Śumme câehum mâ kânû yû’adûn(e)
Sonra onlara vaadedilen azap geldi.
Sonra va’ad edilen (azap) kendilerine gelip (kuşatsa),
sonra tehdit edildikleri azap başlarına gelse,
Sonra tehdit edilmekte oldukları azap da başlarına gelse, bir şey değişmeyecek.
Sonra kendilerine vaadedilen başlarına gelse,
Sonra kendilerine va'dolunan (azab günü) geliverse,
Sonra kendilerine verilen azab vaadi gelip çatarsa,
Sonra, onlara vaadedilen azap başlarına gelince,
Sonra da kendilerine uyarıldıkları azap gelse;
Sonra söz verilen başlarına gelince
205-206.Ne dersin? Biz onları yıllarca yaşatsak da sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse,
205, 206, 207. Yâ Muhammed! Göriyor mısın bir çok seneler emvâlden müstefîd olmalarına müsâ’ade itmişidik. Nihâyet haber virilen ’azâb irişdiği vakit o müstefîd oldukları ni’metler ne işlerine yarar?
205,206,207. Söylesene, Biz onlara yıllar yılı nimetler vermiş olsak, sonra da tehdit edildikleri şey başlarına gelse, kendilerine verilmiş olan nimetler onlara bir fayda sağlar mı?
Sonra da kendilerine tehdit edildikleri şey gelse, (hâlleri nice olurdu?)
205-206. Ne dersin? Biz onları yıllarca nimetlerden faydalandırmışsak, sonra da kendilerine vaad edilen azap başlarına gelmişse!
205, 206. Ne dersin! Eğer biz onları yıllarca yaşatıp nimetlerden faydalandırsak, sonra tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!
Ve sonra kendilerine söz verilen başlarına gelse,
Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,
Sonra kendilerine edilen vaid gelip çatarsa
Sonra da tehdit edilmekte oldukları (azap, ansızın) başlarına gelse,
205,206,207. Şimdi sen bana haber ver: Biz onları senelerce yaşatıb fâidelendirsek de sonra kendilerine tehdîd olunageldikleri (azâb gelib) çatıverse o yaşayıb fâidelenmiş oldukları (yıllar) kendilerini kurtarabilir mi?
Sonra da kendilerine vadolunan gelse,
205,206. Söyleyin bakalım! Eğer onları senelerce (yaşatıp) ni'metlendirsek, sonra da o tehdîd edilmekte oldukları (azab) başlarına gelse (ne yapacaklar?)
Sonra (yaptıkları kötülüklerden dolayı) kendilerine vaadedilen başlarına gelse,
Sonra vaat edilen (ölüm) onlara geldi.
sonra da onlara söz verilen azap gelip çatsa,
205, 206. Ne dersin? Onları senelerce geçindirsek, sonra vaat olundukları azap onlara gelse.
Sonra da onların başına vaat edilen şey de gelmişse,
Sonra kendilerine vaat edilen (azap günü) geliverse.
Ve sonunda, onlara vaadedilen azap gelip yakalarına yapışsa,
Yine vaad ediliyor oldukları şey onlara geldi.
ardından kendilerine sözü edilen felaketin nasıl gelip çattığını.
Sonra tehdit edildikleri azap kendilerine gelse,
205,206. Şimdi şunu bir düşün: “Biz onları senelerce yaşatsak, sonra da (kendilerine) söz verilmiş olan (azap) başlarına gelse,
205,206. Diyelim ki Biz, onları yıllarca yaşatsak, sonra da tehdit edilmekte oldukları (azap) başlarına gelse!
ve sonra vaad edildikleri [azap] başlarına gelmişse;
Sonra da onlara vaat edilen azap başlarına gelse. 7/5
sonra vaad edilen azap başlarına gelse;
Sonra da, kendilerine va’ad olunan azap, başlarına gelip çatsa;
Sonra onlara vaad edilen geldiğinde,
Sonra onlara tehdit edilmiş oldukları şey gelecek olsa.
205, 206, 207. Ne dersin: Onları yıllarca yaşatsak da, sonra tehdit edildikleri o azap başlarına gelse, onca seneler yaşayıp zevklenmeleri kendilerini kurtarabilir mi? [2, 96; 92, 11]
Sonra tehdid edildikleri (azab) kendilerine gelse,
Sonra va'ad olundukları 'azâb gelse
Sonra tehdit edildikleri azap gelse,
Sonra da onlara vaat edilen azap gelse...
Sonra da kendilerine vaad edilen şey başlarına geliverse,
Sonra, tehdit edildikleri şey kendilerine ulaşsa,
Keyin ularga va’da qilingan narsalari kelsa ham,
205-207. ay, gördüñ mi eger gönendürsevūz anları yıllar, andan gelür-ise anlara ol kim va'de olındılardı 'aśśı itmeye anlara ol kim oldılar gönendürinürler.
Andan ṣoñra gelse özlerine va‘de olunan ‘aẕāb,
Sonra və’d (təhdid) olunduqları (əzab) onlara yetişsə,
And then cometh that which they were promised,
Yet there comes to them at length the (Punishment) which they were promised!
| Designed by ÖFK En iyi 1024 x 768 pikselde görüntülenir. |