18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
İsrâ Suresi 72. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vemen kâne fî hâżihi a’mâ fehuve fî-l-âḣirati a’mâ veedallu sebîlâ(n)

Ve burada kör olan, ahirette de kördür ve yolunu da tam sapıtmıştır, şaşırmış gitmiştir.

Kim burada (dünyada hakikati görmeyecek şekilde kalbi) kör olursa, o ahirette de kör kalacaktır ve (tuttuğu yanlış) yol bakımından daha ’şaşkın ve sapkın durumdadır.’

Ve bu dünyada kalben kör olan, ahirette de kördür, yolunu da tam sapıtmıştır, şaşırmış gitmiştir.

Her kim, bu dünyada, hak ve hakikati, çevresinde olup bitenleri görmekte kör kesiliyorsa, âhirette, ebedî yurtta da kördür. Üstelik hiçbir çıkış yolu bulamayacak derecede felâketle karşı karşıyadır.

Kim burada kör olursa ahirette de kördür ve yolca da daha şaşkındır.

Kim bunda (dünyada) kör ise, o, ahirette de kördür ve yol bakımından daha 'şaşkın bir sapıktır.'

Kim de bu dünyada (hakkı görüp kabul etmiyecek şekilde) kör olursa, artık o, ahirette de kördür ve yol bakımından da daha sapıktır.

Ve kim de bu dünyada kör ise, ahirette de kör olur. (Kitaplarını okuyamazlar.) Ve körlerden daha çok yollarını şaşırırlar.

Bu dünyada manen kör olan kimse âhirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.

Burada kör olan, ahrette de kör, yolca dahi çok sapkındır

Her kim bu dünyada (gerçekleri görmede) kör olarak yaşamış ise, işte o ahirette de (oranın güzelliklerini görmede) kör olacak, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı (dünyadan) daha da beter olacak. 

Bkz. 20/124-127

Dünyâda kör körine hareket iden âhiretde kör olacakdır ve en müdhîş dalâlet yolunda bulunacakdır.

Bu dünyada kalbi kör olan, ahirette de kör ve daha şaşkındır.

Kim bu dünyada körlük ettiyse ahirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.

Bu dünyada kör olan âhirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.

Bu dünyada kör olan kimse ahirette de kördür; üstelik iyice yolunu şaşırmıştır.

Bu dünyada (Kitaba) kör olanlara gelince, onlar ahirette de kördür ve yol bakımından daha da sapıktır

Her kim bu dünyada (manen) kör ise ahirette de kördür. Ve gidişçe daha şaşkındır.

Her kim de bu Dünyada körlük ettise o artık Âhırette daha kör ve gidişçe daha şaşgındır

Burada (dünyada, hakka/hakikate karşı manen) kör olan (ve bu hal üzere ölen kâfir kimse) âhirette de kör olacaktır. (Hatta) yol (bulma) bakımından (dünyadaki körden) daha şaşkın olacaktır.

Bu dünyada kör olan, ahirette de kör olacaktır¹. Yol bulma bakımından körden daha şaşkın olacaktır.

1- Bu dünyada gerçeği görmeyen, doğru yolu bulmayan, ahirette de bulamayacaktır.

Kim bu (dünyâ) da kör olursa o, âhiretde de kördür, yolca da daha şaşkındır.

Kim dünyada kör ise o kimse ahirette de kördür, yolca da daha sapkındır.

[20/124-126; 13/19]

Ve kim burada (bu dünyada, kalbi) kör olursa, o takdirde o, âhirette de kördür ve yolca en sapık olandır.

Kim bu dünyada (beyin, akıl ve gönül gözüyle Allah’ı tanımaktan ve gerçekleri görmekten) kör ise, ahirette de (cennet yolundan) kör, hatta yolunu bulmada da daha şaşkın olacaktır.*

(*) Bu körlük kinaye olup; maddi şeyleri görememe değil, Kur’an gibi doğru bir rehber edinememe ve hakkı görememedir. Onlar ahirette cennet yolunu da ... Devamı..

Kim burada (dünyada) kör ise, ahirette de kördür ve yolca da daha sapıktır.

Her kim bu dünyada kör davranacak olursa öbür dünyada da kör kalacaktır, yolunu da büsbütün şaşırmış olacaktır.

Her kim bu dünyada kör davranır ise öbür dünyada da kör kalacak, belki daha ziyade yoldan sapacaktır.

Kim bu dünyada (gerçeklere) körse ahirette de kördür.³⁶ Hatta yolca daha da sapıktır.

36 Gönül gözünün kastedildiği açıktır. Mecazi bir ifadedir. Krş. Tâhâ, 20/124-128

Kim dünyada (imamını bulma noktasında) kör ise, O, ahirette de kördür ve yol bakımından daha sapıktır.

Her kim bu dünyada, hakîkat karşısında kalp gözü kör olarak yaşamış ise, işte o, âhirette de ilâhî nîmetler karşısında kör olacak; hem de doğru yoldan daha da sapmış bir hâlde! İşte bunlar, kendi körlükleri yetmezmiş gibi, sizleri de cehâlet karanlıklarına sürüklemek isterler. Örneğin, ilâhlarını öven birkaç ayet “uydurduğun” takdirde Müslüman olacaklarını söyleyerek, güya uzlaşma teklif ederler:

Kim bunda (bunun hakkında) kör olduysa, o Âhiret’te de kördür; yol bakımından en şaşkındır.

Bu dünyada gerçekleri göremeyen körler, ahiret hayatında dahi kör olacaklar. Hattâ daha da beter...

Ancak açıkladığımız gerçeklere karşı kör olanlar, hesap günü kör olarak karşımıza gelecekler. Üstelik şaşkınlık içinde ne yapacaklarını bilemeyecekler.

Bu dünyada (gerçeğe karşı) kör kalan kimse, ahirette de kör olacaktır; hatta yolunu iyice şaşırmış olacaktır.

Kim de şu (dünya)da kör(lük etti)¹ ise O âhirette de kördür ve en sapkın yoldadır.

1 Bu körlük; maddi şeyleri görememe değil, doğru bir imam edinememe ve hakkı görememedir.

Ve bu [dünyada kalbi] kör olan, ahirette de kör olacak ve [doğru yoldan] daha da sapmış bulunacaktır. ⁸⁷

87 Karş. 20:124-125. Bu pasaj göstermektedir ki, insanın ahiretteki hayatı sadece dünya hayatında izlediği davranış tarzıyla belirlenmiş olmakla kalma... Devamı..

Her kim bu dünyada ayetlerimize karşı kör davranırsa, o ahirette de kör olacak hatta daha beter bir durumda olacak. 17/97-98, 20/123...127

Ama bu dünyada (kalp) gözü kör olan kimse âhirette de kör olacak; ve nereye nasıl gideceklerini büsbütün şaşıracaklar.[²³⁰⁸]

[2308] Âhiret dünya hayatının doğal bir uzantısı. Zımnen: Kişinin dünyadaki bilinçli tercihleri varlığının öylesine kopmaz bir parçası hâline gelecek ... Devamı..

Bu dünyada (manen) kör olan (basiretten yoksun kalıp gerçekleri görmeyen) kimse ise, ahirette de kördür, yolunu iyice şaşırmıştır. (Pişman olur, özür diler fakat her ne yapsa cehennem azabından kurtulamaz)

Ve kim de buna (Dünyada Kur’ân’a karşı) kör ise, ahirette de kördür ve yolda da sapıtmıştır.

Ve her kim burada (hakikatları görmeyip kalben) kör oldu ise işte o, ahirette de kördür, yolca da daha sapıktır.

Kim bu dünyada gerçekleri görmede kör ise, âhirette de kördür, hatta yol bulmadaki şaşkınlığı daha da beterdir.

Şu dünyada kör olan kimse, ahirette de kördür (dünyada doğru yolu göremeyen, ahirette de kurtuluş yolunu göremeyecektir, hatta onun) yolu daha da sapıktır.

Bu dünyâda a'mâ olan âhiretde de a'mâdır ve yolunı daha ziyâde şaşırmışlardandır. [¹]

[1] Dünyâda a'mâ olandan maksad gözi görmez olanlar değil kalb gözleri kör olub hakkı görmeyenlerdir.

Kim burada körse[*] Ahirette de kör olur; yolunu iyice şaşırır.

[*] ] Kör : Kendisini ayetlere (doğrulara) kapatıp, görmezlikten gelerek Dünya'da doğru yolu göremeyen.

Her kim dünyada kör olursa, o ahirette de kördür ve daha da şaşkındır.

Kim bu dünyada kör ise, işte o âhirette de kördür ve daha da şaşkın bir yoldadır.

Bu dünyada kör olan, âhirette de kördür. Yolca da daha sapıktır o.

Kimki, bu yerdagi dunyoda haqiqatni bilmay ko‘‎r bo‘‎lgan bo‘‎lsa, bas, u oxiratda ham ko‘‎r va butunlay yo‘‎ldan ozuvchidir.

daħı her kim ola uşbunda gözsüz pes ol āħiretde gözsüzdür daħı azġunıraķdur yoldın yaña.

Kim ki dünyāda gözsüz olsa, pes ol āḫiretde daḫı gözsüzdür, ḳatı azmış‐lardandur.

Bu dünyada (Allahın dəlillərini, mö’cüzələrini görməyib gözü və qəlbi) kor olan axirətdə də kor olar və (haqq) yoldan daha çox azar!

Whoso is blind here wilt be blind in the Hereafter, and yet further from the road.

But those who were blind in this world, will be lind in the Hereafter,(2268) and most astray from the Path.

2268 On the Judgement Day the children of light will receive and peruse their record, and will render joyful thanks to Allah for His Mercies. What of ... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.