18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâffât Suresi 29. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Kâlû bel lem tekûnû mu/minîn(e)

Hayır derler öbürleri, siz inanmamıştınız.

(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler (aslında) mü’min kimseler değildiniz." (Gerçekten ve samimiyetle iman etmemiştiniz.)

Ötekiler de: “Zaten siz, inanan kimseler değildiniz.

Güç ve iktidar sahipleri de:
“Aksine, siz zaten inanmamıştınız.” diyorlar.

(Ötekiler de) derler ki: "Hayır siz zaten mü'minler değildiniz.

(Diğerleri de:) 'Hayır' derler. 'Zaten siz mü'min kimseler değildiniz.'

(Öncüler de yardakçılarına cevap verib şöyle) diyecekler: “- Hayır, doğrusu siz Allah'a iman etmemiştiniz.

(Diğerleri:) “Zaten siz inanmadınız.”

Uyulanlar da şöyle diyecekler: “Siz zaten inanmıyordunuz.”

Öbürleri derler ki: «Hayır, siz inanmış değildiniz

(Diğerleri de onlara) şöyle diyecek: “Hayır, siz zaten hiçbir zaman mü’min olmadınız ki.”

29,30,31,32. Ânlar da: "Hayır siz inanmak istemediniz, bizim size karşu hiç bir hükmümüz yok idi, siz mücrim kavim idiniz, rabbimizin hükmi bizim hakkımızda da sâdır oldı, biz de ’azâbı çekeceğiz. Biz sizi dalâlete sevk itdik çünki biz de dalâletde idik." cevâbını virecekler.

Onlar da şöyle derler: "Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz."

Diğerleri de onlara şöyle derler: “Hayır, siz zaten mü’min kimseler değildiniz.”

Diğerleri, “Aksine” derler, “Siz inanmış kimseler değildiniz.

29, 30. (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»

Derler ki, "Aslında siz inanmış kimseler değildiniz."

(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."

Yok, diyorlardır: siz inanmamıştınız

(Önderleri de tabilerine,) “Hayır! Siz zaten îmân eden kimseler değildiniz!” derler.

“Hayır, siz zaten inanan kimseler değildiniz.” derler.

(Metbu'ları da:) «Hayır, siz (esasen) îman ediciler değildiniz», derler,

Diğerleri de: “Zaten sizler inanmış kimseler değildiniz.” dediler.

[16/86; 34/32]

(O reisler ise) derler ki: “Bil'akis, (siz zâten) mü'min kimseler olmamıştınız.”

29 , 30. (Diğerleri de onlara) “Aksine, siz zaten inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz de yoktu. Fakat siz de (bize uymuş olmanız sebebiyle) azgın bir toplum olmuştunuz.” derler.

Diğerleri “Evet, çünkü siz inanmışlardan değildiniz.”

Derler: "Yok, siz oldu bitti inanan kimseler değildiniz.

Metbu/lar diyecekler ki «— Hayır siz zaten mü/min değildiniz ki sizi azdırmış olalım.

Onlar da “Bilakis siz inanan kimseler değildiniz.”

(Diğerleri de:) “Hayır” derler. “Zaten sizler müminler değildiniz.”

Buna karşılık liderleri, “Hayır!” diye karşılık verecekler, “Siz zatenAllah’ın ayetlerine hiçbir zaman inanmamıştınız ki!”

Dediler ki: -"Aksine, müminler değildiniz".

Öbürü: " Hiç de değil. Aslında siz inanmış değildiniz.

İnsanları dünyada yalanlarıyla kandıranlar: "Hayır! Biz sizleri kandırmadık. Sizler zaten inanmıyordunuz. O nedenle bizim söylediklerimiz hoşunuza gitti. Kendinize destek buldunuz. Siz sadece inkârınızı bizimle güçlendirmek istediniz. Şimdi kandırıldık numarası çekmeyin!"

(Uyulanlar ise) şöyle diyecekler: “Aksine siz inananlar değildiniz.

29,30,31,32. (Diğerleri de:) “Hayır! (Aslında) siz zâten Müslüman bile değildiniz. (Sonra) bizim sizin üzerinizde hâkimiyet kurma gücümüz de yoktu. Hatta siz, azgın bir toplum idiniz. Sonunda (hepimiz) Rabbimizin azabını hak ettik ve bu azabı mutlaka tadacağız. Biz, sizi azdırdık, çünkü biz de azgın kimselerdik.” derler. ¹

1 Genelde insanları suret-i haktan görünerek kandıranlar suçlanır ve kınanır. Bunlara aldananlara da zavallılar gözüyle bakılır. Esasen ana suçlular, ... Devamı..

Ötekiler, “Hayır” diyecekler, “aslında siz kendiniz imandan zerre kadar nasip almamıştınız!

Diğerleri de; – Hayır, asıl siz bile bile inanmadınız... 7/35...40, 14/21-22

(Diğerleri) “Asla” diyecekler, “Siz zaten hiç mü’min olmadınız ki!

Onlar ise: "Hayır!.. siz (aslında) iman etmiş kimseler değildiniz.”

(Kandıranlar) derler ki: “Aksine siz iman edenler değildiniz.”

Metbû bulunanlar da derler ki: «Hayır. Siz mü'min kimse olmuş değildiniz.»

29, 30, 31, 32. “Hayır, bilakis! derler öbürleri, siz zaten iman eden kimseler değildiniz. Hem bizim, sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu ki! Bilakis, siz azgın bir gürûh idiniz! ”“Ne dersek boş! Artık Rabbimizin azap hükmü hakkımızda kesinleşti. Biz hak ettiğimiz cezayı mutlaka tadacağız. Evet, sizi biz kışkırttık, çünkü biz de azmış durumdaydık. ”

(Ötekiler de): "Hayır, dediler, zaten siz kendiniz inanan insanlar değildiniz."

Onlar da: "Siz zâten îmân ider değildiniz."

Onlar da şöyle cevap verirler: “Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.

Diğerleri de derler ki;-Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.

Diğerleri de “Siz zaten inanmamıştınız ki,” diye cevap verirler.

Ötekiler dediler: "Hayır, siz zaten inanmıyordunuz?"

Rahnamolari ularga: “Yo‘‎q, o‘‎zlaringiz mo‘‎min bo‘‎lmagan edingizlar”, – deydilar.

[238b] eyittiler ya'nį serverler “belki olmaduñuz-idi mü’minler.”

Eyideler: Bel ki siz mü’minler degül‐idüñüz.

(Başçıları) deyəcəklər: “Xeyr, siz (Allahın vəhdaniyyətinə) inanmırdınız.

They answer: Nay, but ye (yourselves) were not believers.

They will reply: "Nay, ye yourselves had no Faith!(4053)

4053 But the fact that others mislead, or that evil example is before us, does not justify us in falling from right conduct. Faith should save us from... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.