17 Nisan 2026 - 28 Şevval 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Me’âric Suresi 30. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

İllâ ‘alâ ezvâcihim ev mâ meleket eymânuhum fe-innehum ġayru melûmîn(e)

Ancak eşleri ve temellük ettikleri müstesna ve artık bu hususta da kınanmazlar onlar.

Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu (özel nikâh sözleşmelileri) başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.

Ancak eşleri yani nikah yoluyla ve meşru şekilde sahip olduğu ayrı… O zaman onlar kınanmazlar.

Ancak hanımları ve meşrû şekilde sahip oldukları, üzerlerinde meşrû hakları ve otoriteleri, kendileriyle düzgün insanî münasebetleri olan câriyeleriyle ilişkileri helâldir. Bundan dolayı onlar kınanamazlar.

Ancak kendi eşleri ve ellerinin altındaki (cariyeleri) hariç. Şüphesiz onlar (bunlarla ilişkilerinden dolayı) kınanmazlar.

Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.

Ancak zevcelerine ve cariyelerine müstesna... Çünkü onlar (bunlarda) kınanmazlar.

Hanımlarına ve cariyelerine karşı hariç, onlar (bu konuda) kınanmazlar.

29,30,31. İffetlerini korurlar. Ancak, eşlerine ya da ellerinin altında bulunanlara karşı onlar kınanmazlar. Ama kim bundan ötesini ararsa, onlar sınırı aşanlardır.

29,30. Eşleriyle, odalıklarından başkasına karşı, utanç yerlerin koruyanlar, bu kimseler kınanılmaz

Sadece eşleriyle ya da meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimselerle ilişkiye girerler. Bundan dolayı da asla kınanmazlar. 

Bkz. 23/5-6 ve yorumu

26-35. Dîn gününi tasdîk idenler, rabbin ’azâbına dûçâr olmayacağından kimsenin emîn olamayacağını düşünerek Allâh’ın ’azâbından havf iyleyenler, ferclerini muhâfaza idenler ve zevceleri ve cariyelerinden mâ’adâ kimse ile zinâ itmeyenler, kendilerine tevdî’ idilen emânetlere hıyânetde bulunmayanlar, ta’ahhüdâtını îfâ idenler, şehâdetlerinde muhikk ve metîn olanlar, ve erkân ve âdâbıyla ’ibâdet idenler kemâl-i ikrâm ile cennete dâhil olacaklardır. (*)

(*) Toplu olarak virilen mealde 31. âyet olan " فَمَنِ ابْتَغٰى وَرَٓاءَ ذٰلِكَ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْعَادُونَۚ / Bu sınırları aşmak isteyenler, işte ... Devamı..

29,30. Eşleri ve cariyeleri dışında, mahrem yerlerini herkesten koruyanlar, doğrusu bunlar yerilmezler.

Ancak eşleri, yahut sahip oldukları cariyeleri başka. Çünkü onlar (eşleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.

29-31. İffetlerini koruyanlar -ki eşleri ve câriyeleri bunun dışında olup bundan dolayı kınanmazlar; ama kim bunun ötesine geçmeye kalkışırsa böyleleri sınırı aşanların ta kendileridir-;

29, 30, 31. Irzlarını koruyanlar -ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz; bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir-;

Ancak eşleri, yahut yeminlerinin/anlaşmalarının hak sahibi olduklari hariç; onlardan dolayı yerilmezler.

Bak 4:25.

Ancak zevcelerine ve cariyelerine karşı hariç. Çünkü onlara yaklaştıklarında kınanmazlar.

Ancak zevcelerine veya milki yemînlerine başka, Çünkü bunda levm olunmazlar

29-30. Onlar mahremiyetlerini korurlar. Ancak zevceleri yahut sahip oldukları cariyeleri müstesna. Çünkü onlar (zevceleri ve cariyeleri ile olan ilişkileri konusunda) kınanmazlar.

Eşleri veya yeminle¹ sahip oldukları hariç. Şüphesiz onlar kınanmazlar.²

1- Yeminle hak sahibi olduğunuz anlamına gelen “Ma melaket eymanukum” deyimine “sağ elinin” sahip olduğu anlamı da verilmektedir. Bu deyim, “antlaşma ... Devamı..

29,30. Şunlar da (öyle): Karılarından, yahud sağ ellerinin mâlik olduklarından başkasına karşı utanacak yerlerini saklayanlar. Çünkü onlar (bunlar Hakkında) kınanmış değildirler.

Eşleri yani bir sözleşme ile yanlarında bulunanlar hariç. Onlar (bundan dolayı) kınanmazlar.

Ancak kendi eşleri veya sâhib oldukları câriyelerine karşı (olan münâsebetleri)müstesnâ; çünki şübhesiz ki onlar, (bundan dolayı) kınanacak kimseler değildirler.

Ancak eşlerine ya da sözleşmelerinin sahip bulunduklarına (hasta, sakat, özürlü vb. gibi durumlarından dolayı bakım veya tedavileriyle ilgilenen kimselere) karşı (durumları) hariçtir. Şüphesiz (görülmesi gereken yerleri bunlara göstermekten dolayı) onlar (o erkek ve kadınlar) kınanmazlar. *

(*) Müfessirlerin çoğu, “meleket eymânühüm” ifadesinin kadın kölelerle ilgili olduğunu ve “ev/yahut”takısının da meşru seçeneklerden birine işaret içi... Devamı..

Cinsel ihtiyaçlarını eşleri ve evlendikleri cariyelerle giderirler ve bundan dolayı da kınanmazlar.

karılarına, kadın kölelerine yaklaşmak için olursa başka. Çünkü onlara yaklaştıkları için kınanacak değildirler.

29, 30. Karılarından ve halayıklarından başkalarına karşı utanacak yerlerini saklayanlar da başka. Onlara yaklaşmak için kınanmazlar.

Ancak eşleri yani⁸ nikâh aktiyle sahip oldukları [mâ meleket eymânuhum] hariç. Şüphesiz onlar kınanamazlar.

8 M. Esed gibi biz de genellikle “yahut” anlamında kullanılan “ev” edatını, “yani” olarak çevirdik.

Ancak kendi eşleri ya da sağ ellerinin malik olduğu başka; çünkü onlar (bunlardan dolayı) kınanmazlar.

Ancak nikah sözleşmesi yoluyla sahip oldukları hanımları ya da cariyelik sözleşmesi yoluyla sahip oldukları savaş esiri cariyeler hariç. Çünkü onlar, hanımlarıyla veya cariyeleriyle olan ilişkilerinden dolayı asla kınanmazlar. Dolayısıyla, meşrû yollarla cinsel duyguları tatmin etmek kişiyi hiçbir zaman Allah’tan uzaklaştırmaz. Zira İslâm’da ruhbanlık yoktur.

-Ancak ellerinin mâlik olduğu şeylere veya eşlerine karşı başka! Onlar, bu hususta kınanmamıştır.

30,31. - ki bunlar, sadece kendi eş ve cariyelerinden sakınmayabilirler, çünkü onlar yadırganmaz,// artık fazlasını isteyen, ileri gidiyor demektir.-

Cinsel ihtiyaçlarını hür kadınlardan aldıkları eşleriyle veya sahip oldukları ellerinin altında bulunan bekâr kadınlarla nikâhlanarak karşılarlar. Böyle yaptıkların da kınanarak suçlanmazlar.

Ancak eşleri yani (evlilik yoluyla) meşru olarak sahip oldukları kişiler hariç. [*]Şüphesiz ki onlar, (eşleriyle ilişkilerinde) kınanmazlar.

Bu cümle “Ancak eşleri veya ellerinin/yeminlerinin sahip oldukları kişiler hariç” şeklinde de tercüme edilebilir. Bu durumda kastedilen şey, cariyeler... Devamı..

29,3. (Ve onlar) mahrem yerlerini (herkesten) korurlar.¹ Ancak eşleri ve cariyeleri hariç... (Bu iki durumda) ayıplanmaları söz konusu değildir.²

1 Bu âyet, “ırzlarını korurlar.” şeklinde de tercüme edilebilir.2 Aynı âyet için Bk. (Mü’minun: 5-6)

eşleri; yani [nikah yoluyla] meşru şekilde sahip oldukları dışında ¹³ [isteklerini frenleyenler:] çünkü ancak o zaman hiçbir kınamaya uğramazlar,

13 Bkz. 23:5-7’deki aynı ifadeli pasaj ve 3 nolu dipnot. O notta, ev mâ meleket eymânuhum ifadesini neden “yahut [evlilik yoluyla] meşru olarak sahip ... Devamı..

Eşleri yani meşru şekilde sahip oldukları hariç. Zaten onlar, bundan dolayı kınanmazlar. 23/1...11

ancak eşleri, yani meşru şekilde hakkını vererek sahip oldukları kimseler müstesna:[⁵³¹³] zaten onlar (meşru eşleriyle paylaştıkları cinsellikten dolayı) kınanamazlar.

[5313] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 23:6. Mü’minûn 5-8 ile bu sûrenin 28-29. âyetleri aynı lafızlarla gelir.

29,30. Eşleri ve cariyeleri hariç ırzlarını korurlar. (Eşleri ve cariyeleri için) onlar kınanmazlar.

Ancak eşleri ve ellerinin altındakiler* (nikahlı olan) bunun dışındadır; şüphesiz ki onlar bu yüzden kınanmazlar.

Çoğu meallerde “Cariye” olarak yazılmış ve nikahdan söz edilmemiştir. Oysa Nisa sûresi 3. ayette de “ellerinin altındakiler” için nikâhtan söz edilir.... Devamı..

Zevcelerine veya mâlik bulundukları cariyelerine karşı müstesna, çünkü onlar kınanmış değildirler.

29, 30. Onlar edep yerlerini, eşleri ve cariyelerinden başkasından korurlar. Yalnız bunlarla münasebeti olanlar ayıplanamazlar.

Yalnız eşlerine, ya da ellerinin altında bulunan(cariyelerin)e karşı (korumazlar. Bundan ötürü de) onlar kınanmazlar.

29,30. Zevcelerinden ve mülk-ü yemînleri olan câriyelerinden gayrısından ferclerini muhâfaza iderler. Zevce ve câriye ile mukârenetde levm olunmazlar.

Sadece hür eşlerine veya hâkimiyetleri altındaki esir eşlerine karşı ferçlerini korumaları gerekmez[*].

[*] Eşi (nikahlı kocası veya karısı) olup özgür olmayan esir kadınlara ve erkeklere karşı kınanmazlar. Çünkü esir statüsünde olan kadın ve erkeklerle ... Devamı..

Eşleri veya meşru şekilde sahip oldukları hariç. Çünkü onlar, bu hususta kınanmazlar.

Ancak eşlerine ve ellerinin altındakilere(4) karşı müstesna—bunlar kınanmazlar.

(4) Cariyeler.

Ancak onlar, eşleriyle, akitlerinin sahip olduğu şeyler konusunda kınanamazlar.

Faqat o‘‎z jufti halollari va qo‘‎l ostidagi cho‘‎rilari bundan mustasnodirlar. Ular malomat qilinuvchi emaslar.

illā 'avratları üzere yā anuñ üzere kim mālik oldı śaġ elleri. pes bayıķ anlar melāmet olınmışlar degül.

illā ‘avratlarından, yā özlerinüñ ḳırnaḳların[dan]. Anlara anda melāmetyoḳdur.

Övrətləri və cariyələri istisna olmaqla. (Onlarla yaxınlıq etməyə görə) əsla qınanmazlar;

Save with their wives and those whom their right hands possess, for thus they are not blameworthy;

Except with their wives and the (captives) whom(5694) their right hands possess,- for (then) they are not to be blamed,

5694 Captives of war may be married as such: see 4:25: but their status is inferior to that of free wives until they are free. This institution of the... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.