25 Şubat 2024 - 15 Şaban 1445 Pazar

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Nebe’ Suresi 5. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Eski Anadolu Türkçesi
Satır Altı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Śumme kellâ seya’lemûn(e)

Gene de hayır, bilirler yakında.

 Yine kesinlikle hayır; daha sonra, ileride (hesap ve ahiret hayatında da onu) bilecekler (ve gerçeği görecekler)dir.

ve bir kez daha elbette zamanı geldiğinde anlayacaklar.

Aslında onların dertleri büyük haberlerle ilgili değil. Pek yakında, dünyada ve ahirette nasıl bir akıbetle karşılaşacaklarını öğrenecekler.

Sonra yine hayır. Yakında bilecekler.

Yine hayır; pek yakında bileceklerdir.

Hayır hayır, ileride bilecekler.

Sonra yine bilecekler.(*)

(*) Önce ölümle sonra ahirette…

4,5. Hayır! İleride anlayacaklardır. Yine hayır! İleride anlayacaklardır.

Sonra herhalde bilecekler

Evet, evet. Yakında (hiçbir şeyin düşündükleri gibi olmadığını) bilecekler.

4,5. O büyük haberi öğrenecekler, sonra yine öğreneceklerdir.[1]

[1] Evvelce kayd idildiği gibi bu tarz ifâde arabcaya mahsûsdur.

Yine hayır; elbette görüp bileceklerdir.

Yine hayır; ileride bilecekler.

Hayır hayır! Yakında görecekler!

Yine hayır! Onlar anlayacaklar!

Hayır, kesinlikle öğreneceklerdir.

Hayır hayır, ilerde bilecekler.

Hayır, hayır ileride bilecekler

Hayır! Hayır! (Alay ettikleri o hak haberin hakikatini kesinlikle) ileride bilecekler.

Yine hayır, yakında bilecekler.

Yine hayır, ileride bilecekler onlar.

Sonra (yine) hayır! Yakında bilecekler!

Sonra kesin bir şekilde öğrenecekler.

Evet, etmesinler, yakında öğreneceklerdir.

Tekrar ediyorum: Yok... İhtilâfa düşmesinler, yakında sözlerinin bâtıl olduğunu bilecekler [³],

[3] Evvelkisi dirilmek zamanına, ikincisi ceza zamanına mahmuldür, ikincisi te'kil için de olabilir.

Sonra evet evet [kellâ] yakında bilecekler.

Yine hayır! Yakında bileceklerdir.

Hayır hayır; pek yakında bunu bizzat görerek, yaşayarak anlayacaklar! Öyle ya;

Hayır Hayır! Yakında bileceklerdir.

Evet evet yakında öğrenecekler:

Yine hayır! İleride kesinlikle gerçekleri bilecekler. Yanıltıp şaşırtmak için uğraşmalarına gerek yok.

Sonra, şüphesiz ki ileride (gerçeği) bilecekler!

Sonra yine hayır! O, (onların dedikleri gibi değil!) Bunu çok yakında anlayacaklar.

Ve bir kez daha: ² Elbette, zamanı geldiğinde anlayacaklar!

2 Sümme edatının bu çevirisi için bkz. sure 6, not 31.

Evet gerçekten bir gün öğrenecekler. 7/53, 36/52

evet, evet: Bir gün (gerçeği nasılsa) öğrenecekler.

Hayır!.. (O haber yalan değildir o haberin boş bir tehdit olmadığını kâfirler muhakkak) ilerde anlayacaklardır.

Sonra... Hayır; yakında bilecekler

Sonra hayır. Yakında bileceklerdir.

Elbette ve elbette yakında gerçeği öğrenecekler!

Sonra hayır (dedikleri gibi değil), yakında bilecekler.

4,5. Onlar bunı öldükleri zamân ve sonra yevm-i kıyâmetde bileceklerdir.

Yok yok… Yakında bir kez daha[*] öğreneceklerdir.

[*] Bu haberin doğruluğunu hem yaptıkları gözlemlerle, hem de öldükten sonra öğreneceklerdir.

Sonra, Hayır, yakında öğrenecekler.

Evet, yakında öğrenecekler.

Hayır, hayır! Düşündükleri gibi değil, yakında bilecekler.

andan degül eyle tįz bileler.

Andan ṣoñra ḥāllerin ḳıyāmetde bileceklerdür.

Bir də (deyirəm) xeyr, onlar (qiyamətin haqq olduğunu) mütləq biləcəklər!

Nay, again, but they will come to know!

Verily, verily they shall soon (come to) know!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.