Em enâ ḣayrun min hâżâ-lleżî huve mehînun velâ yekâdu yubîn(u)
Ben, şu aşağılık ve doğrudüzen söz bile söyliyemeyen adamdan daha hayırlı değil miyim?
"Yoksa ben, şundan (Musa’dan) daha (üstün ve) hayırlı değil miyim ki; o, aşağı (sınıftan) bir zavallı ve neredeyse (sözü) açıklamaktan (rahat konuşmaktan aciz ve) yoksun olan (bir adam)dır."
Ben ne demek istediğini bile, doğru düzgün anlatamayan şu zavallı Musa denilen adamdan daha hayırlı değil miyim?
“Yoksa ben, şu zavallıdan, neredeyse meramını anlatamayan şu adamdan, daha hayırlı değil miyim?”
Ya da ben şu zavallı, neredeyse söz anlatamayacak durumda olan kişiden daha iyi değil miyim?
'Yoksa ben, şundan daha hayırlı değil miyim ki o, aşağı (sınıftan) bir zavallı ve neredeyse (sözü) açıklamadan yoksun olan (biri)dir.'
Yoksa ben nerde ise meramını anlatamıyacak, hakîr ve zayıf durumda olan bu Mûsa'dan daha hayırlı değil miyim?
Yoksa ben, şu düşük, nerede ise bir şey izah edemeyecek adamdan daha hayırlı değil miyim?
“Yoksa ben, kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha üstün değil miyim?”
Hem horlanan, hem de dili dönmiyen bir kimseden, daha da hayırlı değil miyim?»
Ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatmaktan aciz olan adamdan daha hayırlı/iyi değil miyim?
"Ben bu hakîr ve güç hal ile tekellüme muktedir âdemden daha hayırlı değil miyim?"
"Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?"
“Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan bu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
51-53. Firavun kavmine seslenerek şöyle dedi: “Ey milletim! Mısır’ın mülkiyeti benim değil mi? Şu ırmaklar ayaklarımın altında akmıyor mu? Bunları görmüyor musunuz? Ayrıca ben bu değersiz, neredeyse söylediğini anlatmaktan âciz adamdan daha iyi değil miyim? (O bir peygamber ise) kendisine altın bilezikler indirilse yahut dizi dizi melekler onunla birlikte gelseler ya!”
"Yahut ben, şu aşağılık ve konuşmaktan aciz olan adamdan daha üstün değil miyim?"
Yoksa ben, nerede ise meramını anlatamayan şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?
Yoksa ben şundan daha hayırlı değil miyim ki o hem hakîr hem de meramını anlatamıyor
Ne demek istediğini bile, doğru düzgün anlatamayan, (makamı ve saltanatı da olmayan) şu zavallı (Mûsâ denilen) adamdan, ben daha hayırlı değil miyim?
“Yoksa ben, ne istediğini bilmeyen şu zavallıdan daha hayırlı değil miyim?”
«Yoksa ben ondan hayırlı değil miyim? O ki hakirdir, (meramını) bile hemen hemen açıklayamıyor».
Yoksa ben, şu aşağılık, neredeyse meramını anlatamayacak adamdan hayırlı değil miyim?
(Ve devamla halkına:) Yoksa ben, (istediğim şekilde) delilini açıklamayan, şu aşağılık basit birisi olandan (aşağı bir sınıftan olan Musa’dan) daha hayırlı değil miyim?” *
“Yoksa ben, ne istediğini açıkça söylemeyen, şu aşağılık basit birisi olandan (Musa’dan) daha hayırlı değil miyim?”
Ben ondan üstün değil miyim? O, daha söz söylemesini beceremiyecek kadar aşağılık bir kimsedir.
“Yoksa ben, kendisi değersiz ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?”
“Ben, doğru dürüst konuşmasını bile beceremeyen şu zavallı adamdan daha üstün ve devlet yönetimine daha lâyık değil miyim?”
Üstelik ben, o pek önemli olmayan, neredeyse beyan edemez kimseden daha hayırlı değil miyim?.
Yoksa ben, kendini doğru dürüst anlatamayan şu miskinden daha iyi değil miyim?
"Yoksa ben, şu zavallı, nerede ise maksadını anlatamayacak durumda olan adamdan daha hayırlı değil miyim?"
Yoksa ben kendisi zayıf ve neredeyse söz anlatamayacak durumda bulunan şu (adam)dan daha hayırlı değil miyim? [*]
“Yoksa ben, şu ne demek istediğini bile anlatamayan zavallıdan daha hayırlı değil miyim?”
Ben, ne demek istediğini bile anlatamayan ⁴³ şu zavallı adamdan daha iyi değil miyim?”
– Yoksa ben, meramını bile anlatmaktan aciz şu zavallı adamdan daha üstün değil miyim? 20/24...28, 28/33-34
Yoksa ne demek istediğini bile açık seçik anlatamayan şu değersiz adamdan daha iyi değil miyim?
Yoksa ben kendisi zavallı, neredeyse söz anlatamayacak olan şu adamdan daha hayırlı değil miyim?
Yoksa ben şu değersiz ve neredeyse (sözünü) açıklamaktan aciz olandan (Musa’dan) daha hayırlı değil miyim?
«Yoksa ben o kimseden daha hayırlı değil miyim ki, o bir hakîrdir ve (maksadını) açıklamaya yaklaşamıyor.»
51, 52, 53. Firavun halkına duyuru yapıp dedi ki: “Ey benim halkım! Mısır'ın yönetimi benim elimde değil mi? Ayaklarımın altından akan şu nehirler, kanallar benim değil mi? Görmüyor musunuz? Yoksa ben, şu aşağılık, meramını bile neredeyse anlatamayan adamdan daha üstün değil miyim? Eğer o dediği gibi ise, üstüne gökten altın bilezikler atılmalı, yahut beraberinde melaikeler gelmeli değil miydi? ” [26, 29; 28, 38] {KM, Hezekiel 29, 3}
Yahut ben, şu aşağılık, nerdeyse söz anlatamayacak durumda olan adamdan daha iyi değil miyim?
"O hakîr ve bî-mikdârdan ve söz söylemesini bilmeyenden ben daha hayırlı değil miyim?"
Ben şu alçaktan (alt seviyeliden, asaletsizden) iyi değil miyim? Daha iki kelimeyi bile bir araya getiremiyor.
Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?
“Ben neredeyse meramını anlatamayacak haldeki şu zavallıdan daha üstün değil miyim?
"Yoksa ben şu zavallı, şu meramını anlatamayacak adamdan hayırlı değil miyim?"
[263a] “belki ben yigrekven uşbundan ol kim ol ħordur daħı yaķın olmaz kim belürde”.
Ben yigrek degül miyin bu ẕelīl kişiden? Bilür mi ki daḫı yaḳın olmaz.
Yaxud mən (dili dolaşdığı, kəkələdiyi üçün) az qala (sözünü belə) aydın deyə bilməyən bir zavallı (aciz) kimsədən daha yaxşı (daha üstün) deyiləmmi?!
I am surely better than this fellow, who is despicable, and can hardly make (his meaning) plain!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |