2 Haziran 2026 - 15 Zi'l-Hicce 1447 - Salı

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Mâide Suresi 76. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kul eta’budûne min dûni(A)llâhi mâ lâ yemliku lekum darran velâ nef’â(n)(c) va(A)llâhu huve-ssemî’u-l’alîm(u)

De ki: Allah'ı bırakıp size ne bir zararı dokunacak, ne bir faydası gelecek bir varlığa mı kulluk ediyorsunuz? Ve Allah, her şeyi duyar, bilir.

De ki: "Allah’tan başka; size (Rabbiniz dileyip izin vermedikçe) yarara da, zarara da asla malik olmayan ve güç yetiremeyen; (aciz ve fani) şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa (sadece) Allah, (her şeyi) İşitendir, (hakkıyla) Bilendir."

De ki: Allah'ı bırakıp O'nun yanısıra size, ne bir fayda sağlama, ne de zarar verme gücüne sahip olmayan şeylere mi taparsınız? Oysa yalnız Allah'tır, herşeyi duyan ve bilen.

“Allah'ı bırakıp, kulları durumundakilerden, size zarar vermeye ve fayda sağlamaya gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Allah her şeyi işitir. İlmi her şeyi kucaklar." de.

bk. Kur’an-ı Kerim, 13/16; 20/89; 25/3.

De ki: "Allah'tan ayrı olarak size bir zararı ve yararı olmayacak varlıklara mı tapıyorsunuz? Oysa Allah duyandır, bilendir."

De ki: 'Size yarara da, zarara da güç yetirmeyen Allah'tan başka şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, işitendir, bilendir.'

De ki: Allah'ı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir fayda sağlamayan şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki Allah, bütün söylediklerinizi işitendir, bütün yaptıklarınızı bilendir.

De ki: “Allah’tan ayrı olarak, size bir zarar veya menfaat vermeye malik olmayan şeylere mi kulluk edeceksiniz? Hâlbuki Allah, her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.

De ki: Allah'ı bırakıp size zarar ve yarar vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir; bilendir.

Diyesin ki: «Allahı bırakarak, sizin için bir zarar, hiçbir kâr edemiyen şeye mi tapıyorsunuz?» Allah işitici, Allah bilici

De ki: “Allah’a inanmakla beraber, size zararı da faydası da olamayan (aciz ve fani) varlıklara da mı kulluk ediyorsunuz?” Allah (her şeyi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.

“Allah’tan başka varlıklar” anlamına gelen “min dûnillâh” ifadesi, Kur’an’da yaklaşık yetmiş ayette yer almakta ve tevhid inancının sınırlarını belirl... Devamı..

Ânlara di ki: "Allâh’ın dûnünde, size fâide ve zarar îkâ’ına gayr-i muktedir bir şeye mi tapacaksınız halbuki Allâh her şeyi işidir ve bilür.

"Size zarar da fayda da veremeyecek, Allah'tan başka birine mi kulluk ediyorsunuz?" de. Allah hem işitir, hem bilir.

(Ey Muhammed!) De ki: “Allah’ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

De ki: “Allah’ı bırakıp da size zarar da veremeyen yarar da sağlayamayan varlıklara mı kulluk ediyorsunuz! Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.”

De ki: Allah'ı bırakıp da sizin için fayda ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Hakkıyla işiten ve bilen yalnız Allah'tır.

De, "ALLAH'tan başka, size zarar ve yarar veremiyenlere mi tapıyorsunuz? ALLAH İşitir, Bilir."

De ki: "Allah'ı bırakıp da size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah işitendir, bilendir".

De ki; ya daha siz Allahı bırakıyorsunuz da siz kendiliklerinden ne bir zarara, ne bir faideye malik olmiyan şeylere mi tapıyorsunuz, halbuki Allah işiden, bilen ancak o

(Habibim! İncîl’in aslını tahrif eden, Îsâ’ya “Allah’ın oğlu” diyen, aslı İslâm iken peygamberlerinden sonra bozdukları inançlarının adını Hıristiyanlık olarak değiştiren kâfirlere) De ki: *“(Sizler, Allah’ı ilâh edinmekle birlikte, Allah size bir fayda vermeyi dilediği takdirde, buna engel olup) size bir zarar vermeye gücü yetmeyen veya (Allah size bir zarar vermeyi dilediği takdirde, bu zarara engel olup) size bir fayda sağlamaya gücü yetmeyen (âciz, fani bir) şeye mi tapıyorsunuz? Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.”

* “… (âciz, fani bir) şeye mi tapıyorsunuz?”; ifadesinde kastedilen, Hz. Îsâ’dır [aleyhisselâm]. Âyet-i kerîmedeki soru, esasında kâfirleri kınama ve ... Devamı..

De ki: “Allah'ı bırakıp, size bir yarar sağlamaya da bir zarar vermeye de gücü yetmeyen şeylere mi kulluk yapıyorsunuz? Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Bilen'dir.”

De ki: «Allâhı bırakıp da size ne bir zarar, ne de bir fâide yapmıya gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki (her şey'i) işiden, (her şey'i) bilen Allahın kendisidir».

De ki: “Siz Allah’ı bırakıp da size zarar da fayda da veremeyecek şeylere mi kulluk ediyorsunuz? Oysa Allah Semî’dir, Alîm’dir.”

[46/5; 20/89; 40/42-43]

De ki: “Allah'ı bırakıp, sizin için ne bir zarar ne de bir faydaya mâlik olmayan şeylere mi tapıyorsunuz?” Hâlbuki, Semî' (hakkıyla işiten), Alîm (herşeyi bilen) ancak Allah'dır.(2)

(2)“Evet, bana öyle bir Hâlık (yaratıcı) ve Rab lâzım ki, en küçük hâtırât-ı kalbimi (kalbimden geçenleri) ve en hafî niyâzımı (gizli duâmı) bilecek v... Devamı..

(Resulüm!) De ki: Allah’ın yanı sıra size, ne bir fayda sağlama, ne de zarar verme gücüne sahip olmayan (aciz ve fani) varlıklara (nesnelere veya şahıslara) mı kulluk (kölelik) ediyorsunuz? Oysa, (her şeyi) işiten (her şeyi) bilen, yalnızca Allah’tır! *

(*) Kur’an’da; “Allah’tan başka varlıklar” anlamına gelen “min dünillah” ifadesi 70 yerde geçmektedir. Bu ifade geçtiği bütün yerlerde, insanın Allah’... Devamı..

Deki “Siz, Allah her şeyi işiten, her şeyi bilen olduğu halde, size ne bir zarar, nede bir fayda verme gücüne sahip olmayan Allah’dan başkalarına mı kulluk ediyorsunuz?”

De ki: "Allah’ı bırakıp da size ne zararı, ne de yararı dokunmıyanlara mı tapıyorsunuz? Oysa ki Allah işitici, bilici olandır."

Onlara de ki Allah/ı bırakıp hiçbir zarara, menfaate gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki semi/ olan, hakkıyle âlim olan Allah/tır.

(Ey Peygamber!) De ki: “Allah’ı bırakıp da size zarar da fayda da vermeye malik olmayan şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah Semî’dir, Alîm’dir.

De ki: “Size zarar da fayda da veremeyecek, Allah'tan başka birine mi ibadet ediyorsunuz? Oysa işiten ve bilen yalnız O'dur.”

Şimdi ey hakîkat yolcusu, Allah’tan başka otoriteler kabul eden tüm kâfirlere seslenerekde ki: “Siz hâlâ Allah’ın yanı sıra, O dilemedikçe size en ufak bir zarar veya fayda veremeyecek olan âciz varlıklara mı kulluk edeceksiniz? Hâlbuki, her şeyi işiten ve her şeyi bilen, yalnızca Allah’tır!

De ki:
-"Allah’tan başka, sizin için zarara da, yarara da mâlik olmayan şeylere mi kulluk ediyorsunuz? Allah, gerçekten Bilen İşiten’dir".

Resulüm onlara de ki: " şimdi siz, Allah’ı bırakıp da size ne fayda ne zarar veremez durumda olan bir şeye mi hizmet ediyorsunuz? Hem de Allah, her şeyi bilip duyuyor iken? "

De ki: "Allah’ı bırakıp zarar ve yarar vermeye gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Bilin ki Allah hakkıyla işiten ve bilendir."

De ki: “Allah’ın peşi sıra sizin için yarar ve zarara gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz!” Allah -evet yalnızca O- duyandır, bilendir.

(Ve onlara): “Siz, Allah’ı bırakıp da size zarar da fayda da sağlama gücü olmayan şeylere mi tapıyorsunuz? (Şunu iyi bilin ki) Allah, hakkıyla işitendir, eksiksiz bilendir.” de.

De ki: “Allah’ın yanısıra size ne bir fayda sağlama ne de zarar verme gücü olmayan şeye mi taparsınız? Oysa yalnız Allah’tır her şeyi duyan, her şeyi bilen!”

De ki: “Siz Allah ile aranıza koyup, size zararı da yararı da dokunması mümkün olmayan birine mi kulluk ediyorsunuz? Oysa Allah, her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.” 3/79-80, 10/18, 46/4-5-6

De ki: “Allah dışında, size hiçbir zarar veremeyen ve yarar sağlamayan şeylere de mi tapıyorsunuz?[⁹⁶⁸] Oysa yalnız Allah’tır her şeyi bütünüyle işiten, her şeyi tamamıyla bilen.”

[968] Buradaki mâ edatı dilde cansızlara işaret eder. Fakat pasajın konusu Mesih ve Meryem’dir. Şu halde, bu ikisinin tapınmaya konu olan resim ve hey... Devamı..

(Ey Muhammed, onlara) Deki (Ey Hıristiyanlar, siz nasıl oluyor da, sâbiiler ve puta tapanlar gibi) Allah’ı bırakıp da size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen şeylere mi (beşer İsa a.s. ile anasına mı) ibadet ediyorsunuz? (İşte sizin Mesih'e ilah ve mabud demenizin bundan hiçbir farkı yoktur. Çünkü Mesih size her ne yarar sağlayabilirse, bu, kendi zatından değil; Allah Teala'nın ihsanı sayesindedir. Allah Teala karşısında Mesih bir lokmaya muhtaç ve acizdir, Mesih'in karşısında ise Allah Teala mutlak kudret sahibidir! Bu gerçek meydanda iken; Allah Teala’nın kudretini Mesih'e, Mesihin aczini Allah Teala'ya isnat edip de Allah yerine Mesih’e ibadet etmek ne büyük bir cür'et ve iftiradır.) Oysa Allah, Herşeyi hakkıyle işitendir ve Hakkıyle bilendir.

De ki: “Size ne bir zarar ne de bir fayda vermeyen, Allah’tan başkasına mı kulluk ediyorsunuz?” Allah işitendir, bilendir.

De ki: «Allah Teâlâ'dan başkasına mı, sizin için zarara da, faideye de mâlik olmayan şeylere mi tapıyorsunuz? Halbuki, (her şeyi bihakkın) işitici ve bilici olan ancak Allah Teâlâ'dır.»

De ki: Siz Allah'tan başka, size ne zarar, ne de fayda vermeye gücü yetmeyen âciz mahluklara mı ibadet ediyorsunuz? Halbuki hakkıyla işiten ve bilen yalnız Allah'tır. [13, 16; 20, 89; 25, 3] {KM, Baruh 6. bölüm}

De ki: "Allah'ı bırakıp size ne zarar, ne de yarar vermeğe gücü yetmeyen şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, işiten, bilendir (O'na tapmanız gerekmez mi?)."

(Yâ Muhammed) Di ki: Size zararı ve fâidesi olmayanlara Allâh'dan başka olarak 'ibâdet mi idersiniz? Allâh (sözlerinizi) işidici ve (kalblerinizdeki esrârı) bilicidir.

De ki "Size zararı veya faydası olmayacak birini Allah ile kendi aranıza koyup ona kulluk mu ediyorsunuz?" Allah, her şeyi dinleyen ve bilendir.

De ki: -Siz Allah'ı bırakıp da size zarar da fayda da vermesi mümkün olmayan birine mi kulluk ediyorsunuz? Oysa Allah, hem işitendir, hem bilendir.

De ki: Allah'ı bırakıp da size ne zararı, ne de faydası dokunmayan şeylere mi kulluk ediyorsunuz? Oysa Allah herşeyi işiten, herşeyi bilendir.

Söyle onlara: "Allah'ın yanında bir de, size zarar yahut yarar sağlama gücü olmayan şeylere mi kölelik/kulluk ediyorsunuz? Allah, en iyi duyan, en iyi bilenin ta kendisidir."

Ey Rasulim, ularga: “Allohni qo‘‎yib, sizlarga zarar ham, foyda ham berishga qodir bo‘‎lmaganga ibodat qilasizlarmi?” – deb ayting. Alloh hamma narsani eshitib turuvchi – Sami’ va bilib turuvchi – A’lim Zotdir.

eyit: “ŧapar misiz Tañrı’dan ayuġa aña kim mālik olmaz sizüñ içün ziyān eylemeġe ne daħı aśśı eylemeġe. daħı Tañrı işidicidür bilicidür.”

Eyit yā Muḥammed: Ṭapar mısız Tañrıdan özgeye ki elinden gelmez size ziyān eylemek, ne daḫı aṣṣı eylemek. Tañrı Ta‘ālā ol Allāhdur ki her nesneyiişidicidür, bilicidür.

De: “Allahı qoyub sizə nə bir zərər, nə də bir xeyir verən şeylərəmi ibadət edirsiniz? Halbuki Allah (hər şeyi) eşidəndir, biləndir!”

Say: Serve ye in place of Allah that which possesseth for you neither hurt nor use? Allah it is Who is the Hearer, the Knower.

Say: "Will ye worship, besides Allah, something which hath no power either to harm or benefit you? But Allah,- He it is that heareth and knoweth all things."


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.