19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Hümeze Suresi 7. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Elletî tettali’u ‘alâ-l-ef-ide(ti)

Öylesine ateş ki yürekleri sarar, kaplar.

Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkacak (inkârcıların ve münafıkların iç organlarına kadar yakıp kavuracak)tır.

Öyle bir ateş ki, canlılık merkezi olan yüreklere işler ve kaplar.

Kalplerin, beyinlerin içine işleyen ateştir.

O yüreklere kadar işler.

Ki o, yüreklerin üstüne tırmanıp çıkar.

Öyle ki, onun acısı kalblere kadar girer.

Kalp ve gönülleri sarar.

4,5,6,7,8,9. Hayır! Andolsun ki o, Hutame'ye atılacaktır. Hutame'nin ne olduğunu bilir misin? Allah'ın, tutuşturulmuş, kalplerin cıdarına işleyen ateşidir. Onlar, bu ateşin içinde uzatılmış sütunlara bağlanmış haldeyken o ateş, üzerlerine kapatılmıştır.

Yürekleri eritir

(Onun) acısı yüreklere kadar işler.

6-9. Hutame Allâh’ın yakdığı bir âteşdir ki (kâfirin) kalbini ve kendilerini, sütunlar üzerinde bir kubbe gibi her tarafdan ihâta idecekdir.

6,7. O, yüreklere çökecek olan, Allah'ın tutuşturulmuş ateşidir.

6,7. O, Allah’ın, yüreklere işleyen tutuşturulmuş ateşidir.

7-9. Uzatılmış direklere bağlı olarak içine hapsedildikleri, yükselip yürekleri saran ateş!

6, 7. Allah'ın, tutuşturulmuş, (yandıkça) tırmanıp kalplerin ta üstüne çıkan ateşidir.

Ki beyinlere işler.

6,7. O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.

Ki çıkar gönüller üstüne

O öyle bir ateştir ki, yürekler (in için) e kadar işler.

Yüreklere işleyen bir ateş.

ki tırmanıb yüreklerin ta üstüne çıkacak (kaplayacak) dır o.

Öyle (ateş) ki, kalbleri kaplar (ta içine işler!)

Öyle (bir ateş) ki, (akıl ve irade merkezi olan) beyinlere (kadar) işler. *

(*) Ef’ide, fuad’ın çoğulu olup ’’niyet ve irade merkezi’’ için kullanılır. (Lisanu’l-Arab) Bu sebeple ef’ideh, insanın ’’bilinç üstü ve karar verme m... Devamı..

O, kalplerin içine işleyen bir ateş.

O ateş ki yüreklerini sarıp dağlıyacaktır.

Yürekleri sarıp yakar.

O, tâ gönüllere [ef’ide] işleyen (bir iç ateştir).

O (ateş), kalplere çöreklenmektedir.

Tâ gönüllere işleyen korkunç bir ateş!

Gönüller’e işleyen!

öncelikle yürekleri dağlayacak,

O ateş insanların gönüllerine işler. Daha dünyada iken ateşin içinde yanarlar. Haklı haksız çeşitli yollarla elde ettikleri mallarını kaybetme korkusu onları çepeçevre kuşatmıştır. Öyle ki, bütün hücrelerine bu korku işlemiştir. Onun için sürekli sayarlar. Kandırılacağı, aldatılacağı, çalınacağı korkusu yaşamlarının karabasanı olur. Sürekli diken üzerinde dururlar. Dünyaya karşı önü alınmaz sevgi, ölüm korkusu, mallarını kaybetme korkusu onları yer bitirir. Yaşamlarında rahat huzur kalmaz. Her an beğenmedikleri fakirler yoksullar gibi olacakları endişesiyle ne yapacaklarını bilemezler. Her an, her yerde, yaşadıkları tedirginlikle yanıp tutuşurlar. Gözlerinde sakinlik, kalplerinde sevgi, sözlerinde yumuşaklık, hareketlerinde güven yoktur. Onlar hutemenin yakıcılığıyla tutuşturulmuştur. Daha ölüp yanımıza gelmeden onların dünyası zindan olur. Rüyaları karabasan olur. Yataklarında huzurla uyuyamazlar.

O (ateş) ki kalplerin üzerinde yükselir. [*]

Bu cümle “([Hutame]h), Allah’ın, (yandıkça) tırmanıp yürekleri çökerten tutuşturulmuş ateşidir” şeklinde de yorumlanabilir. Dünyada insanlarla alay ed... Devamı..

6,7. O, kalplerin içine dahi işleyecek olan, Allah’ın (emriyle) yakılmış bir ateştir.

[günahkar] kalplerin üstünde yükselen: ⁵

5 Yani, onların kalplerinden çıkarak -günahkarların suçlarını geç fark etmelerinde “ateş”in ruhî niteliğine bir işaret vardır.

Ta yüreklere işleyen bir ateş! 14/16-17, 18/29

O öyle bir ateştir ki, bütün bir iç dünyalarını[⁵⁸⁸⁹] kaplayarak yükselir:[⁵⁸⁹⁰]

[5889] Duygunun kalpteki en yoğun halini ifade eden fuâdın çoğulu olan ef’ideh, duyma ve düşünme, bilme ve inanma gibi insanî yeteneklerin tümüne bird... Devamı..

(O öyle bir ateştir ki) Gönüllere tırmanır.

(Tenden geçer, canlar yakar, öldürmez ama, sonsuza dek azap eder. Nitekim A'la suresinin 13. ayetinde: "Onun içinde ne ölür, ne de bir an rahat eder" ... Devamı..

O (ateş) ki göğüslerin üzerine çıkar/sarar.

Öyle ki, yüreklerin üzerine yüklenecektir.

6, 7. Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir. Bir ateş ki ta kalplere kadar işleyip yakar.

Kalb diye çevirdiğimiz kelime âyette fuâd olup, maddî bedene kan ve hayat gönderen maddî kalb için değil de inanç, fikir, düşünce, hissiyat gibi düşün... Devamı..

(Bir ateş) Ki gönüllere işler.

Öyle ateş ki kalblere kadar girer.

Yüreklere kadar tırmanan,

Kalplere işleyen...

Yüreklere kadar işler.

Ki tırmanıp işler yüreklere.

U olov badanlarni teshib o‘‎tib yuraklarga qadar yetadi.

6-7. Tañrı odıdur yandurınılmıs ol kim muŧŧalį ola ya'nį ire yürekler üzere.

Ol od ki odı yitişür yüreklere.

Elə bir od ki, ürəkləri yandırıb-yaxar.

Which leapeth up over the hearts (of men).

The which doth mount (Right) to the Hearts:(6268)

6268 This Fire of Punishment mounts right up to the hearts and minds of such men, and shuts them out of the love of their fellows. "Heart" in Arabic m... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.