16 Eylül 2026 - 2 Rebiü'l-Ahir 1448 - Çarşamba

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Câsiye Suresi 21. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Em hasibe-lleżîne-cterahû-sseyyi-âti en nec’alehum kelleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti sevâen mahyâhum ve memâtuhum(c) sâe mâ yahkumûn(e)

Yoksa kötülük kazananlar, kendilerini de iman edenler ve iyi işlerde bulunanlarla eşit mi tutacağız, dirimleri de, ölümleri de onlarla bir olacak mı sanıyorlar? Ne de kötü hükmediyorlar.

Yoksa kötülüklere batıp (manevi) yara alanlar (vicdanları bozulanlar), kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı (ve bir tutacağımızı); hayatlarının ve ölümlerinin de aynı (olacağını) mı zannetmektedirler? Bunlar ne kötü hükümler (ve asılsız kanaatlerdir!)

Yoksa o kötülük işleyip duranları iman edip iyi, yararlı işler yapan kimselerle hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Yoksa fert ve toplum hayatında, kendi hayatlarında derin yaralar açan planlı kötülükler irtikab edenlerle; iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlere, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlara, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlara, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlere, hayatlarında, ölümleri sırasında/ölüm aleminde eşit muamele yapacağımızı mı zannediyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

bk. Kur’ân-ı Kerim, 59/20.

Yoksa kötülükleri işleyenler kendilerini, hayatları da ölümleri de bir olacak şekilde, iman edip salih ameller işleyenlerle bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!

Yoksa kötülüklere batıp-yara alanlar, kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Hayatları ve ölümleri bir mi (olacak)? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Yoksa o kötülükleri işleyib duranlar, kendilerini, iman edib salih ameller işliyenler gibi yapacağız, hayat ve ölümlerini bir tutacağız mı sandılar? Ne fena hüküm veriyorlar...

Yoksa kötülükleri kazananlar kendilerini, inanıp yararlı işler yapanlar gibi kılacağımızı mı sandılar? Onların hayatları ve ölümleri, (diğerleriyle) eşit mi olacak sandılar? Ne kötü yargılıyorlar!

Kötülük işleyenler kendilerini, hayatlarında ve ölümlerinde, inanıp yararlı iş yapanlarla bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Kötülük yapanlar sanırlar mı ki biz onları, inananlar, yararlı iş görenler gibi mi tutacağız? Ölümlerin, dirimlerin bir düzeyde mi kılmak isteriz? Ne kötü hükmederler!

Yoksa o kötülükleri işleyenler, inandıktan sonra güzel ve faydalı işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi, kendilerine de göstereceğimizi, hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? (Böyle sanmakla) ne kötü bir yargıda bulunuyorlar! 

Bkz. 38/28, 59/20

Seyyiâtda bulunanlar, îmân idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar gibi mu’âmele göreceklerini ve hepsinin hayât ve memâtları müsâvî olacağını mı zan idiyorlar? Ne kadar fenâ muhâkeme idiyorlar?

Yoksa, kötülük işleyen kimseler, ölümlerinde ve diriliklerinde kendilerini, inanıp yararlı iş işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!*

Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Yoksa kötülüğe gömülüp kalanlar, hayatlarını ve ölümlerini, eşit olarak iman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlarınki gibi mi yapacağımızı zannediyorlar? Verdikleri hüküm ne kötü!

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve sağlıklarında kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!  

 Buna göre, kâfirler dünyadaki refahlarına rağmen, ahirette azaba uğrayacaklar, müminler de iyi davranışlarının karşılığında saadete ereceklerdir.... Devamı..

Yoksa, kötülük işleyenler, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller işleyen kimselerle bir tutacağımızı mı zannettiler? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Yoksa o kötülükleri yapıp duran kimseler, kendilerini o iyman edip salih ameller yapan kimseler gibi yapacağız? Hayat ve memâtlarını müsavî kılacağız mı sandılar? Ne fena hukmediyorlar?

Yoksa kötülük işleyenler, îmân edip sâlih amel işleyen kimselerle kendilerini bir tutacağımızı, hayatlarının, ölümlerinin ve (ölümden sonraki durumlarının) aynı olacağını mı zannettiler? Ne kötü hüküm veriyorlar.

Yoksa Bizim, kötülük yapan kimselerle, îmân edip, sâlihâtı yapan kimseleri,1 hayatlarında ve ölümlerinde bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü yargıda bulunuyorlar!

1- Sâlihât, davranış yolu ile bütünüyle dışa yansıyan îmândır. Sâlihât, bütün gücü ve imkânı ile kötülüğe ve bozgunculuğa karşı mücadele etmek demekti... Devamı..

Yoksa kötülükleri kazananlar, kendilerini, îman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar gibi mi yapacağız, dirim ve ölümleri bir mi olacak sandı (lar). Hükmedegeldikleri (bu) şey ne fena!

Yoksa kötülükleri yapanlar kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı, hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

[8/50; 16/28, 32; 38/28]

Yoksa kötülükleri işleyenler, hayatlarında ve ölümlerinde kendilerini, îmân edip sâlih amel işleyen kimselerle bir tutacağımızı mı sandı(lar)? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Yoksa! Kötülükleri yapmayı alışkanlık hâline getirmiş olanlar kendilerini, iman edip salih amel işlemiş olanlar (erdemliler) gibi yapacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir olacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Yoksa! Kötülükleri yapmayı alışkanlık haline getirenler, kendilerini iman edip salih amel işleyenlerle bir tutacağımızı mı zannettiler? Onların hayatı da ve ölümleri de aynıdır. Kendileri için verdikleri hüküm ne kadar kötü.

Yoksa kötülük edenler kendilerini iyilik edenlerle bir tutacağız, onların ölümleri de, dirimleri de olacak mı sanıyorlar? Ne kötü düşüncedir bu!

Yoksa fenalık irtikâp edenler, kendilerini iman edip iyi amel işleyenlerle beraber mi tutacağız, hayatları da, mematları da bir olacak mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm bu!

Yoksa kötülük işleyenler, sağlıklarında ve ölümlerinde de kendilerini, inananlar ve iyi ve yararlı işler [sâlih] yapanlar ile bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kadar kötü hüküm veriyorlar!

Yoksa kötülük işleyen kimseler ölümlerinde ve diriliklerinde kendilerini, iman edip salih amellerde bulunanlar ile bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Yoksa kötülük işleyip duran şu inkârcılar, iman edip güzel ve yararlı işler yapan kimselerle kendilerini bir tutacağımızı; hayatlarının, ölümlerinin ve ölümden sonraki durumlarınınaynı olacağını mı sanıyorlardı? Böyle bir şey Allah’ın hikmet ve adâletine hiç yakışır mı! Ne kadar çirkin ve ahmakça hüküm veriyorlar!

Yoksa Kötülükler ile meşgul olmuş kimseler hesap mı etti ki; onları, iman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar gibi sayıyoruz; ölülerini ve dirilerini eşit düzeyde tutuyoruz?
Ne kötü hüküm veriyorlar! ***

Yoksa kirli işler çevirenler, kendilerini, inanıp yararlı faaliyetlerde bulunanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Hem yaşamları hem ölümleri aynı olacakmış öyle mi? ne kötü bir yargı yanılması!

Yoksa kötülük işleyen kimseler ile inanıp iyi işler yapan kimseleri, ölümlerinde ve yaşamlarında bir tutacağımızı mı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar?

Yoksa kötülük işleyenler ölümlerinde ve hayatlarında kendilerini, iman edip iyi işler yapanlarla bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar! [*]

Benzer mesaj: Kalem 68:36.

Yoksa kötülükleri yapıp duran kimseler, kendilerini hayatlarında ve ölümlerinde (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlarla bir tutacağımızı mı zannediyorlar? (Eğer böyle zannediyorlarsa) ne kadar yanlış hüküm veriyorlar.

Kötülük işleyenlere gelince: onlar kendilerini hayatlarında ve ölümlerinde, iman edip doğru ve yararlı işler yapanlarla aynı yere koyacağımızı mı sanırlar? ²² Onların yargıları ne kadar da kötü:

22 Bu ifadenin ikili bir anlamı vardır: “Onları ... ile eşit tutacağımızı mı?” ve “onlara ... yapanlara davrandığımız şekilde davranacağımızı mı?” “On... Devamı..

Yoksa kötülükler peşinde koşanlar, gerek hayatlarında gerekse ölümlerinde iman edip, iyi ve güzel işler yapanlarla kendilerini bir tutacağımızı mı zannediyorlar! Ne berbat bir hüküm veriyorlar öyle! 38/28, 68/35

Yoksa kötülüğün peşinde seğirten tipler, kendilerini -hayatlarında olsun ölümlerinde olsun- iman edip salih amel işleyenlerle aynı kefeye koyacağımızı mı sandılar? Ne berbat hüküm veriyorlar![⁴⁴⁸⁵]

[4485] Âyetteki “kötülük” ile “ölüm”, “iyilik” ile “hayat” eşleştirilmiştir. Zımnen: Kütülük ölümdür; belki başka iyilikleri de öldüren ölümcül bir vi... Devamı..

Yoksa o kötülükleri (şirk ve küfrü) kazananlar, ölümlerinde ve sağlıklarında (ahirette ve bu dünyada) Kendilerini, iman edip sâlih amel işleyenlerle eşit tutacağımızı mı sandılar? Onlar ne kadar saçma bir hüküm veriyorlar! (Yoksa onlar da, -hak etmedikleri halde- cennete gireceklerini mi zannediyorlar?

Yoksa onlar, insanları kötülükle yaralayanlar ile iman edip salih amel işleyenleri aynı seviyede olacaklarını mı hesapladılar? Onların hayatları ve ölümleri de mi aynı olacak? Ne kötü hükmediyorlar!

Yoksa o kötülükleri kazananlar sandılar mı ki onları imân etmiş ve sâlih sâlih amellerde bulunmuş kimseler gibi kılacağız? Onların berhayat olmaları ile ölümlerini müsavi (bulunduracağız)? Ne fena hükmettikleri şey!

Yoksa o kötülükleri işleyip duranlar, iman edip güzel ve makbul işler gerçekleştirenlere yaptığımız muameleyi, kendilerine de göstereceğimizi, hayatlarında ve ölümlerinde onları bir tutacağımızı mı sanıyorlar? Ne kötü, ne yanlış bir muhakeme! [59, 20]

Kâinatta atomlardan güneşlere kadar her şeyde hikmet, intizam, adalet ve ölçü ile hükmeden bir rubûbiyet vardır. Onun, yaratma gayesine uygun hareket ... Devamı..

Yoksa kötülükleri işleyen kimseler, kendilerini, inanıp iyi ameller işleyen kimseler gibi yapacağımızı mı sandılar? Yaşamaları ve ölümleri onlarla bir olacak öyle mi? Ne kötü hüküm veriyorlar!

Seyyiât irtikâb idenler zan idiyorlar mı ki biz onları îmân idüb sâlih 'ameller işleyenler gibi kılalım, hayâtda ve memâtda müsâvî olalar? Ne fenâ ve yanlış hüküm iderler.

Yoksa kötü işler yapanlar, kendilerini, iyi işler yapanlarla bir tutacağımızı mı hesap ediyorlar? Hayatları ve ölümleri eşit mi olacak? Ne kötü karar veriyorlar!

Yoksa, kötülük işleyenler, kendilerini iman edip, iyilik yapanlarla bir tutacağımızı mı sanıyorlar. Ne kötü hüküm veriyorlar.

Yoksa kötülükleri işleyip duranlar, kendilerini iman edip güzel işler yapanlarla bir tutacağımızı ve hayatlarında ve ölümlerinde hepsini eşit kılacağımızı mı sandılar? Ne kötü bir yargıya varıyorlar!

Kötülüklere cesaretle dalanlar sanıyorlar mı ki, biz kendilerini, iman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarla aynı tutacağız. Hayatları ve ölümleri onlarla aynı mı olacak?! Ne kötü hüküm veriyorlar bunlar!

Nahotki yomonliklarni kasb qilganlar o‘‎zlarini iymon keltirgan va solih amallarni qilgan zotlar kabi qilishimizni va hayotlari ham, mamotlari ham barobar bo‘‎lishini o‘‎yladilar?! Ular naqadar yomon hukm chiqarmoqdalar!

śandılar mı anlar kim kesb eylediler yavuz işleri kim ķılavuz anları anlarcılayın kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler? berāberdür dirlikleri daħı ölmekleri. yavuz oldı ol kim hükm eylerler.

Yā ṣanur mı ol kişiler ki günāhlar ḳazandılar. Ḳılavuz anları ol kişiler gibiīmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler. Berāber mi olur dirilikleri ve öl‐mekleri? ne yaman ḥükm iderler.

Yoxsa dünyada pis əməllər edənlər (axirətdə) onları iman gətirib yaxşı işlər görənlərlə bir tutacağımızı, onların həyatlarının və ölümlərinin eyni olacağını güman edirlər?! Onlar nə pis mühakimə yürüdürlər! (Dünyada naz-ne’mət içində yaşayan kafirlər: “Əgər qiyamət günü, axirət doğrudursa, Allah bizə orada da firavan həyat bəxş edəcəkdir!” – deyirlər. Xeyr, onların axirət həyatı çox pis olacaq, əzab içində keçəcəkdir. Dünyada aldıqları ləzzət, axirətdə burunlarından töküləcəkdir. Gözəl axirət həyatı yalnız dünyada Allah, din yolunda məşəqqətlərə dözmüş mö’minlərə məxsusdur).

Or do those who commit ill deeds suppose that We shall make them as those who believe and do good works, the same life and death? Bad is their judgment!

What! Do those who seek after evil ways think that We shall hold them equal with(4759) those who believe and do righteous deeds,- that equal will be their life and their death? Ill is the judgment that they make.

4759 Three meanings can be deduced. (1) The evil ones are not in Allah's sight like the righteous ones; neither in life nor in death are they equal; i... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.