5 Haziran 2026 - 18 Zi'l-Hicce 1447 - Cuma

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
En’âm Suresi 28. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Bel bedâ lehum mâ kânû yuḣfûne min kabl(u)(s) velev ruddû le’âdû limâ nuhû ‘anhu ve-innehum lekâżibûn(e)

Hayır; evvelce gizledikleri belirdi artık, göründü onlara. Geriye döndürülseler de gene nehyedildikleri şeyleri yapmaya koyulurlar ve şüphe yok ki onlar, yalancılardır.

Fakat hayır, (bu) önceden (inkârlarını) gizlemekte oldukları (kıyamet ve ahiret gerçeği) artık onlara görünüp açığa çıkmıştır (ve pişmanlıkları faydasızdır). Şayet (dünyaya) geri çevrilseler bile, şüphesiz kendisinden yasaklandıkları şeylere yine dönüp (sapıtacaklardır). Çünkü onlar, gerçekten (Rablerini, ahireti, Kur’ani hüküm ve haberleri inkâr eden) yalancılardır.

Hayır, daha önce gizleyegeldikleri şeyler, onlara açıkça göründü; ondan böyle diyorlar. Eğer dünyaya geri çevrilmiş olsalardı, kendilerine yasaklanmış olan şeylere yine dönerlerdi, unutma ki onlar yalancıdırlar.

Aslında böyle söylemelerine sebep, daha önce gizlemekte oldukları şeylerin, günahların karşılarına çıkmış olmasıdır. Eğer dünyaya geri gönderilseler, yine ilmimizin-hikmetimizin gereği kendilerine yasak edilen şeyleri, onların savunuculuğunu, sözcülüğünü yapacaklar. Onlar kesinlikle, hâlâ yalanlarına yalan katmaya devam ediyorlar.

Hayır; daha önce gizledikleri açığa çıktı. [3] Geri gönderilselerdi kendilerine yasak kılınan şeylere dönerlerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.

3.Yani, daha önce 23. ayette geçtiği üzere "Rabb`imiz olan Allah`a yemin olsun ki, biz Allah`a ortak koşanlar değildik" sözleriyle gizlemeye çalıştıkl... Devamı..

Hayır, önceden saklı tuttukları kendilerine açıklandı. Şayet (dünyaya) geri çevrilseler bile, kendisinden sakındırıldıkları şeylere şüphesiz yine döneceklerdir. Çünkü onlar, gerçekten yalancıdırlar.

Hayır, evvelce gizleyip durdukları işleri karşılarına çıktı da ondan böyle söylüyorlar. Yoksa geri çevrilselerdi, muhakkak o alıkonmak istendikleri fenalığa, yine döneceklerdi. Şüphesiz ki onlar, yine yalancıdırlar.

Hayır, hayır! Daha önce gizlemiş oldukları hakikat, onlara belli olmuştu. Eğer dünyaya geri gönderilseler de yine yasaklandıkları şeylere dönecekler. Hiç şüphesiz onlar yalancılardır.(*)

(*) Ayetteki “lev” edatı mazi için olmakla beraber bazen fiil-i mazinin başına geldiği halde müstakbel manasını verir. Bakınız: Hall-ül Meakıd.... Devamı..

Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü. Eğer dünyaya geri gönderilseler, yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

Öncesinden onların gizlemiş oldukları şey açığa çıkmıştır, geri döndürülseler, yasak edilmiş olan şeye, yine dönüp gelirler, onlar yalancıdırlar

Hayır, önceden saklı tuttukları (şirk ve küfür gibi) şeyler kendilerine açıklandı(ğı için böyle söylüyorlar). Eğer (hayata) geri çevrilmiş olsalar, kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerler. Zira onlar geçekten yalancıdırlar! 

Bkz. 32/12

Evet evvelce tekzîb itdikleri meydâna çıkdı lâkin yine arza ’avdet itse idiler yine ânlara memnû’ olan şeylere rücû’ idecekler idi bunlar yalancılardır.

Hayır; daha önce gizledikleri onlara göründü. Eğer geri döndürülseler yine kendilerine yasak edilen şeylere dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar.

Hayır, (bu yakınmaları) daha önce gizlemekte oldukları şeyler onlara göründü (de ondan). Eğer çevrilselerdi, elbette kendilerine yasaklanan şeylere yine döneceklerdi. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.

Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler apaçık önlerine çıktı. Geri gönderilseler bile, yine kendilerine yasaklanan şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü. Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

Daha önce gizledikleri ortaya çıktığı için (bu itirafı yapıyorlar). Geri döndürülselerdi, yine menedildikleri şeye dönerlerdi. Yalan söylüyorlar.

Hayır, daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar.

hayır evvelce gizleyib durdukları karşılarına çıktı da ondan, yoksa geri çevrilselerdi mutlak o nehyedildikleri fenalığa yine döneceklerdi, şüphesiz yine yalancılar

Hayır! (Aslında onlar, dünya hayatında iken) yalanlamış oldukları (cehennem, ayan beyan) kendilerine göründü (ğü için böyle söylüyorlar)

Hayır! Daha önce gizledikleri şeyler açığa çıktı. Eğer onlar, geri döndürülseler yasaklanan kötülüklere tekrar dönerler. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.

Hayır, öteden beri gizleyegeldikleri, şeyler açıkça karşılarına dikilib çıkdı (ğından böyle söylüyorlar. Yoksa) geri gönderilseler bile yine vaz geçirilmek istendikleri şeylere döneceklerdir. Çünkü onlar, şübhesiz yalancıdırlar.

Hayır, önceden gizledikleri açığa çıktı. Eğer (dünyaya) geri döndürülselerdi men edildiklerine tekrar dönerlerdi. Onlar kesinlikle yalancıdırlar.

[23/90; 45/33; 58/18]

Hayır, (kalblerinde küfür ve nifak gibi) daha önce gizlemekte oldukları şeyler(in netîcesi) kendilerine göründü (diye böyle söylüyorlar). Hâlbuki (dünyaya) döndürülselerdi, kendisinden yasaklandıkları şeylere mutlaka döneceklerdi; çünki şübhesiz onlar, gerçekten yalancıdırlar!

Aslında (o ahiret günü) onların daha önce (dünyada) gizlemekte oldukları şey (inkâr, zulüm ve yaptıkları kötülükler) onlara belirlenmiş olur. (Bu yüzden bir daha dünyaya geri dönmek istiyorlar.) Ve şayet (dünya hayatına) geri gönderilecek olsalar, yine kendilerine yasaklanmış şeylere dönerlerdi. Doğrusu onlar yalancıdırlar.*

(* ) Ayette geçen (بَلْ بَدَا لَهُم)’’ Bel bedâ lehum, âhirette için dışa döneceğini, maskelerin düşeceğini, insanın gerçek kişiliğiyle arz-ı endam ed... Devamı..

Hayır! Önceden gizledikleri şeyler (hesap günü) onların yüzlerine açıklanmıştır. (okunmuştur) Onlar geriye (hayata) döndürülse, Allah’ın yasaklamış olduğu haramlara tekrar dönerler. Onlar gerçekten yalancıdırlar.

Besbelli ki eskiden beri gizledikleri kötülükler karşılarına dikildi de ondan. Yoksa onlar gerisin geriye gönderilseler bile yine de kendilerine yasak edilen kötülükleri işlemiye başlıyacaklardı. Çünkü gerçekten onlar yalancı kimselerdir.

Hayır, bundan evvel gizledikleri işler ortaya çıkmıştır [¹]. Şayet onlar geri döndürülmüş olsaydılar yine men olundukları şeye dönerlerdi. Onlar, muhakkak yalancıdırlar.

[1] Yani gizledikleri bâtıl itikatlarının cezasını buldular da onun için geri dönmek istiyorlar.

Bilakis, daha önce gizledikleri onlara göründü⁷. Eğer geri döndürülseler kendilerine yasak edilen şeyleri yapmaya dönerler. Elbette onlar yalancıdırlar.

7 Onların içlerinde gizledikleri şeylerden kasıt, dünyada iken kabul etmedikleri, içlerinde sakladıkları inkârların birer hakikat olarak karşılarına ç... Devamı..

Hayır, belki daha önceki gizledikleri (günahlar) onlara göründü. Eğer geri döndürülseler, yine kendilerine yasak edilen şeylere (günahlara) dönerler. Doğrusu onlar yalancıdırlar.

Hayır! Aslında, daha önce dünyalarında örtbas ettikleri âhiret hayatıyla ilgili hakîkat,inkâr edemeyecekleri biçimde karşılarına çıkmıştır. Sızlanmalarının asıl sebebi budur. Yoksa, eğer dünya hayatına geri gönderilmiş olsalardı, yine kendilerine yasak edilen şeyleri yapacaklardı. Zira onlar, kesinlikle yalan söylüyorlar.
Nitekim, dünyada iken böyle defalarca başları sıkışmış ve aynı şekilde pişmanlık duyup Rablerine sığınmışlardı fakat rahata kavuşur kavuşmaz sözlerinden dönmüş ve:

Ne var ki onların önceden gizliyor oldukları şeyler açığa çıktı. Geri dönselerdi, nehy edildikleri şeylere yine dönerlerdi. Onlar, elbette yalancılardır.

Ama imkânsız, çünkü daha önce gizleyip durdukları şeyler, bizzat karşılarına dikilecek. Zaten hayata dönebilseler, aynı hataları tekrar ederlerdi. Ah ne yalancıdır onlar

Hayır! Onlara daha önce gizlemekte oldukları şeyler göründü. Dünyaya geri gönderilseler yasaklanan şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar yalanlarıyla gerçekleri gizleyenlerdir.

Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü. (Dünyaya) geri gönderilseler yine de kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Şüphesiz ki onlar yalancıdır.

Doğrusu (onların böyle demeleri) daha önce gizledikleri (kötülükleri) yüzlerine vurulduğundan dolayıdır. Yok, eğer onlar (dünyaya) geri gönderilselerdi, yine menedildikleri şeyi yapmağa dönerlerdi. Çünkü onlar, gerçekten yalancıdırlar.

Ama hayır -[böyle demeleri] geçmişte [kendilerinden] gizlemiş oldukları hakikat onlara açık şekilde görünecek [olmasındandır]; ve eğer [hayata] geri döndürülmüş olsalardı kendilerine yasaklanmış olan şeye yine dönerlerdi: Unutma ki onlar gerçek yalancılardır! ¹⁹

19 Yani, onların kendilerine ikinci bir şans verilmesini arzulamaları, bizâtihî hakikate olan sevgilerinden ileri geliyor değildir; tersine, daha çok,... Devamı..

Hayır, onlara önceden gizli olan hakikat ortaya çıktı da ondan. Eğer yeniden dünyaya gönderilselerdi, yine yasaklanan şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar. 6/116, 21/40, 26/102, 39/58-59

Ama hayır, daha önce gizlemiş oldukları şey onlara apaçık göründü de ondan;[¹⁰³¹] ve eğer geri döndürülselerdi, kendilerine yasaklanan şeylere yine dönerlerdi:[¹⁰³²] Şu kesin ki onlar, yalanı tabiat hâline getiren kimselerdir.

[1031] Bedâ lehum, âhirette için dışa döneceğini, maskelerin düşeceğini, insanın gerçek kişiliğiyle arz-ı endam edeceğini ifade eder. [1032] Zımnen... Devamı..

Hayır! (onlar bu temennilerinde de samimi değildirler) Evvelce (dünyadayken) kalplerinde gizlemiş oldukları şeyler (günahlar) karşılarına dikildi (azabı gördüler) de, (bu yüzden imana gelmiş gibi görünüyorlar, yoksa) şayet dünyaya geri gönderilseler kuşkusuz, kendilerine yasak edilen (şirk ve küfür gibi) şeylere elbette yine dönüverirlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar!

Aksine önceden gizlemiş oldukları kendilerine göründü. Velev geri döndürülseler bile, o yaptıklarına geri dönerler; şüphesiz onlar yalan söylüyorlar.

Hayır: Evvelce gizler oldukları şey kendilerine zahir oldu da (ondan) ve eğer geri çevrilselerdi kendisinden nehy olundukları şeye elbette yine dönüverirlerdi. Ve şüphe yok ki, onlar elbette yalancılardır.

28, 29. Hayır! Öteden beri gizledikleri utandırıcı çirkin halleri, münafıklıkları yüzlerine vuruldu da ondan böyle söylüyorlar. Yoksa geri gönderilseler bile, yine kendilerine yasaklanan kötülükleri yapmaya dönecek ve diyeceklerdi ki: “Hayat, sırf dünya hayatımızdan ibaret! Biz bir daha diriltilecek de değiliz! ” Onlar, hiç şüphesiz yalancıdırlar.

Hayır, daha önce gizlemekte oldukları, onlara göründü. Geri gönderilselerdi yine men'olundukları şeyi yapmağa dönerlerdi, çünkü onlar yalancılardır.

(Onların bu tenmiyeleri) dünyâda iken gizledikleri şeylerin (küfür ve nifâkların) cezâsını gördüklerinden içündir. Onlar dünyâya i'âde olunsalar yine nehy olundukları şeye 'avdet iderler. Muhakkak onlar yalancılardır.

Aslında daha önce gizledikleri şey karşılarına dikilir. Geriye gönderilseler, kendilerine konan yasaklara yine dönerler. Çünkü onlar, yalancıdırlar.

Oysa, onların gizledikleri açığa çıktı. Eğer, yeniden (dünyaya) gönderilselerdi yine men olundukları şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar.

Aslında onların daha önce gizlemekte oldukları şey ortaya çıkmıştır. Yoksa, dünyaya geri gönderilecek olsalar bile, yine kendilerine yasaklanmış şeylere dönerlerdi. Onlar besbelli yalan söylüyorlar.

İşin doğrusu şu: Önceden gizlemekte oldukları karşılarına dikildi. Geri gönderilselerdi yasaklandıkları şeyi mutlaka yineleyeceklerdi. Doğrusu, onlar, tam yalancıdırlar.

Yo‘‎q, unday emas! Ularning oldindan yashirib yurgan qilmishlari fosh bo‘‎lib qoldi. Bordi-yu ular yana bu dunyoga qaytarilsalar ham, man qilingan ishlarga qaytgan bo‘‎lar edilar. Ular, albatta, yolg‘‎on aytuvchilardir.

belki eşkere oldı anlara ol kim oldılar-ıdı gizlerler ilerüden. daħı eger döndürilineler, döneler-idi aña kim yıġlındılar andan daħı bayıķ anlar [65a] yalan söyleyicilerdür.

Bel ki ẓāhir oldı anlara ol ṣaḳladuḳları nesne evvelde daḫı. Eger dönselerdidünyāya, ḳaytarlardı ol yaman işlere ki peyġamberler anları ḳaytarurlardı an‐dan. Taḥḳīḳ anlar yalancılardur.

Xeyr, əvvəlcə (ürəklərində) gizlətdikləri (küfr, nifaq və çirkin əməllər) onların qabağına çıxdı. Əgər geri qaytarılsaydılar, yenə də onlar qadağan olunduqları şeyə (küfr və günaha) əl qatardılar. Onlar, şübhəsiz ki, yalançıdırlar!

Nay, but that hath become clear unto them which before they used to hide. And if they were sent back they would return unto that which they are forbidden. Lo! they are liars.

Yea, in their own (eyes) will become manifest what before they concealed. But if they were returned, they would certainly relapse to the things they were forbidden, for they are indeed liars.(853)

853 Their falsity was not due to want of knowledge, but to perversity and selfishness. In their hearts was a disease ( 2:10 ): therefore neither their... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.