18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Yûsuf Suresi 29. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Yûsufu a’rid ‘an hâżâ(c) vestaġfirî liżenbik(i)(s) inneki kunti mine-lḣâti-în(e)

Ey Yusuf, sen de bu meseleyi bırak artık ve sen ey kadın, suçundan tövbe et, şüphe yok ki sen, hata işleyenlerdensin.

(Aziz:) “Ey Yusuf, sen bundan (bu kadından ve bu olaydan) uzak dur (ve unut!” diye uyarmış, karısına ise:) “Sen de bu günahın sebebiyle (benden özür) bağışlanma dile; doğrusu sen kabahat işleyenlerden oldun! (Böylece olay kapansın. Hz. Yusuf da, bu suçu işlemiş gibi zindana atılsın ki, herkes öyle sanıp şerefimiz kurtarılsın...şeklinde örtbas etmeye çalışmıştı.)

Ey Yûsuf! Sen de bu olayın üstünde durma, kimseye de söyleme! Ve ey kadın! Sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile, çünkü sen gerçekte hatası büyük olan birisin.”

Kadının akrabası:
“Ey Yûsuf, sen bu konuyu hiçbir yerde açma. Sen de (ey Züleyha) günahından dolayı af dile. Sen hata edenlerden, günahkârlardansın.” dedi.

Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de günâhının bağışlanmasını dile. Doğrusu sen günâhkârlardan oldun."

'Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın) günahın dolayısıyla bağışlanma dile. Doğrusu sen günahkârlardan oldun.'

Yûsuf! Sen bu işi söylemekten vazgeç. Ey hanım! Sen de günahına Allah'dan mağfiret dile; doğrusu sen büyük günâhkarlardan oldun.” dedi.

“Ey Yusuf! Sen bundan vazgeç, (kimseye bir şey söyleme, Ey Züleyha!) Sen de Allah’tan bağışlanmayı dile. Şüphesiz sen yanlış yapmışsın.”

“Ey Yûsuf! Sen bunları söylemekten vazgeç! Ey kadın! Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkarlardan oldun.”

«Yusuf, bundan yüz çevir! Sen de günahına tövbe et kadın! Sen günahlı olanlardansın»

(Adam: “Ey) Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma (kimseye de bir şey söyleme)! Ve sen de (ey kadın) işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile, çünkü sen günah işleyenlerden birisi oldun” dedi.

28, 29. Kocası esvâbı mu’âyene itdi arkadan yırtılmış oldığını gördi karısına "Senin hîlekârlıkların ’azîmdir. Ey Yûsuf bu vak’ayı sükût ile geçişdir ve sen de ey kadın günâhından dolayı istiğfâr it çünki hatâ itdin" didi.

28,29. Kocası gömleğin arkadan yırtılmış olduğunu görünce, karısına hitaben "Doğrusu bu sizin hilenizdir, siz kadınların fendi büyüktür" dedi. Yusuf'a dönerek: "Yusuf! Sen bundan kimseye bahsetme"; kadına dönerek: "Sen de günahının bağışlanmasını dile, çünkü suçlulardansın" dedi.*

“Ey Yûsuf! Sen bundan sakın kimseye bahsetme. (Ey Kadın,) sen de günahının bağışlanmasını dile. Çünkü sen günah işleyenlerdensin.”

Yûsuf! Sen bunu olmamış say. (Kadına:) Sen de günahının affını dile; çünkü sen günahkârlardan oldun.”

«Ey Yusuf! Sen bundan (olanları söylemekten) vazgeç! (Ey kadın!) Sen de günahının affını dile! Çünkü sen günahkârlardan oldun»

"Yusuf, sen bu olayı unut. Sen de (ey kadınım) günahından dolayı bağışlanma dile. Sen hata işledin."

"Yusuf! Sakın sen bundan bahsetme! Kadın! Sen de günahından dolayı istiğfar et. Sen gerçekten günahkarlardan oldun".

Yusüf, sakın bundan bahsetme, sen de kadın, günahına istiğfar et, cidden sen büyük günahkârlardan oldun

(Kadının kocası, konuşmasına şöyle devam etti:) “Ey Yûsuf! Sen bundan vazgeç! (Bu olanlardan dolayı kimseye bir şey söyleme! Ey kadın!) “Sen de günahının bağışlanmasını dile. Şüphe yok ki sen günaha girenlerden oldun!”

“Yûsuf!¹ Bundan kimseye söz etme. Sen² de suçundan dolayı bağışlanma dile. Hatalı olan sensin!” dedi.

1- Aziz: Ey Yûsuf! 2- Karısına.

«Yuusuf, sen bundan (bu mes'eleyi söylemekden) vazgeç. (Ey kadın) sen de günâhına istiğfar et. Çünkü sen cidden günahkârlardan oldun».

Yusuf, sen bu konuyu kapat. Kadın, sen de bu suçundan dolayı bağışlanma dile. Çünkü sen hataya düşenlerden oldun.” dedi.

(Sonra şöyle dedi:) “Yûsuf! (Sen) bundan vazgeç (bunu kimseye anlatma)! (Ey kadın! Sen de) günâhın için mağfiret dile! Çünki sen, günahkârlardan oldun.”

(Aziz, Yusuf’a dönerek): ’Yusuf! Sen bundan vazgeç (sakın bu konuyu hiçbir yerde açma). Ve (karısına dönerek) sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma (ve özür) dile, şüphe yok ki sen hata işleyenlerden birisi oldun” dedi. *

(*) Burada hem Yusuf’a hem de kadına hitap eden aziz/kadının eşi olduğunu söylemek, ayetin siyak ve sibakına daha uygundur. والظاهر أن قائل ذلك هو الع... Devamı..

Yusuf (kadının kocasına) “Bu olaydan vazgeç” dedi ve kadına “Yaptığın bu hatadan dolayı (kocandan) bağışlanma dile. Çünkü kesinlikle hatalı davranan sendin” dedi.

Ey Yusuf sen olanları unut artık! Sen de işlediğin günahtan dolayı Allah’tan yarlıgama dile. Çünkü suçlu olan sensin."

Yusuf/a da: «— Yusuf! Sen bundan yüz çevir [⁷]», kadına de «— Sen de günahın için yarlıganmak dile, çünkü sen suçlusun».

[7] Bu macerayı kimseye açma.

(Yûsuf’a dönerek) “Yûsuf, sen bundan vazgeç/bunu başkasına söyleme! Kadın sen de günahının bağışlanmasını dile, zira sen hatalı davrananlardansın!” dedi.

“Yusuf, sen bundan yüz çevir. Sen de (kadın), günahından ötürü bağışlanma dile. Doğrusu sen hata edenlerden oldun.”

“Yûsuf; lütfen bu olayı unut ve hiç kimseye bir şey anlatma ve ey kadın; sen de günahından dolayı tövbe ve istiğfar et! Allah’tan af ve mağfiret iste! Çünkü sen, gerçekten büyük bir günah işledin!” diyerek olup bitenleri örtbas etmek istedi. Fakat olayın yayılmasına engel olamadı:

-"Yûsuf! Bundan yüz çevir (aldırış etme / unut)! (Kadın!) Sen de günahın için bağışlanma dile!
Sen, Yanlış Yapanlar’dansın / Günah İşleyenler’densin".

Yusuf!! Sen bu davadan vazgeç. Hanım!! Sen de Allah'tan özür dile. Çünkü yanlış yapan sensin. "

Kadının kocası Yusuf’a dedi ki: "Sen bu konuyu dava yapmaktan vazgeç! Bu olayın üzerine gitme! Hiç olmamış kabul et! Şikâyetçi de olma! Bu iş böylece aramızda kalsın! Ortalığa yayılmasın!" Karısına da: "Sen de günahının bağışlanmasını dile! Çünkü sen günahkârlardan oldun!" dedi.

(Aziz şöyle demişti): “Yusuf! Sen bundan (bu işi sürdürmekten) vazgeç! (Ey Züleyha)! Sen de günahından dolayı bağışlanma dile! Şüphesiz ki sen günahkârlardan oldun.”

“Ey Yûsuf! Sen bu olaydan kimseye bahsetme. (Ey kadın!) Sen de günâhından dolayı (Allah’tan) af dile, çünkü sen, günâhkârlardan oldun.” dedi.

Yusuf! Sen bu olayın üstünde durma! ²⁶ Ve (kadın!) sen de işlediğin günahtan ötürü bağışlanma dile, çünkü sen gerçekten hatası (büyük) olan birisin!”

26 Lafzen, “Bu (olayın) üstünde durma/bu olaya sırt çevir”. Hemen bütün müfessirlere göre bu ifade: “bu olaydan kimseye bahsetme!” anlamına gelmektedi... Devamı..

“Ey Yusuf, bu olayı yaşanmamış say! Ey kadın, sen de suçundan dolayı kocandan af dile. Çünkü yanlış yapan sensin.” 24/10

(Ey) Yusuf, sen bu olayı yaşamadın say! Ve sen (ey) kadın, kabahatinden dolayı özür dile! Çünkü (şu hâl) senin suçunun sabit olduğunu gösteriyor.”

"Ey Yusuf, sen onlardan kimseye bahsetme, ey kadın sen de günahının bağışlanmasını dile, çünkü sen gerçekten günahkarlardan oldun" dedi. (Bu uyarısına rağmen olay şehre yayıldı.)

“Yusuf! (Bu kadından) yüz çevir. (Ey kadın, sen de) günahların için bağışlanma dile. Kesinlikle sen hata etmiş olanlardansın.”

«Ey Yusuf! Sen bundan (bu hadiseyi söylemekten) kaçın. (Ey kadın!) Sen de günahın için isitiğfarda bulun. Muhakkak ki sen bütün günaha girmiş olanlardan oldun.»

28, 29. Gömleğinin arkadan yırtıldığını görünce (kocası, eşine: ) “Anlaşıldı! ” dedi. “Bu, siz kadınların oyunlarınızdan biri! Gerçekten sizin fendiniz pek müthiştir! Yusuf! Sakın bunu kimseye söyleme! Kadın! Sen de günahından dolayı af dile, çünkü sen günaha girenlerden oldun. ”

Tekvin, 39. bölüme göre Yusuf (a.s.) elbisesini Zeliha’nın yanında bırakıp çıplak vaziyette kaçmıştır. Keza Talmud’a göre vezir, mahkemede dâva açmışt... Devamı..

Yusuf,sen bundan vazgeç (bunu kimseye söyleme), (ey kadın), sen de günahının bağışlanmasını dile! Çünkü sen, günahkarlardan oldun!

"Ey Yûsuf! Sen bundan i'râz it (bunı unut) Ey Zeliha! Sen de günâhına tevbe it. Tahkîk sen hatâ idenlerdensin" didi.

Yusuf, bu işin peşini bırak! Kadın, sen de günahının bağışlanmasını iste. Çünkü sen suçlulardan biri oldun.”

Yusuf sen bunu unut, kadın sen de günahına tevbe et, çünkü sen hata işleyenlerdensin.

“Yusuf, sen bunu unut. Kadın, sen de günahın için af dile; çünkü günahkâr olmuşsun.”

"Yûsuf, sakın bundan bahsetme! Kadın, sen de günahının affını dile! Sen, gerçekten günahkârlardan oldun."

Zulayhoning eri: “Ey Yusuf, bu ishni qo‘‎ygin va hech kimga aytma, sen esa ey Zulayho gunohing uchun istig‘‎for ayt. Chunki albatta, sen xato qilganlardan bo‘‎lding”, – dedi.

Izoh: Ushbu oyatda kofir jamiyatdagi hokim tabaqaning qanchalik nopok usti yaltiroq, mohiyati esa chirik bo‘‎lishi ikki og‘‎iz so‘‎zda ilohiy qalam bi... Devamı..

[121a] “iy yūsuf! yüz döndür ya'nį 'azįz eyitti uşbundan daħı yarlıġamaķ dile ya'nį iy zelįhā yazuġuñ içün bayıķ sen ol ıduñ yazuķ eyleyicilerden.”

İy Yūsuf, geç bu işden kimseye bildürme sen. Daḫı yā Zelīḫā, istiġfār eyleAllāha günāhuñ‐ıçun. Taḥḳīḳ sen ḫaṭā işledüñ sen, didi.

Ey Yusif! Sən bu işi açıb ağartma. Sən də (ey qadın) günahına görə (Allahdan) bağışlanmanı dilə. Çünki sən, həqiqətən, günah edənlərdənsən.

O Joseph! Turn away from this, and thou, (O woman), ask forgiveness for thy sin. Lo! thou art of the sinful.

"O Joseph, pass this over! (O wife), ask forgiveness for thy sin, for truly thou hast been at fault!"(1676)

1676 As was only fair, he apologised to Joseph and begged him to give no further thought to the injury [hat had been done to him, first by the love-sn... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.