18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Vâkı’a Suresi 73. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Nahnu ce’alnâhâ teżkiraten ve metâ’an lilmukvîn(e)

Biz onu, cehennem ateşini bir andırma ve çöllerde konup göçenlere bir fayda olarak halkettik.

Biz onu (bitkileri, meyvelerini, kerestesini, ateşini ve yakıt çeşitlerini) hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık. (Hâlâ imana gelmez misiniz?)

Biz bu ateşi, gözleri görenlere bir ibret ve çöl yolcularına bir fayda kıldık.

Biz onu, ibret almanız için planlayıp hazırladık. Çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Biz onu hem bir ibret hem de ihtiyaç sahiplerine bir yarar kıldık.

Biz onu hem bir öğüt ve hatırlatma (konusu), hem ihtiyacı olanlara bir meta kıldık.

Biz bu ateşi, (cehennem ateşine) bir ibret ve sahradaki yolculara bir menfaat kıldık.

Biz, o ağacı bir belge ve köylüler için bir yaşam aracı yaptık.

71,72,73,74. Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!

Biz, onu hem bir ibret, hem çöl yolcularıyçin bir mata kıldık

Biz onu hem düşündürücü, ibret verici bir uyarıcı (cehennemi hatırlatıcı), hem de ihtiyacı olanlar için bir yararlanma kaynağı (enerji) olarak yarattık.

Biz bunı çölde (seyyâhlara) fâideli olsun diyu ’ibret içün halk iyledik.

Biz onu bir ibret ve çölde konaklayanlar için yararlı kıldık.

Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

Biz onu çöl yolcularına ve açlık çekenlere bir işaret ve nimet kıldık.

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık.

Kullananlar için biz onu bir ibret ve yararlı yaptık.

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Biz onu hem bir muhtıra kıldık hem de bir istifade: alandaki muhtaclar için

Biz onu (dünyadaki ateşi, âhiretteki cehennem ateşini) hatırlatıcı ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Biz, onu bir hatırlatma ve ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma kaynağı yaptık.

Biz onu hem bir ibret, hem çöl yolcularına bir fâide kıldık.

Biz onu bir hatırlatma ve ihtiyacı olanlara bir geçimlik kıldık.

Biz onu (o ateşi, Cehennem ateşi için) bir hatırlatma ve çölde yolculuk edenler için bir menfaat kıldık.

Biz onu hem düşündürücü hem de (her yerde) ihtiyacı olanlar (insanlar) için bir yararlanma kaynağı (enerji ve hayat unsuru) olarak yarattık. *

(*) Not: Bazı kaynaklarda Araplar, ‘’merh ve afer’’denilen iki ağacı birbirine sürter ve böylece ateş çıkarırlardı’’ şeklinde her ne kadar açıklamalar... Devamı..

Biz onu (ateşi) bir öğüt ve yolcular için ısınma aracı kıldık.

Biz bu ateşi hem bir düşündürücü olsun, hem de çöl yolcuları için yararlı bir nesne olsun diye varettik.

Biz bunu kalb gözü bulunanlara ibret, çölde giden yolculara da bâis-i menfaat yaptık.

Biz onu bir ibret [tezkire], çölden geçenlere de bir fayda olsun diye yaptık.

Biz onu hem bir hatırlatma (konusu); hem de ihtiyacı olanlara bir geçimlik kıldık.

Biz ateşi, her an lütuf ve merhametimizi hatırlatan bir ibret belgesi ve ona ihtiyacı olanlar için hayatta vazgeçilmez bir nîmet kıldık.

Onu, İhtiyaç Duyanlar’a geçimlik ve tezkire (hatırlatma) olmak üzere biz yaptık.

Ateş, bir uyarıdır; çöllerde konup göçenler için bir ihtiyaçtır.

Biz o ağacı ateşlenecek şekilde yarattık ki; insanlar ibret alsın! Çölden gelip geçenlere faydası olsun.

İşte, biz onu (ağacı, gerçeğin) hatırlatması ve ihtiyacı olanlar için geçimlik yaptık.

Biz onu hem bir ibret hem de ihtiyacı olanların faydalanması için yarattık.

Onu [Bizi] hatırlamanı[zı]n bir vasıtası ²⁴ ve [hayatlarının] yabaniliği içinde kaybolmuş ve acıkıp susamış bütün insanlar için ²⁵ bir rahatlama vasıtası yaptık.

24 “Ateş” (kelimenin en geniş anlamında) insanın bildiği bütün ışık türlerinin kaynağı olduğundan, insana “Allah’ın göklerin ve yerin nûru olduğu”nun ... Devamı..

Biz, ateşi cehennem azabını hatırlatma vesilesi odununu da ihtiyaç sahipleri için bir yararlanma aracı kıldık. 2/24, 66/6

Biz onu bir hatırlama vesilesi ve (kendi yalnızlığında kaybolmuş) muhtaçlar için yarayışlı bir meta kıldık.[⁴⁹¹⁸]

[4918] Bu anlamı, Esed’in el-mukvîn konusundaki açılımlarına borçluyum. Mukvîn “muhtaç” anlamına gelir (Râğıb). Dalalet çölde yolu kaybetmek, hidayet ... Devamı..

Biz o ağacı, -çöllerde- konaklayanların yararına, (Rablerinin yaratma kudretine inanmaları ve O'na şükretmeleri için) bir ibret kıldık.

(Ey Muhammed, o müşrikler Rablerine şükretmemekle kalmazlar senin hak davetini ve Kur'an'ın, Rablerinin kelâmı olduğunu da inkâr ederler)

Biz onu bir hatırlatma ve ihtiyacı olanlar için bir faydalanma yaptık.

Biz onu (o ateşi) bir muhtıra ve sahraya konup göçenler için bir menfaat kıldık.

Biz onu çölde, yolda bulunanlar ve muhtaçlar için hem bir ders, hem de istifade vesilesi kıldık.

Biz onu bir ibret ve çölden gelip geçenlere bir fayda yaptık.

Biz o ateşi (cehenneme misâl olarak) 'ibret ve mukîm ve misâfirler içün istifâde idilür şey kıldık.

Biz ateşi, hem bilgi konusu hem ihtiyacı olanlar için yararlı bir şey haline getirdik.

Biz, onu bir ibret ve ihtiyaç sahipleri için faydalı kıldık.

Biz onu bir ibret yaptık ve tutuşturanlar için yararlı kıldık.

Biz onu hem bir ibret hem de çöl yolcularına bir nimet kıldık.

Biz uni jahannam haqida bir eslatma va yo‘‎lovchilar uchun foydalanadigan narsa qilib qo‘‎ydik.

biz ķılduķ anı añdurmaķ daħı gönenmek menfa'at dutıcılara.

Biz anı bir āyet ḳılduḳ, daḫı menfa‘at ḳılduḳ beriyyelikde sākin olan‐lara.

Biz onu (sizi cəhənnəm odu ilə qorxutmaqdan ötrü) ibrət dərsi və səhrada olan müsafirlərin faydalanması üçün yaratdıq.

We, even We, appointed it a memorial and a comfort for the dwellers in the wilderness.

We have made it a memorial (of Our handiwork),(5255) and an article of comfort and convenience for the denizens of deserts.(5256)

5255 Fire is a fit memorial of Allah's handiwork in nature. It is also an emblem of man's earliest civilisation. It can stand as a symbol of physical ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.