18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Zuhruf Suresi 28. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Ve ce’alehâ kelimeten bâkiyeten fî ‘akibihi le’allehum yerci’ûn(e)

Ve bu birlik sözünü, gerçeğe dönsünler diye soyu arasında da daima kalacak ve zeval bulmayacak bir vasiyet olarak bıraktı.

Ve (Allah) bunu (Hz. İbrahim’in bu tevhid inancını), belki (insanlar Allah’a) dönerler diye ardında (kendi soyunda ve mü’minler arasında) kalıcı bir kelime (Millet-i İbrahim) olarak bâki kıldı-bıraktı.

İbrahim bu tek Allah'a inanma sözünü hakka dönsünler diye, zürriyeti arasında yaşayacak bir vasiyyet olarak bıraktı.

İbrâhim bu ilkeleri, ardından gelecek olan nesillere, kalıcı-ebedî bir düzen haline getirdi ki, onlar hakka dönsünler, doğru yola girsinler.

Ve bunu (tevhid inancını) kendinden sonra gelecekler içinde kalıcı bir söz kıldı. (Artık) umulur ki dönerler.

Ve bunu (bu tevhid inancını) belki (insanlar Allah'a) dönerler diye ardında (kendi soyunda) kalıcı bir kelime olarak kıldı-bıraktı.

İbrahîm, bu tevhid kelimesini, soyu içerisinde bakî kalan bir kelime yaptı. Gerek ki (küfürden) dönerler.

Ve bu mesajı, ardında gelenler içinde daimi kalacak bir yasa olarak bıraktı ki dönüş yapsınlar.

Onun bu sözünü, ardından geleceklere sürekli kalacak bir ilke olarak bıraktık ki, insanlar Rabblerine dönsünler.

Ondan sonrakiler arasında, onu ölmez bir söz yaptık, olur geri dönerler

(Allah, Tevhid inancının ilanı olan İbrahîm’in) bu sözünü, (insanlar Hak dine) dönsünler diye O’ndan sonra gelen nesillere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı.

İbrâhîm bu sözleri kendinden sonra gelenler nezdinde kalsun ve Allâh’a rücû’ itsünler diyu söyledi.

İbrahim ardından geleceklere bu sözü, devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Artık belki doğru yola dönerler.

İbrahim bunu, belki dönerler diye, ardından gelecekler arasında kalıcı bir söz yaptı.

Bunu, peşinden gelecekler arasında devam edecek bir söz olarak dile getirdi. Umulur ki buna dönerler.

Bu sözü, ardından geleceklere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı ki, insanlar (onun dinine) dönsünler.  

 Hz. İbrahim hakkı kabul etmeyen babasının yolunu terketmek suretiyle her zaman ataların taklit edilemeyeceğini göstermiş ve tevhid kelimesini, ardınd... Devamı..

Belki doğru yola dönerler diye onun ardından gelecekler için bunu ebedi bir ders kıldı.

İbrahim, bu sözü, ardından gelecek olanlara devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı ki, onlar doğru yola dönsünler.

Ve onu ardında (zürriyyetinde) kalan bir kelime yaptı gerek ki rücu' edeler

(Allah, İbrâhîm’in) bu sözünü, (sapkın inançlara sahip olan insanlar, bâtıldan hakka) dönsünler, diye ondan sonra gelen nesillere devamlı kalacak, bir miras olarak bıraktı.

İbrahim, gerçeğe yönelmeleri umuduyla takdir edilmiş hükmü gelecek nesiller için de kalıcı bir ilke yaptı.

(İbrâhîm) bunu (bu tevhîd kelimesini, ileride Mekkeliler de dînine) dönsünler diye, zürriyeti arasında baakıy bir kelime yapdı.

Bu sözünü, ardından geleceklere kalıcı bir kelime olarak bıraktı. Umulur ki dönerler.

Ve (İbrâhîm) bunu (bu sözü), zürriyeti içinde bâki kalacak bir kelime yaptı ki, onlar(onun dînine) dönsünler!

Ve (İbrahim) onu, (o tevhit inancını) daha sonra gelenler arasında yaşamaya devam eden bir söz (ilke) olarak yaptı ki onlar (daima o tevhit inancına) dönsünler. *

(*) Hz. İbrahim hakkı kabul etmeyen babasının yolunu terketmek suretiyle her zaman ataların taklit edilemeyeceğini göstermiş ve tevhid kelimesini, ard... Devamı..

Allah, İbrahim’in sözünü gelecek nesillere kalıcı bir söz yaptı ki, belki insanlar inkârlarından dönerler.

İbrahim bu sözü kendinden sonra gelenlere ölmez bir söz olarak bıraktı, doğru yola dönsünler diye.

İbrahim bu sözü doğru yola dönebilmeleri ümidiyle zürriyetleri arasında baki kalacak bir vasiyet olmak üzere bıraktı.

Belki dönerler diye (İbrahim) bunu ardından geleceklere kalıcı bir söz olarak bıraktı.

Ve onu (tevhit kelimesini), belki dönerler diye ardından gelenler için kalıcı bir kelime kıldı.

İşte bu sözleri Allah, İbrahim’den sonra gelenler arasında kıyâmete kadar yaşayacak ölümsüz bir dâvâ hâline getirdi ki,insanlar dâimâ onun vasiyetini hatırlayıp tevhid inancına yönelsinler.

Onun takipçileri arasında bunu kalıcı bir söz yaptı; umulur ki dönerler.

ve bu sözünü, sonraki nesiller için unutulmaz kılmış, yanlıştan dönmeleri ümidi ile hep yanıp tutuşmuştu.

"Ben sadece Allah’ın yasalarına uyarım! Sadece Allah’ın yasalarının önünde eğilirim!" İbrahim’in bu söz ve davranışını gelecek nesillere kalıcı yaptık. Onu bütün insanlara örnek kıldık.

(Allah) bunu (İbrahim’in bu sözünü), ardından geleceklere devamlı kalacak bir söz olarak bıraktı ki (insanlar gerçeğe) dönsünler.

Ve (İbrahim) bu sözü, hak yola dönsünler diye ardından gelecek (nesillere) kalıcı bir kelime olarak bıraktı.

Ve bunu, daha sonra gelenler arasında yaşamaya devam eden bir söz olarak söyledi ki onlar [daima] o [sözü hatırlayıp ona] dönsünler.

İbrahim, “Allah’tan başkasına kulluk etmeme” ilkesini hakka yönelmeleri için, en temel inanç ilkesi olarak gelecek nesillere miras bıraktı. 60/4

Bunu, ardından gelenler arasında bâki kalacak bir söz olarak söyledi; belki (bu hak söze) dönerler diye.

Ve İbrahim bu sözü, (Allah Teâlâ’yı birleyen tevhid kelimesini, puta tapmaktan) vazgeçip imana gelsinler diye, ardından geleceklere bir miras olarak bıraktı.

(Gerçekten de onun zürriyeti içinde Allah'ı bir tanıyanlar hiç eksik olmamıştır, ancak küfür ve şirkte direnenler de olmuştur)

Ve o kelimeyi (onun söylediklerini) onun arkasından kalıcı bir söz/söylem yaptık; belki onlar (hakka) dönerler diye.

Ve onu (o ifadesini) zürriyeti arasında bâki bir kelime kıldı. Belki onlar, dönüverirler (diye).

O, bu sözü hakka dönsünler diye, gelecek nesillere devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı.

Hz. İbrâhim (a.s.)’ın neslinde bu miras devam edegelmişti. Hz. Peygamber (a.s.)’ın risaletinden önce Mekke’de “hanifler” diye bilinen ve Hz. İbrâhim’i... Devamı..

Ve bu sözü ardında kalıcı bir söz yaptı ki (insanlar Allah'a kulluğa) dönsünler.

Ve İbrâhîm kelime-i tevhîdi zürriyetinde bâkî kıldı. Şâyed ki müşrikler sirkden rücû' iderler.

Belki dönerler diye onun bu sözünü, kalıcı (sonraki nesillere kadar ulaşan) bir söz yaptık.

Onu, belki dönerler diye arkasında kalıcı bir söz haline getirdi.

İnsanlar hakka dönsünler diye, İbrahim bu sözü ardında miras bıraktı.

O, sözünü, kendinden sonra yaşayacak bir mesaj yaptı ki, insanlar hakka dönebilsinler.

Ibrohim bu nasihatni zora haqqa qaytsalar deb, o‘‎z ortidan zurriyotiga boqiy qoluvchi so‘‎z qildi.

daħı ķılduķ anı [262a] söz girü ķalıcı nesli içinde ola kim anlar döneler.

Daḫı tevḥīd kelimesini ebedī ḳalıcı eyledi ẕürriyetinde. Ola kim anlar döne‐ler.

(İbrahim) onu (la ilahə illallah kəlməsini) öz nəsli arasında həmişəlik qalan bir söz etdi. Bəlkə, (Məkkə müşrikləri bütpərəstlikdən əl çəkib babaları İbrahimin dininə) qayıdalar!

And he made It a word enduring among his seed, that haply they might return.

And he left it as a Word(4631) to endure among those who came after him, that they may turn back (to Allah..

4631 A Word: i.e., the Gospel of Unity, viz.,: "I worship only Him Who made me", as in verse 27. This was his teaching, and this was his legacy to tho... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.