Velemmâ câet rusulunâ lûtan sî-e bihim vedâka bihim żer’an vekâle hâżâ yevmun ‘asîb(un)
Elçilerimiz, Lut'a gelince Lut, gelişlerinden endişeye düştü, içine bir korku girdi, gönlü daraldı ve bu dedi, pek çetin bir gün.
Elçilerimiz (görevli meleklerimiz) Lut’a geldikleri zaman, onlar(ın alacağı intikam)dan dolayı fenalaşıp kaygılanmış, göğsünü bir sıkıntı basmıştı ve: "Bu, çok zorlu ve korkunç bir gün" diye (duygulanıp üzülüvermişti).
Melek elçilerimiz, genç delikanlılar şeklinde Lût'a gelince, Lût endişeye kapılıp fenalaştı, göğsü daraldı ve “Bu ne çetin bir gün” diyerek kaygısını belirtti.
Elçilerimiz melekler, Lût'a geldikleri zaman, Lût onlarla ilgili endişeye kapılıp kötülendi. Kavmini misafirlerinden uzaklaştırmakta zorlandı.
“Bu gün, zor bir gündür” dedi.
Elçilerimiz Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, göğsüne bir sıkıntı bastı ve: "Bu çetin bir gündür" dedi.
Elçilerimiz Lut'a geldiği zaman, onlardan dolayı kaygılandı, göğsünü bir sıkıntı bastı ve: 'Bu, zorlu bir gün' dedi.
Elçi meleklerimiz, Lût'a varınca, (kavmi bu güzel kılıklı elçilere bir fenılık ederler diye) onlar yüzünden kederlendi ve göğsüne sıkıntı geldi. “Bu, çok zor bir gün” dedi.
Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde, Lût fenalaştı, onlara güç yetiremedi ve: “Bu sert, kötü bir gündür” dedi. (Azabın geleceğini sezdi.)
Bizim elçilerimiz, Lût'a geldiğinde, kaygılandı onlardan, canı sıkıldı, dediler ki: «Ne sinirli gündür bu»
Ve elçilerimiz, (delikanlı sûretinde) Lût’a geldiğinde; (sapık kavminin saldırısından korktuğu için) onların gelmelerinden endişeye düştü, çok sıkıldı ve: “İşte bu çok çetin bir gün olacak” dedi.
Melekler: "Cidâlden vazgeç Lût kavmi içün Allâh’ın ’azâb emri gelmişdir" didiler İbrâhîm teessüf itdi. Kalbi müteessir oldı. "O gün elemli bir gün" didi.
Elçilerimiz Lut'a gelince, onun fenasına gitti; çok sıkıldı, "Bu çetin bir gündür" dedi.
Elçilerimiz Lût’a gelince onların yüzünden üzüldü, göğsü daraldı ve “Bu çok zor bir gün” dedi.
Elçilerimiz Lût’a geldiğinde, Lût onlardan dolayı huzursuz oldu, onlara karşı çaresizlik hissetti. “Zor bir gün!” dedi.
Elçilerimiz Lût'a gelince, (Lût) onların yüzünden üzüldü ve onlardan dolayı içi daraldı da «Bu, çetin bir gündür» dedi.
Elçilerimiz Lut'a gelince, onlara kötü davranıldı. Bu durum (Lut'un) canını sıktı ve (kendi kendine), "Bu, zor bir gün olacak," dedi.
Ne zaman ki, elçilerimiz Lut'a geldiler, bunların gelişleri yüzünden Lut fenalaştı, eli ayağı birbirine dolaştı ve "Bu gün çetin bir gündür." dedi.
Vaktâ ki Resullerimiz Lûta vardılar onların yüzünden fenalaştı, eli ayağı dolaştı, bu çok müşkil bir gün dedi
Elçilerimiz Lût’a (delikanlı sûretinde) gelince (sapık kavminin, gelen misafirlere bir fenalık yapmalarından korktuğu için) onlardan dolayı kaygılandı (endişendi), göğsüne bir sıkıntı bastı ve “Bu çetin bir gündür” dedi.
Elçilerimiz Lût'a vardıklarında, onların yüzünden fenalaştı. Onlara karşı eli ayağı birbirine dolaştı. “Bu çok zorlu bir gün.” dedi.
Vaktaki elçilerimiz Lûta geldi. O, bunlar yüzünden kaygıya düşdü, bunlar yüzünden göğsü daraldı ve: «Bu çetin bir gündür» dedi.
Ve elçilerimiz (olan melekler, insan sûretinde) Lût'a gelince, onlar(a, sapık kavminin musallat olmasın)dan dolayı endişeye düştü, onlar yüzünden göğsü daraldı ve: “Bu, zor bir gündür!” dedi.
Ve (melek) elçilerimiz, (genç delikanlılar suretinde) Lût’a geldikleri vakit (ve henüz onların melek olduğunu da öğrenmeden) kendini kötü hissetti ve (onları koruyamayacağı endişesiyle) içi daraldı ve"Bu çetin bir gündür" dedi. *
Elçiler Lut’a geldiklerinde, elçilere yapılacak kötülüklere engel olamayacağı için canı sıkıldı ve “Bu zor bir gün olacak” dedi.
Elçilerimiz onun yanına varınca Lut’un canı sıkıldı, yüreği daraldı. Eli ermez, gücü yetmezdi: "Ne üzüntülü bir gün!" dedi.
Elçilerimiz/elçi meleklerimiz (bu sefer) Lût’a gelince, onlardan dolayı kaygılandı²⁷ ve göğsü daraldı ve “Bu çok zor bir gün” dedi.
Elçilerimiz (melekler) Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, eli ayağı dolaştı, “Bu çetin bir gündür” dedi.
Elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı sûretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz bilmeyen Lut,kadınları bırakıp erkeklere yönelen sapık hemşehrilerinin bu gençleri tâciz edeceğinden korkarak onlardan dolayı üzüntü ve endişeye kapıldı, misafirlerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar yüzünden içi daraldı ve kendi kendine, “Bugün, çok çetin bir gün olacak!” dedi.
Bizim elçilerimiz Lût’a geldiğinde onlar sebebiyle fenalaştı. İçi daraldı / eli ayağı dolaştı: -"Bu çok zorlu bir gündür" dedi.
Ziyaretçi melekler, Lût'a gelince, Lût fena bozuldu, eli ayağına dolaştı. Kendi kendine: " ne berbat bir gün " diye söylendi. [1]
Lut elçilerimizi görünce kaygılandı. Çünkü elçilerimiz Lut’un yanına çok güzel, albenili ve yakışıklı birer delikanlılar olarak gelmişlerdi. Kavminin erkekleri ise kadınlardan uzaklaşmış, oğlanlarla düşüp kalkıyorlar, Allah’ın insanlar için helal kıldığı kadın erkek ilişkisini erkeklerle sürdürüyorlardı. Lut, genç delikanlıları kavminin duymasından korkuyordu. Çünkü kavmi onlara zarar vermeye kalkabilirdi. Misafirlerinin başına bir şey gelmesini istemiyordu. Onun için: "Bugün çetin bir gündür!" dedi.
Elçilerimiz Lut’a gelince, (Lut) onların yüzünden üzülmüş ve onlardan dolayı içi daralmıştı da “Bu, zor bir gündür.” demişti.
VE ELÇİLERİMİZ Lût’a geldiğinde, kendilerini koruyacak gücü olmadığını görerek onlar hesabına derin bir kaygı duydu ¹⁰⁷ ve “Zor bir gün, bu!” diye belirtti, (kaygısını).
Elçilerimiz, Lut’a gelince onları kavmine karşı koruyamayacağını düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve yüreği daraldı. Ve ‘’Bu gün çok çetin bir gün olacak’’ dedi. 15/67- 68
Ve elçilerimiz Lût’a gelince,[¹⁷⁷¹] onları ilgilendiren bir sorun olduğunu düşünerek derin bir endişeye kapıldı ve “Bugün pek zorlu bir gün olacak!” dedi.[¹⁷⁷²]
Vaktâki elçilerimiz Lut'a (yakışıklı genç kılığında) geldiler, onlar yüzünden çok kaygıya düştü ve kalbi daraldı! (Korkuya kapıldı, misafirlerini kavminin çirkin emellerinden nasıl koruyacağı endişesiyle) "Bu çetin bir gündür" dedi. (Nitekim)
Ve ne zaman ki resullerimiz Lut’a geldiler, bununla (azap haberiyle) üzüldü ve daraldı, takati kesildi ve: “Bu zorlu bir gündür” dedi.
Vaktâ ki, elçilerimiz Lût'a geldi, onların sebebiyle endişeye düştü ve onların yüzünden kalbi daraldı ve «Bu bir şiddetli gündür,» dedi.
O elçilerimiz Lût'a gelince o fena halde sıkıldı, onlar yüzünden göğsü daraldı ve: “Gerçekten bu gün pek çetin bir gün! ” dedi. {KM, Tekvin 19, 1-25}
Rasûllerimiz Lût'un yanına geldiklerinde Lût mahzûn oldı ve kalbi sıkıldı: "Bugün bana ne kadar şiddetli ve güç bir gündür." didi. [³]
Elçilerimiz Lut’un yanına varınca Lut’un canı sıkıldı ve iyice bunaldı. “Ne sıkıcı bir gün!” dedi.
Elçilerimiz, Lut'a gelince endişelendi. Onları korumaktan aciz olduğu için sıkıntı bastı ve “Zorlu bir gün.” dedi.
Elçilerimiz Lût'a geldiğinde onlar için kaygılanmış, göğsü daralmış da şöyle demişti: "Bu, zorlu bir gün!"
Vaqtiki, elchilarimiz Lutning oldiga kelganlarida, u bundan yomon ahvolga tushdi va ularning kelishidan qo‘l-oyog‘i bo‘shashib, yuragi siqildi va: “Bu kun juda qiyin bir kundir”, – dedi.
daħı ol vaķt kim geldi yalavaçlarumuz lūŧ’a ķayġulu oldı anlardan daħı žālim oldı ķulaçlamaķdan daħı eyitti: “işbu [116b] gündür ķatı.”
Ol vaḳt kim geldi bizüm feriştehlerümüz. Lūṭ güç gördi, zaḥmetçekdi. Yüregi ṭar oldı anlar geldügi‐çün. Daḫı eyitdi: Bu ḳatı düşvār gündür,didi.
Elçilərimiz (mələklər) Lutun yanına gəldikləri zaman (tayfası bu gözəl qonaqlara bir pislik yetirər deyə) əndişəyə düşdü, ürəyi sıxıldı və: “Bu, çox çətin (başabəlalı) bir gündür!” – dedi.
And when Our messengers came unto Lot, he was distressed and knew not how to protect them. He said: This is a distressful day.
When Our messengers came to Lut, he was grieved on their account and felt himself powerless (to protect) them. He said: "This is a distressful day."(1574)
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |