and again).

1332 If men are false to their covenants and words, the natural consequence will be hypocrisy to cover their falsehood. All consequences of our own ac... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.