18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
İsrâ Suresi 75. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İżen leeżaknâke di’fe-lhayâti vedi’fe-lmemâti śümme lâ tecidu leke ‘aleynâ nasîrâ(n)

Eğer bunu yapsaydın hayatın acısını da iki kat olarak tattıracaktık sana, ölümün acısını da iki kat, sonra da bize karşı hiçbir yardımcı bulamayacaktın kendine.

Bu durumda Biz Sana, (dünya) hayatında da kat kat, ölümünden (sonra da) kat kat (Hakk’tan ayrılmanın acısını) tattırırdık; sonra Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın. (Ama Allah’ın hidayet ve himayesiyle onlara meyletmedin.)

Eğer bunu yapsaydın, hayatın acısını da iki kat olarak tattıracaktık sana, ölümün acısını da, sonra bize karşı hiçbir yardımcı da, bulamayacaktın kendine.

O takdirde, kesinlikle, sana dünya hayatında, kat kat ceza, âhiret hayatında da kat kat azap tattıracaktık. Sonra, bize karşı, kendine yardım edecek birini de bulamayacaktın.

bk. Kur’ân-ı Kerim, 7/38; 33/30; 35/69; 57/28.

O durumda mutlaka sana hayatın da ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık. Sonra bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.

Bu durumda, biz sana, hayatında kat kat, ölümün de kat kat (acısını) tattırırdık; sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.

O takdirde, dünya ve ahiret azabını iki kat olarak sana muhakkak taddıracaktık. Sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı bulamıyacaktın.

İşte böyle bir durumda, hayatta da ölümde de iki kat azap sana tattırırdık, sonra sen Biz’e karşı hiçbir yardımcı bulamazdın.

O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın!

Böylecene sana hem dirimin, hem ölümün iki katın tattırırdık, bize karşı yardımcı da bulamazdın

O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra da kendine bize karşı bir yardımcı bulamazdın.

O vakit sana hayâtın ve memâtın felâketlerini hiss itdirir idik, kimse bize karşu sana nâsır olamaz idi.

O takdirde sana, hayatın da ölümün de, kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.

Ama o zaman sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için hiçbir yardımcı da bulamazdın!

O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın.

O zaman da hayatın ve ölümün azabını katlayarak sana tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın

O takdirde, muhakkak hayatın da, ölümün de azabını sana kat kat tattırırdık. Sonra bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın.

Ve o takdirde biz sana muhakkak hayatın da katmerli, mematın da katmerli acısını tattırdık, sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı bulamazdın

(*Farz-ı muhâl, eğer onlara birazcık bile meyletmeye yaklaşsaydın,) o takdirde sana, hayatın da kat kat ölümün de kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı kendine (hiç) bir yardımcı da bulamazdın.

* “Farz-ı muhâl”; Gerçekleşmesi asla mümkün olmayan bir konu hakkındaki varsayım, “kesinlikle olamaz ve olmayacak fakat sayalım ki oldu” manasında. * ... Devamı..

O durumda sana, hayatın da ölümün de azabını kat kat tattırırdık. Sonra Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

O takdirde ise biz dirimin de katmerli, ölümün de katmerli (acısını) sana tatdıracakdık muhakkak. Sonra bize karşı kendin için hiç bir yardımcı da bulamayacakdın.

O zaman sana, hayatın da ölümün de (acısını) kat kat tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın.

[69/44-47]

O takdirde sana hayâtın kat kat (azâb)ını, ölümün de kat kat (azâb)ını tattırırdık; sonra bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.

O zaman, hiç şüphesiz sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat tattırırdık; sonra bize karşı kendin için bir yardımcı da bulamazdın. *

(*) Yani, “böyle yapmakla, Allah’ın sana bahşettiği vahye rağmen yoldan çıkmış olacağın için ve ayrıca, ortaya koymuş olacağın çarpık örnekle sana ina... Devamı..

(Onlara uyup da, bizim adımıza yalan uydursaydın) O zaman sana, hayatın ve ölümün bütün acılarını kat kat tattırırdık ve bize karşı kendine herhangi bir yardımcı da bulamazdın.

Böyle olunca Bizde sana hem dirimin, hem ölümün acısını iki kat olarak tattıracaktık. Sonra sen Bize karşı hiç ibr yardımcı bulamıyacaktın.

O halde sana diriliğin, ölümün iki katını [⁵] tattıracaktık. Sonra bize karşı hakkıyle hiçbir yardımcı bulamayacaktın.

[5] Dünya ve âhiret azabını.

(Ey Peygamber!) İşte o zaman sana, hayatın da ölümün de acılarını tattırırdık. Sonra Bize karşı kendine bir yardımcı da bulamazdın.

O takdirde sana, hayatın da ölümün de kat kat azabını tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

Şâyet —iyi niyetlerle bile olsa— böyle bir şey yapmış olsaydın, o zaman sana hem hayatında, hem de ölümünden sonra kat kat azap tattıracaktık ve seni elimizden kurtaracak bir yardımcı da bulamayacaktın kendine!
Ama Allah’ın lütfu sayesinde, zerre kadar taviz vermedin onlara. Bunun üzerine kâfirler, başka yöntemlere başvurdular:

O zaman sana Hayat’ın katmerli acısını ve Ölüm’ün katmerli acısını tattırırdık.
Sonra bize karşı sana bir yardım edici de bulamazdın.

Biz de o zaman sana, dünya - ahiret, hayatı zindan ederdik. Bize karşı tutunacak bir dal da bulamazdın...

Eğer onlara kanıp gönderdiğimiz gerçekler dışında Rabbine iftira etmiş olsaydın; sana her iki dünyada kat kat azabımızı tattırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı bulamazdın!

İşte o zaman, sana ölümün kat kat (sıkıntılar)ıyla birlikte hayatın sıkıntılarını da kat kat tattırırdık. [*] Sonunda bize karşı kendin için hiçbir yardımcı da bulamazdın.

Herhangi bir şekilde ceza gerektiren çirkin bir iş yapmaları durumunda Hz. Muhammed’in eşlerine yönelik cezanın iki kat uygulanacağıyla ilgili bir mes... Devamı..

İşte o zaman Biz sana, hayatın da ölümün de (acısını) katlayarak tattırırdık da sonra Bize karşı kendine bir yardımcı dahi bulamazdın.

O zaman sana hayatta da, ölümden sonra da kat kat [azap] tattırırdık; ⁹⁰ ve Bize karşı sana yardım edecek kimseyi de bulamazdın!

90 Yani, “böyle yapmakla, Allah’ın sana bahşettiği vahye rağmen yoldan çıkmış olacağın için ve ayrıca, ortaya koymuş olacağın çarpık örnekle sana inan... Devamı..

O takdirde biz de sana hayatın da, ölümün de acısını kat kat tattırırdık. Sonra da bize karşı sana yardım edecek kimse bulamazdın. 3/192, 10/15-16, 45/34-35

O zaman da sana, hayatın ve ölümün acısını kat kat tattırırdık; üstelik sen, Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

(Şayet onların tekliflerini kabul etmiş olsaydın) O takdirde kuşkusuz, sana hayatın ve ölümün sıkıntılarını kat kat artırırdık da bize karşı kendin için hiçbir yardımcı bulamazdın!

O zaman sana hayatında da ve ölümünde de defalarca azabı tattırırdık; sonra da bize karşı kendin için bir yardımcı bulamazdın.

O takdirde sana hayatın da kat kat azabını, ölümün de kat kat azabını tattırmış olurduk. Sonra kendin için Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

O takdirde de hem hayatın, hem de ölümün acısını sana kat kat tattırırdık. Sonra Bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın. [33, 30; 7, 38; 35, 69; 57, 28]

Bu kısım iki noktayı vurgulamaktadır. 1. Batıla meyletmen halinde, hem dünyada, hem de âhirette Allah’ın azabına müstehak olurdun. 2. Küfrün düzenleri... Devamı..

O takdirde sana hayatın da, ölümün de kat kat(azab)ını taddırırdık. Sonra bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

O zamân sana dünyâ ve âhiretde iki kat 'azâb iderdik, sonra 'azâbımı men' idecek yardımcı bulamazdın.

Meyletseydin sana hayatın iki kat cezası ile birlikte ölümün de iki kat cezasını tattırırdık. Sonra bize karşı sana yardım edecek birini de bulamazdın.

O zaman ise, sana hayatın da ve ölümün de azabını kat kat tattırırdık. Hem de bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.

O zaman sana hayatın azabını da, ölümün azabını da kat kat tattırırdık; sen ise Bize karşı kendine bir yardımcı bulamazdın.

İşte o zaman sana, hayatın da ölümün de katmerli acılarını tattırırdık. Ve bize karşı hiçbir yardımcı da bulamazdın.

Shunday bo‘‎lgan taqdirda, albatta, Biz sizga dunyo azobini ham, oxirat azobini ham ikki hissa qilib tottirgan bo‘‎lar edik. So‘‎ngra Biz tomondan o‘‎zingizga biror yordamchi topa olmas edingiz.

Izoh: Ulug‘‎ sahobalardan Ibn Abbos roziyallohu anhumoning aytishlaricha, bu oyatlarda garchi Payg‘‎ambar sollallohu alayhi vasallamga xitob qilingan ... Devamı..

andan ŧatdura-y-ıduķ saña iki anca dirligün daħı iki anca ölmegüñ andan bulmayasın senüñ içün bizüm üzerümüze arķa virici ya'nį yıġıcı.

Ol vaḳtda saña daddururduḳ ‘aẕābını dünyā dirliginüñ, ölüm‘aẕābını daḫı. Andan ṣoñra ṭapmazdı‐sen saña hīç yardım eyleyici.

(Belə olacağı tədirdə) sənə həyatın və ölümün ikiqat əzabını daddırardıq. Sonra Bizə qarşı özünə bir yardım edən də tapa bilməzsən. (Heç kəs səni əzabımızdan qurtara bilməz).

Then had We made thee taste a double (punishment) of living and a double (punishment) of dying, then hadst thou found no helper against Us.

In that case We should have made thee taste an equal portion(2271) (of punishment) in this life, and an equal portion in death: and moreover thou wouldst have found none to help thee against Us!(2272)

2271 If such a thing was possible for a true Messenger of Allah, viz.: a compromise with evil and a dereliction of his mission, he would be no excepti... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.