Mine-lleżîne ferrakû dînehum vekânû şiye’â(an)(s) kullu hizbin bimâ ledeyhim ferihûn(e)
O şirk koşanlardan ki dinlerinde aykırılığa düşmüşler de bölükbölük olmuşlardır ve her zümre, kendisinde bulunana razı olup gitmiştir.
(O müşrikler ki) Onlar dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her hizip (parti, ekip, taife) kendi elindekiyle övünüp sevinç duymakta (ve oyalanıp avunmaktadır).
Yahut o müşrikler gibi de olmayın; onlar dinlerini paramparça edip, bölük pörçük oldular ve bölünen her gurup ta, kendi sahip olduğu ilkelerle övünüp, sevinip durmaktadırlar.
Dinlerinden ayrılanlar, dinlerini, düzenlerini, kültürlerini, medeniyetlerini, birliklerini parçalayanlar, tefrika içinde etkisiz, itibarsız yaşayanlar gibi olmayın. Hizipleşerek, gruplaşarak, ayrılık davası güderek, birbirlerine düşmanca davranan, dinî ve insanî ilişkilerini kesen bölünmüş, baskıcı, zorba, medeniyetten nasiplenmemiş, Allah'ın kitabından, sünnetten ve ümmetten ayrılan kapalı cemaatler, toplumlar haline gelmeyin. Bütün müslümanlar, İslâm'a, Kur'ân'a, sünnete, müşterek ilkelere sarılarak Allah'ın lütfunu bekleyecekleri yerde, her hizip Kur'ân'dan, müşterek ilkelerden ayrılarak, kendi düşünceleri ve anlayışlarıyla, sahip oldukları geçici menfaatlerle avunurlar, sevinirler.
O dinlerini parça parça eden ve kendileri de değişik gruplara ayrılanlardan (olmayın). Her grup kendi yanında olanla sevinmektedir.
(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.
O müşriklerden ki, (emredildikleri) dinlerini (terk edib ihtilâfa düştüler ve onu) parçalara ayırdılar; böylece öbek öbek olmuşlardır. Her din sahibi (grup), kendindeki dine güvenmektedir.
O müşrikler ki, dinlerini dağıtmışlar, parti parti olmuşlar… Her parti kendi elindeki şey ile sevinmektedir.
Dinlerini parçalayan ve gruplara ayrılanlardan olmayınız! Her grup, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Dinlerinde ayrılarak, bölük bölük olanlardan olmayın, her bir bölük, kendisinde bulunanla sevinir
(Birileri eliyle) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden de olmayın!
Dînlerini tefrîk idüb muhtelif mezhebler teşkîl idenlerden ve kendi teşkîl itdiği mezhebin hak oldığına i’tikâd ile ferahlananlardan olmayınız.
31,32. Allah'a yönelerek O'na karşı gelmekten sakınınız, namaz kılınız, dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olan, her fırkasının da kendisinde bulunanla sevindiği müşriklerden olmayınız.
31,32. Allah’a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dinî anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
31-32. Gönülden O’na yönelin, O’na saygısızlıktan sakının, namazı kılın ve şirke sapanlardan, dinlerinde ayrılığa düşüp -her bir grubun kendindekini beğendiği- fırkalara ayrılanlardan olmayın.
Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Onlar ki dinlerini parçaladılar ve mezhep mezhep oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap) larla sevinip övünmektedir.
O müşriklerden (olmayın ki) onlar, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir.
Onlardan ki dinlerini ayırıb öbek öbek olmuşlardır, her hizib kendilerindekine güvenmektedir
(İslâm dininin, itikâdî esaslarını bozan, peygamberlerin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr eden, Allah’ın vahyettiği kitapları, tahrif eden ya da kendi uydurdukları sahte ilâhlara taparak) inanç (esas) larında, ayrı ayrı fırkalara ayrılan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir fırka kendi sahip olduğu (bâtıl inanç) ile övünür.
(O müşriklerden) ki onlar dînlerini darma dağınık etmişler, fırka fırka olmuşlardır. (Bunlardan) her zümre, nezdlerinde olanla böbürlenicidirler.
Onlar dinlerini fırkalara ayırmış ve bölük bölük olmuşlardır. Her hizip[1] kendi sahip olduklarıyla sevinmektedir.
O (müşrik) kimselerden ki, dinlerini parçalayıp kısım kısım oldular. (Ve üstelik onlardan) her tâife, kendi yanlarında olan (din) ile sevinen kimselerdir.
Onlardan (o Allah’tan başkasına dua edip yalvaranlardan olmayın) ki onlar dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her grup kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.
Dinlerinde ayrı ayrı gruplara bölünüp, o gurupların taraftarı olanlardan ve her gurup ta kendi taraftarı olmakla övündüğü kimseler den de olmayın.
Dinlerini darmadağın edenlerden, bölüklere parçalananlardan, yalnız kendinin olanla övünenler takımından olmayın.
31, 32. O/na dönerek yüzünüzü doğrultun, O/ndan sakının. Namazı dosdoğru kılın. Müşriklerden, dinlerini darmadağın edip fırka fırka ayrılanlardan olmayın. Her bir güruh kendi diniyle sevinir.
Dinlerinde ayrılığa düşerek taraf taraf oldular [şiye’an]. Her grup [hizib] kendi inancından dolayı sevinçlidir/ memnundur.
Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın). Her fırka, kendilerinde olan ile sevinip ferahlamaktadır.
Yani, Allah’ın tüm insanlık için ortaya koyduğu bu evrensel inanç sisteminden yalnızca bir bölümünü alıp geri kalanı inkâr ederek dinlerini paramparça eden ve bunun sonucunda, her grubun kendi sahip olduğu bilgi kırıntıları ile övündüğü düşman gruplara ayrılan kimselerden olmayın!
Dinlerini parçalamış ve gruplar olmuş kimselerden de (olmayın)! Her bir hızip (takım / parti) kendi yanındakilerle ferahlanmaktadır / sevinmektedir / övünmektedir.
Sakın ola, dinlerini bölük pörçük edip halkı kutuplara ayıran, sonra da, kendilerinden başka alkışlayanı olmayan particiler gibi olmayın.
İnançlarını, fikirlerini, yaşadıkları düzeni parçalayan ve ayrılıp birbirine düşenlerden olmayın! Bunlardan her fırka kendi kendileriyle böbürlenir.
(Bir de sakın) o, dinlerini bölük pörçük eden, kendileri param parça olmuş ve her biri de kendi elindekiyle övünüp duran kimselerden de olmayın.¹
O müşrikler ki dinlerini paramparça ederek çeşitli gruplara bölündüler. O grupların her biri kendi inancı ve görüşü ile övünür. 3/103, 6/159, 21/92- 93, 23/52- 53, 42/13
(Bir de) şunlardan olmayın ki, onlar dinlerini paramparça ettiler de (birbirine karşıt) taraftarlar haline geldiler;[³⁵⁹⁷] (artık) her hizip kendi elindekiyle övünmekte.[³⁵⁹⁸]
Fırka fırka olup, dinlerini darmadağınık edenlerden de olmayın. Ki her fırka kendi yanında olanla -kendi inancı ile, böbürlenmektedir.
Onlar dinlerini parçalayıp bölük bölük oldular. Her hizip, kendi yanındakiyle ferahlanmaktadır.
O kimselerden ki, dinlerini parçaladılar ve fırka fırka oldular. (Onlardan) Her tâife, kendi yanlarında olan ile sevinicidirler.
31, 32. Başka her şeyden geçerek O'na tam gönül verin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı hakkıyla ifa edin! Ve asla dinlerini parça parça edip kendileri de öbek öbek olan o müşriklerden olmayın! Öyle ki her hizip, kendi yanındakiyle böbürlenmektedir [6, 159].
(O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.
Dînlerini tefrîk idüb tâife tâife olanlardan da olmayın. Her tâife kendi nezdindeki dîn ile ferahnâk olur.
Birilerine bağlanarak dinlerini bölenlerden olmayın. Her cemaat kendinde olanla övünüp durur.
Dinlerini parçalayan ve kendileri de grup grup olanlardan. Her parti kendi yanında olanlarla sevinir.
O müşrikler ki, dinlerini parçalayıp bölük pörçük olmuşlardır; her topluluk kendisininkiyle övünür, durur.
Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.
Dinlarini bo‘lib yuborib, turli firqalarga ajralgan mushrik kimsalardan bo‘lmang. Har bir firqa o‘z oldilaridagi narsa bilan xursanddirlar.
anlardan kim ayırdılar dinlerini daħı oldılar bölükler her bölük ķatlarındaġı nesene-y-ile sevinicilerdür.
ki dīnlerini ayırup terk itdiler. Daḫı bölük oldılar. Her tāyife özleri ḳatındaolan ‘ilm‐ile sevinürler.
O kəslərdən ki, öz dinini parçalayıb firqə-firqə oldular (bə’zisi bütlərə, bə’zisi günəşə və aya, bə’zisi ulduzlara səcdə etməyə başladılar). Hər bir firqə öz dininə (öz dininin haqq olduğuna) sevinər.
Of those who split up their religion and became schismatics, each sect exulting in its tenets.
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |