Hum ve ezvâcuhum fî zilâlin ‘alâ-l-erâ-iki mutteki-ûn(e)
Onlar da, eşleri de, gölgeliklerde, tahtlara oturup dayanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, (huzur ve güven verici) gölgelikler altındaki tahtlar üzerinde kurulup yaslanmış vaziyettedirler.
Onlar ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklarına mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.
Onlar ve eşleri, gölgelerde, koltuklar üzerinde yaslanarak otururlar.
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Kendileri ve zevceleri, ağaçların gölgeleri altında süslü koltuklar üzerine kurulub yaslanmışlardır.
Onlar ve eşleri gölgeler içinde koltuklara yaslanmışlardır.
Onlar ve eşleri, gölgeler altında koltuklara yaslanacaklardır.
Hem kendileri, hem de eşleri gölgelikte, koltuklarda yaslanırlar
Onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar.
Zevceleriyle birlikde gölgede tahtlar üzerinde istirahat ideceklerdir.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
Kendileri ve eşleri gölgelik yerlerde, tahtlarına kurulacaklar.
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.
Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
Kendileri ve zevceleri erîkeler üzerine kurulmuşlardır
Onlar ve zevceleri (cennet) gölgeler (i) altında, tahtlara yaslanmış vaziyette otururlar.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde tahtlar üzerine kurulmuşlardır.
Kendileri de, zevceleri de (cennet) gölgeler (in) dedirler. Tahtların üstüne kurulub dayanmışlardır.
Onlar ve hanımları, (artık o gün) gölgelerde tahtlar üzerinde (oturup) yaslanmış olanlardır.
Onlar (o cennet ehli) ve (cennet ehli olan) eşleri gölgelik yerlerde (huzur, mutluluk ve ebedi yurdu olan cennetlerde), tahtlara kurulacaklar. *
Onlar ve eşleri gölgelerin altında koltuklar üzerine uzanmışlar.
Kendileri de, eşleri de gölgeliklerde sedirlere yaslanacaklardır.
Kendileri de, zevceleri de gölgeler altında tahtlara yan gelirler.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, süslü tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Kendileri ve eşleri, cennette gölgeliklerde, mücevherlerle süslenmiş koltuklara yaslanıp mutlu bir hayat yaşayacaklar.
Onlar ve eşleri, gölgedeki Erîkeler’e / Tahtlar’a / Koltuklar’a kurulmuşlardır.
Eşleriyle birlikte gölgeler altında divanlara kurulmalar,
Eşleriyle birlikte tahtlar üzerindedirler. Onları güneşten koruyan gölgelikler vardır.
Onlar ve eşleri, tahtların üzerinde gölgelerde (olacaklar)dır.
onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar; ²⁸
Kendileri de eşleri de gölgelikler altında tahtlara kurulmuş olacaklar. 37/40...61, 43/70
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, sedirlere kurulup yaslanmışlardır.
Onlar ve eşleri gölgeler içindeki koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.
Onlar ve zevceleri gölgeler içinde tahtlar üzerine dayanıp durmuşlardır.
Hem kendileri, hem eşleri gölgeliklerde, tahtlarına kurulurlar.
Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Kendileri ve zevceleri gölgelerde ve tahtlar üzerinde istirahat iderler.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde tahtlara kurulacaklardır.
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Eşleriyle birlikte gölgelerdeki koltuklara kurulmuşlardır.
Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.
Ular juftlari bilan birga salqin joylardagi so‘rilarda yastanib o‘tiradilar.
anlar daħı çiftleri śayvanlar içinde ŧaḥtlar üzere tekye urıcılardur.
Anlar çiftleri bile gölgeler içinde, taḥtlar üstinde, yaṣdıḳlara ṭayanup otura‐lar.
Onlar (mö’min kişilər) və zövcələri kölgəliklərdə (yumşaq) taxtlara söykənmişlər.
They and their wives, in pleasant shade, on thrones reclining;
They and their associates(4002) will be in groves of (cool) shade, reclining on Thrones (of dignity);
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |