17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Fussilet Suresi 47. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İleyhi yuraddu ‘ilmu-ssâ’a(ti)(c) vemâ taḣrucu min śemerâtin min ekmâmihâ vemâ tahmilu min unśâ velâ teda’u illâ bi’ilmih(i)(c) ve yevme yunâdîhim eyne şurakâ-î kâlû âżennâke mâ minnâ min şehîd(in)

Kıyametin, ne vakit kopacağına dair bilgi, Allah'a aittir ve onun hükmü ve bilgisi olmadan meyveler, tomurcuklarından ve kabuklarından çıkamaz ve hiçbir kadın gebe kalamaz ve çocuğunu doğuramaz ve o gün, nerede şeriklerim diye nida edilir onlara da sana bildirdik zaten derler, bu hususta bir tanığımız bile yok.

(Kıyamet ve öncesi Mehdiyet; yani, İslami adalet ve hâkimiyet vakti) Saatinin ilmi O’na döndürülür (Allah’a havale edilir). O’nun ilmi (izni ve iradesi) olmaksızın, hiçbir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. (Bu nedenle Allah’ın inkârcılara) Onlara: "Hani Benim ortaklarım nerede?” diye sesleneceği gün, (kâfirler; daha yeni aklımız erdi ve) “Sana arz ederiz ki, bizden (Senin şerikin olduğuna dair) hiçbir şahit yok" diyeceklerdir.

[Not: Atom altı enerji zerreciklerinden galaksilere, milyar çeşit çiçeklerden böceklere, tek tek her insanın meydana gelmesinden hayat sürmesine ve bü... Devamı..

Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi Allah'a bırakılır. O'nun bilgisi olmadan, meyveler tomurcukarından ve kabuklarından çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalamaz ve yavrusunu doğuramaz. O gün Allah onlara: “Benim ortaklarım zannettiğiniz şeyler ve kişiler neredeler şimdi?” diye sorduğunda, onlar da: “İçimizden buna şahitlik yapacak bir kimse bulunmadığını sana arzederiz” derler.

Kıyametin kopacağı an ile ilgili bilgi yalnızca Allah'a havale olunur. O'nun bilgisi planı ve iradesi dışında, meyvalar tomurcuklarından çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğuramaz. Allah onlara:
“İlâhlığımda, otoritemde, mülkümde, tasarruflarımda benim ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz nerede?" diye seslendiği gün:
“Buna dair bizden hiçbir şâhit bulunmadığını sana arzederiz" derler.

bk. Kur’an-ı Kerim, 6/59; 7/187; 13/8; 35/11; 79/44.

Kıyametin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmadan hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: "Ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün: "Sana arzederiz ki bizden hiçbir şahit yoktur!" derler.

Kıyamet-saatinin ilmi O'na döndürülür. O'nun ilmi olmaksızın, hiç bir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara: 'Benim ortaklarım nerede' diye sesleneceği gün, dediler ki: 'Sana arzettik ki, bizden hiç bir şahid yok.'

(Vaktini kimse bilemiyeceği) kıyametin ilmi Allah'a havale edilir. Hem O'nun ilmi olmadıkca meyvelerden hiç biri tomurcuklarından çıkmaz, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah, müşriklere: “- Nerede imiş ortaklarım?” diye nida edeceği gün, şöyle diyeceklerdir: “- Sana arz ederek bildiririz ki, bizden (sana ortak bulunduğuna) şahidlik edecek bir kimse yoktur.”

Kıyamet zamanını bilmek, Allah’a havale edilir. O’nun bilgisi olmadan, hiçbir meyve çeşidi kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi ne gebe kalır ne de doğurur. Allah: “Bana eş koştuklarınız nerede?” diye seslendiği gün, sana arz ederiz ki: “Biz’den hiç kimse gören yok” derler.

Kıyametin bilgisi, yalnızca Allah'a aittir. Allah'ın bilgisi olmadan ne bir meyve kabuğu çıkar, ne de bir dişi, gebe kalıp doğurur. O gün Allah müşriklere, “Nerede ortaklarım?” diye seslenecek. Onlar da, “Bizden bir tanık olmadığını sana arzederiz” derler.

Kıyameti bilmek O'nun işidir, O'nun bilgisi olmadan, bir yemiş çıkamaz tomurcuğundan; ne bir kadın gebe kalır, ne de doğurur; «Nerde benim ortaklarım» diyerek onlara çağrılınca: «Sana halimizi anlatırız kİ, İçimizden bir tanık yok» diyeceklerdir

Kıyamet saatinin bilgisi, ancak O’na aittir. O’nun bilgisi olmadıkça hiçbir meyve tomurcuklarından çıkmaz. Hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. O gün (şirk koşanları ateşin karşısına getirecek ve) onlara (söyleyin bakalım;) “Neredeymiş bana ortak saydığınız putlar?” diye soracağız. (Müşrikler): “İtiraf ederiz ki (bugün) bizden (Senin ortağın olduğuna ve Senden başka bir otoritenin bulunduğuna) şahitlik edecek hiç kimse yoktur.” diyecekler.

Sâ’ati yalnız o bilür ânın ’ilmi munzam olmaksızın hiç bir meyve çekirdeğinden hâsıl olamaz, hiç bir dişi doğuramaz. Allâh; "Hani bana koşdığınız şerîkler" diyu ânlara hitâb itdiği gün "Biz beynimizde böyle hiç bir şeye şâhid olmadık." cevâbını virecekler.

Kıyametin ne zaman kopacağı bilgisi ona aittir. O'nun bilgisi dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: "Bana koştuğunuz ortaklar nerede?" diye seslendiği gün: "Sana, buna dair bizden hiçbir şahit olmadığınıarzederiz" derler.

Kıyametin ne zaman kopacağına ilişkin bilgi O’na havale edilir. Meyveler tomurcuklarından ancak O’nun bilgisi altında çıkar, dişi ancak O’nun bilgisi altında hamile kalır ve doğurur. Allah onlara, “Nerede bana ortak koştuklarınız?” diye seslendiği gün şöyle derler: “Sana arz ederiz ki, içimizden onları gören hiçbir kimse yok.”

Kıyametin zamanını bilmek sadece Allah’a havale edilir; kezâ O’nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarını çatlatıp çıkar ne de bir dişi gebe kalıp doğurur. Allah’ın onlara, “Tanrılıkta bana ortak saydıklarınız nerede?” diye seslendiği gün, “Sana açıkça söyleyelim, içimizde (sana ortak bulunduğuna dair) bir tanık yok” derler.

Kıyamet gününün bilgisi, O'na havale edilir. O'nun bilgisi dışında hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: Ortaklarım nerede! diye seslendiği gün: Buna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arzederiz, derler.

Saatın (dünyanın sonunun) bilgisi O'nun katındadır.* O'nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarından çıkabilir, ne de bir dişi gebe kalır veya doğum yapar. "Hani benim ortaklarım nerede?" diye onlara seslendiği gün, onlar: "Hiçbirimizin buna şahitlik etmediğini sana arzederiz," derler.**

* Bak 20:15; 15:87; 31:34. ** Bak 3:18; 39:45; 63:1 ve 6:23, 148.

Kıyamet zamanını bilmek ancak Allah'a havale edilir. Onun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara: "Bana koştuğunuz ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, onlar: "Senin ortağın olduğuna dair bizden hiçbir şahit olmadığını sana arz ederiz." derler.

Saate ılim ona havale edilir, hem onun ılmi olmaksızın ne meyvelerden biri tomurcuklarından çıkar ve ne bir dişi yüklü olur, ne de vaz'eder, nerede imiş şeriklerim? diye onlara haykıracağı gün ise diyeceklerdir: arz ederiz huzuruna ki bizden hiç şâhid yok

Kıyametin ne zaman kopacağını bilmek sadece O’na (Allah’a) havale edilecek bir iştir. (Kıyametin vaktini bilmek sadece Ona mahsustur). O’nun bilgisi dışında hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Allah onlara (kâfirlere), “Ortaklarım nerede!” diye buyurduğu gün, “İçimizden buna (senin ortağın olduğuna) dair, şahitlikte bulunacak, hiçbir kimse olmadığını sana arz ederiz!” derler.

O Sa'at'ın¹ bilgisi yalnızca O'na havale olunur. O'nun bilgisi² dışında hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz. Hiçbir dişi hamile kalmaz ve doğum yapmaz. Onlara: “Bana ortak koştuklarınız nerede?” diye seslenileceği gün, onlar: “Bizden bir tanık olmadığını³ Sana bildiririz.” derler.

1- Kıyamet\in. 2- Her şey O\nun koyduğu yasalara göre gerçekleşir. 3- O şeylerin Sana ortak olduklarını artık kabul etmiyoruz.

O saatin ilmi ancak Ona irca olunur. Onun ilmi olmaksızın (hattâ) meyvelerden hiçbiri tomurcuklarından çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara «Benim ortaklarım nerede?» diye nida edileceği gün (görürsün ki şöyle) demişlerdir (diyeceklerdir): «Sana arzetdik. Bizden hiçbir şâhid yokdur».

Son saatin (zamanının) bilgisi yalnızca O’na aittir. O’nun bilgisi olmadan ne ürünler çiçeklerinden çıkar, ne bir dişi hamile kalır ne de doğurur. Onlara: “Bana ortak koştuklarınız nerede?” diye seslendiği gün: “Bir şahidimizin olmadığını sana bildiririz.” derler.

[35/11-14; 28/62-66; 7/187]

Kıyâmetin (ne zaman kopacağı) bilgisi, O'na havâle edilir. O'nun ilmi olmaksızın, ne mahsûller tomurcuklarından çıkar, ne bir dişi hâmile kalır, ne de doğurur! Ve (Allah) onlara: “Nerede (bana koştuğunuz) ortaklarım?” diye sesleneceği gün (onlar): “Sana arz ederiz ki,(şimdi buna dâir) bizden hiçbir şâhid yoktur!” derler.

Kıyametin (ne zaman kopacağı) bilgisi, O’na döndürülür (ona aittir). O’nun ilmi (ve iradesi) olmadan hiçbir ürün kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz. Onlara: ’Ortaklarım nerede?’ diye seslendiği gün: ’Sana arzederiz ki bizden (buna) hiçbir şahit yoktur!’ derler. *

(*) Not: Atom altı enerji zerreciklerinden galaksilere, milyar çeşit çiçeklerden böceklere, tek tek her insanın meydana gelmesinden hayat sürmesine ve... Devamı..

Kıyamet saatinin bilgisi Allah’a (döndürülür) aittir. Allah’ın izni olmadan, hiçbir meyve kabuğundan çıkamaz ve hiçbir dişi yavrusuna hamile kalamaz ve izni olmadan doğuramaz. O gün onlara “Benim ortaklarım olduğunu söyledikleriniz nerede?” diye seslenir. Onlarda “Sana ilan ediyoruz ki, onların senin ortakların olduğuna dair bizim hiçbir şahidimiz yok” derler.

Kalkış gününü yalnız O bilir. Onun bilgisi olmadıkça hiçbir yemiş kabuğundan ayrılmaz, hiç bir dişi gebe kalmaz, doğurmaz. O gün onlara şöyle ünlenecek: "Nerede o Bana eş koştuklarınız?" Onlar da diyecekler: "İçimizde buna tanıklık edecek bir kimse yoktur, biliriz, bildiririz."

Kıyameti bilmek O/na ait olur, İlmi olmadıkça hiçbir yemiş kabuğundan çıkmaz, hiçbir dişi, gebe olmaz ve doğurmaz. Allah o gün müşriklere bana ortak tuttuğunuz putlar nerede? Diyecek, onlar «— Sana bildirdik ki içimizden buna şehadet edecek bir fert yoktur» [¹] diyecekler.

[1] Yani bu hâli görünce «onlardan ilişiği kestik. Hepimiz sana inandık sen bir tek mûbutsun» diyecekler.

Kıyamet vaktinin [es-sâ’at] bilgisi O’na bırakılır/Allah’a aittir. O’nun bilgisi olmaksızın hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğundan çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğuramaz. (Allah’ın) onlara, “Hani nerede ortaklarım?” diye sesleneceği gün, onlar da “Sana arz ederiz ki, bu konuda içimizden herhangi bir şahit yoktur” derler.

Kıyametin ilmi O'na aittir. O'nun ilmi olmaksızın, hiç bir meyve tomurcuğundan çıkmaz, hiç bir dişi gebe kalmaz ve doğurmaz da. Onlara, “Benim ortaklarım nerede?” diye sesleneceği gün derler ki: (Ortağın olduğuna dair) Bizden hiç bir şahidin olmadığını sana bildiririz.”

Kıyâmetin ne zaman kopacağına dâir gayb bilgisi yalnızca O’na aittir. O’nun bilgisi ve izni olmadan ne bir meyve tomurcuğundan çıkabilir, ne bir dişi hamile kalabilir, ne de yavrusunu doğurabilir! İşte bu sonsuz ilim ve kudret sahibi olan Allah, insanları yeniden diriltip hesaba çekecektir. O Gün, kâfirleri cehennemin karşısına getirecek ve onlara, “Söyleyin bakalım; kulluk ve ibâdette Benim ortaklarım olduğunu iddia ettiğiniz önderleriniz, efendileriniz ve diğer sahte ilâhlarınız şimdi neredeler?” diye soracak. Onlar da, “Sana açıkça bildiriyoruz ki, bugün içimizde, Senden başka boyun eğilecek bir otoritenin bulunduğuna şâhitlik edecek hiç kimse yoktur!” diyecekler.

Saat’in bilgisi O’na havale edilir / bırakılır.
Hiçbir meyve (ürün), kabuğundan çıkmıyor; hiçbir dişi, hamile kalmıyor; ancak O’nun ilmiyle doğurur. Onlara: -"Benim ortaklarım nerede?" diye seslenileceği gün: -"Sana duyurduk, bizden hiçbir şehadet eden olmadı" dediler.

Kıyamet bilgisi de onun tekelindedir. Meyvenin gözünden çıkması, bir dişinin hamile kalıp doğurması hep onun bilgisi dahilindedir. O gün bir sesinkarcılara: " nerede ortaklarım " diye hitap eder. İnkarcılar da: " Şimdilik bizden gören olmadı efendim " diye cevap verirler.

Kıyamet saatinin bilgisi ona döndürülür. Onun bilgisi dışında bir meyve kabuğunu yarıp çıkamaz. Hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğuramaz. Allah onlara: "Ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün: "Sana arz ederiz ki bizden hiç gören yok!" derler.

O (Son) Saat’in bilgisi, yalnızca O’na bırakılır (O’na aittir). [*] O’nun bilgisi dışında hiçbir meyve kabuğunu yarıp çıkamaz; hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğuramaz. (Allah) onlara (müşriklere) “Ortaklarım nerede!” diye seslendiği gün “(Buna dair) bizden hiçbir şahit olmadığını sana arz ederiz!” diyeceklerdir.

Benzer mesajlar: A‘râf 7:187; Tâhâ 20:15; Enbiyâ 21:109; Lokmân 31:34; Ahzâb 33:63; Fussilet 41:47; Şûrâ 42:17; Zuhruf 43:85; Muhammed 47:18; Mülk 67:... Devamı..

Kıyametin zamanını ancak O bilir.¹ Onun bilgisi olmadan, hiç bir meyve kabuğunu yarıp çıkamaz, hiç bir dişi de gebe kalamaz ve doğuramaz. (Kıyamet) günü (Allah) onlara: “Şu Benim ortaklarım şimdi nerelerde?” diye seslenince onlar: “Senin ortağın olduğuna dâir bizden hiçbir şâhit olmadığını Sana arz ederiz.” derler.

1 Âyetin bu bölümü, “Kıyamet gününün bilgisi, ancak Ona havâle edilir” şeklinde de tercüme edilebilir.

Son Saat’in ne zaman geleceği bilgisi yalnız O’nun katındadır. O’nun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarını çatlatır, ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. O Gün Allah, onlara: “Benim şu [sözde] ortaklarım neredeler şimdi?” diye seslendiğinde [hiç tereddütsüz] cevap verecekler: “İtiraf ederiz ki hiç birimiz [başkasının senin ilahlığına ortak olduğuna] tanık olmuş değiliz!”

O saatin bu dünyanın sonunun ne zaman geleceği bilgisi yalnızca Allah’ın bileceği bir iştir. Zira O’nun bilgisi dışında ne bir meyve kabuğundan çıkabilir, ne bir dişi hamile kalabilir ne de doğurabilir. O gün Allah onlara: – Hani nerede benim ortaklarım? Diye seslendiğinde onlar: – İtiraf etmemiz gerekir ki senin ortakların olduğunu kabul edecek bizden kimse yok, derler. 7/187, 13/8, 42/49-50, 16/27

Son Saat’in bilgisi yalnız O’na havale edilir.[⁴²⁸⁷] Hem O’nun bilgisi olmadan ne meyve çekirdekleri kabuklarını çatlatabilecek ne de herhangi bir dişi gebe kalabilecektir; dahası, doğuramaz bile.[⁴²⁸⁸] Ve o gün onlara “Hani, nerede ortaklarım(!)?” diye seslenen biri çıkar; onlar “Sana itiraf ederiz ki, bizden hiç kimse (buna) asla tanık olmamıştır” diye cevap verirler.

[4287] Allah Rasûlü, kıyametin ne zaman kopacağını soran birine şöyle cevap verir: “Sen onun için ne hazırladın?” (Buhârî) [4288] Âyette Son Saat’i... Devamı..

Kıyamet saatinin ilmi ancak O'na aittir. O'nun bilgisi olmadan, hiçbir meyve çekirdeği kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalamaz ve doğurmaz. (O gün her şey, her şeyi hakkıyle bilen Allah Teâla’nın huzurunda toplanır) Allah o gün müşriklere (Bana ortak koştunuz, hani) "Ortaklarım nerede" buyurur; onlar da "Buna dair, bizden hiçbir şahit olmadığını Sana arz ederiz" derler.

Saatin (kıyametin) bilgisi O’na havale edilmiştir. O’nun bilgisi olmadan hiçbir ürün, saklı olduğu yerden çıkmaz; O’nun bilgisi dışında bir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Onlara: “Nerede bana ortak koştuğunuz ortaklarım?” diye seslenildiği gün derler ki: “Kesinlikle sana ilan ederiz ki bizden buna bir şahit yoktur.”

Kıyameti bilmek, O'na havale olunur ve ne meyvelerden bir şey, tomurcuklarından çıkar ve ne de bir dişi yüklü kalır ve ne de doğurur, illâ O'nun bilmesiyledir. Ve o gün ki, onlara nidâ eder ki: «Nerede benim ortaklarım?» Derler ki: «Sana arzettik, bizden hiç bir şahit yoktur.»

Kıyamet (yani dirilme) vaktini yalnız O bilir. O'nun bilgisi ve izni olmaksızın, ne bir meyve tomurcuğundan çıkabilir, ne her hangi bir dişi hamile kalabilir, ne hâmile olan biri yavrusunu doğurabilir. Gün gelir: “Neredeymiş Bana ortak saydığınız putlar? ” diye nida eder de, müşrikler: “İçimizden buna şahitlik edecek bir tek kişi bile olmadığını Sana arz ederiz! ” derler. [7, 187; 79, 44; 6, 59; 13, 8; 35, 11]

İnsanların çoğunu etkisi altına alan bir yanlışlık da kendisi için en önemli işi bırakıp daha tâli işlerle meşgul olmasıdır. 47-48. âyetler, kıyametin... Devamı..

(Duruşma) Sa'ati(ni) bilmek, Allah'a havale edilir. O'nun bilgisi olmadan ne meyvalar kabuklarından çıkar, ne bir dişi gebe kalır ve ne de doğurur. (Allah) Onlara: "Ortaklarım nerede?" diye ünlediği gün: "Sana arz ederiz ki bizden hiçbir gören yok." dermişlerdir.

Kıyâmetin sâ'at-ı vukû'ı ona red olunur (ancak o bilir). Tomurcuklarından meyvelerin çıkması, dişi mahlûkâtın gebe olması ve hamlini vaz'ı ancak O'nun 'ilmiyledir. Kıyâmet gününde müşriklere: "Nerede bana şerîk 'add iylediğiniz şeyler?" diye nidâ ider. Müşrikler de: "Yâ Rabbî! Seni işitdik, bizde sana mu'âdil bir şey oldığına şehâdet ider kimse yokdur" cevâbını virirler.

Kıyamet saatinin bilgisi O’nun iradesindedir. O’nun bilgisi olmadan ne bir meyve kabuğundan çıkar; ne de bir dişi doğum yapar. Onlara: “Ortaklarım nerede?” diye seslenildiği gün şöyle diyeceklerdir: “Sana açıkça söylüyoruz; içimizden böyle birini gören olmadı.”

(Kıyamet) Saatinin bilgisi Allah'a aittir. Onun bilgisi olmadan ne meyveler kabuklarından çıkar; ne bir dişi hamile kalır ve ne de doğurur. Allah; onlara:-Nerede ortaklarım? diye seslendiği gün:-Bir şahidimiz olmadığını sana bildiririz, derler.

Kıyametin vaktini bilmek Ona mahsustur. Onun bilgisi dışında ne bir meyve tomurcuğundan çıkar, ne bir dişi hamile kalır veya doğurur. O “Nerede ortaklarım?” diye seslendiği gün, müşrikler “Sana arz ederiz ki, buna dair hiçbir tanığımız yoktur” derler.

Kıyamet saatine ilişkin bilgi, Allah'a bırakılır. Onun ilmi dışında ne meyveler kabuğundan çıkar ne de bir dişi gebe kalır veya doğurur. "Ortaklarım nerede?" diye seslendiği gün, şöyle diyeceklerdir: "Bizden hiçbir tanık olmadığını sana arz ederiz."

Qiyomat soatining qachon bo‘‎lishi haqidagi ilm Allohning O‘‎ziga qaytariladi. Barcha mevalarning gulkosalaridan chiqishi ham, bir ayolning nimaga homila bo‘‎lishi ham, nimani tug‘‎ishi ham, faqat Uning ilmi bilan bo‘‎ladi. Qiyomat kunida U zot mushriklarga: “O‘‎zingiz to‘‎qib olgan Mening sheriklarim qani?! – deb nido qiladi. Mushriklar: “Senga bildiramizki, oramizda sheriklaring borligiga birorta ham guvoh yo‘‎q”, – deydilar.

andın yaña döndürinilür ķıyāmet bilmek. daħı çıķmaz hįç yimişler ķaplarından daħı yüklü olmaz hįç dişi daħı ŧoġurmaz illā bilmegi-y-ile. daħı ol gün ķıġıra anlara “ķanı ortaķlarum?” eyittiler “bildürdük saña yoķdur bizden hįç ŧanuķ.”

Tañrı Ta‘ālāya rücū‘ ider ḳıyāmet güninüñ ‘ilmi. Daḫı çıḳmaz bir yemiş ḳabından. Daḫı bir dişi yüklenmez, daḫı doġurmaz, illā anuñ ‘ilmi bile. Daḫı ol gün‐ile nidā ide Allāh özlerine: Ḳanı benüm şerīklerüm? diye. Eyide‐ler: Biz saña bildürdük ki bizden bir kimse şirkete ṭanuḳluḳ virmez, diyeler.

O saatı (qiyamətin nə vaxt qopacağını) bilmək yalnız Ona aiddir. O bilmədən heç bir meyvə qabığından (tumurcuğundan) çıxmaz, heç bir qadın hamilə olmaz və bari-həmlini yerə qoymaz. (Allah) onlara (müşriklərə məzəmmət və istehza ilə): “Şəriklərim haradadır? – deyəcəyi gün, onlar: “(Ey Rəbbimiz!) Biz Sənə ərz etdik ki, aramızda (Sənin şərikin olduğuna şəhadət verə biləcək) heç bir şahid yoxdur!” – deyə cavab verəcəklər.

Unto Him is referred (all) knowledge of the Hour. And no fruits burst forth from their sheaths, and no female carrieth or bringeth forth but with His knowledge. And on the day when He calleth unto them: Where are now My partners? they will say: We confess unto Thee, not one of us is a witness (for them).

To Him is referred(4519) the Knowledge of the Hour (of Judgment: He knows all): No date-fruit comes out of its sheath, nor does a female conceive (within her womb) nor bring forth the Day that (Allah) will propound to them the (question),(4520) "Where are the partners (ye attributed to Me?" They will say, "We do assure thee not one of us can bear witness!"

4519 There are profound mysteries which the knowledge of man cannot fathom but which are all open knowledge to Allah, because He plans, guides and con... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.