18 Nisan 2026 - 29 Şevval 1447 - Cumartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Sâd Suresi 21. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Vehel etâke nebeu-lḣasmi iż tesevverû-lmihrâb(e)

Sen, o davacılardan haber aldın mı? Hani Davud'un ibadet ettiği yerin duvarına tırmanmışlardı.

(Ey Resulüm!) Sana o davacıların (hasımların) haberi (ve hikâyesi) gelip (ulaşmadı) mı? Hani (Davud’un bulunduğu mekâna) mihraba (girmek için) yüksek duvarlardan tırmanmışlardı.

Ve duvardan tırmanarak, Davud'un ibadet etmekte olduğu yere giren davacıların haberi sana ulaştı mı?

Davacı kılığındaki suikastçilerin kıssası geldi mi sana? Mâbedin duvarından atlayarak gelmişler.

Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar yüksek duvardan tırmanarak mihraba girmişlerdi.

Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.

Bir de (Davûd mescidde ibadetle meşgul olduğundan kapısında bekçiler vardı. Kapıdan içeri giremiyen) davacıların haberi geldi mi sana? Hani duvardan çıkıb mescide inmişlerdi.

Hiç davacıların haberi sana ulaştı mı? Onlar kaleye tırmandıklarında,

Sana o davacıların öyküsü geldi mi? Hani mabedinin duvarına tırmanmışlardı.

Sana davacının haberi erişmedi mi? Hani, onlar mihrabı aşaraktan

(Davud’un ibadet ettiği) mabedin duvarlarına tırmanan (iki) davacının kıssasından haberin oldu mu?

Divarı aşarak ânın mihrâbına (çardağına) giren iki da’vâcı hasmın hikâyesini biliyor mısın?

21,22. Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mabedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına girmişlerdi de, o onlardan ürkmüştü. Şöyle demişlerdi: "Korkma, birbirinin hakkına tecavüz etmiş iki davacıyız; aramızda adaletle hükmet, ondan ayrılma, bizi doğru yola çıkar."

Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.

21-22. Davalaşanlara dair bilgi sana ulaştı mı? Bu adamlar mâbedin duvarına tırmanıp Dâvûd’un yanına girmişlerdi. Dâvûd onları görünce telâşlanmıştı. “Korkma” dediler, “Birimizin diğerini haksızlık etmekle suçladığı iki davacıyız biz. Aramızda âdil bir hüküm ver; doğruluktan sapma, bize de doğru yolu göster.”

21, 22. (Ey Muhammed!), Sana davacıların haberi ulaştı mı? Mâbedin duvarına tırmanıp, Davud'un yanına girmişlerdi de Dâvud onlardan korkmuştu. «Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız, aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster» dediler.  

 Davud (a.s.), mescidde ibadet ettiği için, muhafızlar gelenlerin girmesine izin vermiyorlardı. Sözü edilen iki davacı, Hz. Davud’a suikastta bulunmak... Devamı..

Davacıların haberi sana ulaştı mı? Hani mabedine tırmanmışlardı.

Bir de davacıların kıssası geldi mi sana? Hani surdan aşarak mihraba ulaşmışlardı.

Bir de hasım kıssası geldi mi sana? Hani surdan mihraba aştıkları vakıt

21-22. (Resûlüm!) Sana davacıların haberi ulaştı mı? (Hani, onlar mabedin) duvarına tırmanarak (Dâvûd’un ibadet ettiği) mihraba girmişlerdi de Dâvûd, onlardan, (kapıdan değil de duvardan atlayarak, kendisinden müsaade istemeksizin, yanına giren bu iki kişiden) dolayı telaşa kapılmıştı. (Onlar,) “Korkma! (Endişelenme!) Biz birbiriyle davalı iki kişiyiz ve birimiz (in) diğerine haksızlık etti (ğini düşünüyoruz. Huzuruna da muhakeme olmak için geldik). Şimdi sen, adalet üzere aramızda hak ile hükmet ve bize doğru (bir çözüm) yolu göster!” dediler.

Birbirleriyle davalıların haberi sana geldi mi? Duvarı aşarak mihraba gelmişlerdi!

Sana o da'vâcıların haberi geldi mi? Hani onlar dıvardan mescide tırmanmışlardı.

Sana, davacıların haberi geldi mi? Hani duvarı aşarak mihraba varmışlardı.

[21/78-82]

Hem sana o da'vâcıların haberi geldi mi? Hani ma'bed(in duvarın)a tırmanmışlardı.

(Resulüm!) Muhakkak ki sana o davacıların haberi gelmiş bulunuyor (iyice dinle ki sana anlatalım)! Hani onlar (sesiz ve habersiz) mihraba (Davud’un bulunduğu mekâna girmek için) duvardan tırmanmışlardı. (*)

(*) Ayetin başında bulunan (هل)’’ hel’’istifham edatı değil, (قد)’’kad’’ harfi gibi muhakkak anlamındadır. Aşağıdaki tefsir metinlerine de bkz: قوله ت... Devamı..

Davut ve emrindekiler mescidin duvarlarının şekillerini düzeltirlerken davalı olanın haberi sana geldi mi?

O iki davalının olaycasını sana anlatmadılar mı? Onlar tapınağın duvarına tırmanıp da içine girmişlerdi.

Sen dâvacıların haberini aldın mı? Hani onlar çardağa [⁶] tırmanıp çıkmışlardı [⁷].

[6] Veya ibadet ve ta'at ile meşgul olduğu ikametgâha.[7] Bekçi davacıları içeriye koymadığından onlar da duvardan aşıp yanma girmişlerdi.... Devamı..

(Ey Peygamber!) Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.

Sana o davacıların haberi geldi mi? Hani onlar mihraba (Davud'un bulunduğu yere girmek için) yüksek duvardan tırmanmışlardı.

O’nun bu özelliklerini anlatan güzel bir örnek olarak Sen dâvâcılardan haber aldın mı? Onların kıssası sana anlatıldı mı? Hani ekonomik ve sosyal hayatta Allah’ın yasalarını hiçe sayan, dünyada nasıl imtihan olacaklarını —haşa— Allah yerine kendileri karar veren iki kişi, sarayında özel olarak ibadetle meşgul olduğu bir sırada, istenmeyen ve beklenmeyen bu konuylaaniden Davud’un makamına çıkagelmişlerdi.

Sana Davacılar’ın olayı geldi mi? Hani, Mihrâb’a tırmanıp çıktılar.

Onun hasımlar öyküsünü duymuşsundur. Hani duvarı aşıp makamına yürümüşlerdi.

Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.

Mabedin (duvarlarına) tırmanan davacıların haberi sana ulaştı (değil) mi?

Sana o davalıların¹ haberi geldi mi? Hani onlar, duvardan aşarak mihraba ulaşmışlardı.

1 Hasım: Mastar olup Arapçada tekil, çoğul, erkek ve dişi için kullanılabilir. Burada ikil için kullanılmıştır. Bu davalıların, insan şeklinde gelen i... Devamı..

DÂVÂCILARIN kıssasından haberin oldu mu? [Davud’un ibadet ettiği] mâbedin duvarlarına tırmanan [iki kişinin kıssasından]? ²²

22 Elimizdeki en eski kaynaklara göre, 21-26. ayetlerde anlatılan kıssa, Allah’ın seçtiği peygamberlerin -ki tümü, Hz. Davud gibi, “kararlarında hikme... Devamı..

Sana birbiriyle davalı o iki kişi ile ilgili kıssanın haberi geldi mi? Hani o iki kişi mabedin duvarına tırmanıp. 38/26

SEN dâvâcıların kıssasından haberdar oldun mu? Hani onlar duvardan tırmanıp özel odasına[⁴⁰⁶⁰] sızmışlardı.[⁴⁰⁶¹]

[4060] Mihrâb için bkz: 19:11, not 18. [4061] Zemahşerî, bu kıssadaki diyalogların tamamen “temsili” olduğunu, temsilî anlatımın etkili bir tarz ol... Devamı..

(Ey Muhammed) Sana o davacıların haberi geldi mi? ki onlar duvardan mescide tırmanıp,

Sana o mihraba tırmanan hasımların haberi verilmedi mi?

Ve sana o davacıların haberi geldi mi? O vakit ki, ibadetgâha tırmanıp çıkmışlardı.

21, 22. O mahkemeleşen hasımların olayından haberin oldu mu? Onlar mâbedin duvarına tırmanıp Davud'un yanına birden girince o, onlardan ürktü. Onlar da “Korkma! dediler, biz sadece birbirimize hakkı geçen iki dâvalıyız. Senden dileğimiz: Aramızda adaletle hükmet, haktan uzaklaşma ve bize tam doğruyu göster. ” {KM, II Samuel 11; Mezmurlar 2, 7}

Sana davacıların haberi geldi mi? Hani odasının duvarına tırmanmışlardı,

Yâ Muhammed, sana Dâvûd'un hüküm virdiği mihrâba çıkan iki hasmın haberi geldi mi?

Davacıların haberi sana geldi değil mi? Hani surlardan iç odaya sızmışlardı.

Sana o davacıların haberi gelmedi mi? Hani duvara tırmanmışlar.

Peki, o dâvâcıların haberi sana ulaştı mı? Hani onlar duvardan tırmanarak mâbede girmişlerdi.

Geldi mi sana, o çekişme hikâyesinin haberi? Hani, o hasımlar, duvarı aşarak mihraba ulaşmışlardı.

Ey Muhammad, sizga bir-birlari bilan da’volashuvchining xabari keldimi? O‘‎shanda ular Dovud ibodat qilayotgan mehrobga chiqqan edilar.

daħı geldi mi saña ŧartışıcı ħaber? ya'nį biri cebreyil biri mįkāyil ol vaķt kim aġdılar köşk dįvarına.

Daḫı hīç geldi mi saña yā Muḥammed ḫaberi iki ḫaṣmuñ? Ol vaḳt ki miḥrābdīvārından gitdiler.

(Ya Peyğəmbər!) Sənə (Davudun padşahlığı vaxtı) dava edənlərin xəbəri gəlib çatdımı? O zaman onlar (Davuda məxsus) mə’bədə (ibadət vaxtı ora daxil olmaq qadağan edildiyi üçün) divardan aşıb gəlmişdilər.

And hath the story of the litigants come unto thee? How they climbed the wall into the royal chamber;

Has the Story of the Disputants reached thee?(4171) Behold, they climbed over the wall of the private chamber;

4171 This story or Parable is not found in the Bible, unless the vision here described be considered as equivalent to Nathan's parable in II Samuel, 1... Devamı..


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.