19 Nisan 2026 - 1 Zi'l-Ka'de 1447 - Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nebe’ Suresi 4. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kellâ seya’lemûn(e)

Hayır, bilirler yakında.

Hayır; yakında (daha dünyada iken Allah’ın kahrını ve intikamını bizzat yaşayıp) bileceklerdir.

Elbette zamanı geldiğinde onu anlayacaklar

Onların dertleri büyük haberlerle ilgili değil. Çok yakında, Muhammed'in ve Kur'anın insanları başarıdan başarıya nasıl koşturduklarını öğrenecekler.

Hayır. Yakında bilecekler.

Hayır; pek yakında bileceklerdir.

Hayır, (ihtilâfa lüzum yok, iş dedikleri gibi değil). İleride (kıyamet günü, inkârlarının akıbetini) bilecekler.

Hayır! Onlar yakında bilecekler.

4,5. Hayır! İleride anlayacaklardır. Yine hayır! İleride anlayacaklardır.

Öyle değil, yakında onlar bilecekler

Hayır! Boşuna sorup durmasınlar! Yakında bilecekler.

4,5. O büyük haberi öğrenecekler, sonra yine öğreneceklerdir.[1]

[1] Evvelce kayd idildiği gibi bu tarz ifâde arabcaya mahsûsdur.

Hayır; şüphesiz görüp bileceklerdir.

Hayır, ileride bilecekler.

Hayır! İleride görecekler!

Hayır! Anlayacaklar!

Hayır, öğreneceklerdir.

Hayır, ilerde bilecekler.

Hayır ileride bilecekler

Hayır! (Kibir ve inatları yüzünden inkâr ve şüphe ettikleri bu hak haberin, gerçek olduğunu) ileride (çok iyi) bilecekler!

Hayır, yakında bilecekler.

Hayır (ihtilâfa ve soruşdurmıya hacet yok), ileride (onu) bilecekler.

Hayır! Yakında bilecekler.

[38/87-88; 7/7]

Hayır! Yakında bilecekler!

4,5. Hayır, (onların düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (inkâr ettikleri bu haberin gerçek olduğunu) bilecekler! Yine hayır (düşünüp söyledikleri gibi değil), ileride (ahirette dirilmenin gerçek olduğunu) bilecekler! *

(*) Sümme, âtıf harfidir ve sonra demektir. İki olay arasında zaman aralığına delâlet eder. Bu zaman dilimi, sûre bağlamında ömrün sonu olarak anlaşıl... Devamı..

Ancak öğrenecekler.

Çekişip durmasınlar, yakında öğreneceklerdir.

Yok yok, ihtilâfa düşmesinler, yakında sözlerinin bâtıl olduğunu bilecekler.

Hakikat şu ki [kellâ] yakında bilecekler.

Hayır, yakında bileceklerdir.

Hayır; kibir ve inatları yüzünden inkâr ettikleri bu haberin gerçek olduğunu, yakında anlayacaklar!

Hayır! Yakında bileceklerdir.

Hiç sormasınlar. Çünkü yakında görecekler.

Hayır! İleride sordukları haber hakkında bütün gerçekleri bilecekler.

Hayır! İleride (gerçeği) bilecekler!

Hayır! O, (onların dedikleri gibi değil!) Bunu yakında bilecekler.

Elbette, zamanı geldiğinde [onu] anlayacaklar!

Çok yakında bu gerçeği öğrenecekler. 6/26.28, 39/71

Evet: Bir gün (gerçeği) öğrenecekler;

Hayır!.. (Onda asla kuşku yoktur, onun gerçek olduğunu onlar da) İlerde anlayacaklardır,

Hayır, yakında bilecekler.

Hayır. Yakında bileceklerdir.

Hayır! (İhtilafa ne hacet, ) yakında anlayacaklar!

Hayır (dedikleri gibi değil), yakında bilecekler.

4,5. Onlar bunı öldükleri zamân ve sonra yevm-i kıyâmetde bileceklerdir.

Yok; yakında öğreneceklerdir.

Hayır, yakında öğrenecekler.

Heyhat! Öğrenecekler.

Hayır, sandıkları gibi değil! Yakında bilecekler.

Yo‘‎q, ularning gumonlari behudadir. Ular yaqinda bu xabarning haq ekanini bilib oladilar.

degül eyle ya'nį anlar eyittüginleyin tįz bileler.

Anuñ gibi degül, anlar bileceklerdür.

Xeyr, onlar (qiyamətin haqq olduğunu) mütləq biləcəklər!

Nay, but they will come to know!

Verily, they shall soon (come to) know!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.