Ve lekad câehum mine-l-enbâ-i mâ fîhi muzdecer(un)
Ve andolsun, öyle haberler geldi onlara ki o haberlerde onları vazgeçirecek, onlara öğüt verecek şeyler vardı.
Andolsun, onlara (kendilerini şirkten ve şekavetten) caydırıp vazgeçirtecek nice (uyarıcı) haberler gelip ulaşmıştır.
Andolsun ki o inkârcılara, kendilerini küfür ve şirkten şiddetle vazgeçirecek nice mühim haberler gelmiştir
Andolsun ki, onlara, kötülükten, şirkten vazgeçirecek nice örnek olayların bilgileri gelmiştir.
Andolsun ki, onlara içinde (kendilerini sapıklıktan) alıkoyacak şeyler bulunan nice haberler geldi.
Andolsun, onlara (kendilerini şirkten ve bozulmalardan) caydırıp vazgeçirtecek nice haberler geldi.
And olsun, onlara (ibret alıncak) kıssalardan öyleleri de geldi ki, onlarda inkârdan alıkoyacak haberler var;
Andolsun! Onları kötülüklerden engelleyecek haber ve bilgiler onlara geldi.
Şüphesiz onlara, geçmiş toplumların haberlerinden, kendilerini caydıracak kadar bilgi gelmiştir.
Öyle haberler gelmişti ki onlara, içlerinde günahtan vazgeçiren şey vardı
Halbuki ânlara dehşet virecek vak’alar anlatılmışdı.
And olsun ki, onları bu hallerinden vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.
Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.
Andolsun ki onlara tuttukları yoldan vazgeçirecek nice haberler geldi;
Andolsun onlara, kötülükten önleyecek nice önemli haberler gelmiştir.
Oysa, kötülüklerini engelleyecek uyarılar dolu haberler kendilerine gelmiş bulunuyor.
Andolsun ki onlara (kötülükten) vazgeçirecek nice önemli haberler gelmiştir.
Celâlim hakkı için onlara kıssalardan öyleleri de geldi ki onlarda zecredecek haberler var
Kasem olsun ki, onlara (kendilerini inkâr ve isyandan) caydırıp vazgeçirtecek nice (âyetler ve) haberler geldi.
Ant olsun ki onlara, yanılgılarını giderecek nice haberler geldi.
Andolsun ki onlara (kendilerini küfür ve inâddan şiddetle) vaz geçirecek nice mühim haberler gelmişdir.
Celâlim hakkı için, onlara (ibretlerle dolu) haberlerden öylesi geldi ki, onda(kendilerini küfürden) men' etmek (için nasîhatler) vardır.
Elbette, onlara içinde kendilerini (inkâr, zulüm, kötülük ve sapıklıktan) vazgeçirecek şeyler bulunan nice haberler de gelmiştir.
İçerisinde, yapılması yasak edilmiş haberlerden oluşan bir kitap onlara gelmişti.
Ant olsun ki onlara kendilerini bundan vazgeçirecek nice yankılar erişmiştir.
* Onlara, Kur/an/da gelip geçenlerin öyle haberleri geldi ki onları masiyetten ve inattan vaz geçirmeye kâfiydi.
Andolsun onlara kendilerini inkârdan alıkoyacak haberler geldi.
Şüphesiz onlara, (günahtan) caydırıp vazgeçirtecek nice haberler geldi.
Oysa onlara, aklını kullanan her insanı inkâr bataklığına saplanmaktanengelleyecek haberleri dile getiren ayetlerimiz ulaşmış bulunuyor.
And olsun onlara içinde caydırıcılık olan Uyarıcı Haberler’den geldi!
Zaten onlara haber olarak inkar savacak neler gelmedi ki?
İnsanları başlarına gelecek tehlikelere karşı uyarır. Tehlikelere karşı nasıl tedbir alacaklarını öğretir.
4,5. Yemin olsun ki onlara tastamam doğru hükümler içeren, (kendilerini) kötülükten engelleyecek haberler gelmiştir. (Yüz çevirene) uyarılar yarar sağlamaz.
Yemin olsun! Onlara (kendilerini şirkten) caydıracak nice haberler, gelmiştir.
Ve bakın, onlara [küstahlıklarını] önleyecek ⁴ birçok haber gelmiştir;
Andolsun ki onlara, kendilerini küfür ve isyandan alıkoyacak nice mühim haberler. 18/55-56, 35/42
Doğrusu onlara, içerisinde (gerçeği) gözlere zorla sokan haberler bulunan bir mesaj gelmiştir:
Andolsun ki onlara, (Kur’an’da evvelki ümmetlere ait) haberlerden öylesi gelmiştir ki, o haberlerin her birinde, onları (şirk ve küfürden) sakındıracak ibretler vardır.
Ve elbette onlara haberlerden geldi ki onda caydırıcılık var.
Andolsun ki, onlara haberlerden öylesi gelmiştir ki, onda sakındıracak öğüt vardır.
Oysa onlara kendilerini inkârdan vazgeçirecek ibretler ihtiva eden nice olaylar bildirilmişti!
Andolsun, onlara, (batılda kalmalarını) önleyecek (ibret verici olayları anlatan) haberler geldi.
Halbuki onlara, kendilerini menâhî ve temerrüdden(?) zecr ve nehy idecek haberler geldi.
Onlara ne haberler geliyor, içinde kendilerini bundan (yalandan) vazgeçirecek olanları da var.
Onlara boyun eğdirecek şeyin haberleri, onlara gelmiştir.
Onlara, kendilerini inkârdan vazgeçirecek nice haberler gelmiştir.
Yemin olsun ki, onlara haberlerden, içinde ihtar, sakındırma ve tehdit bulunanı gelmiştir.
Ularga ilgari o‘tgan kofirlarning xabarlari kelgan va ularda yomonlikdan taqiq bor edi.
daħı bayıķ geldi anlara ħaberlerden ol kim anuñ içindedür yıġmaķ.
Daḫı geldi anlara ḫaberlerden, ola kim anda yıġıcı ögüt vardur.
And olsun ki, onlara (pis əməllərdən) çəkindirən neçə-neçə xəbərlər gəlmişdir.
And surely there hath come unto them news whereof the purport should deter,
There have already come to them Recitals wherein(5131) there is (enough) to check (them),
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |