‘Użran ev nużra(n)
Özürle suçu yok etmek hususunda olsun, yahut korkutma hususuna ait bulunsun.
Böylece (hiç kimsenin “bilmiyordum, başka türlü sanıyordum” gibi) bir bahanesi ve mazereti (kalmasın), veya (herkes apaçık şekilde) uyarılsın! (diye gerçekleri, hem de gerekçeleriyle birlikte ortaya koyanlara yemin olsun ki,)
onlar kulların Allah katında ileri sürebilecekleri delilleri kalmaması için özrü ortadan kaldırmak veya azap ve ceza ile kulları korkutmak üzere gelirler.
İnsanların özür dilemeleri, tevbe etmeleri veya sorumluluk, hesap ve ceza hatırlatılarak uyarılmaları için vahyi peygamberlere tebliğ edenlere.
Mazeret [1] veya uyarı için.
Özür (suçu, eksikliği ortadan kaldırmak) veya uyarmak için.
5,6. Hak sahiblerine özür, yahud haksızlara azab olarak vahyi peygamberlere getiren melekler hakkı için;
5, 6. Kötülüğü önlemek yahut uyarmak için vahiy getiren meleklere andolsun ki;
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilenlere, görevlerine koştukça koşanlara, iyiden iyiye yayanlara, hak ile bâtılı ayırdıkça ayıranlara, öğüt bırakanlara, özür veya uyarıda bulunanlara yemin olsun ki, size verilen söz mutlaka gerçekleşecektir. [703][704]
5,6. Gerek özür, gerek kocundurma yoluyla öğüt verenlere ant olsun ki
Arındırmak ve sakındırmak için
5,6. ’özür veyâ ihtâr sözleri îrâd iyleyenlerin nâmına kasem iderim.
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardından gönderilenlere ve görevlerine koştukça koşanlara, Allah'ın buyruklarını yaydıkça yayanlara ve hak ile batılın arasını ayırdıkça ayıranlara, kötülüğü önlemek veya uyarmak için vahiy getiren meleklere and olsun ki, size söz verilen kıyamet şüphesiz kopacaktır.
1,2,3,4,5,6,7. Ard arda gönderilenlere, kasırga gibi esenlere, hakkıyla yayanlara, hakkıyla ayıranlara, özür ya da uyarı olmak üzere öğüt bırakanlara andolsun ki, uyarıldığınız (Kıyamet) mutlaka gerçekleşecektir.
5-6. Mazereti ortadan kaldırmak veya uyarmak için vahyi iletenlere;
5, 6. (Allah'a yönelenleri) arıtmak, (kötüleri) sakındırmak için öğüt telkin edenlere;
Bir müjde veya uyarı olarak...
Gerek özür için olsun, gerek uyarı için,
Gerek özriçin olsun gerek inzar
1-2-3-4-5-6. Birbiri ardınca gönderilenlere, esip savuranlara, yaydıkça yayanlara, (hak ile bâtılın arasını hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ayırdıkça ayıranlara, (îmân ve tövbe ile hakka yönelenleri) mazur kılıp arıtmak ve (isyan edenleri) sakındırmak üzere, (emrimizle, peygamberlere,) zikri (vahyi) ulaştıranlara kasem olsun ki,
Özür veya uyarı için,
5,6. kötülüğü imhaa ye, azâb ile tehdide çalışan peygamberlere vahyi getiren (melek) lere,
5,6. Hem (tevbe edenleri) ma'zur kılmak veya (günah işleyenleri) korkutmak için(peygamberlere) zikir (vahiy) bırakanlara!
5,6. Özür (bahaneleri boşa çıkarmak) veya uyarmak için (gönüllerde) zikri uyandıranlara kasem ederim ki, (*)
Suçlarından dolayı özrün nasıl yapılacağını veya uyarmayı yapanlara yemin olsun ki.
suç siliciler, uyarıcılar hakkı için,
Suçtan vazgeçme [uzr] veya uyarı olarak,
Bahaneleri boşa çıkarmak ya da uyarmak amacıyla.
Bu öğüt ve hatırlatmaları, kendileri için bir mâzeret, yahut tebliğ edilenler için uyarı olarak yapanlara…
Mazeret veya uyarı olmak üzere!
5,6. Acı tatlı // öğüt verenler aşkına derim ki:
İnsana ne oluyor ki? Öğüt alacakken isyan ediyor. Üstelik özür de dilemiyor.
1,2,3,4,5,6,7. Birbiri ardınca gönderilen (melek)lere, her şeyi kökünden koparan (fırtına)lara, gerçekleri yayan (Kur’an âyet)lerine, hak ile bâtılı ayıran, gerek mazur kılmak, gerekse uyarmak için öğüt veren (Peygamber)lere yemin olsun ki; elbette size söz verilen kıyamet, kesinlikle¹ kopacaktır.²
suçlardan arınma[yı vaad eden] veya bir uyarı[da bulunan]! ³
Mazereti veya uyarıyı ulaştıranlara. 9/124, 14/44
(o öğütle) imana yöneleni mazur addeden ve (tevbe için) uyarıda bulunanlar...
5,6. Gerek (haklı olanların yapacağı) özrü kabul için, gerek (haksızları, başlarına gelecek azap ile) uyarmak için olsun (peygamberlere) vahyi indiren (melek)lere andolsun ki,
(Özürlülere) özrünü veya (uyarılacakları) uyarmaları (için),
Özür dilemek veya korkutmak için.
5, 6. Hak sahiplerine özür, yahut haksızlara tehdit olarak vahyi getiren melekler hakkı için:
Özür yahut uyarmak için.
Kur'ân tevbe ve i'tizâr idenlere rahmet ve mu'ânidlere inzârdır.
O bilgi, özür için de uyarı için[*] de olabilir.
Özür veya korkutmak için..
Özür yahut uyarı için,
Mo‘minlarning uzrini qabul qilish yoki kofirlarni ogohlantirishga xizmat qiladigan farishtalarga ham.
5-6. daħı bıraġıcılar ḥaķķı-y-içün vaḥy ma'zur dutmaķ yā ķorķıtmaķ
‘Öẕr olmaġ‐ıçun ḥaḳ üstine olanlara.
(Mö’minlər tövbə edib) üzr diləmək və ya (kafirləri) qorxutmaq üçün (olan vəhyi çatdıranlara) ki,
To excuse or to warn,
Whether of Justification or of Warning;-
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |