3 Mayıs 2026 - 15 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yâsîn Suresi 56. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Hum ve ezvâcuhum fî zilâlin ‘alâ-l-erâ-iki mutteki-ûn(e)

Onlar da, eşleri de, gölgeliklerde, tahtlara oturup dayanmışlardır.

Kendileri ve eşleri, (huzur ve güven verici) gölgelikler altındaki tahtlar üzerinde kurulup yaslanmış vaziyettedirler.

Onlar ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklarına mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.

Onlar ve eşleri, gölgelerde, koltuklar üzerinde yaslanarak otururlar.

Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara yaslanmışlardır.

Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

Kendileri ve zevceleri, ağaçların gölgeleri altında süslü koltuklar üzerine kurulub yaslanmışlardır.

Onlar ve eşleri gölgeler içinde koltuklara yaslanmışlardır.

Onlar ve eşleri, gölgeler altında koltuklara yaslanacaklardır.

Hem kendileri, hem de eşleri gölgelikte, koltuklarda yaslanırlar

Onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.

Zevceleriyle birlikde gölgede tahtlar üzerinde istirahat ideceklerdir.

Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.

Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.

Kendileri ve eşleri gölgelik yerlerde, tahtlarına kurulacaklar.

Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.

Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.

Kendileri ve zevceleri erîkeler üzerine kurulmuşlardır

Onlar ve zevceleri (cennet) gölgeler (i) altında, tahtlara yaslanmış vaziyette otururlar.

Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.

Kendileri de, zevceleri de (cennet) gölgeler (in) dedirler. Tahtların üstüne kurulub dayanmışlardır.

Kendileri ve eşleri gölgeliklerde koltuklara kurulmuşlardır.

[13/23; 43/70]

Onlar ve hanımları, (artık o gün) gölgelerde tahtlar üzerinde (oturup) yaslanmış olanlardır.

Onlar (o cennet ehli) ve (cennet ehli olan) eşleri gölgelik yerlerde (huzur, mutluluk ve ebedi yurdu olan cennetlerde), tahtlara kurulacaklar. *

(*) Burada (أزواج)’’ezvac’’, yani eşler, hem erkek hem kadın için kullanılmış bir ifadedir. Çünkü cennet ehalisi, her iki cinstendir, sadece erkeklerd... Devamı..

Onlar ve eşleri gölgelerin altında koltuklar üzerine uzanmışlar.

Kendileri de, eşleri de gölgeliklerde sedirlere yaslanacaklardır.

Kendileri de, zevceleri de gölgeler altında tahtlara yan gelirler.

Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlarına/koltuklarına yaslanırlar.¹⁶

16 Krş. Nisâ, 4/57; Ra’d, 13/35; Vâkıa, 56/28-30; İnsan, 76/14; Mürselât, 77/41

Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, süslü tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

Kendileri ve eşleri, cennette gölgeliklerde, mücevherlerle süslenmiş koltuklara yaslanıp mutlu bir hayat yaşayacaklar.

Onlar ve eşleri, gölgedeki Erîkeler’e / Tahtlar’a / Koltuklar’a kurulmuşlardır.

Eşleriyle birlikte gölgeler altında divanlara kurulmalar,

Eşleriyle birlikte tahtlar üzerindedirler. Onları güneşten koruyan gölgelikler vardır.

Onlar ve eşleri, tahtların üzerinde gölgelerde (olacaklar)dır.

Onlar ve eşleri gölgeler altındaki tahtlara¹ kurulurlar.

1 Erîke: gelin odasına döşenen koltuk demektir.

onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar; ²⁸

28 Kur’an’ın cennet tanımlamalarında zill (“gölge”) terimi ve çoğul biçimi olan zilâl, çoğunlukla “mutluluk”un mecazî karşılığı olarak kullanılır -böy... Devamı..

Kendileri de eşleri de gölgelikler altında tahtlara kurulmuş olacaklar. 37/40...61, 43/70

onlar ve eşleri (bu huzurun) gölgesi altında mükemmel yataklar[³⁹⁶⁴] üzerinde uzanacaklar;

[3964] Erîke, gelin odasına kurulan görkemli yataktır.

Onlar ve eşleri gölgeliklerde, sedirlere kurulup yaslanmışlardır.

Onlar ve eşleri gölgeler içindeki koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.

Onlar ve zevceleri gölgeler içinde tahtlar üzerine dayanıp durmuşlardır.

Hem kendileri, hem eşleri gölgeliklerde, tahtlarına kurulurlar.

Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.

Kendileri ve zevceleri gölgelerde ve tahtlar üzerinde istirahat iderler.

Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde tahtlara kurulacaklardır.

Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

Eşleriyle birlikte gölgelerdeki koltuklara kurulmuşlardır.

Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.

Ular juftlari bilan birga salqin joylardagi so‘‎rilarda yastanib o‘‎tiradilar.

anlar daħı çiftleri śayvanlar içinde ŧaḥtlar üzere tekye urıcılardur.

Anlar çiftleri bile gölgeler içinde, taḥtlar üstinde, yaṣdıḳlara ṭayanup otura‐lar.

Onlar (mö’min kişilər) və zövcələri kölgəliklərdə (yumşaq) taxtlara söykənmişlər.

They and their wives, in pleasant shade, on thrones reclining;

They and their associates(4002) will be in groves of (cool) shade, reclining on Thrones (of dignity);

4002 Secondly, the joy or happiness is figured to be, not solitary, but sharedshared by associates like those whom we imagine in spiritual Love or Mar... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.