8 Haziran 2026 - 21 Zi'l-Hicce 1447 - Pazartesi

ANA SAYFA | SURELER  | AYET KARŞILAŞTIRMA |KUR'AN'DA ARA! |FİHRİST | DOWNLOAD | MOBİL
Kullanıcı : Şifre :   Şifremi Unuttum    KAYDOL
Şu’arâ Suresi 206. Ayet

Ayeti Dinle



Meal Ekle/Çıkar

Hepsini Göster/Gizle


Tercihinizin bir sonraki oturumda hatırlanması için giriş yapmalısınız.

Arapça Metin
Türkçe Transcript
Abdulbaki Gölpınarlı Meali
Abdullah-Ahmet Akgül Meali
Abdullah Parlıyan Meali
Ahmet Tekin Meali
Ahmet Varol Meali
Ali Bulaç Meali
Ali Fikri Yavuz Meali
Bahaeddin Sağlam Meali
Bayraktar Bayraklı Meali
Besim Atalay Meali (1965)
Cemal Külünkoğlu Meali
Cemil Said (1924)
Diyanet İşleri Meali (Eski)
Diyanet İşleri Meali (Yeni)
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
Diyanet Vakfı Meali
Edip Yüksel Meali
Elmalılı Hamdi Yazır Meali
Elmalılı Meali (Orijinal)
Emrah Demiryent Meali
Erhan Aktaş Meali
Hasan Basri Çantay Meali
Haydar Öztürk-Serkan Yılmaz Meali
Hayrat Neşriyat Meali
İhsan Aktaş Meali
İlyas Yorulmaz Meali
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Yakıt
Kadri Çelik Meali
Mahmut Kısa Meali
Mahmut Özdemir Meali
Mehmet Çakır Meali
Mehmet Çoban Meali
Mehmet Okuyan Meali
Mehmet Türk Meali
Muhammed Esed Meali
Mustafa Çavdar Meali
Mustafa İslamoğlu Meali
Orhan Kuntman Meali
Osman Fırat Meali
Ömer Nasuhi Bilmen Meali
Suat Yıldırım Meali
Süleyman Ateş Meali
Süleyman Tevfik (1927)
Süleymaniye Vakfı Meali
Şaban Piriş Meali
Ümit Şimşek Meali
Yaşar Nuri Öztürk Meali
Sardorxon Jahongir
Eski Anadolu Türkçesi
Satıraltı Meal (1534)
Bunyadov-Memmedeliyev
M. Pickthall (English)
Yusuf Ali (English)
Tercihinizin hatırlanması için
giriş yapmalısınız.

Meallerdeki sıralama bir tercih sıralaması değil alfabetik sıralamadır. Ziyaretçilerimiz takip etmek istedikleri mealleri sol sütundan seçerek ilerleyebilirler. Tercihlerinin hatırlanması için "Tercihimi Hatırla" tıklanmalıdır.
 
 

Śumme câehum mâ kânû yû’adûn(e)

Sonra onlara vaadedilen azap geldi.

Sonra va’ad edilen (azap) kendilerine gelip (kuşatsa),

sonra tehdit edildikleri azap başlarına gelse,

Sonra tehdit edilmekte oldukları azap da başlarına gelse, bir şey değişmeyecek.

Sonra kendilerine vaadedilen başlarına gelse,

Sonra kendilerine va'dolunan (azab günü) geliverse,

Sonra kendilerine verilen azab vaadi gelip çatarsa,

Sonra, onlara vaadedilen azap başlarına gelince,

Sonra da kendilerine uyarıldıkları azap gelse;

Sonra söz verilen başlarına gelince

205-206.Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse,

205, 206, 207. Yâ Muhammed! Göriyor mısın bir çok seneler emvâlden müstefîd olmalarına müsâ’ade itmişidik. Nihâyet haber virilen ’azâb irişdiği vakit o müstefîd oldukları ni’metler ne işlerine yarar?

205,206,207. Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?

Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (hâlleri nice olurdu?)

205-206. Ne dersin? Biz onları yıllarca nimetlerden faydalandırmışsak, sonra da kendilerine vaad edilen azap başlarına gelmişse!

205, 206. Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak, sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!

Ve sonra kendilerine söz verilen başlarına gelse,

Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,

Sonra kendilerine edilen vaid gelip çatarsa

Sonra da tehdit edilmekte oldukları (azap, ansızın) başlarına gelse,

Sonra da onlara yapılan uyarı¹ gerçekleşse,

1- Azap.

205,206,207. Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb fâidelendirsek de sonra kendilerine tehdîd olunageldikleri (azâb gelib) çatıverse o yaşayıb fâidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?

Sonra da kendilerine vadolunan gelse,

205,206. Söyleyin bakalım! Eğer onları senelerce (yaşatıp) ni'metlendirsek, sonra da o tehdîd edilmekte oldukları (azab) başlarına gelse (ne yapacaklar?)

Sonra (yaptıkları kötülüklerden dolayı) kendilerine vaadedilen başlarına gelse,

Sonra vaat edilen (ölüm) onlara geldi.

sonra da onlara söz verilen azap gelip çatsa,

205, 206. Ne dersin? Onları senelerce geçindirsek, sonra vaat olundukları azap onlara gelse.

Sonra da onların başına vaat edilen şey de gelmişse,

Sonra kendilerine vaat edilen (azap günü) geliverse.

Ve sonunda, onlara vaadedilen azap gelip yakalarına yapışsa,

Yine vaad ediliyor oldukları şey onlara geldi.

ardından kendilerine sözü edilen felaketin nasıl gelip çattığını.

Sonra tehdit edildikleri azap kendilerine gelse,

205,206. Şimdi şunu bir düşün: “Biz onları senelerce yaşatsak, sonra da (kendilerine) söz verilmiş olan (azap) başlarına gelse,

205,206. Diyelim ki Biz, onları yıllarca yaşatsak, sonra da tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!

ve sonra vaad edildikleri [azap] başlarına gelmişse;

Sonra da onlara vaat edilen azap başlarına gelse. 7/5

sonra vaad edilen azap başlarına gelse;

Sonra da, kendilerine va’ad olunan azap, başlarına gelip çatsa;

Sonra onlara vaad edilen geldiğinde,

Sonra onlara tehdit edilmiş oldukları şey gelecek olsa.

205, 206, 207. Ne dersin: Onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi? [2, 96; 92, 11]

Sonra tehdid edildikleri (azab) kendilerine gelse,

Sonra va'ad olundukları 'azâb gelse

Sonra tehdit edildikleri azap gelse,

Sonra da onlara vaat edilen azap gelse...

Sonra da kendilerine vaad edilen şey başlarına geliverse,

Sonra, tehdit edildikleri şey kendilerine ulaşsa,

Keyin ularga va’da qilingan narsalari kelsa ham,

205-207. ay, gördüñ mi eger gönendürsevūz anları yıllar, andan gelür-ise anlara ol kim va'de olındılardı 'aśśı itmeye anlara ol kim oldılar gönendürinürler.

Andan ṣoñra gelse özlerine va‘de olunan ‘aẕāb,

Sonra və’d (təhdid) olunduqları (əzab) onlara yetişsə,

And then cometh that which they were promised,

Yet there comes to them at length the (Punishment) which they were promised!


Designed by ÖFK
En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir.